Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na Giden Paranın Daha Hayırlı Biçimde Harcanabileceği 14 Yol

 > -

Yeryüzü durdukça ismi unutulmayası Başbakanımız Davutoğlu hazretleri bir açıklama yaparak "Tüm bu imkânların gerçek sahibi sadece millettir" dediler. (Kaynak: Onedio) Sağolsunlar, lütfettiler. Naçizane çalışıyoruz, kazanıyoruz, daha maaşımız hesabımıza geçmeden bordrodan tahsili suretiyle vergilerimizi ödeyip Başbakanlarımızın, Cumhurbaşkanlarımızın çok daha iyi bir şekilde yaşaması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Yemin ederim hükümetimizin kıymetli üyelerini, vekillerimizi, müsteşarlarımızı, genel müdür ve daire başkanları başta olmak üzere devletimizin her biri birbirinden mümtaz simalarını düşünmeden uyuduğum bir gece bile yok. Yatağa yatıyorum, diyorum ki acaba açlar mı toklar mı, çocukları ne durumda, her şeyleri yerinde mi, bütün derdim bu. Neticede herhalde hükümetlerin görevi vatandaşların vergisini yine o vatandaşların refahı ve iyiliği için kullanmak değildir. Aksine vatandaşların görevi hükümet üyelerinin refahını temin etmektir. Onlar iş sahibiyse, güzel yerlerde yaşıyorlarsa, yalılarda, saraylarda oturup, jetlerde geziniyorlarsa bir ülke kalkınmış sayılır, o ülkenin insanları da o kadar berhudar olur. 

Sayın Maliye Bakanı açıkladı, bu güzel yapı için yalnızca 1 milyar 350 milyon Lira gibi cüzzi bir miktar harcanmış. Bu cüzzi miktar üstüne bundan daha da cüzzi bir miktar olan jet parasını da eklerseniz toplamı 1 milyar 800 milyon Lira gibi bahse konu olmayacak bir meblağ çıkıyor. Uğur Gürses de bu paranın hepi topu bütçe açığının yüzde 7'si, faiz dışı harcamaların da yüzde 0,5'i olduğunu ifade ettiler. Bana sorarsanız utançtan yerin dibine girmemiz gerekir. Yüce hükümetimizin, en haşmetli üyesine layik gördüğümüz para bu kadarcık mı? Şöyle kendi canı istediği gibi bir 10 milyar harcayamayacaksa bu ülkeden kalkınmış bir ülke, medeni bir ülke, gelişmiş bir ülke diye bahsedebilir miyiz? Elin çekik gözlü Korelisi Kim Jong Un milyar dolarlar harcıyor, koca Türkiye'nin haşmetmaapları bu derece paralar harcadı diye laf oluyor. Ayıptır. 

Velhasıl, meraklı da olduğumuz için, bu parayla neler yapılabileceğini bir toparlayalım dedik, aşağıda onun yekünü var, herkes elini vicdanına koysun şu güzelim sarayı mı tercih edersiniz, yoksa bunları mı?

685 Okul

Bu parayı saray yapmaya değil de okul yapmaya harcasak her biri 2 milyon dolar olan 24 derslikli 685 okul yapabilirdik. Çocuklar okurdu. Allah muhafaza İmam Hatip Lisesi değilse, tinerci olurdu, terörist olurdu.

1 milyon 311 bin 953 Dizüstü Bilgisayar

Bu parayla Pentium N3520 2.16GHZ-4GB RAM-500GB HDD-15.6 özelliklerinde, 1 milyon 311 bin 953 tane bilgisayar alınabiliyor. Gerçekten. Araştırdım buldum. Bu bilgisayarları da 15 yaşına basan bütün çocuklara verebilir, Türkiye'nin geleceğine yatırım yapabiliriz diyeceğim ama sanki Güney Kore'yiz? Bu devlet sizi tanımıyor değil mi? Ne olacak o bilgisayarları verince? "Baba dersimi bilgisayarda çalışacağım" ne çalışacaksın ya? Sabah akşam facebook önünde açık, Merve ne yapmış, Ayşe ne yapmış, ondan sonra olmadık sitelere gir, Nicki Minaj'dan Anaconda şarkısını dinle..  Bununla mı ilmin fenerini yakacaksınız? Gerçekten gönlü olan ne yapar ne eder o bilgisayarı alır, çatır çatır kodunu da yazar, memlekete çağ da atlatır. O bakımdan, bilgisayar alacağımıza saray yapmak suretiyle rekabet ortamını canlı tutup, gerçek dahilerin önünü açtık. Saray ilme açılan kapıdır.

680 Öğrenci Yurdu

1 milyar 350 milyon lira öyle cüzzi bir para ki bu parayla 100 kişilik 680 tane öğrenci yurdu yapardık. Yani 68 bin öğrenciye yurt imkanı sağlardık. Sonra bu yurtta kalanlar okuyacak, efendim iş isteyecek, bir de iş bulmak zorunda kalacaksın. Halbuki sarayın böyle bir derdi var mı? Yok. Bir kere yapıyorsun bitiyor. Temiz.

685 Huzurevi

Efendim bir huzurevinin ortalama maliyeti aynı okul kadar, 2 milyon dolar. Bu parayla 685 tane huzurevi yapardık, sonuçta ne olurdu, gençler analarını, babalarını huzurevine gönderir aile bağlarımız adeta kökünden oynardı. Bu bakımdan huzurevi yapmayıp saray yapmak da bir hizmettir. Allah muhafaza, aile yapımız mı bozulsun, torunlar dedesinin elini öpemesin mi, bu memleketin dedeleri, nineleri bir başlarına huzurevlerinde mi yaşasın?

1 Milyon 741 IPhone 5c akıllı telefon

Bu parayı deliler gibi IPhone almaya harcasak, tam 1 milyon 741 tane IPhone alıyoruz. Kura usulü dağıtabiliriz veya 18 yaşını dolduran her gencimize bir tane "fiil ehliyetine hoş geldin" armağanı olarak gönderebiliriz. Ama ne gerek var? Neticede hepsi aynı. Adam ambalajı değiştiriyor, bize kakalıyor. Yeni bir şey yok. Sonra o telefonlardan gençler birbirine yazışıyor, sexting diye bir şey çıktı aman Allah'ım.. Ahlakımıza hiç uygun olmayan bu tip adımları atmamak suretiyle ahlakımızı korumanın kıvancını yaşıyoruz. Saray ahlakı korur. Saray ahlaktır. Saray gençliğin edebinin garantisidir.

100 yataklı 55 Devlet Hastanesi

100 yataklı bir hastane ortalama 25 milyon liraya mal oluyor. Saray yapacağımıza tam 55 tane 100 yataklı hastane yapabilirdik. Sonra ne oluyor? Efendim sen her şeyi ye iç, sağlığına dikkat etme, spor yapma, alabildiğine keyfi yaşa ondan sonra "nasılsa hastane var baksınlar" mecbur mu bu devlet sana bakmaya? Adam olun, sağlıklı yaşayın, bak elin Japonu nasıl yaşıyor. Bu bakımdan hastane yapmak da milletimize yanlış bir mesaj verirdi. Saray yapmak suretiyle milletimize bir katkıda daha bulunarak, daha fit, daha six packli, daha yağ oranı düşük bir toplum olma yönünde önemli bir adım attık.

Tüm bebeklere 6 kutu mama

TÜİK verilerine göre Türkiye'de 0-4 yaş aralığında 6 milyon 206 bin 415 bebek ve çocuk var. 1 milyar 350 milyon lirayı bu çocukların tamamına mama almak için harcasak hepsine 6 kutu mama alabilirdik. Sonra anneler süt vermeyi keserdi, ne oluyor, çocukların bağışıklık sistemi güçsüzleşiyor. Saray yaptık, çocuklarımızın bağışıklık sistemini güçlendirdik.

2 Baraj

Bu parayı baraj yapalım diye harcasak, 2 tane baraj yapabiliyoruz. Sonra ne oluyor? Elektrik üretiliyor. Elektrik üretilince ne olacak? Elektrik birim fiyatı düşecek. Sonra o elektrik ne oluyor? Yok internete gireceğim, yok telefonun şarjı bitti, yok televizyonda bilmemne dizisi başladı diye çarçur ediyorsunuz. Nasılsa elektrik ucuz, alabildiğine kullanalım. Mecbur mu kardeşim bu devlet siz abuk subuk geyik yapacaksınız diye baraj dikip elektrik üretmeye? Efendi gibi tasarruflu enerji kullansanız bu cari açık da olmayacak.  O bakımdan saray yapmak suretiyle gereksiz enerji tüketimini de engelledik.

Tüm gençlere 2 çift ayakkabı

Yine TÜİK verilerine göre 15 ile 24 yaş aralığında Türkiye'de tam 12 milyon 691 bin 746 genç var. Saray yapmak yerine bu parayı onlara ayakkabı almaya harcasak tanesi 50 liradan iki çift ayakkabı alabiliyoruz. İşte bunlar hep devletçi zihniyet. Efendim devlet herkese bir örnek ayakkabı alsın, çeşitlilik kalmasın, farlılıklar ölsün, herkes aynı ayakkabıyı giysin, bir örnek olalım. Saray yaptık, farklılıkları kutladık.

Her kadına 1 elbise

TÜİK'e göre Türkiye'de yaşları 20 ile 90 arasında değişen 25 milyon 869 bin 454 kadın var. Bu parayla hepsine 52 liralık bir elbise alabilirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız da 25 milyon 869 bin kadına elbise ısmarlayan dünaydaki ilk erkek olurdu. Ondan sonra eve bir giriyorsun, karının üstünde yeni bir elbise var, kızının üstünde yeni bir elbise var, "kim aldı" diye soruyorsun "Recep Tayyip Erdoğan aldı." Bir şey de diyemezsin ama insan kırılır tabi. Husumet çıkar. Benim karıma, kızıma niye elbise ısmarlıyor diye içimiz içimizi yer. O bakımdan saray yapmak Türk örf ve ananelerine tabi ki daha uygun.

Eşiktekinden beşiktekine tüm Türkiye'ye öğle yemeği

TÜİK'e göre Türkiye'nin nüfusu 76 milyon 667 bin 864 kişi. Saray yapmak için harcadığımız parayı bu nüfusa bölersek kişi başına 18 lira oluyor. Yani bu parayla eşiktekinden beşiktekine, 90 yaşındakinden yeni doğmuşuna kadar tüm Türkiye'ye öğle yemeği ısmarlayabilirdik.  Sonra ne olurdu? Tüketim çılgınlığına kendimizi kaptırmış olurduk. Milyonlarca insan anasının babasının el emeğiyle yaptığı yemeğe yüz çevirir, hayatında bir kere anasına "eline sağlık" dememiş kefereler "ay ne güzel" diye yüzlerini şekilden şekile sokar kalpler kırardı. Fast foodun sakıncalarını ayrıca anlatmaya gerek yok. Evinizde yiyin kardeşim, en güzeli evde. Taze taze, el emeği. Dışarıda yemek yiyeceksin de ne olacak, aynısını evde yapınca yüz çeviriyorsun.

Tüm emeklilere 136 Lira veya bütün işçilere 113 Lira ikramiye

Türkiye'de yaklaşık 12 milyon işçi, 10 milyon da emekli var. Bu parayla bu işçilere veya emeklilere ikramiye vermeyi düşünsek, tüm emeklilere 135 Lira veya bütün işçilere 113 Lira bir sefere mahsus ikramiye verebilirdik. Sonra gidip bir gecede yerdiniz. Bilmiyoruz sanki. Koca devlet ciğerinizi biliyor be. Saray yaptık kalıcı bir şey oldu. Bakıp bakıp mutlu oluyoruz. Siz bir gece rakı içeceksiniz, ayyaşlık yapacaksınız diye devlet para mı harcasın?

Her çocuğa 71 gofret

TÜİK'ten bahsetmiştim değil mi? Her şeyin kaydını kuydunu tutuyorlar. Türkiye'de 5 yaş ile 19 yaş arasında 19 milyon 121 bin 121 çocuk ve genç var. Bu parayla hepsine gofret almaya kalksak, her birine 71 gofret alırdık. İşte obezite ile mücadelenin hası böyle olur. O çocuklar o gofretleri yiyecek, oh ne güzel çikolatalar, şekerler, ondan sonra yağ bağlasınlar benim dinamik, zıpkın çocuklarım yerinden kıpırdayamayan haminnilere dönsün. Var mı böyle bir dünya? Saray yapmak obezite ile mücadele demektir. İyi ki saray yaptık, sağlıklı kuşaklara imza attık.

Her eve 3 büyük pizza

Türkiye'de yaklaşık 12 milyon hane var. Bu parayı her eve pizza ısmarlamaya harcarsan, memleketteki tüm evlere bir akşam 3 büyük pizza gönderebiliyorsun. Bütün evlere. İstisnasız. Halbuki pizza ne? Bizim pidenin aynısı. Biliyorsunuz ecdadımızdan Cihan Padişahı Ulu Hakan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri Efendimiz İtalya'yı almak için ordularımızı sefere gönderince, oradaki yeniçeriler pide yapmaya başladılar, cahil cühela İtalyanlar da bunu görüp özendi, pizza oradan çıktı. Şimdi bu devlet bu pizzanın mı millete propagandasını yapsın, benliğimizi mi unutalım, ecdada arkamızı mı dönelim? Kendinize gelin. Yüzde yüz Türk gelenekleri ile uyumlu sarayımız sayesinde, ecdadımızın ruhunu şad ediyor, mazinin haşmetini yaşıyoruz. Saray demek imparatorluk geçmişimize açılan kapı demek.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erdi-dincler

ha son olarak atatürk gerçekten çok seviyorum diyenlerin atatürk sevgisine inanmıyorum ki etrafım bu insalarla dolu atatürk ile tayyip erdoganı kıyaslayanlarında ülkesini ve vatanını sevdigine inanmıyorum bu şahıslar bu tarz söylemlerde bulunanlar ülkeyi bölmek kardeşi kardeşe düşürmek için dış devletler tarafından insanların beyinlerini yıkamak için gönderilmiş ajanlardır umarım halkım bunu anlayabilicek yaştadır atatürk bir önderdir tayyip erdogan ise bir lider ,

erdi-dincler

bu saray dış ülkelere karşı gücü temsil ediyor okey eyvallah ama herşeyin fazlası aşırısı ziyandır dinimizcde günahtır biraz daha küçük bişe ama bi okadarda gösterişli olabilirdi ;

mmtbasaran1

türkiye den gelen iyi veya kötü yorumları anlarım. fakat yurtdışındaki bazı medya kuruluşları yapılan cumhurbaşkanlığı sarayını şiddetle eleştiriyor. bu fazlasıyla manidar...

asena-damla-kaya

" Binayı saray yapan, içindeki adamdır, İçinde adam yoksa, saray bile bir damdır!.." - Ozan ARİF

taitava

Bizim paralarla, lan bize bir şeyler yapsın diye verdiğimiz parayla kendine saray yaptı ya... Uyanın artık koyunlar.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAkıllı telefonAppleFacebookİtalyaKoreRecep Tayyip ErdoğanTercihTürkiye İstatistik KurumuiPhoneyiyecek
Görüş Bildir