Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

David Foster Wallace Sözlüğü

 > -

David Foster Wallace Sözlüğü

David Foster Wallace Sözlüğü

Dört yıl önce yaşamına son veren yazar David Foster Wallace, ardında bölük pörçük parçalar bıraktı: Tümüyle kendine ait bir sözlüğe ilişkin notlar.

Utilize Şişirilmiş, muzır bir sözcük. Şu bildiğimiz use ’un (kullanmak) yaradığı hiçbir işe gelmediği gibi fazladan harf ve heceleri yazarları daha zeki de göstermiyor; utilize ’ı (istifade etmek), kullanmak sizi tersine bir gösteriş budalası ya da incelikli görünmek için yok yere tumturaklı sözcükler kullanan biri durumuna düşürebilir. Aynısı sözcüğün isim hali utilization için; car (araba) yerine kullanılan vehicle (motorlu araç) için; house (ev) yerine kullanılan residence (konut, ikametgah) için; presently (halen) yerine kullanılan at present (hâlihazırda) için; now (şimdi) yerine kullanılan at this time (şu aralar) ve at the present time vs. (şu an itibarıyla) için de geçerli. Şişirilmiş sözcükler söz konusu olduğunda, kompozisyon hocalarının ilkokul çocuklarının beyinlerine yerleştirmek için ter döktükleri bir şeyin hatırlanması gerekiyor: “Basit metin” gereksiz ölçüde süslü yazılmış bir metni değil, yalın, açık, azami şekilde ölçülü bir metni ima eder.

Pulchritude Bir tür güzelliği tarif etse de aynı zamanda dilin en çirkin sözcüklerinden biri olduğu için paradoksal bir isimdir. Aynısı sıfat biçimi pulchritudinous (güzel, zarif) için de geçerli. İfade ettikleri niteliklerin karşıtını hatırlatan kalburüstü sözcüklerden oluşan bir minik grubun parçasıdır bunlar. Diminutive (minicik), big (büyük, önemli), foreign (yabancı), fancy [(süslü püslü) (sıfat)], classy (zevk sahibi), colloquialism (konuşma diline özgü) ve monosyllabic de (tek heceli sözcük) bu grupta yer alır; en az bir düzine daha vardır. İlkokul çağındaki çocuklarınızın bulabildikleri paradoksal sözcüklerden birer liste yapmalarını istemek, onların İngilizceyle olan ilişkilerinin derinleşmesini sağladığı gibi sözcüklerin hem gerçek şeylerin yerine geçen semboller hem de gerçek şeylerin kendileri olduğunu görmelerine yardımcı olacaktır.

Mucous İsim hali mucus ’la (sümük, balgam) eşanlamlı olmayan bir sıfattır bu. Yalnızca her iki sözcüğün komikliği nedeniyle değil, birçok insan aralarındaki farkı bilmediği için de anılmaya değer bir sözcüktür. Mucus , adının ağza alınması bile zor olan şeyin ta kendisidir. Mucous ise (1) “Ertesi sabah sümük (mukoza) dokuları resmen taş gibiydi,” cümlesinde olduğu gibi sümük üreten ya da salgılayan bir şeyi veya (2) “lokantanın kahvaltılarına olan ilgi, yumurtalarındaki sümüksü oluşum nedeniyle asgari düzeydeydi” cümlesinde olduğu gibi sümükten oluşan ya da sümüğe benzeyen bir şeyi tarif eder.

Myriad Sıfat olarak (1) bir şeyin tanımlanamayacak sayıdaki miktarını (Yerel Grup sayısız galaksiden oluşur) ya da (2) muazzam çeşitlilikteki bir şeyi anlatır (Amazonlar’ın bin bir çeşit bitki hayatı). İsim haliyle, bir şeyin sahip olduğu büyük miktarı ifade etmek üzere bir artikel ve of (–nin, -nın) ekiyle birlikte kullanılır (“Yeni CFO nakit akışıyla ilgili bir sorun yumağıyla karşı karşıya kaldı”). Tuhaf olan, isim olarak kullanımı çok daha uzun bir geçmişe sahip olmasına karşın, bazı ehil kişi ve makamların sadece sıfat kullanımını doğru olarak kabul etmesidir-bir editörün isim hâlinin ( a myriad of ) doğruluğundan kuşkulanması ihtimali neredeyse yüzde 50’dir. ‘Myriad’, sıfat olarak 19’uncu yüzyıl şiirinde ancak kullanılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla bir parça kafa karıştırıcı bir sorun bu. Hiçbir okura bulaşmasın diye isim hâlinin kullanımından uzak durulmasını tavsiye etmek baştan çıkartıcı bir şey olsa da ‘ a myriad of ’un bulaştığı okurların aşırı titiz ve ters olduğu da bir gerçektir-kibirli öğretmenleri, editörleri ve şürekası da, Coleridge’in “Myriad myriads of lives teemed forth” dizesine yönlendirilerek çürütülebilir.

Unique Bazen “karşılaştırılamazlar” adıyla anılan bu sıfat sınıfı, bir miktar alengirli olabilir. Precise (tam, kesin), exact (tam, kesin), correct (doğru), entire (bütün, tamam), accurate (doğru, tam), preferable (daha uygun), inevitable (kaçınılmaz), possible (mümkün, muhtemel), false (sahte, asılsız) diğer karşılaştırılamazlardan bazılarıdır; muhtemelen hepi topu iki düzineyi geçmez bunlar. Bu sıfatların tümü kesin, tartışılmaz durumları ifade eder: Bir şey ya sahtedir ya da değildir; bir şey ya kaçınılmazdır ya değildir. Birçok yazar gaflete düşüp karşılaştırılamazları more (daha çok) ya da less (daha az) gibi “karşılaştırılabilirler” veya very (çok) gibi pekiştiricilerle güçlendirmeye çalışır. Fakat ciddi bir şekilde incelendiğinde “Ortadoğu’da gerilim yükselirken savaş giderek kaçınılmaz hâle geliyordu”; “Maliyet tahminleri diğer şirketlerinkinden daha doğruydu”; ve “Cenaze levazımatçısı olarak çok emsalsiz bir tutuma sahipti” benzeri cümlelerdeki ana tezlerin bir anlamı olmadığı görülür. Eğer bir şey kaçınılmazsa, olmaya mahkûmdur; olmaya ve daha sonra her nasılsa olmaya daha da mahkûm olamaz. Emsalsiz ( unique ), zaten türünün tek örneğidir, dolayısıyla çok emsalsiz , “kulağa gelir” veya “biçim olarak üçgen”de olduğu gibi en hafifinden lüzumsuz, en ağırından ahmakçadır. Bu sorun konusunda kısmen pazarlama kültürünü suçlayabilirsiniz. Amerikan reklamlarının sayısı ve retorik dozu arttıkça, sonrasında pazarlamacıları ‘superlative’ler ve karşılaştırılamazlara yüksek oktanlı tamlamalar ( özel-çok özel-Süper-özel!-Mega-Özel! ) ve benzerlerini yüklemeye iten mübalağalı dile daha da alışıyoruz. Karşılaştırılamazlar sorununun zımnen içerdiği daha da önemli bir sorun, “Standart Yazılı İngilizce” ile reklam dili arasındaki benzemezliklerdir. Kendine özgü ağzı itibariyle incelenmeyi hak eden “Reklam İngilizcesi” (Rİ), esas olarak hedefleri ve varsayımlarnın farklılığı nedeniyle farklı sözdizimsel kurallarla işler. “Bütünüyle emsalsiz bir yemek deneyimi sunuyoruz”; “Haydi gelin de bedava hediyenizi alın; ve “Yüzde 50 ve… daha fazla indirimden yararlanın!” gibi cümleler Reklam İngilizcesi için mükemmel örneklerdir-ama bunun nedeni Reklam İngilizcesi’nin dikkatini tamamıyla vermeyen insanları hedeflemesidir. Eğer hedef kitleniz tanımı gereği gayriiradî, dikkatsiz ve uyuşmuş bir hâldeyse bedava hediye ve tümüyle emsalsiz mesajlarının yerine ulaşması şansı da daha yüksektir-ve Rİ’nin bütün felsefesi de bu basit nüfuz üzerine kuruludur. Standart Yazılı İngilizcenin temel önermelerinden biri okurun bütün dikkatini verdiği, sizin de aynısını yapmanızı beklediğidir.

Focus Focus (odaklanma) artık insanların concentration (yoğunlaşma) ile (“Sampras’in korttaki odaklanması olağanüstüydü) ve priority (öncelik) ile (“Ana odağımız müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaktır”) kast ettikleri şeyi ifade etmek için seçtikleri isimdir. Sıfat olarak driven (hırslı) ve monomaniacal ’ın (monomanyak) olumlayıcı eşanlamlısı olarak hizmet ettiği görülür: “Bugüne kadar çalıştığımız, işine en odaklanmış ( focused ) depo yöneticisiydi.” Fiil olarak ise, görünürde daha eski concentrate (konsantre olmak) sözcüğüyle aynı yapıyı gösterir: “Odaklanın, millet!”; “Demokratlar kampanyanın ekonomiye odaklanacağını umuyor; “Focus’un concentrate ’in yerini alma hızına bakılırsa, sözcüğün uyandırdığı bir tür jargonsal New Age hissiyatına kimsenin itiraz etmemesi biraz şaşırtıcı-ama görünürde kimse itiraz etmiyor. Neden, belki de sözcüğün to foreground (= vurgulamak, bir şeyi öne çıkarmak); to background (= vurgusunu azaltmak, ikincil duruma düşürmek); scenario (= bir olaylar dizisinin taslağı) ve benzerleri gibi son on yılda anaakım kullanıma giren birçok film ve drama teriminden biri olmasıdır.

Fervent Verve (enerji, canlılık) ve fever ’ın (ateş, heyecan) taşıdığı fonolojik cazibeleri bir araya getiren hoş ve ifadeli bir sözcük. Buna rağmen birçok yazar fervent ’in (ateşli) fervid ’le (aşırı sıcak) eşanlamlı olduğunu düşünüyor, çoğu sözlük de bu yanlışı düzeltme konusunda fazla bir şey yapmıyor. Gerçek olan şey, ateşlilik konusunda hepsi de Latince fiil fervere ’den (kaynamak, kaynatmak) gelen hiyerarşik bir üçlü olduğu. Fervent ayrıca aşırı ateşli anlamına gelse de, “Aubrey, kravatıyla oynarken gözlerini kayıtsız bir şekilde mangalın kor halindeki kömürlerine dikti,” cümlesinde olduğu gibi temel karşılık aslında glowing ’dir (akkorlaşma); fervent esas olarak ardent ’la (çok ateşli) eşanlamlıdır. Fervid bir sonraki aşamadır; fervent’ten daha da fazla tutku/bağlılık/şevk ifade eder. En tepede ise aşırı, şiddetli, denetlenemez biçimde ateşli veya hırslı, coşkulu anlamına gelen perfervid yer alır. Perfervid sadece içsel aliterasyonu ve vezinli coşkusu nedeniyle değil, kullanımı genellikle yazarın üç fervere sözcüğü arasındaki farkı bildiğini gösterdiği için de daha çok kullanılmayı hak ediyor.

Feckless Bütünüyle muhteşem bir sıfat. Feckless esas olarak yararlılıkta yetersiz olan, bir başka deyişle gayret ya da kararlılıktan yoksun olan anlamına geliyor; ama ayrıca careless (özensiz), profligate (hovarda), irresponsible (sorumsuz) anlamına da gelebiliyor. Göründüğü kadarıyla bugün çoğu kez harcanmış gençler ve hantal bürokrasiyle bağlantılandırılıyor-kendi talihsizliğinden sorumlu olan herkes. Feckless ’ı kullanmanın mükemmel yanı, hem olağanüstü kayıtsız hem de zalim gibi görünmeksizin zalim olmanıza izin vermesi; nüktedan ve stil sahibi görünüyorsunuz ama. Yumuşak yarım kafiyeli ‘e’ ve ‘k’ sesiyle sözcüğü söylemesi de eğlenceli-üçlü yarım kafiyeli isim formu daha da eğlenceli.

Noma Bu tıbbi isim ağız ve üreme organlarında özellikle tiksindirici bir enfeksiyonu tarif ediyor. Hastalık en çok tam yoksulluk/hijyen eksikliği içinde yaşayan çocukları vurduğu için, biraz sıracaya ( scrofula ) benzer. Ve tıpkı, anlamını “yozlaşmış, çürümüş, dallanıp budaklanmış” anlamına gelecek şekilde tedrici olarak genişleten sıracalı ( scrofulous ) sıfatı gibi, nomal ’ın da benzer bir yayılım göstermesinin zamanı gelmiş görünüyor; sözcük, izleyen sözcüklerin hafif müphem ve bilimsel eşanlamlısı olarak iş görebilir: “ scrofulous (yozlaşmış), repulsive (itici), pathetically gross (acınacak derecede iğrenç), grossly pathetic (iğrençlik derecesinde acınası)” … anladınız işte.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Savaş
Görüş Bildir