Darbe Komisyonu Başbuğ'u Dinledi: 'MİT'ten Bize Tek Bir Rapor Gelmedi'

 > -
7 dakikada okuyabilirsiniz

15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'u dinledi. Darbe girişiminin Fetullah Gülen’in talimatı çerçevesinde gerçekleştirildiğine inandığını söyleyen Başbuğ, TSK'ya sızmalar konusunda kendilerine MİT'ten tek bir rapor bile gelmediğini belirtti. 2007 yılının Türk siyaseti açısından bir dönüm noktası dolduğunu burgulayan Başbuğ, "2007'den sonra siyasi iktidarın Gülen Cemaati'yle tam ittifak haline girdiği ve TSK'ya karşı yürütülen komplolara destek verdiği dönem olarak görüyorum"  dedi.

Darbe girişimine dahil olan askerleri 3 gruba ayırdığını da söyleyen Başbuğ, 15 Temmuz'a katılan askerlerin hepsinin FETÖ mensubu olduğuna inanmadığını da ifade etti.

Başbuğ "Darbe girişiminin başarılı olmamasının sebebi TSK komuta kademesinin darbe girişimine karşı durması, darbe girişimine direnmesidir. Eğer onlar başarılı olsaydı ne demokrasi ne laiklik ne hukuk devletinin zerresi kalmazdı" dedi.

Başbuğ "2002- 2010 döneminde MİT'ten Genelkurmay'a FETÖ istihbaratı gelmedi" ifadelerini kullanarak "Bu yaşanılanların 'bir oyun' diye değerlendirilmesi veya diğer terimlerle değerlendirilmesinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Yaşanan olay, ciddi, vahim ve kapsamlıdır" diye konuştu.

Komisyon üyesi Sezgin Tanrıkulu da Başbuğ'un konuşmasını Periscope üzerinden yayınladı

"Gülen tarafından yapılmadığını söylemek hata olur"

Darbe girişiminin Fethullah Gülen’in talimatı çerçevesinde gerçekleştirildiğine inandığını belirten Başbuğ “Genelkurmay Başkanı verdiği ifadesinde ‘Birisi bana geldi ‘dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fethullah Gülen'le görüştürürüz' dedi” Ben inanıyorum ifadesine. Bu önemli bir ifade. Artı, bir Adil Öksüz olayı var, bu yetmez gibi bir de Kemal Batmaz diye bir adam çıktı. Bu ikisi de FETÖ'nün elemanları. Üst seviyede elemanları olduğu ortada. Bu gerçek varken bu darbe girişimini Fethullah Gülen tarafından yapılmadığını söylemek büyük bir hata olur" ifadelerini kullandı.

Başsavcı: 'Kemal Batmaz İsmi Kritik, Adil Öksüz'ün Üstü Olabilir' - onedio.com
Başsavcı: 'Kemal Batmaz İsmi Kritik, Adil Öksüz'ün Üstü Olabilir' - onedio.com

Erdoğan'la konuşmasını anlattı: "Bu tehdit bugün bize, yarın size"

Başbuğ ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'la arasında geçen diyaloğu şöyle aktardı:

"Dönemin Sayın Başbakanı, şimdi cumhurbaşkanına 'Bu tehdit bugün bize, yarın size' dedim.Erdoğan 'Komutanım siz bunları çok büyütüyorsunuz' demişti. Ben de dedim ki ‘büyütmüyoruz. Büyük tehlikeler.’"

"92 yılı öncesi ve sonrası..."

30 Ağustos 2010'da emekli olduğunu belirten Başbuğ “Benden sonraki süreçler benim sorumluluğumda değil. Sorumluluk kabul etmem, o döneme dair sorulara cevap da vermem" ifadelerini kullandı. 

1992 yılının önemli olduğunu vurgulayan Genelkurmay Eski Başkanı Başbuğ "Bakınız 1992 öncesi ve sonrası olarak bakmak durumundayız. 1992 yılında MİT'e bir sivil kişi getirildi. Demokrasilerde gayet olağandır. Ama önemli olan şudur 92'den itibaren MİT'teki askeri kadrolar gittikçe azaltıldı, bir noktada 0'a getirildi. MİT yasasına göre 3 kişi MİT müsteşarından görev talep edebilir. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı" dedi.

"MİT'ten bize bir tek rapor gelmedi"

Başbuğ sözlerine "2004'te bu durumları biz gördük. 2004 yılında Genelkurmay Başkanı olan Özkök'e dedim ki ‘Bizim MİT'te en azından bir kadro almamız lazım. Bizim için önemli olan TSK'yı ilgilendiren konular var’ Özkök de ‘uygun’ dedi. Ama biz bundan sonuç alamadık. Bu TSK'ya sızma konusunda TSK'yı ikaz edecek ana unsur kim derseniz; MİT'tir. İkinci konu da 2002 - 2010 dönemi TSK'nın yetkili ve sorumlu makamlarında bulunuyordum. MİT'ten bize bir tek rapor gelmedi. TSK'da Gülen cemaatine mensuptur diye tek bir rapor gelmedi. En çok gelen rapor ise Mehmet Kurtoğlu'yla ilgiliydi. 2002 - 2010 döneminde hiç bir kimse MİT raporu olmadan TSK'dan atılmadı. Bu dönemde TSK'dan uzaklaştıran herkesin ardında MİT raporu var" diye devam etti.

"Sızmaya çalıştıklarını söyledim"

"Gülen cemaatinin 2005'ten başlayarak böyle bir çalışması olduğunu net olarak söylemiş biriyim. TSK'ya sızmaya çalıştığını söyledim” ifadelerini kullanan Başbuğ “Ama bunlar genel bilgiydi. Somut bilgiler lazımdı. Bize Ahmet, Mehmet bu faaliyetler içindedir diye istihbarat raporu gelmesi lazımdı" dedi.

"Medyadaki bilgiler rapor olarak getirildi"

Başbuğ "Genelkurmay Başkanı iken dönemin MİT Müsteşarı'ndan görev istedim" ifadelerini kullandı ve "Ben Gülen cemaatiyle ilgili olarak sizden rapor istiyorum. Nedir bunların TSK'daki durumları diye rapor istedim. Bir süre sonra bana bir rapor getirdi. 2009'du büyük ihtimal. Raporu verirken bana 'Komutanım ben bu raporu size gayri resmi olarak veriyorum. Bunu resmi MİT raporu olarak kaydetmeyin' dedi. Peki dedik. Buradaki bilgiler önemliydi. Raporda Gülen cemaatiyle ilgili medyada yer alan bilgiler getirildi" dedi.

"TSK'da öyle bir yetki yok"

Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ komisyonda şunları da sözlerine ekledi:

"TSK'nın kendi personelini takip ve izleme yetki ve kabiliyeti karargah içerisindedir. Adam saat 5'te birlikten çıktı ertesi gün sabah 9'da gelecektir. Birlikten çıktıktan sonra TSK'nın ne yetkisi ve kabiliyeti vardır bunu incelemek lazım. Yabancı orduya baktık. Onlarda personeli izleme yasası vardır. Onların 24 saat izleme yetkisi vardır. Herkesi izlemek mümkün değil. Önce size bir duyum gelecek, ciddiye alırsanız siz izleme kararı alacaksınız. Ama TSK'da öyle bir yetki yok. Ama size duyum gelecek, bize duyum gelecek yer yoktu.

Bazen 'Niye önleme istihbaratını başlatmadınız' diye şeyler söyleniyor. Biz keyfimize göre yapamayız. Yasalarla bellidir bunların nasıl yapılacağı. Önleme istihbaratı tamamen yargıyla ilgili bir durumdur.

Bir yapılanmaya ihtiyaç var. Biz hazırlık yaptık, başbakana sunduk. Böyle bir yapılanmaya ihtiyacımız var dedik. Ben bunu MİT Müsteşarına vereyim o bir incelesin dedi. MİT Müsteşarı geldi bunu kiminle yapacaksınız, önemli bir konu. Çok zor bir konu. Bu görevi bizden isteyin biz yaparız dedi. Bir örnek verdim, istemiştik ama yapamadılar.

2010'da TSK'da böyle bir yapılanmayla ilgili bu yasanın çıkabilmesini düşünmek akla ziyandı. Biz o gün bu sorunu çözemedik."

FETÖ'nün ilk sızdığı yer

Başbuğ "Askeri liseye gelen öğrencilerin sınavını ÖSYM yapıyor. Harp Okulları'na da 80'li yılların başından beri ÖSYM sınavlarıyla giriliyor. Oradaki sınav sorularının sızmasıyla ilgili TSK'nın sorumluluğu yoktur. Ha TSK'yla ilgili ilişkisini mülakatta görürsünüz. Mülakatta bunları tespit edemediniz mi diye sorarsanız doğru bir sorudur. Bu bizim de hatamız. Maalesef FETÖ'nün en öncelikli sızdığı yer burasıdır: Personel Temin Merkezi'dir" ifadelerini kullandı.

"Yakasından tutar atardık"

Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ ifadesinde "'Ben görevi aldığım zaman 64 emniyet müdürü FETÖ'cüydü’ diyor. Ne yaptınız yani. Bizim elimizde böyle bir bilgi olsaydı biz onların yakasından tutar atardık. Şimdi yazılanlara bakıyoruz 2007 yılından FETÖ emniyeti tamamen ele geçirmiş" diye konuştu.

"Siyasi iktidar ile cemaat tam ittifak halindeydi"

Başbuğ "2002-2007 sürecinde Ak Parti yargı ve bürokrasi ihtiyacı vardı. O dönem Gülen Cemaati diyorlardı, onlara dayanmışlardı bu bir gerçek bunu yadsıyamayız. Bu süreçte TSK ile çatışma ihtimaline girilmekten kaçınılmıştır" ifadelerini kullanarak "2007 Türk siyasi hayatının dönüm noktasıdır. 2007'den sonra siyasi iktidarın Gülen Cemaati'yle tam ittifak haline girdiği ve TSK'ya karşı yürütülen komplolara destek verdiği dönem olarak görüyorum" dedi.

"Herkes mücadeleye ayak uydursaydı 15 Temmuz yaşanmayacaktı"

Komisyonda Başbuğ "Bazıları 2012 yerine 2014 diyorlar. 17 Aralık'ı baz alıyorlar. Nereden alırsanız alın bu süreç 14 Temmuz 2016'ya kadar geliyor. Cumhurbaşkanı'nın bu örgütle mücadele ettiğini görüyorum bir şekilde. Şu nedenle ya da bu nedenle bunlar haksız değildir. Siyasi konulara girmek istemem. Sonuçlar mı önemli diğer şeyler mi önemli. Bence sonuçlar önemli.Deniliyor ki Cumhurbaşkanı bu örgütle tek başına mücadele etti. Tek başına mücadele eden bir isim daha onu da söyleyeyim. 2008 - 2010'da da ben tek başıma mücadele ettim. Bu süreçte herkes bu mücadeleye ayak uydursaydı 15 Temmuz yaşanmayacaktı" şeklinde konuştu.

"15 Temmuz'da 3 grup var"

Darbe girişimine dahil olan askerleri 3 gruba ayıran Başbuğ şöyle konuştu: "15 Temmuz darbe girişimine katılan askerlerin hepsinin FETÖ mensubu olduğuna inanmıyorum. Darbe girişimini planlayan, organize eden yani bu işin ana omurgası FETÖ mensubu TSK mensuplarıdır. Birinci grup bu; belki büyük çoğunluk da bu ana omurgaya dahildir. İkinci grup ise; bazı kişiler o gece yaşanan olaylarda anında reaksiyon göstermeyen geç kalan biraz tereddütlü davrananlar da olabilir. Bu onların FETÖ mensubu olduğu anlamına gelmez. Üçüncü grup ise olayların farkında olmadan, bunlar da genç çocuklar. Emir komuta içinde emir aldığını zannedenler. Diyeceksiniz ki kanunsuz emir yapılmaz. Doğru ama siz o olayları yaşamadınız, biz yaşadık o dönemleri. Ben 27 Mayıs'ı da yaşadım. Emir almıştır komutanından olayı sorgulamamıştır. Gitmiştir. Televizyonda olayları gören askeri hatırlayın. Televizyonda olanları görünce şaşırmıştı. Asker ne bilsin ne olduğunu. Bu durum olayı hiç anlamadan, farkına varmadan emir komuta zinciri içerisinde emir aldığını sanan insanlardır."

"Komisyonu terk ederim"

Komisyonda bazı üyeler arasında gerginlik çıkması üzerine Başbuğ "Benim olduğum yerde böyle bir tartışma olursa terk ederim" dedi.

Oda TV ve AA / Fotoğraflar: Hürriyet

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

15 Temmuz2016Adalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanDarbeFETÖFethullah GülenGenelkurmay Başkanıİlker BaşbuğÖğrenci Seçme Yerleştirme MerkeziRecep Tayyip ErdoğanTürk Silahlı Kuvvetleriolayoyun
Görüş Bildir