‘Öcalan’la Görüşmesi Sonu Oldu’

 > -

DDK’nın Özal Raporu

DDK’nın Özal Raporu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatı üzerine Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatını inceleyen Devlet Denetleme Kurulu, raporunu kamuoyuna açıkladı.

Özal 'ın ölümünü inceleyen Devlet Denetleme Kurumu, Turgut Özal'ın ölümünü şüpheli buldu. Özal'ın ölümüyle ilgili adli ve idari soruşturma yapılmamasını akıl tutulması olarak yorumlayan raporda, Özal'ın mezarı açılıp otopsi yapılması gerektiği ifade edildi.

OTOPSİ YAPILMALIYDI
DDK tarafından hazırlanan 44 sayfalık rapor Başbakanlık ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilecek. Raporda ölüm raporunun otopsi yapılarak yazılması gerektiği ifade edildi.

Hazırlanan rapor şu cümlelerle son buldu:

Merhum Turgut ÖZAL'ın öldürülmüş olduğuna ilişkin ortaya atılan çeşitli iddialar hakkında ancak sınırlı bir inceleme yapılabilmiştir. Somut bazı olaylar ve bilgiler ihtiva eden mezkur iddialardan; özellikle, merhumun zehirlendiğine ve yeterli tıbbi yardım almadığına ilişkin merhumun yakınları tarafından dile getirilen bazı iddialar incelenmiştir. Merhum Turgut ÖZAL'ın öldürülmüş olduğuna ilişkin ortaya atılan iddiaların önemli bir bölümünün ise soyut nitelikte olup daha ziyade çeşitli ulusal veya uluslarası olgular/gelişmeler temel alınarak ortaya atılan "öldürülme nedeni" etrafında kurgulanan iddialar olduğu görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu iddiaların bu aşamada araştırılması ve ispatlanması imkanı bulunamamıştır. Ancak, ölüm nedeninin netleştirilmesinden sonra sözkonusu iddiaların ciddiyeti/geçerliliği hakkında düşünülebileceği /inceleme yapılabileceği açıktır.

Bu nedenle, Tıbbı Uzmanlar Heyeti tarafından mevcut tıbbi veriler çerçevesinde önerilen, ölüm nedeninin belirlenmesine ilişkin yöntem ve süreçlerin gerekliliğinin; Raporun yukarıdaki bölümlerinde yapılan tespit ve değerlendirmeler muvacehesinde Merhum Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL'ın ailesi ile yargı organlarının takdir edebileceği bir durum olduğu kanaatine varılmıştır.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/ddk...

'Keşke Özal'dan Saç Örneği Alsaydım'

'Keşke Özal'dan Saç Örneği Alsaydım'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25357990

DDK raporu: Mezarı açılsın

DDK raporu: Mezarı açılsın

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümünü araştıran Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) dün açıklanan raporunda, kuşkulu olduğu belirtilen ölüm nedeninin tam olarak belirlenmesi için mezarın açılarak incelenmesi önerisi yer aldı.

Devletin aklı tutuldu

DDK’nın raporunda, “Özal, görevi başında vefat eden bir Cumhurbaşkanı’dır. Ölümü, uzun süreli devam eden ağır bir hastalık neticesinde olan ve beklenen bir ölüm değildir, ani bir ölüm şeklinde gerçekleşmiştir. Görevi başında ve ani şekilde ölen bir Cumhurbaşkanı’nın ölümü her zaman şüpheli bir ölümdür” denildi ve şu görüşlere yer verdi: “Ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla herhangi bir otopsi ve/veya Köşk yerleşkesinde delil tespiti benzeri işlemlerin yapılmamış olması tam anlamıyla akıl tutulması ile izah edilebilecek bir durumdur. Öyle ki, mezkur akıl tutulması dönemin ilgili devlet organlarına ve merhumun yakınlarına tam anlamıyla hakim olmuştur. Sonucunda da gerek doktorlar ve aile üyeleri tarafından gerekse yargı organları ve diğer devlet ricali tarafından otopsi yapılması konusunda gerekli ihtimam ve tavır gösterilmemiştir.

Ecevit’te de oldu

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/207570...

Demirel: 'Özal Öldürülmedi'

Demirel: 'Özal Öldürülmedi'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25358120

'Özal'ın Ölümünü Çözmek İçin Suikastın Aydınlatılması Gerek'

'Özal'ın Ölümünü Çözmek İçin Suikastın Aydınlatılması Gerek'

CHA - Anavatan Partisi kurucularından eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, Özal’ın şüpheli ölümünün Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporu ile de kabul edildiğine dikkat çekerek, şüpheli ölüm üzerindeki sır perdesinin kaldırılmasının Özal’a düzenlenen suikastın çözülmesi ile mümkün olacağını söyledi.

DDK'nın 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümünü şüpheli bulan raporu, Özal’ın yakın çalışma arkadaşlarını umutlandırdı. Anavatan Partisi’nin kurucularından ve Özal’ın yakın çalışma arkadaşlarından eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, DDK’nın raporunu Cihan Haber Ajansı’na değerlendirdi.

Özal’ın ölümünden bu tarafa 18-19 yıl geçtiğine işaret eden Şıvgın, Özal’ın ölümünün şüpheli olduğu bu süre içerisinde sürekli tartışıldığını fakat her hangi bir soruşturma yada inceleme yapılmadığını belirtti. Bu incelemeyi yaptıran Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e teşekkür eden Şıvgın, "Devlet Denetleme Kurulu’na verdiği görevi de DDK yerine getirmiş ve kamuoyuna da açıklamış, onlara da teşekkür ediyorum. Şu bir gerçek ki Özal’ın ölümü devlet katında şüpheli bulunmuş. Öyle ise bu şüpheli durumu giderecek çalışmaların yapılıp sonucun alınması lazım." dedi.

"ÖZAL, SUİKASTI ÇÖZMÜŞTÜ, AMA KAMUOYUNA AÇIKLAMADI"

Rapor hazırlanırken kendisi de dahil bu konu ile ilgili ilgililere başvurularak bir değerlendirme yapıldığını ifade eden Şıvgın, "Bu raporla ilgili benim şuanda bir şeyle söylemem sözkonusu değil ama bir olayı çözmek istiyorsak Özal’a bir suikast yapıldı, bu suikast başlangıçtır. Bu suikastı Özal, çözdü ama kamuoyuna açıklamadı. Özal o zaman Türkiye karışmasın, Türkiye yeni bir kargaşaya girmesinde diye açıklamamıştı. Şimdi Özal öldüğüne göre bu raporun açıklanmasının bence mahsuru yok. Oradan hareketle o zaman Özal’a kimler suikast yapmışsa, Özal’ın ölümü ile ilgileri var mı? Onu araştırmaları lazım, bence doğru olan bu. Yani Özal’ın ölümünü araştırırken, bir suikast yapılmış ve dosya örtülmüş. O dosyadan hareket ederlerse Özal’ın ölümü üzerindeki sır perdesi bana göre daha kolay aralanabilir diye düşünüyorum." diye konuştu.

"ÖZAL'A İLK MÜDAHALEYİ DOKTORU DEĞİL, DENİZ KOMANDO OLAN YAVERİ YAPIYOR"

Özal’ı ölüme götüren saatleri anlatan Şıvgın, Özal’ın kalp krizi geçirdiği sırada müdahale eden bir doktorun bile olmadığına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanlığına bağlı iki doktor var, birisi Sayın Doktor Cengiz Arslan, Özal ile birlikte Türk Cumhuriyetleri seyahatine katıldığı için o izin almış İstanbul’a geçmiş. O normal, çünkü 15 güne yakın gezide birlikteydi. Diğer doktor arkadaşımız Hilmi Bey ortada yok, o gün bulunamıyor. Özal’a bir doktor müdahale etmesi gerekirken, deniz komando yaveri müdahale ediyor. Yani kriz geçiren Özal’a müdahale edecek doktor yok, hastaneye götürecek ambulans yok. Ben oraya tam donanımlı ambulans vermiştim, o ambulans alınmış. Üçüncüsü ise hastane olarak Gülhane’ye götürüyorlar. Kalp krizinde en yakın hastaneye gidilir. Cumhurbaşkanlığı ile Gülhane arasında çok uzun mesafe var. Kuğulu Park civarında vazgeçiyorlar ve Hacettepe’ye gitmek için oraya yöneliyorlar."

Ambulansın Hacettepe’ye gidişinde de şüpheli durumun devam ettiğini aktaran Şıvgın, Özal hastaneye götürülürken, kalp krizi geçirdiğinin haber verilmediği, hastane yetkililerinin Özal’ı ziyaret yada teftiş yapmak için beklediklerini anımsattı. Özal’ın hasta olduğundan kimsenin haberi olmadığı gibi Hacettepe’ye giderken yolun uzatıldığını vurgulayan Şıvgın, "Kızılay’dan gittiğinizde acil köprüyü geçtiğinizde acil ilk yola girmiyorlar, hastanenin çevresinde bir tur atıyorlar. Bu da en az 3-4 dakika kayıp demektir. Yani Özal’ın hastaneye ulaştırılmasında inanılmaz vakit kaybı var. Bu vakit kaybı profesyonel bir hesabın sonucu mu yoksa amatörlüğün bir sonucu mu? Bütün bunların çok iyi incelenmesi lazım. Bilenlerden bir teşkilatın kurulması lazım neden bu teşkilatı kurmadılar? Şunu söyleyeyim Türkiye’de dağ başında birisi kriz geçirse ancak Özal’ın hastaneye ulaştırıldığı şekilde ulaştırılabilir. Dolayısı ile bir Cumhurbaşkanımız da dağ başındaki bir çoban gibi hastaneye ulaştırılıyor. Yazık, bunun hesabının sorulması gerekiyor, bu hesap sorulmadı. Bu raporla bu hesabın yolu açıldığı için ilgililere teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

"BEN İLK GÜN OTOPSİSİNİN YAPILMASINI İSTEDİM AMA SEMRA HANIM KABUL ETMEDİ"

Raporun ardından çözüm için artık umutlu olduğunu kaydeden Şıvgın, otopsi yapılması noktasında ise şu ifadeleri kullandı: "Ben ilk gün otopsisinin yapılmasını isteyenlerden birisiydim. Semra Hanım bu otopsiye maalesef izin vermedi. Neden olarak ta 'ben gözlerimin önünde Özal’ın parçalanmasına rıza gösteremem' dedi. Otopsiyi parçalama olarak algılıyor ama bunu izah edecek vakitte yoktu. Şimdi otopsi yapılmak isteniyorsa aile izin vermese de millet bu izni alır. Ailenin de izin vermesi gerekir çünkü bu konunun daha fazla dillendirilmesine gerek yok. Biz de arzulamayız ama otopsi yapmakla bir çözüm alınacaksa otopsiyi kabul etmeye mecburuz."

DDK’nın raporu açıklamasının ardından aile ile görüşüp görüşmediğinin sorulması üzerine ise Şıvgın şöyle cevap verdi: "Aile ile hiç görüşmedim. Şu anda zaten aileye ulaşılamıyor. Yani aradım ama telefonlara cevap vermiyor. Semra hanıma ve Ahmet’e ulaşamadım."

"DEMİREL, CUMHURBAŞKANI OLDUYSA ÖZAL’IN SAYESİNDEDİR"

Son olarak bugün Türkiye’de sivil bir yönetim ve Cumhurbaşkanı varsa Özal’ın bu yolu açtığını dile getiren Şıvgın, "Demirel Cumhurbaşkanı olduysa Özal sayesindedir. Demirel’in önüne iki defa Cumhurbaşkanlığı geldi ikisinde de göze alamadı, korktu ve Cumhurbaşkanı adayı olamadı. Ama Özal Cumhurbaşkanı olduğu için o yol açıldı ve Özal’dan sonra daha asker gelmedi dikkat edin. Bundan önce sivil Cumhurbaşkanları bunu yapmadı, Abdullah Gül yaptı. Abdullah Gül’e teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Haberin Tamamı İçin: http://cihan.com.tr/caption/Sivgin-Ozal-...

Semra Özal Gül'den Randevu İstedi

Semra Özal Gül'den Randevu İstedi

Özal'ın koruması Öztürk: Semra Özel Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den randevu istedi...

Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla hazırlanan DDK raporunda Turgut Özal'ın ölümün şüpheli olduğu ve otopsi için Özal'ın mezarının açılması gerektiğini belirtmişti. Bu rapor sonrası Semra Özal, Abdullah Gül'den randevu istedi..

Gül'den Semra Özal'a cevap: Gül, kendisinden randevu isteyen Semra Özal ile görüşeceğini bildirildi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, DDK'nın Sekinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili raporunu açıklamasının ardından kendisinden randevu isteyen Semra Özal ile görüşeceği bildirildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/semra-ozal-gul...

Ahmet Özal: 'Babamın Normal Ölmediğini Herkes Biliyor'

Devlet Denetleme Kurulu'nun 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatına ilişkin raporunu oğlu Ahmet Özal değerlendirdi

Devlet Denetleme Kurulu'nun 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünü şüpheli bularak mezarın açılıp otopsi yapılması görüşünü değerlendiren oğlu Ahmet Özal, "Önemli olan mezarın açılması değil babamı zehirleyenlerin kim olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bizim dinimizde anlayışımızda mevtanın rahatsız edilmesi hoş bir şey değil" dedi.

"MEVTANIN RAHATSIZ EDİLMESİ HOŞ BİR ŞEY DEĞİL"

Beyaz Rusya'nın başkenti Minsk'ten dönen 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda gazetecilerin sorularını cevapladı. Ahmet Özal, Devlet Denetleme Kurulu'nun ölümünü şüpheli bulduğu için babasının mezarını açarak otopsi yapılması yönündeki kanaatinin sorulması üzerine, "Raporu tam okumadım ama gazetelerden gelişmeleri takip ettim. Otopsi daha önce yapılmamıştı, vefat ettiği zaman yapılması gerekiyordu. Şimdi çok ciddi şüpheler var. Hatta fosfat zehirlenmesinden öldüğü, büyük bir ihtimal olarak konuşuluyor. Mezarın açılıp açılmaması konusu yargının vereceği bir karar. Bizim dinimizde, anlayışımızda mevtanın rahatsız edilmesi hoş bir şey değil" dedi.

"BABAMIN ZEHİRLENDİĞİNİ BİLİYORDUK"

Ahmet Özal, "Zaten babamın ölümünün normal olmadığını, kalp yetersizliği bulunmadığını, bunun aksine zehirlendiğini başından beri söylüyorduk. Bu gerçek artık ortaya çıkmaya başladı. Mesele mezarının açılıp zehirlenip zehirlenmediğini öğrenmek meselesinden çıktı. Bu Allah'ın takdiridir, vefat etti. Normal ölmediğini zaten herkes biliyor. Mezarı açılıp da eğer zehirlendiği tespit edilse bile kimin yaptığı bulunmadığı sürece enteresan bir tarafı yok. Mühim olan 1990'ların başında yaşanmaya başlanan bir süreç var ortada. Rahmetli Uğur Mumcu'nun öldürülmesiyle başlayan, Eşref Bitlis Paşa'nın, rahmetli babamın arkasından Hablemitoğlu, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç gibi bağlantılı cinayetlerin iyi analiz edilerek çözülmesi lazım. Sonuçta bu meseleyi ta 28 Şubat'lara kadar getiren hadiselerini, 90'ların başının o karanlık yıllardaki cinayetlerin hepsinin incelenmesi lazım. Bunları hepsi birbiriyle bağlantılı olaylardır, birbirinden bağımsız hadiseler değildir. Bunların aydınlatılması için bu otopsini yapılması şart değildir. Otopsi yapılır veya yapılmayabilir ama önemli olan o karanlık dönemin bütün olarak incelenmesidir" şeklinde konuştu.

"ANNEM (OTOPSİ YAPILMASIN) DEMEDİ"

Ahmet Özal, babası Turgut Özal'ın ölümünden sonra annesi Semra Özal'ın otopsi yapılmasını istemediği yolundaki iddiaları yanıtlarken de, "Ben öldüğünde yanında değildim, akşam özel uçakla gelerek yetişebildim. Ben geldiğimde vefat etmişti, Hacettepe'ye gitmedim direkt olarak köşke çıktım. Anneme otopsi meselesini defalarca sordum. (Ben böyle bir şey söylediğimi hatırlamıyorum) dedi. Esasında bunun normal olarak kanunda yer alması lazım. Amerika ve Avrupa'da bu böyledir. Cumhurbaşkanı, Başbakan gibi ülke idare eden insanlar ani olarak ölürse direkt olarak otopsi yapılır. Türkiye'de de bundan sonra bunun yapılması lazım" ifadelerini kullandı.

"GERÇEĞİ BİLİP SUSANLAR VAR"

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/gundem/haber/75...

‘Öcalan’la Görüşmesi Sonu Oldu’

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25358392/?utm...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAbdullah ÖcalanAhmet ÖzalAnkaraBaşbakanBitlisİstanbulRusyaSemra ÖzalTurgut ÖzalTürk Kızılayı
Görüş Bildir