Cumhuriyetin Bekçiliğinden “İslam Ordusuna” Giden Yolda...

-

İslam Ordusu kavramı, ilk olarak 15 Aralık 2015'te Suudi Arabistan tarafından gündeme getirildi. Suudi Arabistan öncülüğünde 34 ülkenin yer aldığı bir İslam ittifakı kurulması planlandı, bunun uluslararası teröre karşı mücadele için oluşturulacağı belirtildi. Suudi Arabistan Savunma Bakanı Muhammed bin Selman’ın, 34 ülke içerisinde Türkiye'nin de yer aldığını duyurmasının ardından Türkiye'den de bu projeye destek verileceği açıklaması geldi.

Geçtiğimiz günlerde İslam Ordusunun 20 ülkenin (Suudi Arabistan, BAE, Ürdün, Bahreyn, Senegal, Sudan, Kuveyt, Maldivler, Fas, Pakistan, Çad, Tunus, Komor Adaları, Cibuti, Umman, Katar, Malaysiya, Mısır, Moritanya, Mairitus ve Türkiye) katılımıyla gerçekleştirdiği “Ra'du'ş Şimal” (Kuzeyin Gök Gürültüsü) askeri tatbikat, Kral Selman bin Abdülaziz Al Suud ve diğer ülke yetkililerinin katılımıyla sona erdi. Tatbikat 3 hafta sürdü.

Belli bir kısım medyanın yayınlarına bakılırsa 200.000 askerin katıldığı İslam Ordusu'nun ilk tatbikatı tüm dünya tarafından dikkatle izlendi.

haber7.com internet sitesinden birebir alıntıyla:

İslam Ordusu, muhteşem görüntüsü ile dosta güven düşmana korku saldı. Suudi Arabistan'da 3 haftalık askeri tatbikatı tamamlayan İslam Ordusu ilk kez görüntülendi. İslam Ordusu'nun tatbikat alanında yaptığı yürüyüş büyük ses getirdi.

Tatbikat alanı girişinde asılı pankartta ise "Bu ordu ne diye sorarsanız, bu Muhammed ordusudur" yazıyor.

İslam Ordusu'nun kıyafetleri dikkat çekti. Kıyafetlerdeki hilal şeklindeki armanın içinde 'Allah' lafzı bulunurken altında ise 'Hasbinallah' yazıyor.

Kaynaklar: 12345

TSK’nın cumhuriyetin bekçiliğinden, İslam Ordusuna dönüşmesini derinlemesine irdeleyecek bilgi birikimine sahip değiliz, ancak gözümüzün önünde gerçekleşen bu tuhaf durumu da görmezden gelemiyoruz.

Bugün Suriye'de olup bitenler İslam dünyası üzerinde ciddi kırılmalara yol açıyor.

Bu nedenle islam ittifakı ve onun bünyesindeki 20 ülkenin askeri olarak birlik içerisinde olmaları başta Suriye krizini körükleyen İran ve Rusya gibi ülkelere bir mesajdır, açıklamasıyla bu birliğin temellendirilmesi bir tuhaf, çünkü bugün Suriye’de yaşanan olayların baş sorumlusunun İran ve Rusya olduğunu söylemek biraz zor. Acaba dünyanın dört bir yanından gelen cihadcılar (!) Suriye’ye nasıl doluştu ve bunlara silahları kim verdi?

Sonra deniyor ki; bugün islam ordusu ya da ittifakı adı altında askeri tatbikat gerçekleştiren ülkeler Suriye ve Irak kaynaklı terör olaylarının en büyük kurbanı konumunda.

Eğer Ortadoğu'da birileri islamın adını lekelemeye çalışan terör örgütlerine karşı bir şeyler yapacaksa, bunu yapmak, o terör örgütlerinin mağdur ettiği ülkelere düşer. Buna sadece gülüyoruz, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye gibi ülkelerin Işid terörüne karşı birleşmiş olması bize biraz garip geliyor. Zira hepsinin derdi başka, Suudlar İran’a karşı, Türkiye Kürtlere, hepsi birleşip Suriye’ye karşı bir takım tutumlar içerisinde. Bir ülke sebebi olduğu teröre karşı niye birlik olur ki?

Bugün IŞİD ile mücadele gerekçesiyle Suriye ve Irak'ta ABD, Rusya, Şam rejimi, Hizbullah, PYD terör örgütü gibi güçler, Müslüman coğrafyasında operasyonlar gerçekleştiriyorlar ve IŞİD ile mücadele kılıfıyla Müslümanlara bile saldırıyorlar.

Aslında islam ittifakı, terörle mücadele için birleşme çağrısıyla, tüm bu IŞİD kılıfıyla hareket eden güçlere de mesaj vermekte. Neresinden tutarsan tut elinde kalıyor, IŞİD zaten bu oluşumdaki ülkelerin bir ürünü, ürünü değilse bile çok sevip besledikleri, kızgın çocuklar diye sahiplendikleri bir yapı, bununla siz mi savaşacaksınız? Sizin tüm sorununuz ettiğinizi buluyor olmanız.

Bugün Ortadoğu'da mezhepsel ayrımı çıkaran güçler İran ve onların uzantısı konumundaki Şii hareketler.

Aslında Şii oluşumların içerisinde de İran gibi düşünmeyen ciddi bir kesim var. Ancak İran, başta Hizbullah olmak üzere Şam rejimi ve Yemen'de Husi hareketiyle, bu mezhepsel çatışmayı örgütlüyor ve tansiyonu hep yukarıda tutuyor. İslam ittifakı da İran'ın mezhepsel çatışma ve ayrıştırma politikasına, yayılmacı ve agresif tutumuna karşı bir duruş olarak yorumlanıyor.

İşte bütün mesele bu! Mezhep. TSK’nın böyle bir oluşumda yer alması kendini bilenlerler için üzüntü verici.

Cumhuriyetin bekçilerinin, bugün Suudi Arabistan’ın arkasında yürüyor olması, bölgede emperyalist dedikleri Amerikan çıkarları için İran ve Rusya’nın karşısında Arabistan’ın arkasından taşeronlaştırılması, tamamı ABD yapımı olan araç gereç, teçhizat, donanım, silah ve kıyafetlerle Amerika’nın karşısındaymış gibi görüntü çizmeye çalışmaları komik ve üzücü.

Son zamanlarda sıkça gördüğümüz içi boş hayaller ve kendi kendine gelin güvey olma konusunda bir başka örnekle daha karşı karşıyayız.

Bu görüntü bizim içimize sinmiyor, ama içinde “İslam” kelimesi geçtiği için birçok kişinin bravo diye şak şakçılık yapacağı kesin. Tarihin kimi haklı çıkaracağını göreceğiz.

Yoktan var olup kurtuluş savaşını veren ordudan, Arabistan’ın arkasında sıra sıra dizilmiş İslam ordusuna… Gerçekten harika şeyler oluyor.

Buyurun, buradan İslam Ordusunu izleyip gurur duyabilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
firat-sanliturk

Bu tür hareketlerin 2 amacı vardır: 1) Politik: tarafların birbirlerine göz dağı vermeleri. Caka satma yeridir böyle tatbikatlar. Bölge ülkeleri arasında sürtüşmenin iyiden iyiye arttığı bu dönemde yapılmasından da anlayabilirsiniz. 2) Askeri: aynı bölgede operasyon yapmak, en azından haberleşmek durumunda kalan ülkeler arasında koordinasyonu arttırmak. Ben komutan olsam Irak'ta, İran'da birşey yapacağım zaman hattın öbür ucunda en azından 1 kez olsun görüştüğüm biri olsun isterim. Bu herkes için böyledir. Sosyal ilişkiler askerler arasında da etkili ve geçerlidir. Ana sıkıntı, olaya "islam ordusu" denmesi. Sanki cihat için kurulmuş algısı yaratan bir isim. Adamlar "Barış Gücü", "Görev Gücü" falan derken siz çıkıp "İslam Ordusu" diyorsunuz; işinize gelmeyince "barış dini" falan zırvalıyorsunuz. Adamlar "Hristiyan Ordusu" dese "HAÇLI BUNLAR!" diye ortalığı yıkarsınız. İkiyüzlülüğün en belirgin göstergesi, kendi ikiyüzlülüğünün farkında olmamaktır. Aşınız bunları efendiler!

fener-bahce3

yarın öbürgün seferberlik falan olursa ben Türk ordusuna katılırım. dünya yıkılsa araplarla biraraya gelip hizmet etmem. kalleş araplara özenenlerin de aklına şaşayım.

muhammet_ali_y

Türkçe değil İngilizce yazsaydın bu saçma analizini de, sana kemik veren efendilerin de okuyabilseydi. Nato batmadı, BM batmadı seni İslâm ordusu mu rahatsız etti? Zaten senin için Suriye'deki cinayetlerden İran ve Rusya sorumlu değil. 400 bin insan kendi kendini katletti. 6 milyon keyfi göç etti. Orda İran Pers milisleri, Lübnan Hizbuşeytanı ve PYD/PKK soysuzları da yok sana göre. Bu nasıl bir kafa yapısı arkadaş?! Özürlü doğsan Allah yarattı der geçeriz. Fitne yapmasını bile beceremeyecek kadar karaktersiz ve yüzsüz olur mu bir insan? Türkiye'ye gelince; İslâm adına, insan ve insan şerefi adına sadece Suudi Arabistan'ın değil, 42 İslâm ülkesinin arkasından gideriz. Yeterki Ayşe'ler, Ahmet ve Mustafa'lar üzülmesin, ağlamasın, kanı ve namusu, 3 kuruşluk hesaplar uğruna çiğnenmesin.

abdullah-karahan

Türkiye Kürtlere karşı bölümünü okuduktan sonra devamını okumaya gerek duymadım...

ahmet-ulger

Olaylara aşırı taraflı yaklaşıyorsunuz. Herkes biliyor sudilerin bae nin amerikanın izni olmadan bişey yapamayacağını. Burdan da yine amerika karlı çıkacaktır. Ama bu koşullar altında türkiyenin bu ittifağın içinde olması gerekiyor aksi taktirde dış politakada aşırı oranda yanlızlık çekecektir. Aynı zamanda bölgedeki halkın daha fazla katledilmesine izin vermemek gerek cidahçılar gerek esed gerek ypg gerekde hizbullah olsun durdurulmalı

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriHizbullahIŞİDIrakİranKatarMısırRusyaSuriyeSuudi ArabistanTerörTunusTürk Silahlı Kuvvetleri
Görüş Bildir