Çocuğu 66 Ayı Dolduran Aileler Dikkat!

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

66 Ayda Rapor Tartışması Büyüyor

66 Ayda Rapor Tartışması Büyüyor

Çocuğunu okula göndermek istemeyen veliler, raporu kimden alacağını bilemiyor.

Bu yıl ilkokul birinci sınıfa başlayacak 66 ayı doldurup, okula başlamak zorunda olan, ancak bu çocuklarını okula göndermek istemeyen ailelere yönelik Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Raporla belgelendirecek” açıklamasının ardından tartışmalar hala sürüyor. Çocuğun zihnen, bedenen ve ruhen okula uygun olup olmayacağını doktorlardan çok, pedagogların ve ailelerin karar vermesi gerektiği konusunda eğitimciler görüş birliğine varıyorlar.

Türkiye’de ilk olarak “okul olgunluğu” testini yapanlardan Prof.Dr. Ayla Oktay, bu kararın uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından verilmesi gerektiğini savunurken, çocuklarla ilgili dünya çapında yaptığı araştırmalarla tanınan Prof.Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ise en iyi kararın aileler tarafından verileceği düşüncesinde.

İşte uzmanların görüşü

Türk standartlarında ölçeklerler geliştirilmeli

Prof.Dr. Ayla Oktay (Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi)

Doktor adamın zekasını nasıl ölçecek? Gelişimi ölçebilir. Çocuğun o seviyede yeterli zekaya sahip olmasını ölçecek kişi doktor olamaz. Okul olgunluğu sadece zeka değil, dil, hareket gelişimi, diğer çocuklarla iletişim kurmayı becerisi, farklı yetişkinlerle gün boyu beraber olmayı gerektiriyor. Bütün bunlaı doktor, sağlık raporu ölçmez. Bu alanda uzmanlaşmış insanların rapor vermesi lazım. Bu çağ çocuklarına yeteri kadar hitap eden profesyonel çalışmıyor. Bu kişiler de eğitim bilimciler, psikologlar, gelişim uzmanları arasında çıkabilir. Böyle bir rapor verilecekse ekip çalışması yaparak hazırlanabilir. Doktor, psikolog, okul öncesi eğitimcisinin bir arada olduğu ekip çocuğu görebilir. Böyle bir ekip bildiğim kadarıyla yok. Bu alanda ilk “okul olgunluğu” çalışmasını ben yaptım. Daha sonra da birkaç kişi daha çalıştı. Hiçbir zaman profesyonel olarak uygulama yapıp, rapor hazırlamadım. Bu işin bilimsel olarak nasıl yapıldığını göstermek için bu çalışmayı hazırladım. Doktorlar ancak bu raporu verirken çocuğun gelişiminde normal olmayan bir şeylerin oluduğuna dair bir şeyler çıkarabilir. Şu anda ben biliyorum ki pek çok aile çocuğunu okula göndermeyi erken buluyor. Bütün bu raporu vermek için özel yöntem ve ilgi gerekir. Türk standartlarında ölçekler geliştirmeli.

Devlet insanların işine bu kadar karışmamalı

Prof.Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi

Bence bunlar çok gereksiz kısıtlamalar ve dar şekilde ele alınıyor. Çocuk pskiyatrına görünmesi lazım. Öğrenme güçlüğü veya konuşma güçlüğü varsa çok uzmanlaşmış duyma merkezlerine gitmesi lazım. İnsanlar için bu rapor büyük sıkıntı. Halbuki bunu genişletmek mümkün. Psikolojik danışma merkezlerinden alınabilir rapor. En önemli mesele çocuğun psikolojik hazırlığıdır. Zihinsel, duygusal, sosyal hazırlığırır. Doktorlar bununla meşgul olmuyor ki! Bunlar zamanın çok gerisinde kalmış şeyler. Dünya nerede biz neredeyiz. Psikolojik danışmanlar, psikologlar, eğitim uzmanları pek çok uzman var bu konuda fikir beyan edecek. Ben bunun tümüne karşıyım. Hiçbir şekilde zorlama olmamalı. Anne babaya bırakılsın. Ne diye böyle kısıtlamalar ortaya çıkıyor? İnsanlar zorlanıyor. Çaresiz kalan anne babalar var. Devlet insanların hele de çocukların işine bu kadar da karışmamalı. Bir taraftan liberallikten bahsediyoruz, kısıtlayıcı cebberrut bir devlet oluyor. Hiç tasvip etmiyorum.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir