Bu Dünyadan Bir Neşet Ertaş Geçti

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bu Dünyadan Bir Neşet Ertaş Geçti

Anadolu ozanlığı, diğer adıyla abdallık geleneğinin günümüzdeki temsilcisi, türkülerin ustası Neşet Ertaş aramızdan ayrılalı bir yıl oldu.

Besteci, söz yazarı, yorumcu, halk ozanı Ertaş, 25 Eylül 2012'de 74 yaşındayken İzmir'de, prostat kanseri nedeniyle hayata veda ettiğinde tüm hayranları, yakınları, sanat dünyası, siyasiler ve memleketi Kırşehir halkı yasa boğulmuştu...

Babası saz ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Hanım'ın ilk çocuğu olarak Orta Anadolu bozkırlarının tam göbeğinde 1938’de Kırtıllar’da dünyaya geldi.

Annesinin erken ölümünden babası ve kardeşleriyle birlikte sonra köyüne yerleşmişlerdir ve çocukluğu bu köyde geçmiştir.

Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. 1950'li yılların sonunda İstanbul'a gelerek ilk plağını "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip etti.

Ankara'ya yerleşen Ertaş, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gitmiş, Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da yaşamış, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

Süleyman Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' ünvanını "epimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor" sözleriyle reddetti.

Halkın da büyük desteğini alan Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane oldu. Unesco tarafından yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü. Sanaçtı 25 Eylül 2012'de kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Cumhuriyet - Ntvmsnbc

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=443446&...

Geçtiğimiz yıl, İzmir'de hastanede bir hafta tedavi gören Türk Halk Müziği'nin efsane isimlerinden Neşet Ertaş, 74 yaşında hayatını kaybetmişti.

Neşet Ertaş, aramızdan ayrılışından 1 hafta önce, öldüğüne dair haberlerin çıkması üzerine sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan açıklama yapmıştı.

Ertaş, hayranlarına "Merak etmeyin, iyiyim" diye seslenmişti.

Ertaş'ın kendi kaleminden biyografisi.

Bağlama ve türkü deyince akla ilk gelen isimlerden Neşet Ertaş, 1938'de Kırşehir'de doğdu.

Çocukluğu Kırtıllar köyünde geçen Ertaş, müzikle babası saz ustası Muharrem Ertaş sayesinde ilkokul yıllarında tanıştı.

Önce keman, ardından bağlama çalmayı öğrendi. Babasıyla birlikte yörenin düğünlerinde saz çalıp türkü söylemeye başladı.

Profesyonel müzik hayatına 1950'li yılların sonunda İstanbul'a gidişiyle başladı.

İlk plağı "Neden Garip Ötersin Bülbül"ü işte bu yıllarda kaydetti. Çok sevilen plağın ardından yenileri geldi, konserler başladı.

Halk ozanı bir süre sonra yeniden İç Anadolu'ya döndü ve Ankara'ya yerleşti.

Sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin yanına, Almanya'ya giden Ertaş'ın 23 yıllık vatan hasreti de başlamış oldu.

2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle yeniden ülkesinde sahneye döndü.

Gurbet yıllarında kendisine Erdoğan Atakar tarafından takılan "Bozkırın Tezenesi" lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşti.

UNESCO tarafından "yaşayan insan hazinesi" kabul edilen Ertaş, İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü.

Süleyman Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' unvanını; "Halkın sanatçısı olarak kalmak, benim için en büyük mutluluk" diyerek geri çevirdi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

AlmanyaAnkaraİstanbulİzmirKanserSüleyman DemirelTwittermüzik
Görüş Bildir