Cemil Çiçek: '30 Maddede Mutabakat Var'

 > -

Cemil Çiçek: 'Birkaç Yıl Tutukluluktan Sonra Beraat Neyi Değiştirir?'

Cemil Çiçek: 'Birkaç Yıl Tutukluluktan Sonra Beraat Neyi Değiştirir?'

Cemil Çiçek, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, 88 maddenin müzakere edildiğini, bunun 30'unda mutabakat sağlandığını söyledi

TBMM Başkanı Cemil Çiçek , yargının işleyişi ile ilgili bir takım sıkıntıların, aynı zamanda milli güvenlik problemi de çıkardığını söyledi. Çiçek, “Birini tutuklamışsınız birkaç sene, sonunda diyorsunuz ki 'Kusura bakma seni tutukladık ama beraat kararı verdik.' Peki, o kadar içeride kaldıktan sonra bana, aileme, işime, onuruma verdiği zarardan sonra devletin, 'kusura bakma' demesi neyi değiştirir ki?'' diye konuştu.

Çiçek, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, 88 maddenin müzakere edildiğini, bunun 30'unda mutabakat sağlandığını söyledi. Çiçek, “88 maddenin müzakeresi yapıldı, bunun 30'unda mutabakat var. Bir 30-40 madde ikinci bir müzakere süreci içerisinde daha süratli yapılabilecektir. 60-70'e yakın madde üzerinde görüş birliği var. Bunlar önemli maddeler” dedi.

SKY TÜRK Televizyonu'na canlı yayın konuğu olan Çiçek, Başbakan'ın konuyla ilgili açıklamasının muhalefet tarafından rest olarak algılandığının belirtilmesi üzerine, bunun Türkiye'nin önüne gelmiş çok önemli bir fırsat olduğunu ve siyasette bu fırsatın kolay kolay ele geçmeyeceğini söyledi. Çiçek, ''Bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz, böyle bir sorumluluğumuz var'' dedi.

Çiçek, artık Türkiye'de yeni bir anayasanın çok büyük bir kesimin kabul ettiği şekilde zaruret olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

''Yeni bir anayasa ihtiyacı açıktır. Tartıştığımız konulara baktığımızda bunların önemli bir kısmının anayasayla bağlantılı olduğunu görebiliriz. Dolayısıyla artık bu anayasa ile Türkiye'nin yoluna devam edemeyeceğini her siyasi parti kendi üslubuna ve gerekçelerine göre açıkça ortaya koydu.

30 yıldır da bu anayasanın Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini tartıştık. Bir konunun 30 yıl tartışılıyor olması hem ehemmiyetini gösterir, bu işe bir nokta koymamız gerektiğini de çok açık olarak ifade eder. Dolayısıyla ilk defa orta yere böyle bir fırsat çıktı.''

Çiçek, 4 siyasi partinin doğru bir kararla ve geçmişte emsaline çok az rastlanan veya hiç rastlanmayan bir kararla bu işin, bu dönem bu Meclis tarafından neticelendirilmesini istediğini vurguladı. Bunun önemli bir karar olduğunu ifade eden Çiçek, ''Yapılış tarzı, içerdiği hükümler bunca değişikliğe rağmen halen Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap verememesi, önceliklerinin, kurumlararası, erklerarası dengelerin bozuk olması, felsefesi... Neresinden bakarsanız bakın, 4 siyasi parti dedi ki, (yeni bir anayasa, kısmı değişiklikle bu iş olmaz)'' diye konuştu.

TBMM Başkanı, 1,5 seneye yakın bir zamandır 4 siyasi partinin vardığı mutabakat çerçevesinde bir komisyon kurulduğunu, kendisinin de bu işin başkanlığını yerine getirmeye çalıştığını hatırlatarak, ''Bu masanın dört ayağı var. 4 siyasi parti bu anayasayı yapacak. Meclis Başkanı sadece koordinatördür. 4 siyasi parti aradan geçen süre içerisinde Türkiye'de ilk defa birçok engelleri aşarak, belli bir çalışmayı başlattı'' dedi.

Çiçek, Türkiye'nin dört bir tarafında toplantılar yaptıklarını, birçok kesimden görüş istediklerini, bugün 20 bin sayfanın üzerinde bir doküman oluştuğunu bildirdi.

Çiçek, ''pratikte gelinen noktada Mart'a kadar masadan bir uzlaşma çıkmayacağı aşikâr'' ifadesi üzerine, böyle bir peşin hükümle masaya oturulamayacağını, çünkü müzakere yapıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Türkiye'nin en temel konularını müzakere yapıyoruz ve müzakerelerin yapıldığı en meşru zeminlerden bir tanesi burasıdır. Yani canımızı yakan ne kadar konu varsa toplumda diyoruz ki, 'bunun konuşulacağı yer TBMM'dir.' İşte o Meclis'in içinden çıkan bir komisyon, bu konuları belli bir noktaya getirmeye çalışıyor. Zaten burada bir mutabakat hâsıl olduğu takdirde gündemdeki birçok konuda ikinci, üçüncü plana düşecektir. Göz ardı edilmemesi gereken husus, bu komisyona katılan arkadaşlar şahıs olarak değil, partilerini temsilen katılıyor. 4 partinin temsilcileri partileri adına bu işi belli bir noktaya getirmeye çalışıyor. Sanki dışarıda herkes anlaşıyor, problem komisyonda çıkıyor gibi... Çok kolay bir iş yapmıyoruz. Onun için herkesin bu işi biraz sabırla takip etmesi lazım. İşin çok kolay olmadığını kabul etmesi lazım.

Komisyonda görev yapan insanlar olarak bu tarihi fırsatı kaçırmamız gerekir. Onun için biraz daha yoğun çabayla, biraz daha gayret sarf ederek, biraz daha sadece bu işe yoğunlaşarak... Komisyonun dışındaki görüşmeler, beyanlar, tartışmalar elbette yapılabilir. Buna cevap verecekler de vardır. Ama bizim birinci önceliğimiz, 'yeni bir anayasa taslağı hazırlayın, getirin.' Biz buna yoğunlaşmalıyız.''

''Komisyonun ne kadar çalışacağına kendisi karar verse daha iyi olmaz mıydı-'' sorusuna da Çiçek, şu yanıtı verdi:

''Bu masanın dört ayağı var dedim. Ayağın biri olmadığı takdirde bu masanın dengesi bozulur. Yani bu çalışma tarzına itiraz eden bir kısım hukukçularımız oldu ama dört siyasi parti bunda anlaştı. 'Hangi konuyu görüşeceksek, görüş birliği içinde bu işi götürmemiz lazım gelir' diye bir anlaşmaları var. Bana göre de çok yanlış gözükmüyor. 88 maddenin müzakeresi yapıldı, bunun 30'unda mutabakat var. Bir 30-40 madde ikinci bir müzakere süreci içerisinde daha süratli yapılabilecektir. 60-70'e yakın madde üzerinde görüş birliği var. Bunlar önemli maddeler. Kamuoyunun, Meclis'te temsil edilen bir partinin yasama organı için, yürütme organı için ve yargıyla ilgili düşüncelerini, temel hak ve özgürlüklerle ilgili düşüncelerini çok net, açık olarak görme imkânı olacak. Dört siyasi parti ilk defa ayrıntılı görüş veriyor. Şu ana kadar yargı bölümü dışında ki onu da 5 Şubat'a kadar verecekler. Dolayısıyla aşağı yukarı anayasanın omurgası, çatısı büyük ölçüde çatılmış oluyor.''

Cemil Çiçek, yargının işleyişi ile ilgili bir takım sıkıntıların, aynı zamanda milli güvenlik problemi de çıkardığını söyledi.

Çiçek, uzun tutukluluk sürelerine değindi. Türkiye'de yargının genelde tutuklama yönünde temayülünün söz konusu olduğunu belirten Çiçek, bunun, tutuklu ve hükümlü sayısı mukayese edildiğinde görüldüğünü ifade etti. Çiçek, açılan davaların yüzde 48'inin beraatla sonuçlanmasının da ayrı bir gösterge olduğunu dile getirdi.

Cemil Çiçek, ''Birini tutuklamışsınız birkaç sene, sonunda diyorsunuz ki 'Kusura bakma seni tutukladık ama beraat kararı verdik.' Peki, o kadar içeride kaldıktan sonra bana, aileme, işime, onuruma verdiği zarardan sonra devletin, 'kusura bakma' demesi neyi değiştirir ki?'' diye konuştu.

Bu sıkıntıların giderilmesi için zaman zaman yasama organının düzenlemeler yaptığını anlatan Çiçek, şunları söyledi:

''Gerçekten tutukluluk uzun sürüyor. Yargılamayı hızlandırmak için birçok tedbirler alındı. Geçen sene kanun çıktı. Ama buradaki sıkıntı yasada değil, uygulamada. İki konuda, yargının tutumundan yasama organı ve yürütme organı rahatsız olmuştur. Yürütme diyor ki 'Ben CMK 250. maddeye göre yargılama yapan yargı organlarının tutumundan rahatsızım. Ben seni kaldırıyorum.' Yasama organı da buna katılıyor. Yargı da çıkan yasanın gerekçesini, Meclis'in iradesine uygun yorumlamak durumundadır. Aksi halde bu keyfilik olur.

Yasama organı diyor ki 'Ben uzun tutukluklardan rahatsızım. Ne kadar elinizde dava varsa, sizin elinize böyle çağdaş imkân getiriyorum. Adli kontrol imkânını getirerek size kolaylaştırıcı bir imkân sağlıyorum.'

Yargılamalarda yaşanan sıkıntılar, Türkiye'de siyasi gerilimlere de neden oluyor, güvenlik problemi de çıkıyor. Ülkenin güvenliğini kiminle sağlayacağız? Son günlerdeki tartışmaların özünde biraz da bu var. Yargının işleyişi ile ilgili bir takım sıkıntılar, aynı zamanda milli güvenlik problemi de çıkarıyor.

Yargı sorunları çözmek yerine bazı uygulamaları itibariyle tam tersi 'sorun 'üreten gibi bir algılanır bir noktaya geliyor. Yasa eksikliği mi var? Yeni yasalar da çıkabilir ama eldeki yasalardan beklenen muradı hâsıl etmemiz gerekiyor. Tutukluluk tedbirdir, mahkûmiyet değildir. Deliller toplandıktan sonra dava açılır. Savcı davayı açtı ilgili mahkemeye. Hâkim 15 gün içinde inceleyecek. Eğer dava açılmasını gerektirecek kadar delil toplanmadıysa iade edilecek. Bizim beklentimiz tutuklamaların mahkûmiyete dönüşmemesi.''

Cemil Çiçek, adli kontrol düzenlemesinin, bugün tartışılan konuların önemli bir bölümünü çözecek çok çağdaş bir müessese olduğunu ifade etti.

Çiçek, dün Genel Kurul'daki ''ırkçılık'' tartışmasında, BDP Muş Milletvekili Sırı Sakık'ın ''Kafkaslardan, Boşnaklardan gelenler, bu ülkenin sahipleri siz değilsiniz. Haddinizi bileceksiniz'' sözlerinin anımsatılması üzerine, şöyle konuştu:

''Meclis kürsüsü, hür ve bağımsız bir kürsüdür. Böyle bir imkânın olması, aklınıza gelen her şeyi söyleminiz anlamına gelmez. Bizler sorumlu insanlarız. Konuşmalarımıza, davranışlarımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Maalesef bu dönem hepimizi üzen, yaralayan, toplum barışını yanlış yönde etkileyen konuşmalar oldu. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor.

Sadece seçim bölgemizi düşünerek yaptığımız açıklamalar, bence sorumlu açıklamalardır. Seçildiğimiz andan itibaren Türkiye'nin milletvekiliyiz. Konuşmalarımızı, ülkenin tümünü hesaba katarak yapmamız gerekiyor. Meclis kürsüsünün sağladığı imkân, her istediğinizi söylemek gibi bir şeyi bize vermez. Keşke bu tartışmalara Türkiye girmeseydi, ama girdi.''

Cemil Çiçek, Meclis TV'nin yayın süresine ilişkin bir değişiklik olup olmayacağı sorusu üzerine, bu konuyu incelediklerini, TRT ile görüşmelerde bulunduklarını dile getirdi. TRT ile yapılan protokole uyulmadığını belirten Çiçek, Meclis'in çalışma sürelerinin belli olmadığı için TRT'nin, söz konusu kanalı kendi açısından değerlendiremediğini kaydetti. Çiçek, konu üzerinde çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Cemil Çiçek, ''Siz sürekli yayın olmasını düşünüyor musunuz?'' sorusuna, ''Bu soruya 'evet' ya da 'hayır' demek belki çok politik olur. Yayınlayan ve yayınlamayan ülkeler var. Kısmen yayınlayan ya da özel bir kanalla anlaşan ülkeler var. Tabiatıyla milletin meclisidir. Millet, burada ne olup bitiyorsa bunu bilmesi gerekir. Bilsin ki ona göre kararını versin'' dedi.

Çiçek, kabine değişikliğinin ardından eski Bakanlar için Meclis'te oda tahsisine ilişkin soruya ''Meclis'te gerçekten yer sıkıntısı var. 550 milletvekili sayısına göre yeterli oda yok. Yerler verilmiştir, verilmeyenler bir iki gün içinde çözülür. Kaldı ki bu geçici bir sıkıntı. Yeni binaya geçince bu sorunlar çözülecek'' yanıtını verdi.

T24

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Barış ve Demokrasi PartisiBaşbakanCemil ÇiçekMuşTRTTürkiye Büyük Millet MeclisiTürkiye Radyo ve Televizyon Kurumutrt
Görüş Bildir