Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Darbe Girişimi Sonrası Gündemi Meşgul Eden Kritik Soru: İdamın Getirilmesi Mümkün mü?

-

İdam cezasının tekrar ceza yasasına eklenip eklenemeyeceği konusu şimdiden kulislerde konuşulmaya başlandı. 

Not: İdam, aslında ölüm cezasının infaz şekillerinden sadece bir tanesidir. Galeri içinde geçen bu terim, ölüm cezası olarak değerlendirilmeli.

Bütün ülke için kabus gibi geçen cumayı cumartesiye bağlayan gecenin ardından kulisler başka bir tartışmayla hareketlendi.

Sokağa dökülen insanlardan duyduğumuz bir slogan vardı: "İdam isteriz!"

Yıldırım; "Vatandaşlarımızın isteği bizim için emirdir ama şu olayın sıcaklığı, heyecanı içerisinde aceleci bir karar vermek doğru değildir. Ama vatandaşımızın bu talebini de gözardı edemeyiz. Etraflıca, Meclisimiz, düşünülür, konuşulur, bu bir anayasa değişikliği gerektiren husustur. Burada halkın kanaatine göre hareket ederiz. Peşinen reddetmeyiz, peşinen de kabul etmemiz şu aşamada çok sağlıklı sonuçlar vermez." şeklinde açıklamalarda bulundu.

İdam konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tavrı net: "Meclis'ten idam kararı çıkarsa onaylarım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan CNN International'a verdiği mülakatta "Yani liderlerin bir araya gelip bunu tartışmaları gerekiyor. Eğer bunu görüşmeyi kabul ederlerse, ben de Cumhurbaşkanı olarak parlamentodan çıkacak her türlü kararı onaylayacağım." dedi.

1984'ten bu yana Türkiye'de idam kararı onanan hükümlü olmadı.

Kesinleşmiş idam cezaları, TBMM onayı olmadan infaz edilemiyordu.

Bu hafta gündemin en sıcak konularından biri olacak idam meselesine iki açıdan bakalım. İdam getirilebilir mi yoksa getirilemez mi?

Türkiye - AB ilişkileri kapsamında Kopenhag Kriterleri doğrultusunda insan hakları ve özgürlük reformlarından biri idamın kaldırılmasıydı.

İdam cezası, 3 Ağustos 2002'de Kopenhag Kriterleri'ne uygun olarak Üçüncü Uyum Yasa Paketi ile kaldırılmış, yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası konulmuştu. Daha sonra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 13. Protokolü'nü 9 Ocak 2004'te imzalayarak idam cezasını savaş hallerinde de kaldırmasının yanı sıra, askeri yasalardan da kaldırmıştı.

Suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği idam getirilse bile uygulanması mümkün olamaz.

Sadece suç işlendikten sonra cezada sanıkların lehine bir yasa çıkarılırsa uygulanması mümkün olabilir. Örneğin, nitelikli hırsızlığın cezası 1 yıl iken ve bir sanık yargılanıyorken yeni bir yasayla ceza 6 aya düşürülürse bu yeni ceza sanık için uygulanır; 2 yıla çıkarılırsa uygulanamaz.

Bu ilke aynı zamanda anayasal güvence altındadır.

Anayasa 38. Madde 1. Fıkra: "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez."

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6 Nolu Protokol'ün 1. maddesi: "Ölüm cezası kaldırılmıştır. Kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez."

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi; temel hak ve özgürlükler konusunda imzacı devletlerin iç hukuk kurallarıyla çelişirse AİHS hükümlerine uyulur. Yani insan hakları konusunda anayasal ve yasal metinlerle AİHS arasında hüküm farklılığı doğarsa AİHS hükümleri uygulanır.

Temel hak ve özgürlükleri konusundaki bu hiyerarşi Anayasa'da da tanımlanmıştır.

Anayasa Madde 90, 4. fıkranın 2. cümlesi: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. 

Darbe girişiminde işlendiği iddia edilen suçlar, Türk Ceza Kanunu'nda Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar başlığı altında toplanır.

309. ve 316. maddeler arasında düzenlenen bu suç tanımlarının birçoğunda gerekli ceza ağırlaştırılmış müebbet olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu suçlar için herhangi bir hafifletici sebep öne sürülemez. Bu cezalardan hüküm giyenler için koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

İdam cezası getirilmek istendiğinde şu adımları görebiliriz.

Öncelikle idam cezasının kaldırıldığına dair imzalanan uluslararası anlaşmalar TBMM kararıyla terk edilir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile 6 Nolu ve 13 Nolu protokollere taraf olmaktan vazgeçilir.

1990'da zorunlu yargı yetkisi kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin zorunlu yargı yetkisine dair sözleşmeler feshedilir.

Uluslararası sözleşmeler TBMM kararıyla feshedilebilir.

Kopenhag Kriterleri'nin dışına çıkılması sonucu AB ile iplerin kopması da muhtemel.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, mevcut tartışmalar için sorulan soru için idam cezası uygulayan hiçbir ülkenin AB üyesi olamayacağı şeklinde cevap verdi.

Kanun ve yönetmeliklerde belirtildiği şekilde Anayasa ve Türk Ceza Kanunu'nda değişiklikler yapılır.

İdam cezası tekrar yasalara konduğunda, ulusal ve uluslararası çevrelerden ciddi siyasal tepkiler gelebileceği de göz önünde bulundurulmalı.

Ayrıca uluslararası anlaşmaları terk etmekten doğabilecek farklı yaptırımlar da söz konusu olabilir. 

Kanun koymak, değiştirmek ya da kaldırmak TBMM'nin yetkisi altındadır.

Sizce idam cezası bu şartlar altında geri getirilmeli mi?

Evet
Hayır

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

Başlıklar

Avrupa BirliğiDarbeİdamRecep Tayyip ErdoğanSavaşTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir