Çatışmada Yaralanan Er Konuştu

-

Çukurca'da 6 arkadaşı şehit olan yaralı asker otobüsle geldi

Çukurca'da 6 arkadaşı şehit olan yaralı asker otobüsle geldi

Hakkari’de teröristler tarafından eş zamanlı düzenlenen, 6 asker ile 2 köy korucusunun Şehit olduğu saldırıda yaralanan İnegöllü Jandarma Komando Onbaşı Erhan Yakut evine otobüsle döndü. Oğlunu şehir girişinde karşılayan baba Cengiz Yakut, yaralı oğlunun otobüsle gönderilmesine tepki gösterdi.

Hain saldırıda, vatani görevini yaptığı Geçimli Karakolu’nda belinden yaralanıp, roket isabet etmesi sonucu mevziden düşen İnegöllü Jandarma Komando Onbaşı Erhan Yakut, Hakkari Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahale ardından Van Askeri Hastanesi’ne götürülerek tedavi altına alındı. Buradaki tedavi ardından birliğine dönen yaralı askere 20 gün moral izni verildi.

Hakkari’den Van’a karayolu ile, Van’dan Ankara’ya uçakla gelen 21 yaşındaki er Erhan Yakut, başkentten otobüsle İnegöl’e geldi. Babası Cengiz Yakut, annesi Arzu Yakut, kız kardeşi Büşra Yakut, evlerinin karşısındaki akaryakıt istasyonu önünde Erhan Yakut’un geldiği otobüsü beklemeye başladı. Saat 05.00 sıralarında İnegöl’e gelen İnegöl’ü asker Erhan Yakut, ailesi ile kucaklaştı. Yaralı oğlunu gören anne Arzu Yakut, gözyaşlarını tutamadı.

“GELDİĞİN HALE BAK OĞLUM”

Bilecik’teki acemi eğitimi ardından Hakkari Çukurca’ya bağlı Geçimli Karakolu’nda usta birliğine giden, geçtiğimiz ayda izne gelip dönen 8.5 aylık asker Erhan Yakut’un kamyon şoförü babası Cengiz Yakut, oğlunun otobüsle evine gönderilmesine tepki gösterdi.

Otobüsten iner inmez oğlunun boynuna sarılan baba Cengiz Yakut, "Geldiğin hale bak oğlum. Seni buraya devletin getirmesi lazım" diye konuştu.

“SAVAŞTIK GELDİK”

Yaralı asker Erhan Yakut, hiç bir şey anlatacak durumda olmadığını belirterek, "Savaştık geldik. Kafamda her şey silindi" diyerek dehşet gecesini anlatmaya çalıştı. Baba Cengiz Yakut, şöyle dedi:

"Ben oğlumu askeriyenin getireceğini bekliyordum. Arkadaşlarımdan bulduğum borç parayı oğluma gönderdim. Oğlumu Van’dan uçakla Ankara Etimesgut’a getirmişler. Oradan da otobüsle yollamışlar. Ben otobüsle geleceğini tahmin etmiyordum. Devletimiz illa bir şey yapacak diye bekliyordum. Ben çocuğumu evin önünde karşılayacaktım."

“SIRTINDA YARASI VAR, KOLTUKTA NASIL GELDİ”

Oğlunun çatışmada yaralandığını Çorlu’da öğrendiğini belirten baba Yakut, şöyle devam etti:

"Arkadaşının telefonundan arayarak yaralandığını söyledi. Beni arkadaşının telefonundan değil, komutanları aramalıydı. Benim tepkim oğlumun otobüsle gönderilmesinedir. Devletim büyük, Yenişehir Havaalanı’na çocuğumu uçakla indirip evime getirebilirdi. Yaralı olan oğlumun Ankara’dan 5 saatlik otobüs yolculuğu sonucunda nasıl geldiğini merak ediyorum. Sırtında yarası var, o koltuklarda nasıl geldi? Uzanıp, rahat ederek gelmesi lazımdı. Çocuğumu yollarda karşıladığıma üzülüyorum. Şehitlerimizin ailelerine Allah sabır versin. Kederli ailelerine başsağlığı diliyorum." Öte yandan, ailesi ile yol üzerinde hasret giderek yaralı asker Erhan Yakut, Ankara-Bursa karayolunu sekerek geçip karşıdaki evine ulaştı.

O ASKER YAŞADIKLARINI ANLATTI

Sabaha karşı otobüsle geldiği İnegöl’de babası Cengiz Yakut, annesi Arzu Yakut, kız kardeşi Büşra Yakut tarafından karşılanan gazi er Erhan Yakut, Orhaniye Mahallesi’ndeki evinde dinleniyor. Ayaklarında ve kollarında yaralar bulunan Erhan Yakut, 20 günlük hava değişimine geldiğini belirterek, çatışma gecesini anlattı. 300 kişilik terörist grubunun saldırdığı karakolda 130 askerin bulunduğunu ve 4 saat süren çatışma boyunca cesurca savaştıklarını söyledi. Gazi Erhan Yakut, Çukurca’dan gelirken komutanının yanında olduğunu, ancak hastanede yatmak istemediği için memleketine geldiğini belirtirken, çatışma saatlerini şöyle anlattı:

"CESURCA SAVAŞTIK, KARAKOLU KAPTIRMADIK"

"Nöbet değişimi vardı. Ama biz böyle bir saldırıya hazırlıklıydık. Yoksa daha fazla kaybımız olurdu. Çatışma 4- 4.5 saat sürdü. 300 kişi kadar geldiler. Biz de 120-130 askerdik. Hiçbir mevzi kaptırmadık, karakolu kaptırmadık. Tüm arkadaşlarım direndi. Cesurca savaştık. Şehit düşenlerden biri komutanımdı. Komutanlarımız tecrübeleri sayesinde bizi iyi yönlendirdi. Hiç şaşırmadık. Hazırlıklıydık zaten. Her akşam bunun tatbikatını yapıyorduk. Çatışma sırasında takviyeler geldi. Kobraların gelmesi işimize yaradı. Sızma ekibini bozduk biz. Ama mayın döşemişler yollara, bize destek gelmesini önlemek için. 1996 yılında bir baskın olmuş, o zamandan beri bir şey olmamış. Karakolumuz çok kötü bir yerde. Silahlarımız güçlü olsa da tepemizden saldırıyorlardı."

CENGİZ YAKUT: HELİKOPTER YA DA AMBULANSLA BEKLİYORDUM

Er Erhan Yakut’un babası Cengiz Yakut ise, oğlunun helikopter ya da ambulansla değil de otobüsle gönderilmesine tepki gösterdi. Kamyon şoförü olduğunu, oğlunun yaralandığı haberini Çorlu’da aldığını belirten Cengiz Yakut şöyle konuştu:

"Saat 07.30 gibi aradılar. Ben çocuğun arkadaşlarının değil de bir komutanının haber vermesini isterdim. Ben de bu devletin bir vatandaşıyım. Benim tepkim duyarsızlığa. Çocuğu gördüm moralim bozuk. Otobüsle göndermişler. Otobüsten indikten sonra kendim eve getirdim. Kolları şiş, parmakları yaralı. Nasıl oldu diye sorduk, ’Baba, savaş işte oldu bitti’ diyor. Ben helikopterle veya ambulansla bekliyordum. Hakkari’den Van’a helikopterle gelmişler, oradan Ankara’ya gelmişler. 20 gün hava değişimi vermişler. Buna da şaşırıyorum. Buradan izin alabiliyormuşuz nasıl alacağımızı bilmiyorum.

Haberin Tamamı İçin:

Jandarma'dan Otobüs Açıklaması

Jandarma'dan Otobüs Açıklaması

Jandarma Genel Komutanlığı, terör saldırısında yaralanan jandarma er Erhan Yakut'un, Hakkari'den Van'a helikopterle, Van'dan Ankara'ya ambulans uçakla sevk edildiğini, Ankara'da karşılanan Yakut'un havaalanından otobüs terminaline refakatçi nezaretinde götürülerek uğurlandığını bildirdi.

Jandarma Genel Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hakkari Geçimli Jandarma Karakol Komutanlığı'na yapılan saldırıda yaralanan jandarma er Erhan Yakut ile ilgili bazı basın yayın organlarında yer alan haber ve yorumlar üzerine açıklama yapılmasının faydalı görüldüğü ifade edildi.

Yakut'un, 04 Ağustos 2012 tarihinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından karakola gerçekleştirilen saldırı sonucu yaralandığı anımsatılan açıklamada, tedavisinin yapılabilmesi için 05 Ağustos 2012 günü saat 05.00 sıralarında Hakkari Asker Hastanesi'ne helikopterle sevk edildiği, burada yapılan ilk muayenesinde, sağ el ile sol bacakta şarapnel ve sol kalçada kurşun sıyrığı tespit edildiği belirtildi.

Hakkari Asker Hastanesinde bir gün süreyle müşahede altında tutularak yapılan tedavisinin ardından, 20 gün istirahat verilerek taburcu edilen Yakut hakkında sağlık raporu düzenlendiği kaydedilen açıklama şöyle:

Haberin Tamamı İçin:

Bu Duruma Bakan'dan İlk Açıklama

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, terör saldırısında yaralanan jandarma er Erhan Yakut'un Bursa'daki evine otobüsle gönderildiği haberlerine ilişkin, “Konuyu bütün olarak bilmek gerekiyor. Kimseyi de suçlamamak gerekiyor. Ama netice itibarıyla bir gazimizin Bursa İnegöl'deki evine giderken otobüsle gönderildiği haberi hiç mi hiç hoş değil” dedi.

Çelik, Türkmenistan Çalışma ve Halkın Sosyal Koruması Bakanı Bekmurat Şamuradov ile yaptığı ikili görüşmeden sonra bir gazetecinin jandarma er Yakut ile ilgili sorusu üzerine, olayı dün akşam medyadan duyduğunu söyledi.

Haberleri izlediğinde moralinin bozulduğunu kaydeden Çelik, şöyle devam etti:

“Vatanı, milleti uğruna bu mübarek günlerde orada cansiparane mücadele eden kardeşimizin bu şekilde gönderilmesi, haber doğru ise hiç doğru olmamıştır. Bir şekilde helikopterle veya başka araçla çok daha rahat şartlarda ailesiyle kavuşması gerekirdi. Onlar hayatlarını verme pahasına orada mücadele ederken, biz devlet olarak her şeyi seferber etmeliyiz ki, ediyoruz da. Evine giderken çok daha sağlıklı araçlarla gitmesi gerekiyordu.

Haberin Tamamı İçin:

Çatışmada Yaralanan Er Konuştu

Hakkari'deki çatışmada yaralanan Jandarma Komanda Er Erhan Yakut, "Ankara'dan İnegöl'e kendi isteğimle geldim. Bana 'Seni ailen alsın' dediler. Ben de 'Babamlar zahmet etmesin diye buraya kadar gelmişiz, 4 saatlik yolu giderim' dedim. Kendi isteğimle geldim. Bilseydim böyle olayların olacağını, beklerdim" dedi

İnegöl Orhaniye Mahallesi Mehter Sokak'taki baba evinde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Jandarma Komanda Er Erhan Yakut, Hakkari'deki hastanede bulunan arkadaşlarıyla raporları çıktıktan evlerine gitmek istediklerini söyledi.

Yakut, bu konuda komutanlarının yardımcı olduğunu, 200'er lira para verdiklerini belirterek, "Sonra helikoptere bindik, Van'a gittik. Van'da durdu.

Askeri hasta uçağı vardı. O uçağa bindik. Oradan Ankara'ya geldik. Ankara'da da 2 tane rütbeli komutanım vardı yanımda. Arkadaşlarla beraberdik. Sonra bizimle ilgilendiler. Daha sonra otobüs biletlerimizi ayarladılar. Otobüse binene kadar yanımızdan ayrılmadılar. Çok ilgi gösterdiler, Allah razı olsun hepsinden. Sonra otobüse bindim. Babamı aradım 'Baba ben geliyorum, gelince konuşuruz' dedim.

Otobüse binip İnegöl'e geldim. Bir baktım, böyle karışık olaylar olmuş. Yalan yanlış bilgiler var ortada" diye konuştu. Yola çıkmadan önce babasından para istediğini, babasının da parayı gönderdiğini anlatan Yakut, şöyle devam etti:

"Biz parayı çekmeye giderken, bankamatik kartımı yuttu. Ondan sonra kartı alamadık. Sonra parayı çekmeye fırsatımız olmadı. Sonra olayı komutanlara anlattık. Komutanlar bize para verdiler. Daha sonra buraya geldik. Gazetecilerin yapmış olduğu haberler yalan oluyor. Ankara'dan İnegöl'e kendi isteğimle geldim.

Bana 'Seni ailen alsın' dediler. Ben de 'Babamlar zahmet etmesin diye buraya kadar gelmişiz, 4 saatlik yolu giderim' dedim. Allah'a şükür durumum iyiydi. 'Ayakta durabiliyorum, yürüyebiliyorum' dedim. Kendi isteğimle geldim. Bilseydim böyle olayların olacağını, beklerdim. Benimle birlikte arkadaşlarım vardı. Tezkereci arkadaşlarım vardı. Ankara'da 2-3 komutanım bana yardım etti. Biz gidene kadar başımızdan hiç ayrılmadılar."

"Birliğime geri dönmek istiyorum"-

Yakut, mühimmat sıkıntısı yaşandığına ilişkin haberlere de değinerek, "Ben 1. nolu mevzideydim. Bizim mevzilerde hiç mühimmat sıkıntısı olmadı. Herkesin mühimmatı yetti" dedi.

Hakkında çıkan haberleri "abartı" olarak nitelendiren Yakut, "Doğru değil o haberler. Benim ağzımdan duydular mı ki bunları yazıyorlar? Onları nereden duyduysalar yazmışlar" diye konuştu.

Yakut, kendisini ziyarete gelenlere teşekkür ederken, şunları kaydetti: "Allah razı olsun hepsi geldi. Güzelce konuştuk. Yardımcı olacaklarını tahmin ediyorduk. Milletvekilleri geldi, vali geldi, komutanlarım geldi. Sonra herkes geldi. Hepsinden Allah razı olsun. Arkadaşlarıma Allah sabır versin. Şehit olan arkadaşlarımın ailelerine sabır versin. Kendimi toparladıktan sonra, iyice kendime geldikten sonra birliğime geri dönmek istiyorum."

"Ayaklarım şiş... Mecbur terlik giymem lazım"-

İnegöl'e gelirken ayağında terlik olduğunun haberlerde yer aldığına da değinen Yakut, "Ayaklarım şiş. Ayakkabıyı nasıl giyeyim ki ben? Mecbur terlik giymem lazım. Ayaklarımda zaten koruyucu ilaçlar vardı. Ondan terlikle geldim. Ayakkabılarla yürüyemem zaten. Ben gelmeyi çok istedim. 'Oradan uzaklaşayım' dedim. Zaten iyice yıkılmıştım. Buraya geldim. Burada daha çok yıkıldım, olaylar yüzünden. Bu yanlış anlaşılmaların yüzünden" görüşünü dile getirdi.

"Babam olayları bilseydi böyle bir tepkisi olmazdı"-

Babasının tepkisini de değerlendiren Yakut, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Babam hiçbir şeyden habersizdi. Babam beni aradı 'Gönderdiğim parayı çektin mi?' dedi. Ben o ara kafam karıştı 'Çektim' dedim. Halbuki çekmeye fırsatım olmadı. Ondan sonra babamı aramaya vaktim olmadı. Ellerim ağrıdığı için telefon ile konuşamıyordum. 'Eve giderim, babamı çekerim, her şeyi güzelce anlatırım' dedim, ama fırsat kalmadı. Eve geldiğimde ortalık karışmıştı. Eve geldiğimde babama 'Ben böyle geldim, senin bildiğin gibi olaylar yok' dedim.

Babam da ben bilgi veremediğim için öyle konuşmuş. Şimdi babam şaşırmış 'Ben nasıl öyle şeyler söyledim?' diye. Babam olayları bilseydi böyle bir tepkisi olmazdı. Hala babama olayları tam olarak anlatamadım. Eve gelenler yüzünden yüz yüze gelerek hala anlatamadım. Eve geleli 3 gün oldu. Hala babamla yan yana oturarak konuşamadık. Arada birkaç şey anlattığım için yatıştı."

Yakut, "mühimmat bittiği için bıçaklarla savaşıldı" şeklindeki iddiaları ise "Yalan, doğru değil. Çatışma çıktı. Biz istirahatli olduğumuz için eşofman ile direkt mevzilerimize koştuk. Sonra çatışma çıktı. Devamlı çatıştık. Sağdan soldan geldiler. Sonra vuruldum, ama mühimmat sıkıntımız hiç olmadı" diye yalanladı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AkaryakıtAnkaraBursaHakkariSavaşŞehitTerörVanroket
Görüş Bildir