HDP, DBP, HDK ve DTK Eş Genel Başkanları'ndan Ortak Açıklama

 > -

HDP, DTK, HDK ve DBP eş başkanları Diyarbakır'da düzenledikleri basın toplantısında hükümeti sert bir dille eleştirdi. DTK Eş Başkan'ı Hatip Dicle  devletin üç konu yüzünden masadan kalktığını vurgularken HDP Eş Başkan'ı Selahattin Demirtaş partisinin sine-i millete döneceği tartışmaları ile ilgili olarak, "Zaten milletin sinesindeyiz. Parlamentodan çekilme gibi bir kararımız yok" dedi.  Tüm eş başkanlar öz yönetim taleplerini haklı bulduklarını ve arkasında olduklarını söyledi. Yapılan ortak bir açıklamada gidişatın çözüme evrilmesi çağrısında bulunuldu ve "Çözüm için yeni bir süreç başlatıyoruz" denildi.

İşte detaylar...

Dicle: Öz yönetimlerle ilgili çözüm projesi

Basın toplantısında ilk olarak sözü alan Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkan'ı Hatip Dicle'ydi. Perşembe günü yapılan toplantıyı kast ederek, "Dünden başlamak üzere bir tartışma yürütüyoruz" diye sözlerine başlayan Dicle, bölgedeki gerilimi "hukuksuz ve ahlaki değerler taşımayan bir savaş konsepti" olarak tanımladı, bir çözüm aradıklarını söyledi.

Dicle'nin açıklaması şöyle: 

“Müzakere ortamı olduğunda, görüşmeler sürdüğünde masada çözülebilecek durumdaydı.Üç konu devleti görüşme masasından kalkmaya zorladı. Birinci konu Rojava’daki gelişmeler ve PYD’nin giderek uluslararası meşruiyet kazanması. İkincisi uluslararası toplum güçleriyle ittifak halinde Rojava’daki iki kantonun birleşmesi.

Üçüncüsü 7 Haziran’da AKP’nin yenilgisi ve HDP’nin güçlenmesiyle savaş konsepti söz konusu oldu. Bundan sonra hep birlikte acılı bir ortam yaşamaya başladık. Gerek ekonomik alanı, gerek siyasi alanı bulandıran bir süreç başlamış oldu. Dolmabahçe mutabakatında varılan süreç devam etseydi, bugün endişelerimizi belirttiğimiz bu kaos ortamından nasıl çıkacağımızı düşündüğümüz bir ortam da olmayacaktı.

Özyönetim bir haktır. Bir taleptir ve meşrudur. Bu nedenle biz DTK olarak diğer bütün kurumlarımızla da bu mücadeleyi sahipleniyoruz."

"Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz?"

Toplantıda konuşan Selahattin Demirtaş, HDP'nin hem parti programında, Meclis'te ve meydanlarda Türkiye'de yönetim modelinin ne olması gerektiğini açıkça ifade ettiğini belirterek, "O da özerkliktir. Öz yönetimdir" dedi. Halkın bugün oraya koyduğu bu talebe karşı hükümetin tavrını eleştiren Demirtaş, "Hükümetin bir iç savaş görüntüsünün çok ötesine geçen işgal görüntüsü, işgal algısı uyandıran bu müdahalesine karşı partimiz çok net bir karşı tutum içindedir. HDP bütün yönetimiyle AKP hükümetinin bugün Kürt halkına karşı açmış olduğu savaşta Kürt halkının yanındadır" diye konuştu.

Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştirerek şöyle dedi:

"Putin'e bir iki gün meydan okuyup sonra süt dökmüş kediye dönen Başbakan ve Cumhurbaşkanı, Musul'a asker gönderdikten sonra bir iki gün dünyaya meydan okuyup arkasından pısırık pısırık askerlerini oradan çeken Cumhurbaşkanı ve Başbakan. İsrail'e 'one minute' diye meydan okuyup dün gece 20 milyon dolara o değerleri pazarlayan Başbakan ve Cumhurbaşkanı, sıra Kürt halkına gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz? Sıra Cizre'ye gelince mi kabadayı kesiliyorsunuz? Şimdi Cizre'de 20 PKK'lı var diye 6 General, 36 Albay, 10 bin askerle oraya operasyon yapmak mıdır kahramanlık? Bu mudur sizin temizlik operasyonu anlayışınız? Şunu bilerek ve inanarak söylüyorum. Siz ne kadar aciz, ne kadar zavallı olduğunuzu ortaya koydunuz sadece."

Selahattin Demirtaş, güvenlik güçlerinin operasyon yaptığı yerlerde korku ve panik havası değil coşku olduğunu öne sürerek, "Zaten o insanlar daha ilk günden kazandıklarından o kadar eminler ki onurlu, şerefli bir davanın savunucularıdır. Kendi toprağında özgürce, insan gibi yaşamak istiyorlar. Bu kadar" dedi.

"Erdoğan ve AKP darbesine karşı haysiyetli bir direniş var"

Kentlerin sokaklarına tankların sokulduğunu, tanklarla cami yıkıldığını öne süren Demirtaş, "Yetmiyor, akşam sizin kanallarınızda 'Hendek kazanlar cami yaktı' diye yalan haberlerinizi izliyor buradaki insanlar. Türkiye'nin yarısı size inanıyor olabilir, arkanızda olabilir. Peki diğer yarısı? Operasyon katliam yaparak buradaki insanları AKP'li mi yaptınız? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne daha da yakınlaştırdınız mı? Böyle mi oldu zannediyorsunuz? Bugün, Erdoğan ve AKP darbesine karşı haysiyetli bir direniş var" diye konuştu.

Olayın 'hendek- barikat' olmadığını, halkla birlikte direnişi büyüteceklerini söyleyen Selahattin Demirtaş, 26- 27 Aralık günlerinde Diyarbakır'da olağanüstü toplanacak Demokratik Topluk Kongresi'nde (DTK) 'özerklik ilanı' için önemli kararlar alacaklarını söyledi. 

Demirtaş, "Öz yönetimin, özerkliğin inşası ve içinin doldurulması ve sürecin siyasi zeminde daha güçlü şekilde ilerletilmesi için çok yoğun tartışmalar yapacağız ve önemli kararlar alacağız. Bunların hepsini de hayata geçireceğiz" dedi. Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz ölüm korkusunu çoktan aştık. Halkımız 7'den 70'e artık ölüm korkusunu aştı. Allah'tan başka kimseden korkusu yoktur. Bu işi ya böyle kabul edeceksiniz ve bu zulmü durduracaksınız, sokağa çıkma yasakları kalkacak, infazlar duracak, özerkliğin, öz yönetimin müzakere edildiği üçüncü gözlemci gücün masada olduğu Dolmabahçe mutabakatı üzerine tartışmanın başlayacağı sağlıklı bir müzakereye dönülecek. Bizim istediğimiz bu."

"Başka bir yol gösterin onu yapsınlar"

Valilerin sokağa çıkma yasağı koymakla suç işlediklerini ileri süren Selahattin Demirtaş, "Kanun dışı davranan devletin kendisi. Polis, savcı, Başbakan, Cumhurbaşkanı kanun dışı iş yapıyor. Ne Anayasa'yı tanıyorlar ne yasayı. Ne yapacak halk peki? Kusura bakmasınlar. Gençler hendek kazıyormuş, halk barikat kuruyormuş. Başka bir yol gösterin onu yapsınlar. Nereye şikayet etsinler? Kimse küçümseyerek bu darbeye karşı onurlu duruşu hiçleştirerek bu halkın tarihi mücadelesini durduracağını zannetmesin" dedi.

Selahattin Demirtaş, bir gazetecinin operasyonların sürmesi halinde HDP'nin Meclis'ten çekilip sine-i millete döneceği tartışmaları hatırlatması üzerine "Zaten milletin sinesindeyiz. Parlamentodan çekilme gibi bir kararımız yok" dedi.

Yüksek: "Halkın kendini savunma hakkı vardır"

Toplantıda yerel yönetimlerin bağlı olduğu Demokratik Bölgeler Partisi Eş Başkan'ı Kamuran Yüksek de konuştu. Yüksek, Dicle'ye göre daha sert ifadeler kullandı.

"Biz 'Öyle değil böyle yaşamak istiyorum' diyemez miyiz? Şu an 16 belediye başkanımız tutuklu. Halkın talepleri meşrudur. Devlet bastırmak için şiddet araçlarını kullanarak bir politika izlediği sürece halkın kendini savunma hakkı vardır. Eğer devlet öldürmeye yelteniyorsa direnmek haktır. Siz bu savaşı kazanamayacaksınız. Silahınızın fazla olması haklı olduğunuz anlamına gelmez. Demokratik yöntemlerle sorunu çözecek yeni bir politika oluşturun. Artık bazı şeylerin bittiğini görmemiz lazım. Devletin bu uygulama ve rejimiyle artık bu halk yaşamak istemiyor. Statüsüz olmayacak. Siyasi çözümsüz olmayacak."

Yüksek'in konuşmasında Hatip Dicle'nin söylediği "diyalog yolları ve çözüm projesine" ilişkin bir vurgu yoktu. Basın toplantısında siyasi çözümden söz eden bir diğer isim Halkların Demokratik Kongresi Eş Başkan'ı Ertuğrul Kürkçü oldu.

Öz yönetim Hakkı'nın 21'inci yüzyılın en doğal ve meşru hakkı olduğunu, yeni toplumun ancak bunun etrafında kurulabileceğini belirten Kürkçü, sorunun siyasetsiz çözülemeyeceğini söyledi.

"Toplumun tüm kesimleri birbiriyle konuşmazsa bu mesele çözülemeyecek. Çünkü çözüm ancak siyasi olarak gerçekleşebilir. Biz bu siyasi çözüm sorumluluğunu üstleniyoruz. Tüm Türkiye'yi kapsayan çözüm için adımlar atmaya hazırlanıyoruz."

Siyasi çözüm ile ne demek istediler?

Toplantı sonrasında Al Jazeera'nin görüştüğü HDK Eş Başkanı Ertuğrul Kürkçü, kastedilenin Hükümet ile yeni bir diyalog zemini yaratmak olup olmadığına ilişkin soruya yanıt verdi.

"Hükümet her zaman muhataptır ama muhatap olduğunu kabul etmiyor. Kastettiğimiz özel olarak hükümeti hedefleyen bir çalışma değil. Yeni bir çerçeveye ihtiyacımız var. Bu çerçeveyi geliştireceğiz. Bu sorunun kazandığı yeni boyutu Türkiye'nin anlaması gerekir. Ortak çözüm bakımından bunun Türkiye'nin Batı'sında bir yankısının olması lazım. Bunu tartışacağız. Biz hafta sonu yapılacak Demokratik Toplum Kongresi toplantısında çözüm önerimiz etrafında yeni bir irade birliği oluşturup, onu önümüze koyacağız. Yeni bir süreç yaşıyoruz. Bu sürecin açıklanması, anlamlandırılması, bunun unsurlarının tanımlanması, ortaklığın tazelenmesi gerekiyor."

Al Jazeera'nin görüştüğü bir HDP yetkilisi ise, "Görüşme kanallarının açık tutulması önemli ancak hükümet bunu istemiyor. Siyasi iktidarı ikna etmemiz lazım. Bu da ancak halkın iradesi ile mümkün olacaktır. Çözümden kastedilen bu mücadelenin derinleştirilmesidir" dedi.

Al Jazeera ve DHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluBaşbakanDiyarbakırHDPHalkların Demokratik PartisiİsrailPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşSelahattin DemirtaşVladimir Putin
Görüş Bildir