Soma Sanığı Can Gürkan'ın Avukatı: 'Bu İnsanları Savunmaktan Onur Duyuyorum'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Soma faciasına ilişkin davanın bir numaralı sanığı Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın avukatı, müvekkilinin suç işlediğine inanmadığını ve bu kişileri savunmaktan onur duyduğunu söyledi. Tutuklu sanık avukatlarından Yusuf Koçyiğit ise sabotaj iddiasında bulundu ve bilirkişi raporu için, 'bilimdışı sözde bilirkişi raporu' diyerek yeni bilirkişi talep etti. 

Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihindeki maden faciasıyla ilgili 8'i tutuklu 45 sanıklı davanın öğleden sonraki oturumunda sanık avukatları dinlendi. 

Davanın bir numaralı sanığı, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın avukatı Kadir Çetin, müvekkili ve diğer sanıkların önlem almaması ve tedbirsizlik sebebiyle bu olayın meydana geldiğine inanmadığını söyledi. Avukat Çetin, sanık konumundaki kişilerin suç işlediğine inanmadığını ve bu kişileri savunmaktan onur duyduğunu da ifade etti. 

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasının 6. celsesinde sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından öğleden sonra sanık avukatları dinlenmeye başlandı. İlk olarak Av. Kadir Çetin, yaklaşık 2 saat savunma yaptı. Büyük bir olayın, facianın yaşandığını belirten Av. Çetin, üzgün olduklarını, Soma Kömür İşletmeleri'nin eskiden beri tanıdığı sağlam bir şirket olduğunu söyledi. Madenci yakınlarının, "Ay ne kadar sağlam." diyerek tepki göstermesi üzerine Çetin, bu şekilde savunma yapamayacağını belirtti. Soruşturma sürecinde savcının kendilerine aşırı tepki gösterdiğini iddia eden Av. Çetin, kendilerini polis zoruyla dışarı çıkarttığını anlattı. 

 "Müvekkilimin neden tutuklu olduğunu çözemedim"

Olayın başından beri facianın gerçek sebebine öğrenmek istediklerini ancak sorumluluğun, yürütülen linç kampanyasıyla müvekkillerinin üzerine yıkılmak istendiğini savunan Av. Çetin, "Bu olayın nedeninin açığa çıkması gerekiyor. Müvekkilimin suçsuz olduğuna inanıyorum. Madende üste iletilecek olumsuzluk yok, üste iletilsin. Can Gürkan, ancak işinin ehli kişileri ocakta görevlendirmemekle suçlanabilir ama ocakta çalışanların tamamı işinin ehlidir. Müvekkilimin 11 aydır neden tutuklu olduğunu çözemedim." dedi. Bilirkişinin top ve dinamit atımının ne olduğunu dahi bilmediğini öne süren Av. Çetin, ne bilirkişi heyetinin ne de TBMM Araştırma Komisyonu'nun madenden örnek aldığını, sondaj yapmadığını, sadece tahminle olayı açıklamaya çalıştığını ifade etti. Sensör değerlerinin olayın ani ve hızlı geliştiğini gözler önüne serdiğini iddia eden Av. Çetin, "Bilirkişinin görevi açık aramak değil, doğruyu aramaktır ama ideolojik yaklaşmışlardır. Bu olayın sebebini araştırsınlar ve gerçek nedeni ortaya çıksın. Herkesin tek isteği bu." şeklinde savunma yaptı. 

Çetin, madende çalışan toplam 3 bin 367 kişinin, vardiya hesabı yapılmadan aynı anda çalışıyormuş şeklinde düşünülerek havalandırma hesabı yapıldığını da belirterek, "Hepsi aynı anda girerse cayır cayır yanacağını bilmiyor mu?" diye sordu. Olayın ardından madenin bir anda 15-20 bin PPM gazla dolduğunu, çok yüksek orandaki karbonmonoksitin gaz maskelerini çalışmaz hale getirdiğini iddia eden Av. Çetin, birçok kişinin yer üstü işçisi olması ve zimmetlerinde gaz maskeleri bulunmamasına rağmen varmış gibi açıklamalar yaptığını, 2010 yılında kendisine gaz maskesi verilen kişilerin 7-8 yıldır maskelerinin bakımının yapılmadığı şeklinde açıklamalar yaparak yalan söylediğini belirtti.

'Bu kişileri savunmaktan onur duyuyorum'

Sanık konumundaki kişilerin suç işlediğine inanmadığını ve bu kişileri savunmaktan onur duyduğunu da ifade eden Av. Çetin, madendeki üretim artışının sebebinin zorlama değil, klasik yöntemden mekanize üretime geçilmesi olduğunu ifade etti. Sözleşmede en az üretilmesi gereken miktarın 1,5 milyon ton, 2013 planlamasının 3,5 milyon, 2014 planlamasının 2,8 milyon, 2015 planlamasının da 1,8-2 milyon ton olduğu bilgisini veren Av. Çetin, sözleşme gereği şirketin bunun altına inilmesi halinde cezayla karşı karşıya kalma durumu olduğunu dile getirdi.

"Savcılığa, 'delilleri toplamadan ocağı teslim etmeyin' dedik"

Facianın yaşandığı madende 2010 yılından önceye hiç bakılmadığını da kaydeden Av. Çetin, bunun sebebinin bilirkişi heyetindeki bir kişinin eşinin, o dönemde ocaktaki denetimlere katılması olduğunu iddia etti. Savcılığın, bilirkişi heyeti incelemesinin ardından 17 Temmuz'da, 'Bütün deliller toplandı.' diyerek madeni şirkete teslim etme kararı aldığını ifade eden Çetin, "Deliller toplanmadan ocağı teslim etmemeleri gerektiğini söyledik ama itirazımıza rağmen teslim ettiler. Savcının yapması gerekeni biz yaptık ve lehimize olan delilleri toplamaya çalıştık." dedi.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru 

Genel Müdür Doğru'nun avukatı: "Müvekkilimin işletmedeki yetkileri son derece dardır"

Genel Müdür Ramazan Doğru’nun avukatlarından Ömer Fatih, müvekkilinin 6 ayrı işletmenin genel müdürü olduğunu, altında 6 bin 500 kişinin çalıştığını, yoğun çalışmada her şeyi ayrıntısı ile kendi başına kontrol etmesinin mümkün olmadığını belirtti. 

Genel müdür olarak görevinin işveren vekilliği olmadığını anlatan avukat Ömer Fatih, "Genel Müdür olarak altında birçok çalışan var. Ve her çalışanın kendi içinde sorumluluğu vardır. Müvekkilim Ramazan Doğru’nun işletmedeki yetkileri son derece dardır, kendiliğinden karar vererek yapacağı bir şey yoktur. Asıl vazifesi yönetim kurulu toplantılarında alınan kararların, işletme ve bölge müdürlerine verilen talimatların yapılıp yapılmadığını kontrol etmek ve eşgüdümlü olarak koordinasyonu sağlamaktır. Kesinlikle işveren vekilliği yoktur. Her madende işletme müdürü vardır. Kendisine bilgi vermekle yükümlüdür. Yani müvekkilim her şeyi bilmez ama bileni bilir." dedi.

"Bu bilirkişi raporuyla olay çözülmez"

Doğru’nun avukatlarından Ali Rıza Belgin ise bilirkişi raporunu eleştirdi. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda olayın nedeninin tahmine dayalı olarak belirlendiğini savunan Belgin şunları söyledi: "Bilirkişinin büyük yanlışları vardır. Öncellikle sensör verilerinin yükselip alçalması yangın belirtisi değildir. İkincisi havalandırma tespitleri de kabul edilemez. Hangi sanığın hangi eylemle suçlandığı bile heyet tarafından bildirilmemiştir. Bütün eksikliklere rağmen insanlara asli kusur yüklenmiştir. Bu olayın bu bilirkişi raporuyla çözümlenmesi mümkün değildir. Bu bağlamda duruşma sonunda bir bilirkişi kurulu oluşturulmalıdır. Bir üniversiteden havalandırma mühendisinin, yeraltında başarılı çalışmalarıyla tanınan 2 maden mühendisinin yer aldığı bir heyet ile birlikte yeni keşifle yeni bir rapor hazırlanarak olay çözülecektir." diye konuştu.

Sanık avukatından 'sabotaj' iddiası

Tutuklu sanıklardan İşletme Müdürü Akın Çelik'in avukatı Yusuf Koçyiğit ise sabotaj ya da çalışanların ihmali olabileceği iddiasında bulundu. Bilirkişi raporu için, 'bilimdışı sözde bilirkişi raporu' diyen ve TBMM Araştırma Komisyonu'nun da raporunun da bilimsel olmadığını iddia eden Av. Koçyiğit, olayla ilgili görgü tanıklarının da çelişkili ifadeler verdiğini söyledi. 

Soma faciasıyla ilgili sabotaj iddiasında bulunan Çelik'in avukatı, uluslararası enerji politikaları ve marjinal ideolojik örgütlerin bunu yapabileceğini öne sürerek sabotaj için kömür madeninden daha uygun yer olamayacağını savundu.

Bu sözler üzerine şehit madenci yakınları, 'Yuh yani', 'Kimse sizin kadar vicdansız olamaz' diye tepki gösterdi. Av. Koçyiğit, diğer ihtimallerden birinin de çalışanların ihmali olabileceğini, yangın çıkmasının ardından işlerinden olabileceği korkusuyla üstlerine haber vermemeleri olabileceğini ifade etti. 

Sanık avukatı, diğer bir ihtimalin de dinamit patlatmaları nedeniyle metan, karbon gazlarının sızmaları olabileceğini söyledi. Ayrıca olay günü bitişik nizamdaki ocakta 3 şiddetinde patlatmalar yapıldığına da savunmasında yer verdi. Sanık avukatlarının savunmasının ardından duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

ManisaPolisŞehitSomaTürkiye Büyük Millet Meclisiolay
Görüş Bildir