BDP Grup Başkanvekili Buldan: 'O Metnin Dili Değişmeli'

 > -

Çiçek'ten 'Teröre Karşı Ulusal Mutabakat' Önerisi

Çiçek'ten 'Teröre Karşı Ulusal Mutabakat' Önerisi

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

TBMM'den 'Terörü Bitirecek' Hamle!

TBMM'den 'Terörü Bitirecek' Hamle!

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, kamuoyunda tartışılmak üzere 11 maddelik ”Teröre Karşı Ulusal Mutabakat” önerisinde bulundu

Çiçek, ulusal gazete ve haber ajanslarının Ankara temsilcileri ile TBMM’de bir araya geldi. Toplantıda terör konusunda düşüncelerini dile getiren Çiçek, Ulusal çıkar, devletin bekasının güvence altına alınmasına yönelik tedbirler ile milletin huzur ve refahının yükseltilmesi çabalarını...

Haberin Tamamı İçin:

'Teröre karşı ulusal mutabakat' önerisi!

'Teröre karşı ulusal mutabakat' önerisi!

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, kamuoyunda tartışılmak üzere 11 maddelik ''Teröre Karşı Ulusal Mutabakat'' önerisinde bulundu.

Çiçek, ulusal gazete ve haber ajanslarının Ankara temsilcileri ile TBMM'de bir araya geldi. Toplantıda terör konusunda düşüncelerini dile getiren Çiçek, Ulusal çıkar, devletin bekasının güvence altına alınmasına yönelik tedbirler ile milletin huzur ve refahının yükseltilmesi çabalarının birbirini destekleyecek şekilde yürütülmesini gerekli kıldığını bildirdi.

Bu çerçevede, güvenliğin pekiştirilmesi ile toplumun her kesiminin yararlandığı demokratik standartların daha da geliştirilmesinin birbirine alternatif teşkil etmediği anlayışından hareketle, devletin bekasının her şart altında korunması çabalarıyla kişisel hak ve özgürlüklere saygının daha da güçlendirilmesi arasındaki olmazsa olmaz nitelikteki dengenin gözetilmesinin, öncelikli hedefi teşkil ettiğini vurgulayan Çiçek, şunları kaydetti: ''Öte yandan ülke ve birey güvenliğinin, karşı karşıya bulunulan sorunların yalnızca bir veçhesine odaklanan tek yönlü yaklaşımlarla sağlanamayacağı bilinmektedir. Bu itibarla bir yandan bireysel hak ve özgürlükler ile toplumsal refahın daha da genişletilmesi ve güçlendirilmesi, diğer yandan da bireysel hak ve özgürlüklerin kullanımının toplumun huzur ve güvenliğine zarar verecek mahiyette istismarının önlenebilmesi yönünde, milli bir mutabakata dayanan ve bu alandaki uluslar arası normlara uygun çok yönlü kapsamlı ve kapsayıcı nitelikte tedbirler alınması gerekmektedir.

Bu bağlamda toplumun ve bireylerin yararlandığı özgürlükler alanının genişletilmesi, demokratik standartların yükseltilmesi daha özgür ve eşitlikçi bir toplumsal ve siyasal ortamın sağlanması yaklaşımı esas alınmalı, toplumsal huzur ve güvenlik ile bireyin en temel hakkı olan yaşam hakkını hedef alan terör ve şiddet eylemleri gerekçesi her ne olursa olsun, reddedilmeli ve kararlılıkla engellenmelidir.

Terörle mücadelede etkin ve kalıcı başarının sağlanmasında ulusal bir mutabakat ortamının tesisi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, başta siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve ülkemizin birlik ve bütünlüğünün korunmasında büyük fedakarlık sergileyen şehit yakınları ile terör kurbanlarının aileleri olmak üzere, toplumun her kesimini kapsayacak daha etkin bir ulusal mutabakatın tesisi gerekmektedir. Bu şekilde teröre karşı güçlü bir ortak toplumsal tepki sergilenebilecek, terörle mücadeledeki birlik ve beraberlik daha da güçlendirilecektir.''

Çiçek'in tartışmaya açtığı 11 maddelik ''Teröre Karşı Ulusal Mutabakat'' ilkeleri şunlar:

1- Şiddeti ve terörü benimseyen hiçbir anlayış veya hareket tarzı kabul edilemez. Bu nedenle, hangi maksatla olursa olsun, terör ve şiddet yöntemlerine başvurulmasını, bunun mazur gösterilmesini, desteklenmesini ve teşvik edilmesini reddediyoruz. Bu anlayışla terör örgütlerine katılmış herkese, yasalar tanınan imkanlardan yararlanarak silahlarını bırakmaları çağrısında bulunuyoruz.

2- Terör devletin bekasını ve bireysel hak ve özgürlükleri tehdit eden ve toplumun tüm kesimlerinin katılacakları çok yönlü mücadeleyi gerekli kılan bir sorundur. Bu sorun sadece güvenlik tedbirleriyle çözülebilecek bir nitelik taşımamaktadır. Bu çerçevede, terörle mücadele hükümetin, TBMM'de yer alan veya TBMM'de temsil edilmeyen tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun her kesiminin ortak bir sorumluluk anlayışı çerçevesinde birlikte ve uyum içerisinde hareket etmelerini gerektiren bir görevdir.

3- Bu anlayış doğrultusunda terörle mücadele demokratik hukuk devletinin temel ilkeleri ve insan haklarına saygı sınırları çerçevesinde yürütülecek, bu temelde yaklaşım çerçevesinde benimsenecek tedbirler partiler üstü bir anlayış ve yaklaşımla ve her halükarda tüm siyasi mülahazaların dışında tutularak bu konudaki toplumsal dayanışmayı sergileyecek surette ele alınacak ve uygulanacaktır.

4- Her türlü terör eylemi ve şiddete karşı çıkılması hükümetin ve siyasi partilerin olduğu kadar tüm demokratik kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin ve bütün yurttaşların da görevidir. Bu çerçevede tüm sivil toplum kuruluşlarının ve bütün yurttaşların özellikle gençlerin ve kadınların terör eylemlerine ve terörizmin her türüne karşı duruşlarını toplumsal dayanışmayı ortaya koyacak mahiyetteki barışçı ve demokratik yöntemlerle sergilemeleri büyük önem taşımaktadır.

5- Terörle mücadele devletin, vatandaşının can ve mal güvenliği ile temel hak ve özgürlüklerinin korunması konusundaki anayasal görevi ve bu çerçevede ilgili yasaların güvenlik güçlerine verdiği yetki doğrultusunda kararlılıkla sürdürülmeye devam edilecektir. Bu bağlamda güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyacakları imkan ve yeteneklerin geliştirilmesi öncelikli öneme haizdir.

6- Daha demokratik, daha eşitlikçi ve daha özgürlükçü bir devlet toplum ilişkisi tesisi için yurttaşlarımızın bireysel hak ve özgürlüklerini çoğulculuk anlayışı çerçevesinde ve daha geniş bir bakış açısıyla güvence altına alacak yeni bir anayasa toplumun tüm kesimlerinin katılımı ve mutabakatı da sağlanmak suretiyle süratle hazırlanacaktır.

7- Güneydoğu Anadolu bölgesinin temel sorunlarından biri ekonomik kalkınmadır. Kalkınma hedefi bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak bu doğrultuda toplumsal ve kültürel yaşamdan idari yapılanmaya, ekonomik kalkınmadan bölgesel gelişmeye kadar bir dizi, iktisadi ve kültürel tedbir etkin bir şekilde uygulamaya konulacaktır. Bu tedbirlerin uygulanmasında üniter ve ulus devlet yapısına, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet ilkelerine zarar vermeyecek şekilde, yerel yönetimlerin daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturulması yaklaşımı benimsenecektir.

8- Terörle mücadelenin bir diğer önemli veçhesi de etkin uluslar arası işbirliğinin sağlanmasıdır. Bu bağlamda gerek ülkelerle temaslarda, gerek bölgesel ve uluslar arası örgüt ve platformlarda, terörle mücadelede sergilenen işbirliği ve ülkemizde bu alanda milli bir mutabakat çerçevesinde yürütülen ortak mücadelenin anlatılması için birlikte çalışılacaktır.

9- Şehit ailelerinin, terör mağdurlarının ve bunların yakınlarının durumlarının daha da iyileştirilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.

10- Bu mutabakata taraf olan siyasi partiler ve STK olarak, bu mutabakattaki ilkeler doğrultusundaki her türlü işbirliğine partiler üstü bir yaklaşımla yaklaşacağımızı ilan ediyoruz.

11- Bu çerçevede bütün yurttaşların başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerini korumak ve daha da geliştirmek için birlikte çalışacağımızı beyan ediyor ve toplumun tüm kesimlerini bu mutabakatta ifadesini bulan yaklaşımı benimseyip desteklemeye devam ediyoruz.

Haberin Tamamı İçin:

'Çözümde Buluşalım Cenazede Değil'

'Çözümde Buluşalım Cenazede Değil'

Meclis Başkanı Cemil Çiçek, 11 maddelik bir mutabakat metni yayımladı. Çiçek, "Bu soruna hep birlikte çözüm üretelim" çağrısı yaptı.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek , siyasilerin ve devlet yöneticilerinin cenaze törenlerindeki buluşmasının halkı tatmin etmediğine dikkat çekerek çözüm için herkesin biraraya gelmesi çağrısında bulundu. 11 maddelik bir “Ulusal Mutabakat Metni” açıklayan Çiçek, “Geçmişte konuşamadıklarımızı artık konuşabiliyoruz. 10-15 yıl önce bu söylediklerimi bana öldürseniz söyletemezdiniz” dedi.
Ankara temsilcileriyle buluşan Çiçek, önce açıklamalarını “vatandaş” olarak yaptığının altını çizdi, ardından da Türkiye ’nin en önemli gündeminin terör olduğunu vurgulayarak, “Terör çağımızın vebasıdır, insanlık suçlarının yekununa terör diyoruz” dedi. Çiçek, konunun sabır taşını çatlatan yanlarına rağmen sağduyu ile konuşulması gerektiğine işaret etti.

‘İkilem yaşanıyor’

Çiçek, terör konusunda yaşanan ikilemi şöyle anlattı: “ Türkiye , bir taraftan terörle, terör örgütleriyle mücadelede hiçbir kararsızlığa düşmeden bu mücadeleyi sürdürmek. diğer yandan da terör olmasa da almamız gereken kararları almak durumundadır. Aksi halde bu kararlar sonradan alınırsa terör örgütü (bizim mücadelemiz sonunda yaptılar diyerek) bunu propaganda malzemesi yapmakta..”
Cahiliye devrinde bile belli aylarda kan dökülmediğini, savaş yapılmadığını anımsatan TBMM Başkanı, “Ama mübarek ramazan ayında ve bayram’da dahi bu kanlı eylemleri yaptılar. Bu bayram zehir oldu” dedi. Vatandaşın siyasetçilerden çözüm için biraraya gelmesini beklediğini vurgulayan Çiçek, şunları söyledi:

‘Model önermiyorum’

“Vatandaş bizim belli bir karede, cenaze namazı dışında bir araya gelip bu işi çözmemizi istiyor. Başkasından çözüm beklemek beyhudedir. Sorun bizimdir. Gaziantep ruhu bir araya gelmemizi ve bir mutabakat ruhu ortaya koymamızı gerektiriyor” diyen Cemil Çiçek , kendisinin bir model önermediğini vurguladı.

Çiçek, “Meclis çatısı altında olsun, bütün partiler mutlaka katılsın demiyorum ama biz birbirimizle konuşmalıyız. Konuşmazsak nasıl bir takım talepler yerine getirilecek. Birbirimizi hırpalayarak bir yere varamayız” dedi. Geçmişte, Turgut Özal GAP TV ’de iki saat Kürtçe önerdiğinde kendisinin bile karşı çıktığını anımsatan Çiçek, “Ancak artık bunları rahatlıkla konuşabiliyoruz. 10-15 yıl önce bana bunları hayatta söyletemezdiniz” dedi.

“ Türkiye ’de bu sorunun çözümü bakımından muhakkak ama muhakkak yapmamız gereken bir düzenleme var. O da yeni anayasa ” diyen Cemil Çiçek , mevcut Anayasayı yapanların aynı anayasanın 6. maddesine dayanan yargı tarafından yargılandığına ve Türkiye ’nin yargılanan insanların yazdığı anayasa ile yönetildiğine dikkat çekti.

Anayasa büyük rol oynar

İspanya ’nın ETA sorununu çözmesinde yeni anayasanın büyük rol oynadğını vurgulayan Çiçek, Anayasa değişikliği ve İspanya halkının teröre tavır almasıyla ETA’nın zor bir döneme girdiğini, hatta eylemlerinden siviller zarar görmesin diye saldırılarını önceden haber vermeye başladığını anımsattı. Cemil Çiçek , BDP Milletvekillerinin Şemdinli’de PKK ’lılar ile kucaklaşmasını hiç doğru bulmadığını da sözlerine ekledi.
11 maddelik mutabakat metni
Çiçek’in “terörle mücadelenin güvenlik boyutu ile insan temel hak ve özgürlüklerinin güçlendirilmesi arasındaki olmazsa olmaz denge”yi gözeterek hazırladığı metindeki 11 madde özetle şöyle:
1 - Şiddeti ve terörü benimseyen hiçbir anlayış veya haraket tarzı kabul edilemez. Terör örgütlerine katılanlar silahlarını bıraksın
2 - Sorun sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemez. Hükümet, tüm siyasi partiler, STK’lar, uyum içerisinde hareket etmelidir.
3 - Terörle mücadele demeokratik hukuk devletinin temel ilkeleri ve insan haklarına saygı sınırları çerçevesinde yürütülecek, Tedbirler partiler üstü bir anlayış ve yaklaşımla uygulanacaktır.
4- Tüm sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar, özellikle gençler ve kadınlar terör eylemlerine ve terörizmin her türüne karşı tepkilerini barışçı ve demokratik yöntemlerle sergilemeli.
5- Terörle mücadele kararlılıkla sürdürülecek. Güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyacakları imkan ve yeteneklerin geliştirilmesi önceliklidir.
6- Yeni bir anayasa toplumun tüm kesimlerinin katılımı ve mutabakatı da sağlanmak suretiyle süratle hazırlanacaktır.
7- Üniter ve ulus devlet yapısına, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet ilkelerine zarar vermeyecek şekilde, yerel yönetimlerin daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturulması yaklaşımı benimsenecek.
8 – Terörle mücadele için etkin uluslar arası işbirliğinin sağlanması için çaba gösterilecek.
9 – Şehit ailelerinin, terör mağdurlarının ve yakınlarının durumları daha da iyileştirilecek.
10 – Bu mutabakata taraf olan siyasi partiler ve STK’lar her türlü işbirliğine partiler üstü bir yaklaşımla yaklaşacak,
11- Bütün yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini korumak ve daha da geliştirmek için birlikte çalışacağız.

Çiçek: Terör sorunu milli meseledir

Ülkenin bir terör sorunu var ve bu devlet sorunudur. Terör meselesi Türkiye için milli meseledir. Terörle mücadele mevsimlik bir mesele değildir. Önce terörün tanımında ve terminolojide anlaşmak gerekir. Terörle mücadelede sihirli bir formül yok. Terör uluslararası politikanın bir parçasıdır ve uluslararası işbirliği yeteri kadar yok. Biz olağanüstü yönetimleri denedik. Türkiye demokrasi dışına çıkmadan terörle mücadeleyi yürütmelidir. Aksi, terör örgütüne taban ve taraftar sağlıyor. Bütün ülkelerin ortak hatası terör eylemlerini güvenlik meselesi ve polisiye olay olarak görmesidir. Olaya öyle bakarsanız güvenlik bürokrasisinin önerdiği tedbirler hükümetlere hakim olur.

CHP ’den destek BDP ’den sert eleştiri

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç : Ben bir muhatap bulamadım. Sayın Başkan belki maksadını açıklayacaktır. Meclis içindeki partilerin imzalaması gereken bir bildiri mi diye düşündü yoksa sadece kamuoyuna ilan edilen bir düşünce açıklaması olarak mı olarak gördü bilemiyorum. Bildirinin muhatabı Hükümet değildir.

CHP Parti Sözcüsü Haluk Koç: “Bizzat hükümetin atölyelerinde kaleme alındığı çok belli bir metin. Şimdi Çiçek’e bu açıklama yaptırılıyor. İngilizlerin sözü var ‘Öğleden sonra günaydın’ diye. Bu sözleri biz söyledik Sayın Çiçek. Siz TBMM Başkanıydınız. 14 Ağustos’ta TBMM ’yi kim toplantıya çağırdı ve kimler engelledi?”

MHP Grup Başkanvekili Ortay Vural: TBMM Başkanı Cemil Çiçek ’in partilerle istişare yapmadan kendi inisiyatifi ile deklarasyon yayınladığını, MHP ’nin yetkili organlarında konunun değerlendirilmeye devam ettiğini söyledi. Vural, partide yapılacak değerlendirmenin ardından açıklama yapılacağını ifade etti.

Haberin Tamamı İçin:

Çiçek'ten Arınç'a Yanıt: 'Muhatap Metinde Var'

Çiçek'ten Arınç'a Yanıt: 'Muhatap Metinde Var'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Arınç: 'Muhtıra'nın sivil anlamı hatırlatmaktır

Arınç: 'Muhtıra'nın sivil anlamı hatırlatmaktır

Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Muhtıranın sivil anlamı da hatırlatmak demektir. Cehaleti deşifre etmek istiyorum'' ifadesini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in Teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni önerisi ile ilgili 'muhtıra' sözüne açıklık getirdi. Arınç, ''Muhtıranın sivil anlamı da hatırlatmak demektir. Nasıl bildiri Türkçe ise; nasıl açıklama Türkçe ise; nasıl mutabakat metni Türkçe ise; muhtıra da hatırlatmak anlamında öyle bir Türkçedir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in teröre karşı hazırladığı 11 maddelik teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni'yle ilgili söylediği “muhtıra” nitelendirmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Bülent Arınç, kısaca şunları söyledi:

“Sözlerimle ilgili bazı cehalet kokan açıklamalar, bazı yanlış anlaşılmalar oldu. Mutabakat metni demişim, bildiri demişim. Bir kelime de muhtıra demişim.

'Muhtıra’ dendiği zaman AKP öncesinde askerlerin hükümete verdiği yazılı metin anlaşılıyor. O kadar kelime içinde bir kez ‘muhtıra’ demem, bazılarına geçmişte yaşananları hatırlattı.

'Muhtıra'nın sivil anlamı da hatırlatmak demektir. Nasıl bildiri Türkçe ise; nasıl açıklama Türkçe ise; nasıl mutabakat metni Türkçe ise; muhtıra da hatırlatmak anlamında öyle bir Türkçedir. Ama zihinlere öylesine yerleşmiş ki; askeri anlamda verilen muhtıralar veya siyasi anlamda verilen muhtıralar; bizimkiler hazır ola geçmek durumunda kendilerini mecbur hissettiler. Bu bir cehalettir; bu cehaleti deşifre etmek istiyorum.

Meclis Başkanı bizim yabancımız değil, partimizin kurucusudur. Sayın Cemil Çiçek, eğer hükümeti muhatap alıyorsa, buna yanıt verilebilir. Çok iyi niyetli, gerçeklere dayalı bir açıklama yapmış. Bazılarını eksik, bazılarını yanlış, bazılarını hatalı bulabilirsiniz.

'Muhtıra' kelimesini duyduğunuzda tüyleriniz diken diken olmasın. Saçma sapan tepkiler verilmesin.

İyi polis-kötü polis oyunu oynayacak insanlar değiliz. Meclis Başkanı’yla her yerde her zaman görüşürüz, ailece de görüşürüz.”

Haberin Tamamı İçin:

Çiçek'in Metnini AKP de Eleştirdi

Çiçek'in Metnini AKP de Eleştirdi

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Çiçek: 'Siyasi Hayatımda Dolmuşa Binmem'

Çiçek: 'Siyasi Hayatımda Dolmuşa Binmem'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

BDP'li Önder'den Çiçek'e Destek: 'Bu Eli Havada Bırakmamalı'

BDP'li Önder'den Çiçek'e Destek: 'Bu Eli Havada Bırakmamalı'

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in tartışma yaratan 'milli mutabakat metni'ne BDP'li Sırrı Süreyya Önder'den destek geldi: Bu kıymetli bir çaba.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun BDP ’li üyesi Sırrı Süreyya önder TBMM Başkanı Cemil Çiçek ’in Kürt sorunu konusundaki çıkışını değerlendirirken, mutabakat metninin imzaya açılmak istenmesini sıkıntı kaynağı olarak değerlendirdi ve “Kıymetli bir çaba olduğunu düşünüyorum. Bunu yere sermemek gerekiyor. İçini doldurmak, eksiğini tamamlamak, verimsiz olgulardan arındırmak, bunu yaparken de barışı hedeflemek, meselenin bütün taraflarına düşmektedir” dedi.Önder’e göre Çiçek’in çıkışı gargaraya getirilmezse barışa giden sürecin ilk adımına dönüşebilir.

Gazeteciler ile sohbetinde Anayasa Komisyonu’nda sergilenen 4 partili çalışmanın Kürt sorunu konusunda da sergilenebileceğini söyleyen Çiçek’in açıklamalarını, komisyonun BDP ’li üyesi Sırrı Süreyya Önder ile konuştuk.
Çiçek’in çıkışı konusunda ne düşünüyorsunuz?
Ben bunun kıymetli bir çaba olduğunu düşünüyorum. Fakat sıkıntılar var. Birincisi, bu metnin imzaya açılması. Eğer Cemil Çiçek bunu katkı sunulacak, üzerinde tartışılacak bir manifesto olarak sunsaydı, bugünkü ‘devletin hâkim görüşünün dışındaki tüm görüşlere kör ve sağır olma’ duvarında açılan önemli bir kapıya dönüşürdü. Bu imkân halen var. İkincisi, Cemil Çiçek ’in toplantıda söyledikleri, mutabakat metninden daha önemli açılımlar içeriyor. Bu gayreti yere sermemek gerekiyor. İçini doldurmak, eksiğini tamamlamak, verimsiz olgulardan arındırmak, bunu yaparken de barışı hedeflemek, meselenin bütün taraflarına düşmektedir. Üçüncüsü, bir yazar ve siyasetçi gözüyle baktığımda, metnin kendisi ve gazetecilere söylediklerinin dışında, söylemek istediği ama söyleyemediği şeyler olduğuna dair bir his bırakıyor insanda. Mesele gargaraya getirilmezse, barışa giden sürecin ilk adımına dönüşebilir.

Şiddete tavır alma çağrısı, BDP ’de karşılık bulur mu?
Devlet bu treni kaçırdı. Bu konudaki inandırıcılığını yitirdi. tutarsızlığı günlük hayatın bütün kodlarında, icraatlarında kendisini dayatıyor. Alevi açılımı, Kürt açılımından biraz önce başladı. Açılıma başladığı zamanki Faruk Çelik’in değerlendirmelerini okuyun, Ehli Beyt’in dile geldiğini sanırsınız. Kürt açılımının bitmesine gerekçe olarak gösterilen, meselenin savaş boyutu, Aleviler söz konusu olduğunda geçerli değil. Hiçbir zaman kimseye bir çakıl taşı atmadılar, kimsenin kalbini kırmadılar, silahlı bir fiske vurmadılar ama ne oldu da bir nefret söylemine, bir küfür gibi gösterilmeye başlandı, açılım sona erdi? Kolunuz ağırıyordur ama ağrınızın nedeni boyun omurlarınız arasındaki sıkışmadır. Tıpta boyun omurlarına bozucu alan deniliyor. Tedavi kolla değil bozucu alanla uğraşarak yapılır. Savaş ve Kürtlerin hakları meselesi ancak böyle bakılırsa topyekün ortadan kalkabilir. Bozucu alana yönelik en ufak bir adım atmıyoruz, endikasyonlarıyla kontrendikasyonlarıyla uğraşıyoruz. Elbette şiddete herkes karşı çıkmalıdır, savunulacak bir yanı yoktur. Fakat bunu talep edenlerin ve itiraz edenlerin tutarlılık gibi bir dertlerinin kaygılarının olması gerekir. Bu meselenin silahlı boyutunun bitmesi bir haftalık bir çabaya bakar. Bir haftada Kürt meselesini çözemeyiz ama savaş boyutundan çıkarabiliriz. Hükümet eğer, meseleyi demokratik siyaset, eşitlik, evrensel insan hakları temelinde çözerse diğer yaklaşımlara itibar etmezse İmralı üzerindeki onur kırıcı ve hukuka takla attıran yaklaşımını bir kenara bırakırsa, geçmişte böyle davranmadığını hepimiz biliyoruz. Bunu yapan başka bir iktidar değildi. Bu meselenin savaş boyutu bir anda tarih olabilir.

Yeni Anayasa Kürt sorununun çözümünde olmazsa olmaz mıdır?

Böyle bir imkan var. Üstelik tek imkân kapısı da bu değil. Eğer Anayasada geleneksel devletçi yaklaşımı yani bütün temel hak ve özgürlüklerde Milli Güvenlik, Kamu Düzeni, Genel Ahlak tekerlemesini hiçbir yenilik içermediğini ve hiçbir derde derman olmayacağını kavrarsak, yeni Anayasa önemli bir imkan kapısıdır. Bu sizi PKK ile görüşürüm, görüşmem sarmalından da dışarı çıkaracak önemli bir kapıdır üstelik. Anayasa yazılırken ‘Milli Güvenlik, Kamu Düzeni, Genel Ahlak’ tekerlemesi her maddeye fenni gübre gibi serpilirken, BDP bu üç kavrama katılmadığını beyan etmiştir. AK Parti ’nin yeni Anayasa ’ya yaklaşımı umut kırıcıdır. Siz hak öznelerini saymaya bile cesaret edemezseniz, bu haksızlığa uğrayan insanlara dönük hiçbir yeni gelecek vaat edemezsiniz.

Çiçek, Anayasa Komisyonu’nu model olarak gösteriyor.

Meclis’te savaş tezkeresi görüşülürken kürsüden söylemiştim. Bugüne dek Türkiye ’de resmi ve özel Kürt meselesi hakkında şu veya bu şekilde inisiyatif almayan tek kurum var o da Meclis. TÜSİAD ’dan MÜSİAD ’a, Türk İş’ten DİSK’e, yöre derneklerinden üniversitelere kadar herkes bir inisiyatif almaya çalışmış, Meclis bu çabadan beri durmuş. Yeni Anayasa Komisyonu’nun çalışma modeli, bu meselenin ele alınış biçiminde bir model olabilir. Meclis, bu konuda inisiyatif almamanın utancını daha fazla üzerinde taşımamalıdır. Kürtlerin onurunu, Türklerin endişesini, aynı kantarda tartmanın başkaca bir yolu yoktur.

Çiçek, çıkışını Gaziantep ’teki saldırıya yönelik tepkilerin etkilediği bir atmosferde yaptı.
Gaziantep ’te iki türlü vahşet yaşandı. Birincisi ölen sivil masumların olması boyutu. İkincisi hemen Kürtlere ve onların kurumlarına yönelen linç histerisi. O nedenle Gaziantep bir ruh olmamalı. Ders çıkarabileceğimiz bir başlangıca işaret edebilmeli. Bugüne dek yapılan en temel yanlış, ‘vermek’ ve ‘vermenin miktarı’ dili olmuştur. Meseleyi çözecek insani ve tılsımlı yaklaşım, “Gelin birlikte ne yaparız, nasıl yaparız” yaklaşımıdır. Kürde “sana seçmeli dil verdim, televizyon verdim, başkasını vermem” demek firavuni bir yaklaşımdır. Ama “Gel birlikte çözelim” yaklaşımı kapıyı açar. Kürtler artık kendisini bir şeyler talep eden ve bu talebinden dolayı bütün uğursuzlukların kaynağı olarak görüldüğü bir iklime razı değil.

Kılıçdaroğlu ’nun çıkışı askıda, Çiçek’in çıkışı da yanıtsız kalırsa?

Kemal Kılıçdaroğlu ’nun çağrısının kalplerde neden heyecan yaratmadığının nedenini düşündünüz mü? Meselenin adına terör derseniz, sadece anti terör timlerinden yararlanırsınız. Cemil Çiçek ’in de Kılıçdaroğlu ’nun çağrısının bu tanımlamadan dolayı heyecan yaratmamasından çıkaracağı dersler var. Şiddet bu meselenin sadece bir boyutudur. Bu meselenin hak ve özgürlüklerle ilgili 99 boyutunu sayabilirim. Siyasetçinin görevi bunları konuşup çözüm bulmaktır.

Çİçek polemİğİ İzlİyor

TBMM Başkanı, açıklamasının ardından başlayan polemiğe dahil olmadan tartışmaları izliyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ’ın ‘muhtıra’ açıklamasını düzeltmesi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in içeriğe ilişkin olumlu yaklaşımı, Çiçek’i rahatlatmış görünüyor. Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın bu konuda CHP ’ye verdiği olumlu yanıt ve ‘katkısı olacak herkese kapımız açık’ söylemi de Çiçek’in hükümetin tavrına ilişkin referanslarını oluşturuyor.

Haberin Tamamı İçin:

BDP Grup Başkanvekili Buldan: 'O Metnin Dili Değişmeli'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, BDP'li Önder'in önemli bulduğu Çiçek'in mutabakat metnini değerlendirdi: "Bu dille uzlaşma olmaz."

TBMM Başkanı Cemil Çiçek ’in 11 maddelik ‘Milli Mutabakat Metni’ni değerlendiren BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, “Bu haliyle bu metni imzalamayacağız. Ama bu metin değiştirilebilir. Dili çok daha uygun bir hale getirilebilir. Terör yerine Kürt sorunu başlığı altında bir metin hazırlanırsa çok daha mantıklı, faydalı bir metin haline getirilebilir” dedi. Buldan, BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ’in “elin havada kalmaması” yönündeki çağrısını ise şöyle değerlendirdi: “Sayın Önder de metnin bu haliyle kabul edilmesi yönünde ifade kullanmamış. Eğer Önder metni bu haliyle kabul ediyorsa ona katılmam. Destek de vermem.”

TBMM Başkanı Çiçek’in önerisi, her partide farklı tepkilere neden oldu. Çiçek’e ilk tepki AK Parti ’de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ’tan geldi. AK Parti ’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında önceki gün gerçekleşen MKYK ve MYK’ın ortak toplantısında da konu ele alındı. AK Parti ’nin görüşünü ise Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik açıkladı. Çelik, ‘yöntem’ yanlışlığına dikkat çekerek Çiçek’e mesaj gönderdi.

BDP ise Çiçek’in önerilerine tamamen kapıyı kapatan partiler arasında yer aldı. BDP ’li Sırrı Süreyya Önder ’den ise Çiçek’e destek gelmesi dikkat çekti. Radikal ’in sorularını cevaplandıran Buldan, hem Çiçek’in öneri paketini hem de tartışmaları şöyle değerlendirdi: “11 maddelik mutabakat metninde 30 yıllık çözümsüzlük dilinden vazgeçilmemiş. Soruna terör sorunu olarak bakılan, sorunun çözümünde güvenlikçi politikaları ön safa çıkartan bir metnin Türkiye ’de yaşanan çatışmalı ortama katkısı olacağını düşünmüyorum. Bu metin 4 partinin ortak hazırlayacağı bir metin olabilir. Üzerinde çalışma yapılabilir. Ama bu haliyle Türkiye ’ye ve bu savaşın bitmesine hiçbir katkı sağlamayacaktır. Bu haliyle bu metni imzalamayacağız. Ama bu metin değiştirilebilir. Dili çok daha uygun bir hale getirilebilir. Terör yerine Kürt sorunu başlığı altında bir metin hazırlanırsa çok daha mantıklı faydalı bir metin haline getirilebilir.

Farklı yöntemler şart

Kürt sorununun çözümünde, Türkiye ’nin demokratikleşmesi adı altında yapılması gereken şeyler var. Hem demokratikleşme hem de Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesi konusunda farklı yöntemler denenmeli. Şimdiye kadar denenen yöntemlerin sonucu ortada. Silahlar hiçbir zaman susmadı. Silahların bu sorunu çözmediği de artık ortadadır. Askeri ve siyasi operasyonların bir an önce son bulması gerekiyor. Sayın Cemil Çiçek bunun çok farkındadır. Siyasi ve askeri operasyonlar devam ettiği sürece bu sorun çözülmeyecektir. Bence Sayın Cemil Çiçek ’in şöyle bir çağrısı olmalıdır: Silahlar mutlaka susmalıdır. Bu müzakere sürecinde bu metin masaya yatırılabilir. Ama bir müzakere süreci başlatılmalı ve metin mutlaka değişmeli. Biz BDP olarak bu metnin altına imza atamayız.”

Eksik de olsa dikkate alınmalı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek ’e AK Parti içinden destek de var. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten , Çiçek’in önerisinin eksik de olsa dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Radikal ’in sorularını cevaplandıran AK Partili İçten, “Kürt sorununun bir partinin tekelinde olmadığını yıllardır bas bas bağırıyorum. Bu sorun Türkiye ’nin sorunu. Tüm siyasi partilerin, kanaat önderlerinin sorunu. Meclis’in iradesi ve ortak mutabakatla çözülebilecek bir konu. Bu anlamda ortak bir iradenin çıkartılmak istenmesini önemli görüyorum, dikkate alınmalı. Tabii eksiklikler olabilir. Eklemeler, çıkartmalar yapılabilir. Ama bu düşüncenin dikkate alınması her şeyden daha önemli. Meclis’te grubu olan tüm partiler ortak irade ortaya koymalı” diye konuştu. Çiçek’in Milli Mutabakat Metni’nde konuya, Kürt sorunu değil, terör sorunu çerçevesinde yaklaştığının hatırlatılması üzerine İçten, “Ben terör çerçevesi içinde bakılmasından yanayım. Masum insanlar katlediliyor. Ben Kürdüm… Kürtler de böyle algılamıyor” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

14 AğustosAdalet ve Kalkınma PartisiAleviAnkaraBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBülent ArınçCemil ÇiçekCumhuriyet Halk PartisiDiyarbakırHüseyin ÇelikİmralıİspanyaKemal KılıçdaroğluMilliyetçi Hareket PartisiPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşŞehitTerörTurgut ÖzalTürkiye Büyük Millet Meclisidizikadınlarolay
Görüş Bildir