Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Burak Öge Yazio: Fatma Dizisi Analizi: Eşinin Gölgesinden Sıyrılan Kadının Mücadelesi

30PAYLAŞIM
Yazio Banner

Fatma dizisi son günlerde en çok izlenen diziler arasında  yerini almış bulunmaktadır. Dizi birçok yönden kendisini çekici kılıyor. Oyunculuk, cinayetler, kadına biçilen roller, çocukluk travmaları, kadınların sesi, otizm, empatik dinleme.

Dizinin konusu

Dizi Fatma’nın temizlikçilik yaparkenki yaşamını ele alıyor.  Fatma hapisten çıkan ve ortalıktan kaybolan kocasını aramaya koyulur. Kocasını aradığı sırada hiç beklemediği bir cinayet işler. Fatma yaşamaya devam etmek için cinayet işlemeye devam ediyor. Fatma bir taraftan kocasını ararken, diğer taraftan oğlunun öldüren kişilerle adalet savaşına girer. Fatma bu serüveninde bir taraftan hiç fark edilmeyen temizlikçi  iken bir tarafta ise cinayetler işleyen bir kadın haline dönüşür.

Burcu Biricik'in oyunculuğu

Fatma rolünü sergileyen Burcu Biricik gerçekten rolün içerisine girmiş. Fatma rolüne bürünürken sadece dış görünüşe değil aynı zamanda  onun sahip olduğu psikolojiyi de yaşamaya çalışmış adeta. Burcu Biricik bir röportajında  Fatma rolüne bürünmek için  bir psikologla karakteri analiz yapıp, bu karaktere bürünmek için yönetmen Özgür Önurme ve Özer Feyzioğlu ile birlikte çalıştıklarını ifade etmişti.

Fatma Karakteri

Fatma yıllarca köyden çıkmamış sessiz, içine kapanık, kendisini savunmakta zorlanan zayıf bir kadını sergilemektedir. Köyün ahırında yaşadığı travmadan dolayı büyük  bir utanç ve suçluluk duymaktadır. Fatma’nın çocukken  yaşadığı cinsel istismarın görüntüleri sürekli gözünün önüne gelmektedir. Fatma yaşadıklarını gizlemeye çalışsa da o  travmatik anılarını tekrar  yaşıyor ve ani tepkiler sergiliyor. 

Fatma yaşadıklarından dolayı kendisinin kabul edilmeyeceğini düşünüyor. Bütün köy halkı, özellikle de kız kardeşi  Fatma’nın  yaşadıklarını görmezden geliyor.  Fatma toplum tarafından  dışlanacağını düşündüğü için Zafer’in onu sevdiğini düşünerek evleniyor. Kocasından otizmli çocuğu oluyor. Toplumdan sürekli dışlanan bir insan olarak,  mücadele eden bir anne olarak güçlü kalmaya devam ediyor.  Fatma aynı zamanda  birçok insan tarafından  görünmez bir kişi, kimsenin dikkatini çekmediği, sönük bir karakter.

Seri katil mi, yoksa cinayet mi?

Adli psikoloji alanına göre bir kişinin seri katil  olarak kabul edilmesi için üç kriter olması gerekir;

En az 3 cinayeti benzer yöntemlerle öldürmesi ve planlı olması gerekir.

Cinayeti işlerken belli bir zamanın geçmesi gerekir. Soğuma süresi

Anormal bir kişilik bozukluğu yaşaması gerekir.

Fatma  benzer silahları kullanarak cinayet işlememiştir. Daha öncesinden birilerini öldüreceğim düşüncesi ile yola çıkmamıştır. Anlık karar vererek cinayet işler. Fatma soğuma süresini dahi beklemeden hızlı bir şekilde insanları öldürmüştür. Fatma kişilik bozukluğundan daha ziyade travma sonrası stres bozukluğu yaşamaktadır. Geçmişte yaşadığı olaylar gözünde tekrar canlandığı için o anın etkisiyle hiçbir tereddüt ve korku duymadan ona zarar verenleri öldürüyor.

Empatik dinleme sorunu

Fatma kendisini ifade etmeye çalıştığı anda  birçok insan onu dinlemek yerine cevap veriyor. Yazar, kız kardeşi, komiserler kimse Fatma’nın ne demek istediğine kulak asmıyor. Bu ülkemizde çok sık rastlanan sorunlardan bir tanesidir. İnsanlar dinleme odaklı değil cevap  verme odaklı dinliyor. Kendisinin anlaşılmadığını hisseden Fatma ise  insanlara bir şey anlatmaktan vazgeçiyor. Bizlerde çevremizde bizi dinleyen insanlar kalmayınca kendi kabuğumuza çekiliyoruz. Kendi iç dünyamızda duygularımızı yaşıyoruz. Herkesin duygusal desteğe bir şekilde ihtiyacı vardır. Özellikle çocukları dinlemeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Çocuklarınızla yaşadıklarını, duygularını ve düşünceleri sormayı ihmal etmeyin. Siz dinlemezseniz dışarıda dinleyecek birilerini aramaya başlayacaklar… 

Merak ettiğim ve aslında tartışmamız gereken sorulardan bir tanesi de şu:

Fatma’nın bu cinayetleri işlemesine sebep olan durum nedir?

Çocukluk travması mı toplumun dışlaması mı güvenlik güçlerinin onu görmemesi mi eğitim eksikliği mi?  Daha  birçok neden sayabiliriz. 

Peki biz bu tarz olayların nasıl önüne geçebiliriz?

Kadına biçilen rol

Fatma  ülkemizde kadın olmanın ne kadar zor olduğunu gösteriyor.  Kadının her geçen gün değerinin azaldığı bir toplumun sembolü. Eşinin boyunduruğundan ayrılıp kadın başınalığın mücadelesini veriyor adeta. Toplum tarafından bastırılmış bir kadın,  kendi gücünü keşfetmeye ve varoluş mücadelesini  anlamaya çalışıyor.

Çocukluk travmaları

Fatma’nın çocukluğunda  yaşadığı cinsel istismar geleceğini çok fazla etkilemiş durumda. Fatma birçok sahnede tekrar travmatize oluyor. Fatma’nın travmasını tetikleyen birçok olayı tekrar tekrar  yaşıyor.

Travma yaşayan kişiler aşırı uyarılma yaşarlar. Fatma oyuncak, çocukların parkta oynaması, bir erkekle tek başına odada kalınması gibi birçok tetikleyici  tarafından tekrar travmatize oluyor.  Yalnız bir adamla tek başına  odada kalması onun irkilmesine neden oluyor ve cinnet geçiriyor. 

Travma belirtilerinde en çok göze batan noktalardan bir tanesi ise Fatma’nın kendisine  yabancılaşması. Fatma birçok kez kendisinin ne yaptığını anlamlandıramıyor. İlk cinayetini işlediğinde aşırı şaşkınlık yaşıyor. Travma yaşayan kişiler  genellikle kendi benliklerinden  uzaklaşırlar. 

Kadınların sesi 

Fatma içinde bulunduğu  durumu kabul etmek yerine  mücadele ediyor. Sessiz kalıp yaşanılanları kabul etmiyor. Karşısına çıkan herkesle mücadele ediyor. Kimseden korkmadığını dile getiriyor. Oğlunu  kaybettikten sonra asla kaybetme korkusu yaşamıyor. Bu da kadınların hangi şartlarda  olursa olsun mücadele edebileceğini gösteriyor. “Elimden bir şey gelmez” demek yerine sesini çıkarıyor.  Toplumun yarattığı algıyı altüst ediyor Fatma. 

Hatta bir sahnesinde zengin bir iş  adamının yanına düşmüş kadını kurtarma  görevi dahi üstleniyor. Kadın “bu bataklıktan beni kimse kurtaramaz” dese de Fatma  tecavüz eden ve şiddet uygulayan adamı  gözünü kırpmadan öldürüyor.  Fatma susturulmuş tüm kadınların sesi oluyor adeta.

Otizmli bir ailenin dramı

Fatma, otizmli bir çocuğa sahip ailenin yaşadığı zorluklarını anlatıyor. Otizm ülkemizde çokça acınan bir durum fakat hiçbir şekilde yardımcı olunmayan bir kesim.  Otizmli olduğu için hem veliler hem de okul müdürleri tarafından birçok kez dışlanıyorlar. Evet  bu durum çok sık rastlanan bir durumdur. Otizmli çocuklar arkadaş edinmekte zorlanmakta ve sosyal ortamlardan dışlanmaktadır. 

Otizmli Oğuz toplumda yer bulamamış, dışlanmış aynı şekilde babası tarafından reddedilmiş bir çocuk. Hatta Oğuz’un ölümü babası tarafından kurtuluş olarak nitelendiriliyor. 

Otizmli  özel çocukların otizmli olamayan çocuklardan daha  çok ayrıcalıklı olmaları gerekmektedir. Ailenin sahip olduğu yükü hem halkın hem de devletin hafifletmesi gerekir. 

Görünmeyen kadın

Fatma birçok noktada  fark edilmeyen kadındır. Fatma aslında görünmez değil.  İnsanlar onu algılamakta zorluk çekiyor. Fatma konuşmaya çalışıyor ama insanlar onu duymuyor. İnsanlar birçok ön yargısı olduğu için  Fatma’yı fark etmiyor. İnsanları sınıflandırmamız önyargılı yaşamamıza yol açıyor. Fatma görünmez değil, insanlar  Fatma’yı algılayamıyor. 

Fatma birçok sahnede  içine kapanık, kısık sesli bir kadın olarak görüyoruz. Fatma ilerleyen bölümlerde daha fazla  göz önüne geldikçe kendi sesini daha net bir şekilde duyurmaya çalışıyor. Fatma  kendi savaşında  hem cinsleri tarafından da görülmüyor. Ev sahibi olan Kadriye ve Kardeşi Emine tarafından da destek görmüyor. Toplum ve en yakınlarımız tarafından dışlanmak bizim  sosyal kaygılar yaşamamıza sebep olur. Dışlanan birey kendisini önemsiz, değersiz ve yetersiz hissedeceği için yoğun kaygılar geliştirecektir.

Aynı şekilde ev sahibi kocası İsmail Fatma’ya sözel tacizde bulunuyor ve bunu birçok kişi görmezden geliyor. Daha sonra Fatma gözünü bile kırpmadan İsmail’i inşattan aşağıya fırlatıyor

Yazarın konu aldığı Fatma karakteri dahi yayınevi tarafından önemsenmiyor. Fatma’nın yaşadıklarını sıradanlaştırıyorlar. Fatma gibi birçok kadın bu tarz olaylara  şahit oluyor ve sessiz kalması öğretiliyor. Oysa  çocuklarımıza nasıl en sağlıklı şekilde seslerini çıkarmalarını gerektiğini öğretmeliyiz.

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Charlize theron'un oynadigi monster filmine benzettim biraz 🤔

ayhaneken

Öykü güzel, verilmeye çalışılan mesaj güzel, burcu biricik de abartılı ve büyük oynamışsa da güzel, lakin senaryo, kurgu, yönetmenlik adeta insanların zekasıyla dalga geçer gibi... Standartların nerelerde olduğu beğeni mesajlarından belli... Hiç ilerlemiyor, bilakis tersine gidiyor... Bir başkadır'ın en üst limit olması bile sektörün halini iyi anlatıyor.

m.-ali

Burcu Biricik iyi oyuncu. gelecekte bi ödül alacaktır muhtemelen

m.-ali

uluslararası bi ödül olacaktır.

mavsal

senaryo da burcu biricik de muhteşem

Görüş Bildir