Clinton’dan Türkiye Tespitleri: 'Geleceği Belirsiz, Önemli ve Sinir Bozucu Ortak'

-
Abone ol

ABD Başkanı Barack Obama’nın 2009- 2013 arasındaki ilk dışişleri bakanı olan Hillary Clinton, 2016′daki olası başkanlık kampanyasının ilk adımı olarak görülen ‘Zor Tercihler’ isimli kitabında Türkiye hakkında dikkat çekici tespitlere yer verdi.

‘Erdoğan otoriterleşiyor’ 

Obama ve benim ayırdığım zaman ve dikkat, Türkiye’yle ilişkilerimizi istikrara kavuştursa da, bazı dış etkenler, özellikle de İsrail’le artan gerilim yeni zorluklar ortaya çıkardı. Türkiye’nin iç dinamikleri de olayları bulandırmaya devam etti. Erdoğan’ın giderek zorbaca olan yönetimine karşı 2013’de patlak veren büyük protestoları, bazı kıdemli bakanların görevden alınmasına neden olan geniş yolsuzluk soruşturmaları izledi.

Bu kitap yazılırken Erdoğan’ın artan otoriterleşmesine rağmen kendisinin daha çok muhafazakar yerlerden aldığı destek sağlam duruyordu. Türkiye’nin gelecek yönü belirsiz. Kesin olan şeyse, Ortadoğu ve Avrupa’da önemli rol oynacağı. Ve bizim ilişkilerimiz de ABD için temel önemi olan ilişkiler olarak kalacak.

Erdoğan alarma sebep oldu

Erdoğan, liderliğindeki olumlu gelişmelere rağmen, hükümetinin siyasi muhaliflere ve gazetecilere muamelesi artan bir endişeye, hatta alarma neden oldu. Kamuda muhalefet için sunulan ortamın daraltılması, Erdoğan’ın ülkeyi hangi yöne doğru götürdüğü ve demokrasiye karşı sorumluluğu hakkındaki soru işaretlerini artırdı. Muhalifler, Erdoğan’ın Türkiye’yi muhalefete yer olmayan bir İslam devleti haline getirmeyi amaçladığından şüphe duyuyordu. Kendisinin bazı politikaları da bu korkuyu destekledi.

Hükümet taleplere cevap veremedi

  • Hükümet ikinci döneminde gazetecileri rahatsız edici oranda hapse gönderdi. Üçüncü dönemindeyse bazı kararları sorgulayan protestoculara ağır bir şekilde karşılık verdi. Yolsuzluk büyük bir sorun olarak kaldı ve hükümet giderek daha fazla oranda dünyaya bağlı ve orta sınıf vatandaşlarının hızla artan beklentileriyle yarışamadı.

  • Avrupa en çok ilgi göstermemiz gereken ülke, çoğu Müslüman 70 milyondan fazla nüfusu, bir ayağı Avrupa’da ve biri güneybatı Asya’da olan Türkiye.Erdoğan, ABD’yle ilişkilerin anahtarını elinde tutan adam

  • Özellikle bir adam, Türkiye’nin geleceğinin ve bizim ilişkilerin anahtarını elinde tututuyordu: Başbakan Erdoğan. Kendisiyle ilk kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında 1990’larda tanışmıştım. Hırslı, güçlü, dindar ve etkili bir politikacıydı. Türkler onun İslamcı partisini önce 2002’de, sonra 2007 ve 2011’de yeniden seçti. Erdoğan bu seçimleri büyük çaplı değişim yapmak için bir ehliyet kazanımı olarak algıladı. Kendi hükümeti asker içinde darbe yapmak istediği iddia edilen kişilerin üzerine saldırgan bir biçimde  gitti ve daha önceki bütün sivil hükümetlerden daha sağlam bir güce sahip oldu.

Kızlarının okulları için tavsiyede bulundum

Erdoğan’ın kadın öğrencilere başörtüsü takma hakkını vermekten söz etmesini bazıları dini özgürlükler açısından ileri bir adım olarak gördü. Diğerleriyse bunu sekülarizme karşı darbe olarak algıladı. Bu durum 21. yüzyıl Türkiyesinin derin çelişkilerini gösteriyor ve belki de iki görüş de doğru. Erdoğan başörtüsü takan kendi kızlarının başarıları hakkında epey gururluydu. Benden de onların ABD’de yüksek öğrenim görmesi hakkında tavsiyelerimi sormuştu.

Davutoğlu: Tutkulu ve bilgili

Erdoğan ile saatlerce konuştuğum oldu ve çoğu zaman Davutoğlu, çevirmen olarak yalnız bulundu. Davutoğlu akademisyenliği derin olan ve sonradan diplomat ve politikacılığa dönmüş, Türkiye’nin yeniden global önemini kazanması hakkındaki yazıları Erdoğan’ın düşünceleri ile uyuşmuş biri idi. Tutkusu ve derin bilgisini bulunduğu pozisyona getiren Davutoğlu ile verimli ve dostça bir çalışma ilişkisi geliştirdik ki bazı zamanlar bu zor anlar yaşasa da hiçbir zaman bu ilişkiler kopmadı.

Türkiye: Önemli ama sinir bozucu ortak

Dört yıllık bakanlığımda Türkiye önemli ve bazen de yıldırıcı bir ortak oldu. Bazı zamanlarda, söz gelimi Afganistan, terörle mücadele Suriye ve diğer konularda anlaşırken, bazen de İran’ın nükleer programı gibi konularda anlaşamadığımız zamanlar oldu.

İlhan Tanır | Diken

Haberin Tamamı İçin:
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir