Tahliyelerini Beklerken Cenazeleri Çıktı

 > -

Cezaevinde İsyan: Çok Sayıda Yaralı

Cezaevinde İsyan: Çok Sayıda Yaralı

Şanlıurfa Cezaevi'nde çıkan olaylarda çok sayıda kişi yaralandı.

Şanlıurfa E Tipi Cezaevi'nde isyan çıktı. HaberTürk'ün haberine göre, ce...

Haberin Tamamı İçin: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=345630

Cezaevinde İsyan

Cezaevinde İsyan

Şanlıurfa'da aralarında BDP milletvekili İbrahim Ayhan'la birlikte bin dolayında hükümlü ve tutuklunun bulunduğu E Tipi Kapalı Cezaevi'nde isyan girişimi başlatıldı.

Yatak ve yorganların ateşe verildiği cezaevinde çıkan yangın, itfaiye ekipleri müdahalesiyle söndürülürken, yaralanan 15 tutuklu ve hükümlü hastanelerde tedavi altına alındı. Çıkan olaylarla ölenlerin de olduğu resmi makamlarca doğrulanırken henüz rakam konusunda açıklama yapılmadı.

Eyyübüye Semti'nde bulunan E Tipi Kapalı Cezaevi'nde saat 22.40 sıralarında isyan girişimi başlatıldı. KCK tutuklusu BDP Milletvekili İbrahim Ayhan'ın yanısıra siyasi suçluların da yer aldığı bin dolayında tutuklu ve hükümlünün bulunduğu cezaevindeki C-12 koğunda kalanların yatak ve yorganları ateşe verip sloganlar atarak başlattığı isyan, kısa sürede diğer koğuşlara da sıçradı. İsyan üzerine çok sayıda jandarma ve polisle birlikte itfaiye ve sağlık ekipleri cezaevine sevk edildi. Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu ile İl Jandarma Komutanı Albay Emin Dursun da cezaevine gelerek çalışmaları yönlendirdi.

Polis, cezaevi çevresini ablukaya alarak çevrede kuş uçurmazken, jandarma ise isyana müdahale etti.
Bu sırada isyan haberinin yayılmasıyla yaklaşık 500 hükümlü ve tutuklu yakını cezaevi çevresinde toplandı. Cezaevindeki gelişmelerden haberdar olmak isteyen tutuklu ve hükümlü yakınları ile polis arasında da zaman zaman cezaevi önünde gerginlik yaşandı.

Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle isyan 1.5 saatte kontrol altına alınırken, çıkan yangın da itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Çıkan olaylarla yaralanan yaklaşık 15 tutuklu ve hükümlü ambulanslarla çeşitli hastanelere götürülerek tedavi altına alındı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/gundem/haber/75...

Cezaevinde Kanlı İsyan

Cezaevinde Kanlı İsyan

Şanlıurfa Cezaevi’nde dün gece isyan çıktı. Yatak ve yorganların ateşe verildiği isyanda 13 kişinin öldüğü ve 5 kişinin yaralandığı açıklandı. BDP’li milletvekili İbrahim Ayhan’ın da bulunduğu cezaevinde isyanı siyasi değil adli tutukluların çıkardığı öğrenildi

Şanlıurfa’da aralarında BDP milletvekili İbrahim Ayhan’la birlikte siyasi suçlularında yer aldığı bin dolayında hükümlü ve tutuklunun bulunduğu E Tipi Kapalı Cezaevi’nde isyan girişimi başlatıldı.
Yatak ve yorganların ateşe verildiği cezaevinde çıkan yangın, itfaiye ekipleri müdahalesiyle söndürüldü. İsyanda 13 kişinin tutuklu öldü, 5 kişi de yaralandı.

Eyyübüye Semti’nde bulunan E Tipi Kapalı Cezaevi’nde dün saat 22.40 sıralarında isyan girişimi başlatıldı.
KCK tutuklusu BDP Milletvekili İbrahim Ayhan’ın yanı sıra siyasi suçluların da yer aldığı bin dolayında tutuklu ve hükümlünün bulunduğu cezaevindeki C-15 koğuşunda kalanların yatak ve yorganları ateşe verip sloganlar atarak başlattığı isyan, kısa sürede diğer koğuşlara da sıçradı.

Jandarma komutanı geldi
İsyan üzerine çok sayıda jandarma ve polisle birlikte itfaiye ve sağlık ekipleri cezaevine sevk edildi. Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu ile İl Jandarma Komutanı Albay Emin Dursun da cezaevine gelerek çalışmaları yönlendirdi.

Polis, cezaevi çevresini ablukaya alarak çevrede kuş uçurmazken, jandarma ise isyana müdahale etti. Bu sırada isyan haberinin yayılmasıyla yaklaşık 500 hükümlü ve tutuklu yakını cezaevi çevresinde toplandı.

Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle isyan 1.5 saatte kontrol altına alınırken, çıkan yangın da itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu “Cezaevindeki isyan siyasi tutukluların değil, adli tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu koğuşta meydana gelmiştir ve şu anda kontrol altındadır” diye konuştu.
Valilik tarafından yapılan açıklamada ise çıkan isyanda 13 kişinin can verdiği 5 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Erdoğan: İnceleteceğim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, isyanın ardından Adalet Bakanı, Çalışma Bakanı ve Şanlıurfa Valisi’yle görüştüğünü belirterek, Vali’nin yangın sırasında sağ kalan bir hükümlüyle yaptığı görüşme konusunda kendisine bilgi verdiğini de kaydetti. Erdoğan, bu kişinin Vali’ye koğuştaki mahkumlar arasında kavga çıktığını ve yangının da bundan sonra başladığını anlattığını belirtti. Vali’nin koğuşun 18 kişiyi barındıracak kapasiteye uygun olmadığını söylediğini kaydeden Erdoğan, bu konuyu bütün boyutlarıyla Adalet Bakanı’na inceleteceğini dile getirdi

13 ÖLÜ, 3'Ü HASTANEDE 5 YARALI
Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi'nde adli suçluların kaldığı ve 18 kişinin bulunduğu C-15 koğuşunda çıkan olaylarda 13 kişi yaşamını yitirdi. 3'ü hastanede 5 kişi de yaralandı. Vali Celalettin Güvenç, yaptığı açıklamada olayın tamamen koğuşta kalan mahkumların kendi aralarında çıkan kavgadan kaynaklandığını belirterek, "Maalesef adli suçluların kaldığı 18 kişilik koğuşta mahkumlar saat 20.00 sıralarında tartışıyor ve bu tartışma kavgaya dönüşüyor. Çıkan olaylarda maalesef 13 mahkum yaşamını yitirdi. 3 kişi hastanelerde tedavi altında, 2 kişi de cezaevinde ayakta tedavi gördü. Kesinlikle gardiyanlarla veya askerlerle herhangi bir çatışma söz konusu değil. Siyasi mahkumlarla, terör suçlardan mahkumlarla ilgisi yok. Otopsiler yapılacak. Cezaevi önünde biriken vatandaşlara gerekli bilgileri verdik. Mahkum yakınlarına başsağlığı diliyorum" dedi. Vali Güvenç, tedavi altındaki yaralıların da hayati tehlikelerinin bulunmadığı ve cezaevinde güvenlikle ilgili bir sorun bulunmadığını sözlerine ekledi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/cezaevinde...

Ergin Ve Çelik Şanlıurfa'da

Ergin Ve Çelik Şanlıurfa'da

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa'ya geldi.

Özel uçakla kente gelen Bakanlar Ergin ve Çelik'i, GAP Havaalanı'na, Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç ve diğer yetkililer karşıladı.
Havaalanının VIP salonunda, Vali Güvenç'ten bir süre Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki olayla ilgili bilgi alan Ergin ve Çelik, daha sonra karayoluyla kent merkezine geçerek Eyyübiye Mahallesi'ndeki cezaevine gitti.
Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi'nde gece bir koğuşta mahkumlar aras...

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/207784...

Sadullah Ergin'den Şanlıurfa Cezaevi Açıklaması

Sadullah Ergin'den Şanlıurfa Cezaevi Açıklaması

Adalet Bakanı Ergin, Şanlıurfa Cezaevi'nde çıkan yangınla ilgili olarak açıklama yaptı...Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 13 kişinin öldüğü 5 kişinin yaralandığı Şanlıurfa E Tipi Cezaevi'ndeki olayla ilgili ''Dün akşam Urfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumumuzda çıkan yangın sonucunda maalesef can kaybının da içerisinde olduğu bir sonuç ortaya çıkmıştır'' dedi.

İşte Ergin'in açıklamasından satır başları...

C-15 koğuşundan duman sızdığı tespit edilmesiyle derhal müdahale edilmiştir. Ancak kapının önüne yatak süngerlerinden barikat oluşturarak ateşe verildiği tespit edilmiştir. İlk etapta yangına müdahalenin ardından 5 tutuklu sağ olarak ele geçirilmiştir.

PowerPlate ile fit bir görünüm
İSYANDA HAYATINI KAYBEDENLER
Üst kattaki mahkumlara ise ranzalardan barikat kurulması nedeniyle ulaşılamamıştır. Bu yangında hayatını kaybeden tutuklu ve hükümlülerin isimleri şöyle:

İmama Bakır Tek, Mustafa Kemal Kılıç, Mehmet Aslantay, Hüseyin Kıskanç, Taner Şimşek, Yunus Ekşili, İbrahim Halil Kaya, Mehmet Satış, Mehmet Emin Gerçek, Fuat yıldız, Sinan Özalp, Ve Suphi Özalp...

Hayatını kaybeden tutuklu ve hükümlülerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Hayatını kaybedenler adli suçlardan tutuklu ve hükümlü olanlar. 13 mahkum hayatını kaybetti.

Yangının çıktığı koğuşun alt katında tutulan 5 tutuklu ve hükümlü kurtarıldı.

Bakanlığımızca idari tahkikat başlatılmıştır. Soruşturma devam etmektedir.

CEZAEVİNDE KAPASİTE FAZLAMIZ VAR
Kapasite fazlamız var. kabul etmemiz lazım. Kapasiteyle mevcut eşitlendi. İzmir'de açık var ama Urfa'da fazla var. Bunlar bu sefer gündeme görüşmeler geliyor. İstek üzerine nakiller yapmaya gayret ediyoruz.

Cezainfaz kurumunun arttırılmış kapasitesi 600'dür. Ama bir bölümünde tadilat vardır. Tadilat yapılan bölüm 10 Temmuz'a kadar teslim edilecek. O zaman bir rahatlık söz konusu olacak.

İncelemelerin sonucunda tablo daha net ortaya çıkacak. Herhangi bir ihmal görevi kötüye kullanma varsa üzerine gidilir.

Şanlıurfa Cezaevi'ndeki yangın çıkan koğuşun normal kapasitesi 12 kişilik. Ancak yoğunluk olduğu için koğuşta 18 kişi kalıyordu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/sadullah-ergin...

İşte 13 Kişinin Öldüğü İsyanın Nedeni

İşte 13 Kişinin Öldüğü İsyanın Nedeni

Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda 13 mahkumun hayatını kaybettiği olaydan sonra başlayan gerginlik devam ediyor. Aralarında BDP Milletvekili İbrahim Ayhan'ın da bulunduğu cezaevindeki yüzlerce mahkum, eylem yapmaya başladı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in incelemelerde bulunduğu cezaevindeki mahkumların protestoları, cezaevinin dışından da duyuluyor. Beraberce yüksek sesle bağıran mahkumlar, cezaevindeki ranza ve duvarlara vurarak protestoda bulunuyor. Cezaevinin çevresinde bekleyen mahkum yakınları da içerideki protestoya destek veriyor.

ŞANLIURFA E Tipi Cezaevi'nde, adli tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu C-15 Koğuşu'da çıkan kavga ve yatakların ateşe verildiği isyanda diri diri yanarak ölen 13 tutuklu ve hükümlünün cenazesi otopsi ve kimlik tespiti için Gaziantep Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. KCK operasyonlarında tutuklanan BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın da aralarında bulunduğu, 1057 tutuklu ve hükümlünün kaldığı Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi önüne akın eden aileler yakınları olan tutuklu ve hükümlülerden haber alabilmek için sabaha kadar bekledi. Güvenlik güçleriyle tutuklu ve hükümlü yakınları arasında gerginlik tırmanırken, zaman zaman arbede çıktı.Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi'nin yoğunluk şikayeti üzerine birkaç yıl önce kapasitesi 264'ten 350'ye çıkarılmasına karşın, 1057 tutuklu ve hükümlünün konulması, sık sık yer kavgalarına sahne oldu. Hırsızlık, yaralama ve gasp gibi adli suçlardan tutuklu ve hükümlü 18 kişinin kaldığı C-15 koğuşundaki facia, iddiaya göre yatak ve vantilatörün hangi tarafını serinleteceği anlaşmazlığından çıktı. İki gruba ayrılan ve aralarında daha önce de kavga eden tutuklu ve hükümlüler dün gece saat 22.45 sıralarında yeniden birbirlerine girdi, yatakları ateşe verdi. Yangına müdahale etmeye giden görevliler içeriye giremeyince, itfaiye ekipleri ve güvenlik güçlerinden yardım istendi. Gelen asker ve itfaiye erleri yaklaşık yarım saat içinde alevleri diğer koğuşlara sıçramadan kontrol altına aldı.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/iste-13-ki...

'Felaket'in Geleceği Belliydi

'Felaket'in Geleceği Belliydi

İlk gece 'mahkûmların kavgası' sonucu çıktığı açıklanan yangının, aslında koşullara yönelik bir protestodan kaynaklandığı anlaşılıyor.

Şanlıurfa E Tipi Cezaevi’nde 13 kişinin ölmesiyle sonuçlanan olayların, mahkumlar arası bir kavga sırasında değil, koğuşlardaki aşırı kalabalığı protesto ederlerken meydana geldiği ihtimali güçleniyor. 6-8 kişi kalması gereken koğuşlarda 18 kişi kalan ve artan sıcaklar nedeniyle de bu durumu protesto etmek isteyen bir grup tutuklu eylem yapmak istedi. Ancak yangın donanımı olmayan ve eksik personelle çalışan cezaevinde, protestocular da başlarına geleceği öngöremedi ve eylem bir faciaya dönüştü. İHD verilerine göre daha önce de benzer gerekçelerle 2 protesto eylemi gerçekleşmiş 1 kişi ölmüştü.

28 Temmuz 2010’da yine aynı cezaevinde yaşanan bir protesto sonrasında İHD ’nin, 2011’de ise Şanlıurfa Barosu’nun hazırladıkları farklı raporlarda cezaevinin fiziki durumundan kaynaklanan önemli sorunların yaşandığı ortaya çıktı. Radikal’e konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Felaketin gözgöre göre geldiği bu rapordan belliydi. İki senedir hiçbir önlem almayan bu cezaevi müdürü ile savcısı açığa alınmalı ve soruşturma başlatılmalı. Ayrıca cumhuriyet savcısının da görevini yapmadığı ortada” diyor.
Türkdoğan 2 yıl önce Erkan Gümüştaş adlı bir tutuklunun kendini yakması üzerine hazırladıkları raporda cezaevinin fiziki durumunun ortaya çıktığını belirterek, “Şu anda aynı yöneticiler başta. Bu rapora rağmen önlem almamışlar. 2009’dan beri gerek yıllık ihlal raporlarımazda gerekse cezaevleri ihlal raporlarımızda sayıları ve fazlalığı özellikle belirtiyoruz. 2009 ve 2010 yılı cezaevi ihlal raporlarımızı Adalet Bakanlığı ’na gönderdik. Verilen cevap ise şu oldu: İhaleye çıktık, yeni cezaevleri yapıyoruz. Biz yeni cezaevinden ziyade tedbirlerin artırılmasını, insanların sağlıklı ve güvenli ortamlarda barındırılamısın istiyoruz.” Türkdoğan ayrıca, yangına geç müdahele edildiğine dair iddialar olduğunu belirterek, “Cezaevinde kapılar dışa doğru açılır. Dolayısıyla tutukluların barikatı nedeniyle müdahale edilemediği iddiası komik bir iddiadır” dedi.

28 Temmuz 2010 tarihinde İHD Heyeti tarafından hazırlanan ve tutuklu Erkan Gümüştaş’ın kendini yakma olayını araştıran raporda cezaevinin fiziki durumu tutuklu ve hükümlüler tarafından şöyle anlatılıyordu:

Tuvalet kapısına yatak
F. T.(55): Kapasite 245 kişi olmasına rağmen ben kaldığım dönemde burada bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı 1000 kişinin üzerine çıkmıştı. Size bir örnek vereyim benim kaldığım odanın kapasitesi 6 kişiydi ancak biz 18 kişi kalıyorduk, Tuvaletin kapısının önüne kadar yatak sermek zorunda kalıyorduk. Biliyorsunuz Urfa yazın çok sıcak oluyor Bizim kaldığımız odanın yatakhane kısmındaki küçük bir pencere dışında bir yerden hava alma imkanımız yoktu. Nefes almakta bile zorlanıyorduk. Ben kalp hastası olduğum için çok fazla zorlanıyordum. Oradaki fiziki şartlar bir işkence aracıydı. Cezaevi yönetimi Adalet Bakanlığı ’nın tutuklulara sağlamış olduğu ‘ortak alan’ hakkımızı uygulamıyordu, Dışarıdan cezaevine eşya alınmıyordu; ancak cezaevinin kantinindeki fiyatlar da çok fazla yüksekti.
Tutuklu yakını H. K. (60): Tutuklulara bilinçli olarak baskı uygulanıyor sayımlarda ve yemek dağıtımlarına kadar yapılan her iş tutuklular için birer işkenceye dönüşüyor. Gürüşme yerleri kapalı ve çok havasız, Çocuklar bu durumdan etkileniyorlar.

Cezaevleri durumu
Bu arada Şanlıurfa Valisi Celalettin Özgenç, gazetecilere yaptığı açıklamada, olayda hayatını kaybedenlerin yanarak değil, dumandan etkilenerek öldüklerini söyledi.
Türkiye’de 328 kapalı, 36 açık cezaevi, 3 çocuk eğitimevi, 5 kadın kapalı, 1 kadın açık, 4 çocuk ve gençlik kapalı ceza evi olmak üzere toplam 377 cezaevi var. Bu kurumların kapasitesi 121.804 kişilik olmasına rağmen 31 Mart 2012 itibariyle 132 bin 369 kişi barınıyor.

Açık görüş izdihamı
Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Yarı Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndaki tutuklu ve hükümlüler, önceki gece yaşanan olayların ardından dün aileleriyle açık görüş yapmaya başladı. Adalet Bakanlığı ’nın izniyle yapılan açık görüşlerin 15 gün devam edeceği duyuruldu. Bunun üzerine sabah saatlerinden itibaren Eyyübiye’deki cezaevi önünde toplanan vatandaşlar yakınlarıyla görüşmek için kayıt yaptırmaya başladı. Ancak bu kez de izdiham yaşandı

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

Bu koğuşlarda değil mahkum hayvan bağlasan yaşayamaz!

Bu koğuşlarda değil mahkum hayvan bağlasan yaşayamaz!

Şanlıurfa E Tipi Cezaevi’nde 13 mahkumun öldüğü isyanın ardından, ağır insan hakları ihlalleri çıktı. Edinilen bilgilere göre, 350 kişilik cezaevinde 1057 tutuklu kaldığı için, mahkumlar yer yataklarında yatabilmek için bile sıraya giriyordu. Bir de yaz sıcakları eklenince cehenneme dönen koğuşta kalanlar, tek vantilatör için birbirine girdi. Yataklarla kapıya barikat kuran mahkumlar, koğuşu ateşe verince diri diri yanarak hayatını kaybetti.

13 mahkumun yanarak hayatını kaybettiği isyanın çıktığı Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi’nde aşırı yoğunluk yaşanıyordu. Şikayetler üzerine birkaç yıl önce kapasitesi 264’ten 350’ye çıkarıldı. Ancak cezaevinde kapasitesinin 3 katı olan 1057 tutuklu ve hükümlü kalıyordu. Bu nedenle tutuklu ve hükümlüler arasında sık sık zor şartlar nedeniyle yatak kavgaları yaşanıyordu.

Yetersiz yatak sayısı

İddiaya göre hırsızlık, yaralama ve gasp gibi adli suçlardan tutuklu ve hükümlü 18 kişinin kaldığı C-15 koğuşundaki facia da yatak ve vantilatörün hangi tarafını serinleteceği anlaşmazlığından çıktı. C-15 koğuşu aslında 8 kişilikti. Aşırı yoğunluk nedeniyle koğuşun kapasitesi artırılmış ve 12 kişilik hale getirilmişti. Ancak küçük koğuşta tam 18 kişi kalıyordu. Yerlere atılan yataklar bile mahkumlara yeterli olmuyordu. Koğuşta yatak nedeniyle iki gruba ayrılan mahkumlar arasında sık sık sert tartışmalar ve kavgalar yaşanıyordu. Yönetim bölümüne 3 koridor uzaklıkta bulunan C-15 koğuşunda kalanlar arasında önceki gün de iddiaya göre bu nedenle kavga çıkmıştı.

Vantilatör kavgası

Bazı tutuklu ve hükümlülerin yerde yattığı koğuşta önceki geceki kavganın, yatak ve bunaltıcı sıcakta koğuştaki vantilatörün hangi tarafı serinleteceği tartışmasından çıktığı ileri sürüldü. İddiaya göre, tartışmanın büyümesiyle bir grup mahkum aynı koğuşta kaldıkları 5 kişiyi feci şekilde darp etti ve alt katta bulunan tuvalete kilitledi. Cezaevindeki insan hakları ihlallerini protesto etmek isteyen grup, daha sonra isyan başlattı. Ranzaları koğuş kapısının önüne dizen ve barikat kuran tutuklu ve hükümlüler, koğuşun ikinci katına çıkan merdivenleri de kapattı. Koğuş içerisinde bulunan yatak ve yorganları ortaya toplayan ve ateşe veren mahkumlar, alevlerin bir anda büyümesiyle yangının ortasında kaldı.

Tuvalettekiler kurtuldu

Yangına müdahale etmeye giden görevliler barikatlar nedeniyle içeriye giremeyince, itfaiye ekipleri ve güvenlik güçlerinden yardım istendi. Gelen asker ve itfaiye erleri yaklaşık yarım saat içinde alevleri diğer koğuşlara sıçramadan kontrol altına aldı. Yatakların ve eşyanın neredeyse tamamen yandığı C-15 koğuşuna giren ekipler, dövüldükten sonra alt kattaki tuvaletlere kilitlenen Cevat Yılmaz, Yusuf Aydemir, Vedat Taştan, Abit Aytekin, Mustafa Demir’e yaralı olarak kurtardı. Ancak üst kata çıkan merdivenler de kapalı olduğu için oraya güçlükle müdahale edilebildi. Ekipler üst kata çıktığında ise isyanı başlatan mahkumlardan İmam Bakırtek, Mustafa Kemal Kılıç, Mehmat Arslantay, Hüseyin Kıskaç, Tamer Şimşek, Yunus Eşkili, İbrahim Halil Kaya, Mehmet Satış, Şükrü Üldez, Mehmet Emin Gerçek, Fuat Yıldız, Sinan Özalp ve Suphi Köksal’ın tanınmayacak haldeki yanmış cesetleriyle karşılaştı.

Soruşturma başlatıldı

Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Yalçın, İl Jandarma Komutanı Albay Emin Dursun, Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu ve yetkililer ile birlikte cezaevine gelerek inceleme yaptı. Saat 01.00 sıralarında cezaevinden çıkan Vali Güvenç, “Titiz bir inceleme yapıyoruz. Savcılarımızla birlikte olayın yaşandığı koğuşa kadar girerek inceleme yaptık. Burada ihmali, kusuru olan varsa bu da Adalet Bakanlığı müfettişlerinin incelemesinin ardından ortaya çıkacak” dedi.

BDP’li vekil de vardı

Cezaevinin siyasi tutuklular koğuşunda bulunan ve 20 ay önce KCK soruşturması kapsamında tutuklu bulunan BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan’ın eşi, avukatları ve yakınları da cezaevine geldi. Burada olaya ilişkin bilgi alan ve daha sonra tutuklu İbrahim Ayhan ile görüşen avukatlarından Bekir Benek cezaevi çıkışında gazetecilere açıklama yaptı. Meydana gelen olayın hizmet kusuru olduğunu ifade eden Bekir Benek, cezaevi kapasitesine ilişkin şikayetlerin daha önce bir çok kez gündeme gelmesine rağmen çözülmediğini söyledi.

Daha önce de isyan çıktı

Kapasitesinin üzerinde tutuklu ve hükümlünün bulunduğu Şanlıurfa Cezaevi’nde, geçmiş yıllarda zaman zaman isyan çıktı. Çoğunluğu siyasi tutukluların çıkardığı isyanlarda, tutuklu ve hükümlüler yatacak yer bulamadıklarından ve cezaevi koşullarından şikayet edip koğuşları ateşe vermişti. Hafif yaralanmalara yol açan isyanlar, güvenlik güçlerinin müdahalesi ile bastırıldı. Öte yandan 2010 yılının Temmuz ayında ise PKK suçundan cezaevinde tutulan hükümlülerden Erkan Gümüştaş, kendisini ateşe vermişti. Gümüştaş, ağır yaralı olarak götürüldüğü hastanede kurtarılamamıştı.

Başbakan açıklama yaptı

Önceki gece Meksika’ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan cezaevindeki olayla ilgili şunları söyledi: “Adalet Bakanımız, Şanlıurfa milletvekilimiz ve valimizle görüştüm. Valimiz koğuşu gezmiş, incelemiş. Detay bilgiler aldım. Bu konuyla ilgili asıl bilgiler yapılacak teftişin ardından ortaya çıkacak. Sağ kalanlardan bir tanesiyle Valimizin yaptığı görüşmeye göre; ’Önce arkadaşlar arasında bir kavga çıktı, kavgayı müteakiben ateşe verdiler. Ben kendimi dışarı atarak kurtarabildim’ diyor. 5 kişi hastanede ama durumlarının ağır olmadığı söyleniyor. Temennim odur ki, o 5 kişide bir şey çıkmaz. Ama maalesef 13 kişi yangın neticesinde öldü. Koğuşun 18 kişilik kapasiteye uygun olmadığı yönünde Vali beyin söylediği bir şey var. Bunların hepsinin incelenmesini Adalet Bakanımızdan isteyeceğim.”

BDP: Sorumlusu devlet

Cezaevinde incelemelerde bulunmak üzere dün Şanlıurfa’ya giden BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, tutukluların can güvenliğinden devletin sorumlu olduğunu söyledi: “Bu cezaevinde 13 kişinin ölümü, mahkumların kendi arasında çıkan kavgadan çıkmış olsa bile, bunun sorumlusu Adalet Bakanlığı’dır, Hükümet’tir, cezaevi yönetimidir, cezaevi savcısı ve müdürüdür. Devlet, yaşam hakkını güvence altına almak zorunda olduğu cezaevinde, insanları ölümden koruyamıyorsa bu zaten başlı başına bir suçtur. Bütün diğer şeyleri bir tarafa bırakarak bunu söylüyoruz.”

Hayata Dönüş’ten sonra en ölümlü olay

Türkiye’de cezaevinde çok sayıda isyan çıkıyor. Ancak Şanlıurfa Cezaevi’ndeki isyan, Hayata Dönüş operasyonunun ardından en çok ölüme neden olan olay oldu. 2000 yılında gerçekleştirilen “hayata dönüş operasyonunda” 2’si asker olmak üzere 32 kişi ölmüştü. O dönem F tipi hücre sistemine geçişi engellemek amacıyla 19 Kasım 2000’de mahkumlar açlık grevi başlatmış, bir ay sonra 19 Aralık 2000’de ise 20 cezaevine operasyon yapılarak ölüm orucu tutan isyan halindeki mahkumlara müdahele edilmişti. Olaylarda 32 kişi hayatını kaybetmişti.

Koğuş kapısına barikat kurmuşlar

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, dün sabah saatlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile birlikte Şanlıurfa’ya geldi. Cezaevinde yaklaşık 1.5 saat kalan Ergin, ardından basına olayla ilgili bilgi verdi: “Nöbetçi gardiyan duman kokusu alınca olayın farkına varılıyor. Yapılan incelemede C-15 koğuşundan duman sızdığı tespit ediliyor. Hemen koğuş anahtarı alınarak, koğuş kapısı açılıyor. Ancak kapı açıldığında, nüne yatak süngerlerinden barikat oluşturularak ateşe verildiği tespit ediliyor. Yangına müdahale edilmiş ve ilk etapta alev kontrol edildikten sonra tuvalet ve banyonun yer aldığı alt katta bulunan 5 hükümlü kurtarılmıştır. Üst katta bulunan tutuklu ve hükümlüler ise ranzalardan oluşturulan barikat ile çıkış engellendiği için üst kattaki 13 kişiye olay anında ulaşılamamıştır. Kurtarma çalışmaları esnasında aralarında Cezaevi Müdürü’nün de bulunduğu 9 personelimiz yaralanmıştır. Halen 1 personelimiz de hastanede yatarak tedavi görüyor.”

Soruşturma başlattık

“Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin adli, Bakanlık olarak da idari soruşturma başlattık. Soruşturmalar devam ediyor. Elde edilecek yeni bilgi ve detay hususlar ilerleyen süreçte kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu süreçte herhangi bir ihmal, görevi kötüye kullanma, savsaklama varsa üzerine ciddiyetle gidilir ve varsa ihmal üzerinin örtülmesi mümkün değildir. Cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin, şikayet ettiği fazla kapasite ve iklim sıcaklıklarına yönelik idari önlemler alınacak.”

‘İçeride ölüm koşulları var’

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, cezaevinde dün incelemelerde bulundu. Olayın yaşandığı bölgeye sokulmayan ve sağ kurtulanlardan sadece bir tutuklu ile görüştürülen Tanrıkulu, edindiği bilgileri VATAN’la paylaştı: “İnsani olmayan koşullar var, çok şikayet olduğunu öğrendim. 275 kişi olan kapasite düzenleme ile 375’e çıkarılmış, ancak içeride 1053 tutuklu ve hükümlü var. Olay yerini bize göstermediler. Başka tutuklulular ile görüşmeme de imkan verilmedi.”

‘Kavga çıkmamış’

“Sadece bir tutuklu ile görüştürdüler. O da olaydan bir gün önce, Cuma günü koğuşa gelmiş. Olay Cumartesi oluyor. Yani kimseyi tanımıyor, süreci, öncesinde yaşananları bilmiyor. Bir kavga ortamı olmamış. İçeride Kürte ve Arapça bir şeylerin konuşulduğunu, ancak bunu anlamadığını söylüyor. İçeridekiler ölüm koşullarında yaşıyorlar.”

Yakınları isyan etti

Olayın duyulmasının ardından yüzlerce tutuklu ve hükümlü yakını, cezaevine akın etti. Yakınlarından haber almak için cezaevine girmeye çalışanlarla güvenlik güçleri arasında gerginlik çıkınca bölgeye çok sayıda polis ve zırhlı araçlar sevk edildi. Yakınlardan bazıları, kaldırım taşlarını sökerek polise attı. Polisler, bu saldırıya biber gazı ve basınçlı su ile karşılık verdi.

Yerde bile yatacak yer yok tuvalet için sıraya giriyorlar

Urfa Barosu 13 Nisan 2011 tarihinde yaptığı basın açıklamasında Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde koşulların insani olmadığı yönünde uyarı yapmıştı. Açıklamada, “Şanlıurfa’da gölgede 43-45 dereceleri bulan hava sıcaklığı cezaevinde kapalı ortamda 10 kişi yerine 30 kişinin oluşturduğu ısıyla ve klima kullanımının da yasak olması nedeniyle odalarda bunaltıcı bir ortam yaratıyor. Hukuksal bir nitelendirme yapılacak olursa bu İnsanlık dışı veya onur kırıcı bir durum” denilmişti.

Hazırlanan raporda ise şu tespitlere yer verilmişti:

1. Cezaevinin konferans salonu gibi ortak alanları koğuş sistemi odalara çevrilmiş.

2. Kapasitesi 300 kişi ancak kapasitesinin 3-4 katı oranda yaklaşık 1000’i aşan insanın kalıyor. Aşırı yoğunluk dayanılmaz hal alıyor ve izdihama neden oluyor.

4. 10 kişilik koğuşlarda 30 tutuklu ve mahkum kalıyor. Yerlerde dahi yatacak bir alan bulunmuyor.

5. Mahkzmlar yerde yatmak için bile sıraya giriyor.

6. Koğuşlarda 1 tuvalet bulunuyor. Su günde 4 kez, 1’er saat veriliyor. Her mahkzma sadece 2 dakika ihtiyaç süresi düşüyor. Bunun sonucu olarak başta sağlık ve güvenlik olmak üzere birçok sorunun da yaşanıyor.

9. Cezaevinde tek aile hekimin bulunuyor. Yoğunluk nedeniyle hekimlik hizmeti yetersiz kalıyor.

11. Yoğunluk nedeniyle açık görüş süreleri 30 dakika, kapalı görüş sürelerinin 10 dakikaya düşürüldü.

12. Tutuklu ve hükümlülere yakınları tarafından elden getirilen kitaplar kabul edilmiyor. Kargo yoluyla gönderilmesi halinde kabullerin yapıldığı bu durumun ise kargo masrafını karşılayamayan aileler için sıkıntı yarattığı ve hürriyetinden yoksun olanların kitap temininde engel teşkil ettiği, tutuklu ve mahkzmların yasal olmasına rağmen bazı gazeteleri almalarının idarece engellendiği,

13. Bazı mahkzmların eğitim öğretim, bilgisayar kursu gibi sosyal ve eğitici aktivitelerin artırılmasını talep ettikleri,

14. Merkezi sistem sınavlarına giren mahkzmların sınav harçlarını karşılamakta zorlandıkları, mahkzmların bu harçlardan muaf tutulmalarının talep edildiği,

Haberin Tamamı İçin: http://haber.gazetevatan.com/bu-koguslar...

O müdürün tayini çıktı

O müdürün tayini çıktı

Yangında 13 kişinin yaşamını yitirdiği Şanlıurfa'daki cezaevi müdürü başka göreve atandı

ÇELİK: TAYİNİ ÇIKTI

13 kişinin öldüğü Şanlıurfa Cezaevi Müdürü'nün görevden alındığı iddialarını değerlendiren Çelik "Urfa Cezaevi Müdürü görevden alındığı iddiaları doğru değil. Yaz kararnamesinde tayini çıkmış, bu tayin yerine getiriliyor" dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://haber.gazetevatan.com/o-mudurun-t...

'Şanlıurfa Hükümetin İkinci Uludere Vakasıdır'

'Şanlıurfa Hükümetin İkinci Uludere Vakasıdır'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25359308

13 Mahkumun Öldüğü Şanlıurfa Cezaevinde Yangın Yeniden Çıktı

13 Mahkumun Öldüğü Şanlıurfa Cezaevinde Yangın Yeniden Çıktı

13 Mahkumun öldüğü Şanlıurfa cezaevinde yeniden yangın çıktı

Yangının çocuk koğuşlarında kalanların yatakları ateşe vermesi ile başladığı belirtiliyor

Cezaevinden sloganlar yükseliyor. Cezaevi çevresinde de durum çok gergin. Yakınları cezaevinde onlar toplandı, polis büyük önlemler alıyor

Şanlıurfa Cezaevi’nde çocuk koğuşunda saat 18.00 sıralarında yangın çıktı. İhbar üzerine 3 itfaiye aracı ile ambulans olay yerine sevkedildi. Koğuşların bulunduğu bölüme çıkan yangına ekipler müdahale etmeye başladı.

İçeriden mahkumların slogan sesleri geliyor...

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/13-mahkumu...

Şanlıurfa'dan Sonra Gaziantep ve Adana Cezaevlerinde Yangın

Şanlıurfa'dan Sonra Gaziantep ve Adana Cezaevlerinde Yangın

13 kişinin yanarak öldüğü Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi'nde yangın çıktı. Çocuk bölümünde çıktığı ileri sürülen yangına çok sayıda itfaiye ekibi müdahale ederken, cezaevine çok sayıda ambulans ve polis ekibi de sevk edildi. Yangının kontrol altına alındığı dakikalarda Adana ve Gaziantep Kapalı cezaevlerinde belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi'nin Çocuk Koğuşu'nda saat 19.00 sıralarında başlayan yangına müdahale eden Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri kısa sürede kontrol altına aldı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/207892...

Osmaniye Cezaevi'nde Yangın: 23 Yaralı

Osmaniye Cezaevi'nde Yangın: 23 Yaralı

Osmaniye T Tipi Cezaevi'nde adli tutukluların bulunduğu koğuşta, yatak ve kağıtlarının ateşe verilmesi sonucu yangın çıktı.

B6 koğuşunda çıkarılan yangın itfaiyenin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü. Yangında 1'i infaz koruma memuru, diğerleri tutuklu ve hükümlü toplam 23 kişi dumandan etkilenerek hastanelere kaldırıldı.

Yangını haber alarak cezaevi ve hastanelere gelen tutuklu ve hükümlü yakınları fenalık geçirdi. Cezaevi önünde toplanan mahkum yakınlarını sakinleştirmek ise polis yetkililerine düştü. Emniyet yetkilisi bir kişi gelerek, yaralıların tamamının dumandan etkilendiğini, yangın sonucu bir yaralanmanın olmadığını söylemesi, mahkum yakınlarını rahatlattı.

Emniyet güçleri cezaevi ve yaralıların götürüldüğü hastanelerin etrafında geniş güvenlik önlemi aldı.

CHA

Haberin Tamamı İçin: http://cihan.com.tr/caption/Osmaniye-Cez...

Faciadan sonra 127 kişi başka cezaevine

Faciadan sonra 127 kişi başka cezaevine

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25359526/?utm...

Karaman Cezaevi’nde de Yangın

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25359697

Tahliyelerini Beklerken Cenazeleri Çıktı

Sinan Özalp, Şükrü Üldüz ve Mehmet Satış için taziye çadırı kuruldu. Ölen bu üç genç için de aileleri ve avukatları tahliye kararı bekliyordu.

Urfa’nın Yakubiye Mahallesi’nin girişindeki taziye evinde derin bir sessizlik var. 22 yaşında Urfa E Tipi Cezaevi’nde hayatını kaybeden Sinan Özalp’in evinin bulunduğu sokakta iki taziye evi açılmış. Erkeklerin bulunduğu ev sessiz, kadınların bulunduğu evde durup durup başlayan ağıtlar var.

Beş ay önce kavgaya karıştığı gerekçesiyle tutuklanan, ailesine avukatların verdiği bilgiye göre en fazla 3 ay içinde tahliye olması beklenen Sinan Özalp 5 çocuklu bir ailenin en küçük oğlu. PKK’ya katılan ağabeyi 1992 yılında dağda vurulmuş. Bir diğeri Diyarbakır ’da polis. Askerden yeni gelen Sinan henüz bir iş ve eş bulmadan tutuklanmış. 18 tutuklunun bulunduğu C 15 koğuşunda kalıyormuş. Sinan’ı en son geçen çarşamba gören yakını Hasan Özalp anlatıyor: “Çarşamba günü tahliye edileceğini düşündüğü için umutluydu. Cezaevi koşullarından şikâyet etti. Çok sıcak olduğu için çok daralmışlar. ‘Gece çarşafları ıslatıp yatmaya bile su yok’ diyordu. En son morgda gördüğümde yüzü tamamen kömür olmuştu. Dedesinin üzerine defnettik. O kadar kalıplı bir çocuktu ki, mezar zor aldı.”

Taziye evindeki ablası Zeynep kardeşinin hâlâ yaşadığını sanıyor, sürekli kalkıp “Hastaneye niye gitmiyoruz” diye soruyor. En sonunda sakinleştirici iğne yapılması için götürüyorlar hastaneye. Büyük ablası o gittikten sonra “Erê erê (evet evet)” diye uzun bir ağıda başlıyor. Ağıt Türkçe-Kürtçe karışık “Başımıza ne geldi/ Kibar biram (kardeşim) toprağa girdi” diye sürüyor. Annesi taziye boyunca sessiz, “Allah takdir etti, ne denir” diyor.

Hâkime ‘Yer yok’ demiştik
Müvekkili Abdurrahman Doğan C 15’te bulunan Mustafa Yavuz, Doğan’la aynı davadan tutuklu yargılanan Şükrü Üldüz ve Mehmet Satış’ın hikâyesindeki detaya işaret ediyor: “Benim müvekkilim Abdurrahman Doğan 3 aydır cezaevindeydi, Şükrü Üldüz ve Mehmet Satış dört ayı aşkın süredir tutukluydu. Hırsızlık suçlamasıyla tutuklulardı ve son davada davacı işyeri sahibi kamera kayıtlarındaki görüntüleri teşhis edemediğini açıklamıştı. Hâkim bilirkişi raporunu beklemeye karar verdi. O zaman hâkime ‘Cezaevinde yer yok, koğuşlarda insanlar yatacak yer bulamıyor’ dedik. Bizi ciddiye almadı. Bu dosyadan geçen duruşmada tahliye bekleniyordu ama hakim tutuklulukta ısrar etti. Bu perşembe yeniden davaları vardı, çıkacaklardı.”

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

STK'lerden Şanlıurfa Raporu

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve KESK'in de aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşu ve sendikaların temsilcileri, Şanlıurfa Cezaevi'ndeki yangına ilişkin hazırladıkları raporu Adalet Bakanlığı önünde kamuoyuyla paylaştı.

illi Müdafaa Caddesi'nde toplanan grup, sloganlar atarak Adalet Bakanlığı'na yürüdü.

İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan, olayda 13 mahkumun öldüğünü, sonraki 2 gün boyunca diğer cezaevlerinde de ''isyanlar'' yaşandığını ifade etti.

Sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan heyetin incelemelerde bulunduğunu ve bir rapor hazırladığını belirten Türkdoğan, bu kapsamda, olayda ölenlerin yakınlarıyla, avukatlarıyla, hükümlü ve tutuklularla görüşüldüğünü anlattı.

Şanlıurfa Cezaevi'ndeki yangına geç müdahale edildiğini belirten Türkdoğan, bu nedenle ölümlerin önüne geçilemediğini söyledi.

Türkiye'deki cezaevlerinin doluluk oranlarını eleştiren Türkdoğan, cezaevi koşullarının denetimi için tarafsız ve bağımsız bir mekanizmanın kurulması gerektiğini söyledi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=346902

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Açlık greviAdanaBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBiber GazıCumhuriyet Halk PartisiDiyarbakırGültan KışanakİstanbulİzmirKitapÖlüm OrucuOsmaniyePolisRecep Tayyip ErdoğanŞanlıurfaTerörTürkiye Büyük Millet Meclisiolaytahliye
Görüş Bildir