Görüş Bildir

Cülus Bahşişi Nedir? Cülus Kimlere Verilir?

Anasayfa > Iq

Cülus kelimesi, Arapça bir kelimedir ve oturmak anlamına gelir. Aynı zamanda cülus tabiri oldukça eskidir. Minyatür sanatında Hz. Süleyman çok defa taht üzerine oturmuş halde tasvir edilmiştir. Osmanlılarda ise bu kelime daha çok şehzadelerin tahta geçişiyle ilgili kullanılmıştır. Cülus sistemiyle, Osmanlı'da pek çok padişahı tahttan indirilmiş ve birçok padişahta tahta çıkarılmıştır. Bu sistemden dolayı padişahlar arasında kan davaları oldukça çok yaşanmıştır. Ayrıca bu kelime ile birlikte cülus bahşişi, cülus terakkisi, cülus çıkması ve cülusiye gibi tabirlerde türemiştir. Özellikle cülus merasimi, bu sistemin en önemli parçalarından birini oluşturmaktaydı. Peki, cülus bahşişi nedir? Cülus bahşişi kimlere verlilir? İşte detaylar...

Cülus bahşişi geleneği Osmanlı Devleti'nden önceki İslam devletlerinde de görülmekteydi. Abbasiler'de bu bahşiş hakku'l- bey olarak geçmektedir. Ancak hakku'l- bey bahşişi, devlet hazinesini oldukça sarsan bir gelenekti. Bu geleneğin aynısı Samaniler'de, Gazneliler'de, Selçuklular'da , Harizmşahlar'da, Moğollar'da ve birçok İslam-Türk devletlerinde uygulandı. Memlük Devleti'nde ise cülus bahşişine nafakatü'l- bey'a adı verilirdi. Memluk Sultanı, Kansu Gavri cülusunda köle askerlere 50'şer ve karanisa denilen aylık korsan askerlere de 30'ar duka vermiştir. Devlet hazinesinde eğer bu para bulunmaz ise asker ayaklanır ve isyanlar çıkarılırdı. Bundan dolayı cülus bahşişleri zaman zaman devletin başında bulunanları zor durumda bırakmıştır. Cülus bahşişi ile ilgili merak edilenleri sizler için derledik...

Cülus Bahşişi Nedir? Cülus Bahşişi Kimlere Verilir?

Cülus Bahşişi Nedir? Cülus Bahşişi Kimlere Verilir?

Padişahın ölmesi veya tahttan indirilmesi sonucu yerine geçen padişah tarafından memurlara ve askerlere verilen hediyeye cülus bahşişi denilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk cülus bahşişi 1389 tarihinde, Yıldırım Bayezid tarafından kapıkullarına verilmiştir. Bu usul, Kosova'da padişah seçildikten sonra Yıldırım Bayezid ile başlamış, Vahdettin'e kadar tüm padişahlar tarafından devam ettirilmiştir. Cülus bahşişinin kanunlaşması ise Fatih Sultan Mehmet döneminde gerçekleşmiştir. 

Osmanlı Devleti'nde cülus bahşişi iki şekildedir. Biri askerlerin ulûfelerine zam yapılmasıyla gerçekleşir, diğeri ise bir defaya mahsus olarak verilir. Cülus bahşişinde her asker için aynı miktarlar verilmez. Sipahiler biner, yeniçeriler üçer bin, acemi oğlanlar ikişer, cebeciler ve topçulara ise biner akçe verilir. Sadrazama otuz bin, defterdara yirmi bin, müderrislere üç bin, nişancıya otuz bin, reisü'l küttaba yedi bin akçe verilirdi. Bu bahşişler ise cülus töreninde verilirdi.

Cülus töreni imparatorluğun en görkemli törenlerinden biriydi. Topkapı Sarayı'nın bir kapısı olan Babüssade'nin önüne taht çıkartılırdı. Ulema, devlet adamları ve askerler ise 2. avluda bulunurdu. Kapının önüne çıkan tahta, yeni padişah gelip otururdu. Daha sonra devlet adamları padişahın eteğini öpüp bağlılıklarını bildirirlerdi. Bu etek öpme geleneği yalnızca II. Abdülhamid'e kadar sürmüş daha sonraları padişahın parmağını öpüp uzaktan selamlamışlardır. Tören bitikten sonra padişah, Topkapı Sarayı'nın içerisine girerdi ve kapıkulu askerlerine cülus merasimi başlatılırdı. Tahta çıkan her padişah cülus bahşişiyle ilgili olan belgeyi onaylamak zorundaydı.

Aşağıdaki Haberler De İlginizi Çekebilir

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?