Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Davutoğlu: ‘Bombardımanları Alçak Rus Uçakları Yaptı’

 > -

Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin YPG'ye yönelik hedeflere mukabelede bulunmaya devam edeceğini söyledi. YPG, PYD ve Rusya'nın Esad'la mücadele etmediğini, ılımlı muhalefetle mücadele edip arkadan bıçakladığını belirten Davutoğlu, "YPG-PYD kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Rusya'nın lejyoner, paralı askerleridir" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, YPG'nin Türkiye'nin operasyonları sayesinde ilerleyemediğini ve karşılık göreceklerini söyleyerek, Menneğ Havalimanı için 'o havalimanını kullanılmaz hale getiririz' sözünü bir kez daha tekrarladı. Ayrıca Davutoğlu, YPG'ye top atışı nedeniyle Rusya'nın Türkiye'yi BM'ye şikayet etmesini 'arsız bir yaklaşım' olarak niteledi ve ekledi: "Allah'tan başka kimseden korkmadan söylüyoruz. Bu bombardımanları alçak Rus uçakları yaptı. Sesi gür olmayanın sesi çıkmaz. BM'den, ABD'den, Avrupa'dan açık ve net tavır beklememiz hakkımız."

İşte Davutoğlu'nun açıklamaları...

Başbakan Davutoğlu, partisinin Meclis'teki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle:

Erzincan'da Türkiye'nin nasıl bir yapıya sahip olduğunu gözlemleme şansım oldu. Biz her bölgemizde, her şehrimizle irtibatımızı canlı tutuyoruz. İnşallah bu hafta da Van'da olacağız. Daha sonra Ukrayna ile ilişkilerimizi gözden geçirdik. Ukrayna komşu bir ülke ve Türkiye ile tarihdaş liderlerle bir araya geliyoruz.

Duaları eşliğinde kendileriyle sohbet ettiğim zaman, bir bilim insanı bana Akkerman Kalesi ile ilgili bir kitap hediye etti. Bu görüşmeleri yaparken, önüme Rus uçaklarının Halep'te hastane ve okulların vurulduğu, masumların şehit edildiği haberi geldi. Bir an aynı duayı Halep için geçti içimden. Özi Kalesi'ni her bir ferdiyle yok eden bu barbarlara karşı Halep'i o kardeşlerimizi koruyabilelim. Aynı zalimler, aynı barbarlar Halep'in önündeler. Bunun acısıyla bir devlet adamı felç geçirip vefat etmiştir.

2001'de Sayın Erdoğan'ın öncülüğünde yola çıktık ve Türkiye'yi uçurumdan aldık. Millet iktidara geldi. 2001 yılında kendisine bile deva olamayan bir ülkeden, "iyi ki Türkiye var" denilen bir ülke haline getirdik. İstediler ki bu son kale düşsün, hala onlar barbarlıkları sürdürürken hakkı haykıran kimse kalmasın. AK Parti'ye karşı ne kumpaslar, ne tuzaklar kurmaya çalıştılar. Ama hiçbirinde hedeflerine ulaşamadılar, ulaşamayacaklar. AK Parti'yi bir araya getiren bu merhamet duygusudur. Dimdik durduk, millitin hukukunu koruduk. 

Bizim aramızda ihtilaf bekleyenler çok beklerler, bizde şahsi değil, ulvi hesap var. Şahıs davası değildir, olmayacaktır. Bu dava Türkiye'nin, insanlık onuru davasıdır. Bu dava şu an dahi Türkiye'ye dönüp Haleplilerin, Azezlilerin, Humusluların davasıdır. Bu hak ve hakkaniyet davasıdır. Biz insanlığa, bütün mahlukata karşı sorumluyuz.

'Suriye'deki gelişmeler insanlık trajedesi ve ulusal güvenliğimizi tehdide dönmüştür'

Suriye'deki gelişmeler insanlık trajedesi ve ulusal güvenliğimizi tehdide dönmüştür. Emin olun boş bir alan dahi yok ki bomba düşmemiş olsun. Rus uçakları akıllı bomba kullanmıyorlar. Rus uçakları bombaları yüklüyor ve nereye attıklarını hesap etmeden tüketiyorlar. Tel Rifat'a 200 sorti yaptılar. Her bir sortide ne kadar bomba atıldığını düşünün. Ellerin süresi dolmuş bombaları tüketmeye çalışıyorlar. Hem bir tarafta sivilleri vuruyorlar, bir tarafta rejime destek veriyorlar, bir tarafta süresi dolmuş mühimmatı bitirerek çevre sorunlarını oraya taşıyorlar. Türkmen, Arap, Türkmenlere yoğun saldırı düzenleniyor. 

Rusya ve Esad PYD'yi kullanarak etnik yapıyı değiştirerek binlerce insanı yerinden yurdundan koparıyor. Rusya DAEŞ'e tek bir saldırı düzenlemeden, Esad rejimini güçlendirmeyi düşünüyorlar. 5 yıldır Suriye halkı hiçbir orduya, silaha sahip olmadan Esad rejimine direndi, sonra Hizbullah geldi yine Halep'i, İdlib'i düşüremediler. Yetmedi İran'ı çağırdılar. O da yetmedi arkasından bütün coğrafyadaki Şii milisleri getirdiler Halep'i düşüremediler. Bu yaz büyük abilerine gittiler, Rusya'ya gittiler "bu katliamı sen tamamla, sen katliamı daha iyi bilirsin" dediler. Bu hain, alçak uçaklar sivil, asker, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan 8 bin sorti yaptılar. 

'YPG'ye yönelik hedeflere mukabelede bulunuyoruz, bulunmaya devam edeceğiz'

Güya barışa doğru gideceğiz derken, Türkiye'nin Halep'e doğru koridoru kapansın istiyorlar. Halep'in o yiğit insanlarının açlığa da direnebileceklerini hesap etmiyorlar. Sonunda zafer mutlaka inananların olacaktır. En son Menneğ Havalimanı'nı ele geçirdikten sonra Azez'e saldırı gerçekleştirdiler. Mülteci akınına sebep vermeden, YPG'ye yönelik hedeflere mukabelede bulunuyoruz, bulunmaya devam edeceğiz. Her biri Türkiye'ye teşekkür ediyor.

Bizi engellemeye çalışacaklar, elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Bu saldırıların Avrupa'yı da hedef aldığı ortadadır. Merkel'le bu konuda mutabık kaldık. Merkel dün, yıllarca söylediğimiz teklifin haklılığını teyit ederek, Suriye'de uçuşa yasak bölge olmasını ifade etti. Bu 3 yıl önce olsaydı yüzbinlerce insan hayatta olacaktı. 

'Türkiye Azez'e yönelik saldırılara engel olacaktır'

Türkiye kendi sınırlarını korumak, etnik temizliği engellemek ve Suriye'de muhaliflerin zayıflamasını engellemek için gerekli gördüğü şekilde mukabele etmeye devam edecektir. Türkiye Azez'e yönelik saldırılara engel olacaktır. Katliam ve etnik temizlik yapan bir terör örgütünün, Türkiye'ye karşı mülteci akını oluşturmasına ve etnik temizlik yapılmasına izin verilmeyecektir. Türkiye'nin sınır güvenliğini gösteren kim olursa olsun aynı şeyi göstereceğimizden şüphesi olmasın. Biz sesimizi yükselteceğiz.

'YPG-PYD kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Rusya'nın lejyoner, paralı askerleridir'

Türkiye'nin tutumu ilkesel bir tutumdur. Türkiye sadece kendi ulusal güvenliğini değil, insanlık değerini de koruyor. Terör örgütlerinin cirit attığı bir bölge haline getirilmek istenen Suriye acılar içindedir. Bölgenin güvenliğini korumak zorundayız. Bu terör örgütleri gayrimeşrudur. Suriye'deki temel problem Esad rejiminin ömrünün uzatılmasıdır. YPG, PYD ve Rusya Esad'la mücadele etmiyor. Ilımlı muhalefetle mücadele ediyor, arkadan bıçaklıyor. YPG-PYD kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Rusya'nın lejyoner, paralı askerleridir. Burada bir tek DAEŞ mensubu yok. 

Biz burada oynanan oyunu görüyoruz. Buna karşı Suriye halkının yanında olacağız. DAEŞ bahane edilerek bütün Suriyelilerin, Suriye'den çıkarılması için etnik kıyım gerçekleştiriliyor. Bu Rusya'nın Çeçenistan'da yaptığının aynısı. Bu kirli hesap görülmezse, ileride çok büyük sıkıntılar yaşanacaktır. Demografik dengenin değişmesi için uluslararası toplumu uyarıyoruz. Sırf Türkiye ve Avrupa'yı rahatsız etmek için yüzbinlerce insanı bombardımana karşı ses vermek gerekiyor.

'Kimseden korkmadan söylüyoruz: Bu bombardımanı alçak Rus uçakları yaptı'

aa.com.tr

Günlerdir Rus uçaklarının bombaları altında, çocuklar katlediliyor, bunları yapanlara karşı Türkiye tedbir aldı diye Rusya Türkiye'yi BM'ye şikayet ediyor. Bu ne küstah, arsız yaklaşım. Kendisi bombardımanlarla mazlumları katledecek, Türkiye sınır güvenliğini sağlamaya çalışacak; sonra gdip BM'ye şikayet edecek. Onun için biz dünya 5'ten büyüktür diye haykırıyoruz. Rusya'nın bu suçunu yüzüne vurması gereken ABD ve diğer müttefiklerimiz bu "bombardımanı kınıyoruz" diyor. Allah'tan başka kimseden korkmadan söylüyoruz, "Bu bombardımanı alçak Rus uçakları yaptı." Sesi gür olmayanın sesi çıkmaz. BM'den, ABD'den, Avrupa'dan açık ve net tavır beklememiz hakkımız.  

'O havalimanını da kullanılmaz hale getiririz'

YPG operasyonlarımız sayesinde ilerleyemiyor. Tekrar denerlerse şiddetli karşılığını göreceklerdir. O havalimanını da kullanılmaz hale getiririz. Bu çerçevede Rusya ve Esad rejiminin bu terör örgütüne karşı aldığımız tedbirleri artırarak sürdüreceğiz.

'Kürtlerin bir devleti vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti'dir'

Uluslararası haber ajansları "Türkiye Kürt bölgelerini topa tutuyor" diyor. Ama Rusya'nın bombardırmanını görmüyorlar. Bizim tavrımızı tüm Kürtlere karşıymış gibi algı operasyonu yapıyorlar. Türkiye'yi bölerek kendilerince etnik milliyetçilik yapanlar, Kürtlerin devleti neresi diye soranlara diyorum, Kürtlerin bir devleti vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti'dir. Kürtler bizim asli vatandaşımızdır. 

Vatandaş olarak nasıl Kürt vatandaşlarımız asli unsurumuzsa, sınırımızdaki Kürtler de tarihdaş, kültürdaşımızdır. Başları ne zaman dertte olsa yönelecekleri yer son kale Türkiye'dir. 

Kobani'de DAEŞ saldırdığında Kürt kardeşlerimiz alan kim, Aylan Bebeğin babasına sormak gerek sizi kim çıkardı, Saddam'ın bombasından sığınan kardeşlerimizin mirası niye unutulmadı? Bu tahriklere karşı Suriye ötesine, Irak ötesine sesleniyorum: Kürtleri kimse istismar etmeye kalkmasın. Kürtlerin hamisi de, koruyucusu da Türkiye'dir. Biz tarihimizin bir mirası olarak görüyoruz.

'PYD ve YPG PKK'nın koludur ve Kandil'den talimat almaktadır'

PYD ve YPG'yi terör örgütü olarak ele alıyoruz. Bunlar PKK'nın koludur ve Kandil'den talimat almaktadır. Rusya'nın kuklasıdır. Rusya ve Esad rejimi adına sayısız katliam yapmaktadır. Etnik kıyım yapmaktadır. Bunu merak edenler Erbil'e gidip sorsunlar. Bunu merak edenler Kamışlı'dan sığınan Kürtlerin PKK/PYD zulmünden nasıl etkilendiklerini öğrensinler. PYD, Rusya ve Esad'ın safında yer alarak, bu toprakların yerli unsurlarına ihanet etmektedir. Kimse kirli algı operasyonlarına engel olmamaldır.

'Suriye'de savaş tehlikesi varsa bunu oluşturan Türkiye olmayacaktır'

Şimdi 3. Dünya Savaşı çıkabilir diye algı operasyonu yapılıyor. Buna karşı özenli tutum takınmamız şart. 1Biz Suriye halkının huzuru için çok çaba harcadık.

Hangi ülke yönetimi böyle ateş çemberi içinde böyle istikrar içinde tutabilir? Türkiye savaştan uzak durmak için güvenlik problemlerini bertaraf etmek için tedbirler almaktadır.

'Baykal'a teşekkür ediyorum'

Muhalefet partileri destekleyeceklerine, gündelik siyasi polemiğe malzeme yapmaktadır. Sayın Baykal bir devlet adamına yakışır şekilde konuştu, teşekkür ediyorum. Sayın Kılıçdaroğlu ise laf kalabalığı yaparak bu durum karşısında ciddi bir tutum takınamadı. Sayın Kılıçdaroğlu'nun 5 yıllık Suriye çizgisinde vicdan değil, Esad'ın elini sıkanlar görürsünüz. Tarih bilinci yok. 

'Biz milli, yerli muhalefet istiyoruz'

Sayın Baykal'ın açıklamalarına dinledikten sonra, Türkiye milli iktidar önemli ve Türkiye milli bir iktidar var. Biz milli, yerli muhalefet istiyoruz. Rusya, Esad ağzıyla konuşmayan, Türkiye'yi şikayet etmeyen bir muhalefete ihtiyacımız var. 

Benzer şekilde biz Suriye'ye dönük olarak tedbirler aldığımızda Sayın Bahçeli bir açıklama yaptı. Kimse ne dediğini anlamadı. Bu açıklamanın amacı topluma korku salmaktır. Türkmenlere zulüm yapıldığında "niye yardım etmiyorsunuz" diye soran, sonra da "aman savaşa girmeyelim" diye uyarıyor.

'Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'nin partiler üstü tutum takınması gerekiyor'

'Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'nin partiler üstü tutum takınması gerekiyor'
'Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'nin partiler üstü tutum takınması gerekiyor'

Sayın Bahçeli ne yapmamızı istediğini açıkça söylesin. Katliamları duralım, izleyelim mi? Sayın Bahçeli, Rusya, Esad ve PYD'ye karşı aldığımız tedbirleri takdir etmesi gerek. Bir empati yaparak Başbakanlık koltuğunda kendisini oturduğunu düşünsün. Yeni bir göç dalgası oluşacağını görseler ne tutum takınacaklardı? 

Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'nin partiler üstü tutum takınması gerekiyor. Vatandaşlarımıza da kendi partilerine çağrıda bulunmasını istiyorum.

'Yıkılanın yerine daha güzelini yapacağız'

Türkiye yıllarca terörün acısını çeken bir ülke. Kimden gelirse gelsin, teröre karşı duruyoruz. Son aylarda farklı terör örgütlerine karşı mücadele ettik, bunun sonuçlarını alıyoruz. Doğu ve güneydoğuda operasyonlar başarıyla devam ediyor. Yıkılanın yerine daha güzelini yapacağız.

Terörden zarar gören vatandaşlarımız için gereken desteği sağlıyoruz. Bu ülkede terörün bir geleceği olmayacak. Milletimiz yeniden barış içinde yaşamak istiyor. Elinde silah olmayan herkesle tek tek konuşacağız ve barışı tesis edeceğiz. 

'Demokrasi içeren siyasal sistem inşa edilmesi gerektiğine inanıyoruz'

Güçlü bir siyasal sistem inşa etmeliyiz. Biz AK Parti olarak, şu zor dönemde daha fazla özgürlük, demokrasi içeren siyasal sistem inşa edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ya kendi içindeki sorunlarla boğuşan küçülen bir ülke olacak, ya da güçlü bir ülke olacak. Türkiye bu yol ayrımında herkes tarafını seçmek zorundadır. Türkiye artık darbe anayasası ile yönetilemez. 

Anayasa Komisyonu'nda ilk toplantı yapıldı. Süreç işliyor. Bu yolda adım adım ilerleyeceğiz. Bu Meclis yeni bir anayasa yapacak güce sahiptir. 2011 yılından bugüne Türkiye 5 yıl kaybetmiştir. Yarım kalan çalışmaları birikim olarak değerlendiriyoruz. O zaman 160 kurumu dinledi komisyon. Türkiye'nin daha fazla oyalanmaya tahammülü yok. 

Seçim beyannamemizdeki vaatleri gerçekleştiriyoruz. Vaatlerimizin yüzde 73'ünü gerçekleştirdik. Reformları yarı yarıya tamamladı. Milletimize verdiğimiz takvime uyuyoruz. Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz ama bu sıkıntıları aşacak güce sahibiz. Milletin sesi olarak emin adımlarla geleceğe yürüyoruz.

Ajanslar

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelBaşbakanBeşer EsadBilimBirleşmiş MilletlerDarbeHizbullahIŞİDİdlibIrakİranKemal KılıçdaroğluKitapRusyaSavaşŞehitSuriyeTerörUkraynaVan
Görüş Bildir