Koalisyon Turunda 'Çözüm' Görüşmesi

 > -

AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu koalisyon turları kapsamında üçüncü ve son görüşmesini HDP ile gerçekleştirdi. İki partinin birbirleriyle koalisyona dair tutumları nedeniyle görüşmede koalisyondan ziyade çözüm sürecinin konuşulacağı belirtiliyor ve bu nedenle görüşme "nezaket ziyareti" olarak nitelendiriliyordu. Davutoğlu'nun HDP ziyareti yaklaşık 2 saat sürdü ve koalisyon görüşmelerinin ilk turunda en uzun görüşme olarak kayıtlara geçti. Davutoğlu görüşme sonrası yaptığı basın açıklamasında  çözüm sürecine vurgu yaptı ve "Süreç devam edecekse etkili olduğunuz varsayılır. Etkiniz yoksa görüşmelerin anlamı ne?" diye sordu. HDP heyetinden Önder ise "Demokrasi ile silah bir arada olamaz ama ikisinin bir arada olamaması gerçeği birinin yükselmesiyle doğru orantılıdır. Demokrasi ne kadar yükselirse silah yok olur. Salt bir meseleyi  silah boyutuna indirerek, demokrasiden ayrı olarak ele almak bu meselenin ağırlığını göz ardı etmek demektir" açıklamasında bulundu. 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu koalisyon görüşmelerinin ilk turunu bugün tamamladı. 

Görüşmede Davutoğlu'na Yalçın Akdoğan, Mehdi Eker, Efkan Ala, Adnan Boynukara ve Zehra Taşkesenlioğlu eşlik etti.

HDP heyetinde ise Eş Genel Başkanlar Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ’ın yanı sıra, Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken, Pervin Buldan ve Zeynep Karaman  yer aldı.

Görüşme 1 saat 55 dakika sürdü. Davutoğlu'nun CHP ile görüşmesi 1 saat 40 dakika, MHP ile görüşmesi ise 1 saat 45 dakika sürmüştü.

Görüşme, Dolmabahçe mutabakatının ardından iki parti arasında gerçekleşen ilk temas olma özelliği taşıyor.

Partilerin birbirleriyle ilgili koalisyona dair tutumları, bugünkü görüşmede koalisyondan ziyade çözüm sürecinin konuşulacağını gösteriyordu. 

Davutoğlu, koalisyon görüşmelerinin ikinci turunda da HDP ile bir araya gelmeyecek.

Dörtlü deklarasyon önerisi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, koalisyon görüşmeleri kapsamında HDP ile yapılan görüşmenin ardından AK Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

7 Haziran bütün partilere muhasebe yapma şansı tanıdı. HDP’nin barış, demokrasi, adalet ilkesi kapsamında görüşlerimizi illettik.

HDP'nin Meclis'te olması şans

Kaç oy olursa olsun, kimseyi dışlamadan siyaset yapıyoruz. 80 vekille HDP’nin Meclis'e girmesi bir şans olarak görülebilir. HDP’nin Meclis’e girmesi doğru kullanılmalı.

Demokrasi ve şiddet konusunda açık bir tavır koymalıdır. Barış istiyorsak ortak tavır almalıyız. Demirtaş’ın dünkü açıklamalarını da yakından takip ettim.

Faydalı bir istişare oldu. Sorunları karşılıklı anlayış içinde görüştük. Koalisyon ile ilgili genel kanaatlerimizi paylaştık.

Kamu düzeni vurgusu

Türkiye'de bütün silahlı unsurların, şiddet kullanan bütün unsurların Türkiye dışına çıkması konusunda daha önce çözüm süreci bağlamında verilen taahhütlerin en kısa zamanda yerine getirilmesi ve bu çerçevede Türkiye'de barış, demokrasi ve adalet ilkeleri etrafında çok daha olumlu bir atmosferin oluşacağına, kamu düzeninin tartışma konusu yapılmaması gerektiğini ve yaptırtmayacağımızı, Türkiye'de seçimler olmuşsa kamu düzeni sayesinde olmuştur.

Türkiye'de demokrasi korunacaksa kamu düzeni olacak. Demokrasinin korunmasını konusunda bütün siyasi partilerin aynı hassasiyeti göstermesi lazım. Bunları açık yüreklilikle konuşma imkanı bulduk.

Silahlı grupların mantığı ne? 

Çözüm sürecini iyi niyetlerle başlattık. Özgürlüklerin genişletilmesi üzerinden, Kürt vatandaşlarımızın sorunlarının çözülmesi tezinden başladık. Özgürlük alanlarımız dar, dilimizi kullanamıyoruz, OHAL vs. Bu şikayetlerin tümü kaldırılma yönünde çaba sarf edildi. Büyük bir ekonomi kalkınma hamlesi gerçekleştirdik. 

Hala silahlı grup bulundurmanın mantığı nedir? Bunu HDP’ye ve HDP’ye oy veren vatandaşlarımıza da soruyoruz. HDP’ye destek veren aydınların bu sorunu gündeme getirmesi lazım.

 Sayın Demirtaş çok güzel bir şey söyledi

Bu silahsızlanma Türkiye'de gerçekleşecek, öyle veya böyle gerçekleşecek. Birlikte bunu gerçekleştirelim. Siz çağrıda bulunun ve Türkiye'de bütün silahlar teslim edilsin. Sayın Demirtaş çok güzel bir şey söyledi. 'Demokrasi arttıkça, silahların azalması sonra da sıfıra inmesi lazım' dedi. İşte bu, duymak istediğimiz ifadeler bunlar.

Biz söyleriz ama dinlemezler derlerse, söylemeye devam etmek gerekiyor. Silahsızlanmaya etkiniz yoksa nasıl katkı yapacaksınız?

1 aylık süreçte HDP’nin duruşunun değiştiğini gördük

Yüzde 13 oy almış bir partiyi yok sayamam. Aldığım görev gereği görüşmem gerekir.  7 Haziran’ın ertesi günün Demirtaş asla Ak Parti’nin içinde olduğu hükümete içerinden ve dışarıdan destek vermeyeceğiz. Bu ifade açık ve net. AK Parti’nin dışındaki ihtimaller çalışıldı. Bu ifadeye cevap vermedim. Yüzde 40 oy almış bir partiyi dışlayacak formüller yürümez. 1 aylık süreçte HDP’nin duruşunun değiştiğini gördük. Doğrusu da budur. 

Her konuyu görüşürüz fakat koalisyon ortaklığı çerçevesi oluşmuş değil. Ama görüşmeye de devam ederiz. Kuracağımız hükümet Türkiye’nin bütününü temsil etmesi önemlidir. CHP, MHP ile görüşülürken HDP’nin ne düşündüğü önemlidir. Bu çerçevede HDP ile oluşturulmuş bir mekanizma yok.  

Ortak metin çağrısı

"HDP, bütün diğer partiler, hep beraber biz dörtlü bir deklarasyonla 'Türkiye'de artık teröre, şiddete yer yoktur' buradan da bir çağrı yapayım. Böyle bir metnin altına imza atmaya hazırım" diyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de demokratik mücadele içinde birbirleriyle rekabet eden partilerin liderleri olarak bizler, 'Türkiye'nin demokratik standarttın en üst düzeye çıkması için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu ama bu çabayı sürdürürken hiçbir şekilde terör, şiddet ve baskı unsuru içeren hiçbir müdahaleye de müsamahakar yaklaşmayacağımızı ve ortak tavır alacağımızı bildiririz' diye bir ortak deklarasyonda bulunalım."

'Süreç Dolmabahçe şartlarından daha ileri noktada başlamalı'

AK Parti heyetiyle yapılan görüşmenin ardından HDP adına açıklama yapan Sırrı Süreyya Önder "AKP heyetine adalet, barış ve demokrasi başlığı altındaki üç temel ilkemizi aktardık. Bir AKP-CHP koalisyonun bu üç başlığı içermesi halinde yapıcı bir muhalefet tutumu alacağımız belirttik" dedi. 

Önder, "Demokrasi ile silah bir arada olamaz ama ikisinin bir arada olamaması gerçeği birinin yükselmesiyle doğru orantılıdır. Demokrasi ne kadar yükselirse silah yok olur. Salt bir meseleyi  silah boyutuna indirerek, demokrasiden ayrı olarak ele almak bu meselenin ağırlığını göz ardı etmek demektir" açıklamasında bulundu. 

İşte Önder'in açıklamalarından satır başları

Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Partimizin yaklaşım ve önerilerini paylaştık. Sayın Başbakan da kendi düşüncelerini açıkladı. Başta 7 Haziran sonuçlarının değerlendirmesi olmak üzere, izleyecekleri yol ve yöntemleri bizimle paylaştılar. Koalisyon ayrı bir başlık olarak ele alındı. Partimizin adalet, barış ve demokrasi başlığı altındaki 3 temel ilkesel duruşumuzu aktarma imkanı bulduk.

Bir Ak Parti ve CHP koalisyonunu bu üç başlık altında gerçekleşmesi doğrultusunda bu yapıya yapıcı bir muhalefet tutumu alacağımızı belirttik. Başbakan da koalisyon ve diğer teme meselelerimiz hakkındaki fikirlerini paylaştık. Temaslarımız gerektikçe sürmesi, kesintiye uğramaması konusunda mutabık kaldık.

Bu ülkedeki hükümetin oy kaybı, tek başına yeniden iktidarı elde edememesi ve yeni kurulacak olan değişik hükümet alternatiflerinin temle meselesi çözüm süreci olmak zorunda. Ülkemizdeki bozucu alanların; istihdamdan tutun kadın meselesine kadar ekonomik bunalmışlığımızdan bölgesel sıkışmaya kadar tümü barış süreci konusunda alacağımız tutumla bire bir ilgilidir. Barış meselesi demokratik çözüm meselesi bu ülkenin bir alt başlığı değil teme meselemizdir. Hiçbir hükümet görüşmesi çözüm sürecinden ayrı ele alınamaz çözüm süreci de hükümet meselelerinden ayrı ele alınamaz.

Öcalan bu ülkede barış ve demokratik hareketlerin tema geliştiricisi ve teminatı olmuştur. Bizim ona sıradan bir ziyaret yapmamız söz konusu değildir. Devlette devamlılık esastır denir ya…

Barış süreci kaldığı yerden devam etmemeli. Sayın Öcalan'la görüşme talebimiz de böyle değil. İtibarsızlaştırılan Dolmabahçe şartlarına geri dönerek daha ileri bir noktadan tekrar başlamak zorunda. Talebimiz sıradan bir (İmralı'ya) gidelim, görüşelim gelelim talebi değil, süreç bağlantılıdır. Süreçte hükümetin vaad ettiği bizimle beraber kamuoyuna duyurduğu noktanın gereken ciddiyetle ele alınarak daha ileri bir noktadan başlatılması gerçeğidir. Hükümetten İmralı'ya gidiş konusunda bize net bir takvim iletilmiş değil.

HDP’nin seçimlerde alınan sonuçlar tüm soruların cevabı niteliğindedir. Sayın başbakan da biz de söyledik. Sayın Demirtaş’ın dile getirdiği şekilde söyleyeyim. “Demokrasi ile silah bir arada olamaz” Ama ikisinin bir arada olamaması gerçeği birinin yükselmesiyle doğru orantılıdır. Demokrasi ne kadar yükselirse silah yok olur. Salt bir meseleyi silah boyutuna indirerek, demokrasiden ayrı olarak ele almak bu meselenin ağırlığını göz ardı etmek demektir.

Hükümetten adaya gidiş konusunda bize net bir takvim iletilmiş değil.

Bütün ülkenin hayrı için en çok oy almış iki siyasi partinin, geniş mutabakat zeminin şart olduğunu düşünüyoruz.

MASA MESELESİ

Bizim heyet üyelerinin tutumuna dahil değerlendirmeler, keyfiliğini ifade etmiyor. İlkesel tutumlara dönük değerlendirmeler oldu. Ama herkesin kavraması gereken şu ki anlaşamadığınız insanlarla müzakere edersiniz. İmralı’daki masa bu büyüklükteki bir masaydı. Biz bunu böyle bir ima amacıyla düşünmedik. Mütavazi bir salonda siyaset yürütmeye çalışıyoruz. Sayın misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz tek masaydı. Bizim geleneğimiz imalarla siyaset yapmaz. Yalın ve açık ilkelerimiz var.

Demirtaş’ın çağrısı için “Seni başkan yaptırmayacağız derken aslan kesiliyorsunuz silah bırakma çağrısı yaparken sessizsiniz” eleştirileri…

Bu değerlendirmeye yapan herkes bu sloganımızın ve tutumumuzun kronolojisine baksın. Seni başkan yaptırmayacağız sözü itibarsızlaştırma çabaları üzerinde söylenmiştir.

Devletin ve iktidarın kendini birkaç kez tekzip etmesi gerekir görüşmeleri durdurmak için. Bu süreç devam etmelidir ama daha ileri bir adımla ve ciddiyetle.

(Başbakanı iki eş başkan uğurladı, ne anlama geliyor sorusu üzerine)

Sen söyleyince acaba ne çıkarmalıyız diye düşünüyorum. Medeni insan ilişkisi çıkarabiliriz. Sosyal davranış biçimi, temel ahlakı tavırlar çıkarabiliriz. Görüşme daha uzun sürecekti, başlıkların geniş bir tartışma gerektiğini gösterdi. Sayın Başbakan’da bunu düşündü ancak programı vardı. Bu başlıkları değerlendirmek üzere ayrıldık. Her medeni insan gibi misafirimizi uğurladık.

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiFigen YüksekdağHDPHalkların Demokratik PartisiİmralıMilliyetçi Hareket PartisiOHALSelahattin DemirtaşTerör
Görüş Bildir