Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kimilerine göre vatan haini, bölücü, terörist, kimilerine göre umut: Türkiye'de Sol I (1920-1990)

-

Kısa Kısa Türkiye Sol Tarihi I (1920-1990)

Kimilerine göre vatan haini, bölücü, terörist, kimilerine göre umut. Deniz'lerden İbo'lara işkence tezgahlarında geçen, darağaçlarında biten, Mahir'lerden Fatsa'lara direniş destanları yazan, Nazım Hikmet'lerden, Yılmaz Güney'lere, Ahmet Kaya'lara sürgünlerde tüketilen ömürler.. Topluma sürekli bölücü olarak gösterilen sol örgütlerin bölünerek büyüyen trajik tarihi. 

Not: Bu içerikteki bilgilerde hiç bir örgütün propogandası yapılmamaktadır. 'Vikipedi, Vikisosyalizm, Fikir Karargahı' gibi sitelerin yanı sıra Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisikaynak alınarak ve doğruluğu araştırılarak hazırlanmıştır. ,)

Öncelikle Neymiş Bu Solculuk? Kimmiş Bu Solcular? ,)

Solculuk, iyileştirme arayan veya var olan sosyal hiyerarşiyi kaldırmak isteyen ve zenginliğin eşit dağılımını destekleyen politik hareketlere karşılık gelen terimdir. Solculuk kavramı ilk olarak, Fransız devrimi sonrasında kurulan meclisteki oturma düzeninden esinlenilerek oluşturulmuştur. 

Türkiye solculuk kavramı ile 1920'de Türkiye Komünist Fıkrası'nın kurulmasıyla tanıştı. Yaygın olarak 1960'tan sonra, özellikle de Türkiye İşçi Partisi'nin 1961'de kuruluşundan sonra komünistleri, sosyalistleri, sosyal demokratları, Kemalistlerin bir bölümünü kapsayan terim olarak kullanılmaya başladı. Bir yandan, 'komünistim, sosyalistim' demeyi göze alamayanlar için kolaylık sağlıyordu, diğer yandan da temel bazı sorunlarda ortak görüşlere sahip olan bir grup aydını adlandırıyor; onlar arasındaki kimi görüş ayrılıklarını örtüyordu. 1920-2001 yılları aralarındaki ideolojik ayrımlardan dolayı yollarını ayıran 93 sol örgüt olduğu biliniyor. 

Terörist, bölücü diye yafta yapıştırmadan bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak için bu yapılardan Türkiye siyasi tarihine yön veren önemli sol yapıları anlatmaya çalışacağım.

Osmanlı Dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında SOL

Osmanlı Dönemi"nde Türkiye'nin ilk sol partisi Türkiye Komünist Partisi (TKP) kurulmadan, iktidar tarafından "sahte" ya da "şaşırtmaca", hatta günümüzün değimiyle rahatlıkla "çakma" denilebilecek sol partiler kurulmuş.

29 Ocak 1919'da kurulup aynı yıl yapılan seçimlerde içinden Numan Usta'yı milletvekili çıkaran "Osmanlı Mesai Fırkası" bunlardan ilki. Fırkanın programında savaş zenginlerine ait para ve mallara el konulması, saltanatın korunması yer alıyor.

İkinci "Sol parti kılığına bürünmüş" parti, TKP'nin kuruluşundan tam bir ay sonra Mustafa Kemal tarafından Türkiye siyaset sahnesine sürülüyor. Tarihe "Resmi Komünist Fırka" ismiyle geçen Türkiye Komünist Fırkası'nın 30 kişilik merkez komitesinde Fevzi Paşa, Kazım Karabekir, Ali Fuat Paşa, Refet Bey gibi milli mücadele yıllarından tanıdık askerler var. Legal ve illegal faaliyette bulunan komünist partilerin önünü kesmek amacıyla kurulan parti Bolşevik modelini uygulamak şöyle dursun, bu modelin Anadolu'ya neden uymadığını anlatmaya koyuluyor.

Osmanlı Sosyalist Fırkası

Osmanlı Sosyalist Fırkası, II. Meşrutiyet döneminde Türkler tarafından kurulan ilk sosyalist partidir. Osmanlı topraklarında yaşayan Bulgar, Rum ve Ermeniler arasında yaygın olan sosyalist düşünceler Meşrutiyetin İlanı'ndan (1908) sonra Türk aydınları arasında da gelişme olanağı buldu. Şubat 1910'da İştirak dergisini yayınlamaya başlayan Hüseyin Hilmi'nin girişimleri neticesinde Eylül 1910'da Osmanlı Sosyalist Fırkası kuruldu. 

Partinin kuruluş ve yönetiminde Baha Tevfik, Sosyalist gazetesi sahibi Namık Hasan, Hamit Suphi ve İnsaniyet Gazetesi sahibi İbnüttahir İsmail Faik de görev aldı. İştirak'ın kapatılma olasılığına karşı İnsaniyet ve Medeniyet adlı yayın organları için de ruhsat alan Osmanlı Sosyalist Fırkası bilinen anlamda bir sosyalist parti değildi; yayın organlarında sosyalist kuramla ilgili yazılardan çok, muhalefetteki Prens Sabahaddin'in bireysel girişimciliği savunan tezlerine yakın yazılar yer alıyordu. 

Sada-yı Milliye gazetesi yazarlarından Ahmet Samim'in öldürülmesinden (1910) sonra özel bir sayı yayımlayan İştirak'ın sert bir eleştiri kampanyası başlatması, partinin çalışmalarından hoşnut olmayan İttihat ve Terakki'nin tutumunu daha da sertleştirmesine yol açtı. Bunun üzerine Osmanlı Sosyalist Fırkası, bütün muhalefeti bünyesinde bulundurmaya çalışan Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile dayanışma içine girdi. Bu arada eski Jön Türklerden Dr. Refik Nevzat Paris'ten Hüseyin Hilmi ile ilişkiye geçerek Avni Kemal, Fuad Nevzat, M. Zeki ve Kadri Hoca ile birlikte örgütün Paris şubesini kurdu (Eylül 1911). Beşeriyet adlı bir gazete yayımlayan bu şubenin çalışmaları oldukça sınırlı kaldı. Öte yandan Hüseyin Hilmi'nin II. Enternasyonal ve Fransız sosyalist önder Jean Jaurès ile kurduğu ilişkiler de ileriye götürülemedi. Mahmut Şevket Paşa'nın öldürülmesinden (1913) sonra İttihat ve Terakki bütün muhalefeti sindirmeye yönelince, Osmanlı Sosyalist Fırkası da baskılarla karşılaştı. Yurt dışında bulunan Hüseyin Hilmi dönüşünde tutuklanarak Sinop'a gönderildi ve Mondros Mütarekesi'ne (1918) değin çeşitli yerlerde sürgünde kaldı. Bu dönemde partinin çalışmaları da kesintiye uğradı. Mütarekeden sonra İstanbul'a dönen Hüseyin Hilmi 1919'da Osmanlı Sosyalist Fırkası'nın devamı niteliğinde Türkiye Sosyalist Fırkası'nı kurdu.

Türkiye Sosyalist Fırkası

Türkiye Sosyalist Fırkası, İştirakçi Hilmi olarak bilinen Hüseyin Hilmi Bey öncülüğünde, Mustafa Fâzıl, Nâmık Hasan, Mehmed Ali (Bilgisin), Hasan Sadi (Birkök), Dr. Refik Nevzat, Sadreddîn Celâl, Çopur Rıza (Kiper), Dr. İhsan (Özgen) ve Mehmed Nureddîn Bey gibi isimler tarafından 20 Şubat 1919 yılında İstanbul'da kurulan sosyalist parti.

İştirak dergisi editörü ve Osmanlı Sosyalist Fırkası kurucusu Hilmi Bey, 1919 yılı başında İstanbul'a geri döndüğünde eski partisinin adını değiştirerek yeniden kurdu. Sosyalist fikirlerin savunuculuğunu yapan parti, özellikle ateşkes dönemlerinde işçiler arasında propaganda yaptı ve işçilere yapılacak grevlerin gerekliliğini anlattı. Parti programı, kendi organı olan İdrâk  gazetesinde yayınlandı. 20 Temmuz 1919'da ilk kongresini, 8 Mart 1922'de ikinci kongresini yaptı ve II. Enternasyonal'e girdi. Partinin 1919 tüzüğünün 47. maddesine göre 1 Mayıs, İşçi Bayramı olarak kabul edildiği için, parti üyesi işçiler tarafından her yıl 1 Mayıs'ta partinin düzenlediği etkinlikler kapsamında çeşitli gösteriler düzenlendi. Programında toplumun eşitsiz ve adaletsiz yapısının değiştirilmesi için, üretim ve dağıtım araçlarının devletleştirilmesini, toplumun belli başlı kuruluşlarında reformlar yapılmasını ve aynı görüşü paylaşan uluslararası kuruluşlarla işbirliğini öngören parti, 1919 seçimlerine katıldı, fakat başarılı olamadı. 1922'de İştirakçi Hilmi, parti genel sekreterliğinden uzaklaştırıldı. "İşçiyi greve teşvik ve elektrik kablolarını bozmaya girişmek" suçundan mahkûm edilerek Tunus'a sürüleceği haberi yayıldı.

Türkiye Sosyalist Fırkası, İştirakçi Hilmi'nin, Bozdoğan kemeri önünde yanındaki arkadaşı tarafından tabancayla vurularak öldürülmesinin ardından zamanla etkinliğini yitirdi.

Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası (TİÇSF)

Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası, Eylül 1919'da İstanbul'da, Mehmed Vehbi (Sandal), Vedat Nedim (Tör), Ali Nizamî, Mümtaz Fazlı (Taylan), Nurullah İsmâil (Yeğenoglu), Dr. Şefik, Hüsnü Bey gibi sosyalistler tarafından kurulur.

Almanya'ya eğitim için gidip sosyalist fikirlerin etkisinde kalan gençler, Temmuz 1919'da İstanbul'a gelip, parti kurma çalışmalarına başladılar. Eylül 1919'da kuruluşu tamamlayarak bir kısmı Anadolu'ya geçti. Bir kısmı ise İstanbul'da çalışmalarını sürdürdü. İstanbul'da kalanlar, III. Enternasyonal'e girerek gizli çalışmalarını sürdürdüler. Bazı üyeler bu tutuma karşı koymak için direndiler. Vedat Nedim (Tör), Şevket Süreyya (Aydemir), İsmâil Hüsrev (Tökin), Burhan Asaf (Belge) Sovyetler Birliği'nin görüşlerini kabul etmediklerin için partiden çıkarıldılar. Fırka, II. Meşrutiyet yılları boyunca işlenmiş olan Osmanlı tarzı sosyalizm tipinden farklı bir ideoloji sunarak, Marksist-Leninist fikirlere önem verdi. "Kurtuluş" dergisinde bu fikirleri işledi. İstanbul'daki fırka mensupları "Aydınlık" dergisinde toplandılar. Anadolu'dakiler ise, Türkiye Halk İştirâkiyûn Fırkası'nın kurucuları olarak "Yeni Hayât" dergisini çıkardılar. Ağır tenkitlere uğrayan Aydınlıkçılar, halka ve köylüye hitâp etmek için "Orak-Çekiç" dergisini çıkardılar. Diğer sosyalistlerle birleşerek ortak cephe kurmak isteyen bu fırka mensupları, 1919 seçimleri öncesinde bu yönde çalıştıysa da başarı gösteremedi. Fakat işçi hareketleri tertip etmekten geri kalmadılar. Daha sonra da aynı türden teşebbüsleri başarısızlıkla sonuçlandı. Dâmâd Ferîd Paşa hükümetinin politikalarına karşı çıkan fırka, TBMM döneminde de devam etti. 1924 yılında fesh edilerek son buldu.

Türkiye Komünist Partisi (TKP)

Türkiye'de kurulmuş olan ilk komünist siyasi partidir.

TKP'nin kökeni, Şefik Hüsnü'nün önderlik yaptığı Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası'na (TİÇSF) dayanır. Bu dönemde sürgüne mahkum edilen Mustafa Suphi, sürgün yeri olan Sinop'tan Rusya'ya geçti ve burada esir düştü. Esareti sürerken tutuklu devrimcilerle tanıştı ve Ekim Devrimi'nden sonra Bolşevizm'in etkisiyle 1918 yılında Sosyalist Müslüman Doğu Halklar Kurultayı'nın ardından sürgündeki askerler ve Türkiye'deki gruplarla birlikte 10 Eylül 1920 tarihinde Bakü'de yapılan kongre ile TKP (Türkiye Komünist Fırkası) kuruldu.

1920’lerden 1960’lara kadar Türkiye’de sol hareketin tarihi esas olarak TKP’nin tarihidir. Çünkü bu dönemde solun tek örgütlü politik temsilcisi TKP’dir. Dolayısıyla, Türkiye sol hareketine Marksizm bu yıllarda TKP dolayımıyla girdi.

Türkiye Halk İştirakiyyun Fırkası (THİF)

Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da komünist çalışma yürüten partidir. Türkiye Komünist Partisi, 7 Aralık 1920'de Ankara'da Halk Zümresi ve Yeşil Ordu ile beraber çalışacağını bildirerek Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası programını ve kuruluş bildirgesini yayınladı. Türkiye Komünist Partisi'nin yasal kolu olan THİF böylece Türkiye'nin ilk yasal komünist partisi oldu. Yayın organı Emek olan parti, işçilere ve yoksul köylülere yönelik bir politik çalışma yapıyordu. Ocak 1921'de kapatıldı. Sakarya Savaşı'ndan sonra partinin çalışmalarına tekrar izin verildi. 15 Ağustos 1922'de Ankara'da ilk kongresini yaptı. İzinsiz kongre yapması ve Komintern'in kongresine katılması nedeniyle parti 12 Eylül 1922 yeniden kapatıldı. Ağustos 1923'te yöneticileri de hapis cezasına çarptırıldı.

Vatan Partisi (VP)

Vatan Partisi 1920 senesinde kurulup 1952 senesinde dağılışa uğrayan Türkiye Komünist Partisi'nin üyeleri tarafından Hikmet Kıvılcımlı önderliğinde 22 Ekim 1954 tarihinde kurulmuş, Türkiye Komünist Partisi'nin teorik misyonunu sahiplenmiş komünist parti. 

Kurucu genel başkanı Ahmet Cansızoğlu'dur. Bir ay kadar sonra, 11 Kasım 1954'te yapılan ilk genel kurulda genel başkanlığa oybirliği ile Hikmet Kıvılcımlı seçildi ve partinin kapatıldığı 30 Aralık 1957 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. 30 Aralık 1957 tarihinde İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nin 57/227 sayılı kararı ile "Komünist metodu ile çalıştığı ve komünist şahıslar tarafından sevk ve idare olunduğu" gerekçesi ile kapatıldı. 5 Kasım 1955 tarihinde, Eyüp Sultan'da yaptığı seçim konuşması esnasında "dini siyasete alet ettiği" gerekçesiyle Kıvılcımlı ve parti yöneticileri hakkında ilk dava açıldı. Bunu benzeri nitelikle açılan ve parti kapatıldıktan sonra dahi, Kıvılcımlı ve parti yöneticileri hakkında açılan diğer davalar izledi ve 23 Ocak 1959 tarihinde 5-15 yıl arası hapis istemi ile yargılamalar başladı. 27 Mayıs 1960'da sonuçlanan bu davaların tamamının sonucunda Kıvılcımlı ve parti yöneticileri hakkındaki tüm iddialar beraatle sonuçlandı.

Kıvılcımlı'nın ölümünün ardından, eşi Emine Kıvılcımlı önderliğinde 21 Ocak 1975 tarihinde, aynı misyon ve anlayışla yeniden kuruldu. Emine Kıvılcımlı'nın ardından sırasıyla Şinasi Kutal (1977-1979) ve Feridun Şakar'ın (1979-1981) Genel Başkanlık görevlerini üstlendiği partinin 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sebebiyle, MGK'nın 12 Eylül 1980 tarih, 7 sayılı bildirisi ile tüm faaliyetleri durdurulmuş, 16 Ekim 1981 tarihinde de 2533 sayılı kanun ile de kapatılmıştır. 1980 darbesinin ardından Halkın Kurtuluş Partisi (HKP)Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi (TÖP-G), Türkiye Gerçeği (dergi çevresi), bugün Hikmet Kıvılcımlı'nın teorik misyonu sahiplenmiş yasal siyasi yapılardır. 

(Bugün Doğu Perinçek'in başkanlığını yaptığı Vatan Partisi'nin 1954'de kurulan Vatan Partisi'yle hiçbir alakası yoktur.)

Türkiye İşçi Partisi (TİP)

1961 yılında Türkiye'de kurulan sosyalist parti. TBMM'ye milletvekili seçtirebilen ilk sosyalist parti olmuştur. 1971 ve 1980 darbeleri sonrasında kapatılmış, 1988 yılında TKP ile birleşmiştir.

13 Şubat 1961'de, 1961 Anayasasının getirdiği demokratik ortamda, 12 sendikacı'nın İstanbul Valiliği'ne verdikleri bildirimle kurulmuştur. Kurucular, Şaban Yıldız, Kemal Sülker, Kemal Türkler, İbrahim Güzelce, Ali Demir, İbrahim Denizcier, Adnan Ardan, Avni Erakalın, Kemal Nebioğlu, Hüseyin Uslubaş, Ahmet Muslu ve Salih Özkarabaydır. Parti 1961 seçimlerine katılamadı.

TİP, 1965 seçimlerinde, 54 ilde, %3 oy alarak TBMM'ye 15 milletvekili göndermeyi başardı: Mehmet Ali Aybar, Rıza Kuas, Muzaffer Karan, Tarık Ziya Ekinci, Sadun Aren, Yahya Kanbolat, Cemal Hakkı Selek, Adil Kurtel, Behice Boran, Yunus Koçak, Şaban Erik, Yusuf Ziya Bahadınlı, Ali Karcı, Kemal Nebioğlu, Çetin Altan.

1968’de Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya’yı işgali partiyi ikiye böldü. Aybar işgali destekleyen Behice Boran ve arkadaşlarına tepki gösterdi ve 1969'da genel başkanlıktan istifa etti.

12 Mart 1971 muhtırası sonrasında 21 Temmuz TİP kapatıldı. Liderleri tutuklandı, 15 yıla kadar değişen hapis cezaları aldı. Bir kısmı 1974 affıyla serbest kaldı. 1975 yılında Genel başkan Behice Boran önderliğinde yeniden örgütlendi ancak etkili olamadı.

Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF)

Fikir Kulüpleri Federasyonu sosyalist öğrenciler tarafından kurulan ve Türkiye’de üniversite öğrencilerinin siyaseten en hareketli oldukları dönemle özdeşleşmiş bir örgüttür. 

FKF, liberal bir çizgi ile faaliyete geçen SBK-FK’nın (Siyasal Bilgiler Fakültesi- Fikir Kulübü) oluşturduğu bir çekirdeğin; ülkenin 1960'larla beraber emperyalist sistematik içerisine daha doğrudan eklemlenmesiyle hareketlenen sınıf çelişkilerinin belirleniminde yaygınlaşması ve reformcu bir çizgiden radikal, emperyalizm karşıtı, yurtsever, toplumcu bir çerçeveye kavuşması sonucu gelişimini tamamlamıştır. Bu özelliğiyle örgütün gelişimi, Türkiye’de üniversite öğrencilerinin siyasal tarihiyle paralellik gösterir.

Dönemde devrimci hareket içerisinde süren Sosyalist Devrim (SD) - Milli Demokratik Devrim (MDD) tartışmaları FKF’ye de sirayet etmiş; bu gerilimlerin sonucunda FKF yönetiminde etkin pozisyona yerleşen MDD’ci toplam, FKF’yi tasfiye ederek Dev-Genç’i kurmuştur.

Türkiye Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu (Dev-Genç)

1960'lar sonu devrimci gençliğinin birleşik ve militan kitle örgütü.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) etkisindeki Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) içerisinde yer alan öğrenciler tarafından yürütülen bir dizi ideolojik-politik tartışmanın ardından kurulan, emperyalizme, oligarşiye ve faşizme karşı gençliğin militan devrimci örgütlenmesi olarak kurulmuştur.

5 - 6 Ocak 1969 tarihlerinde gerçekleşen 3. kurultay ile FKF merkezi Milli Demokratik Devrim (MDD) çizgisinin eline geçmiş, ilerleyen zamanlarda TİP üyesi İstanbul sekreterliğinin istifası ile örgüt tamamen MDD çizgisine geçmiştir.

FKF’nin 9-10 Ekim 1969’da yapılan 4. Kurultay ile adını Türkiye Devrimci Gençlik Dernekleri Fedarasyonu (Dev - Genç) olarak değiştirmiştir.

Dev-Genç Gediz depreminde zarar görmüş köylülerle dayanışma içinde olmuş, 15 -16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nde en ön safta yer almış, Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın başlattığı genel öğretmen boykotuna omuz vermiş, Kürt köylerindeki komando baskısına karşı mücadele etmiş, toprak ve fabrika işgallerinde işçiler ile köylerinden safında durmuş ve öncülük etmiştir. Bu süreçte bedel ödemekten de çekinmemiş Mehmet Büyüksevinç, Battal Mehetoğlu, Vedat Demircioğlu, Atalay Savaş, Taylan Özgür, Mehmet Cantekin ve M. Turgut Aytaç isimli üyeleri katledilmiştir. 

1970’in sonlarında yapılan 5. Kurultay'da ise Dev-Genç yönetimi Mahir Çayan'ın önderliğini yaptığı devrimcilerin eline geçmiştir ve THKP-C'ye evrilmiştir.

12 Mart Askeri Darbesi'nin ardından cunta yönetimine direnen Dev-Genç ve diğer ilerici örgütlenmelerin yasal varlığına son verilmiş yüzlerce DEV-GENÇ'li gözaltına alınmış, işkence görmüş ve bir kısmı tutuklanmıştır. THKP-C önderlerinin de katledilmesinin ardından gençlik mücadelesi bir çeşit durgunluk dönemine girilmiştir.

12 Mart sonrası okullarda kurulan İYÖKD (İstanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği) , ADYÖD (Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Öğrenci Derneği) (sonradan AYÖD) gibi öğrenci gençlik örgütleri, her ne kadar dağınık olsa da, Dev-Genç'in yalnızca mücadele mirasını devralmakla kalmıyor, aynı zamanda onun devrimci eğilimlerin çeşitliliğinden oluşan katılımcı karakterini de yeniden üretiyorlardı. 

Daha sonraki dönemde içerisinden farklı eğilimlere sahip birçok örgüt çıkmıştır. Mahir Çayan ve çevresi THKP-C'yi, Deniz Gezmiş ve çevresi THKO'yu, İbrahim Kaypakkaya ve çevresi TKP-ML ya da en çok bilinen silahlı kanadının ismiyle TİKKO'yu kurar.

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C)

Mahir Çayan, Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga  tarafından Aralık 1970'te kurulan ve döneme Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'yla (THKO) ve Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) ile birlikte damgasını vuran Marksist-Leninist örgüt. THKP-C'nin logosu eski THKC militanı Kadriye Deniz Özen tarafından tasarlanmıştır.

THKP-C, teorisini Mahir Çayan'ın Kesintisiz Devrim , Sömürge Tipi Faşizm , Suni Denge, Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisi (PASS) tezlerinin oluşturduğu , Türkiye İşçi Partisi içerisinde doğan ve Türkiye devrim tarihinde pasifizme ve revizyonizme sahip olarak nitelendirdiği kesimlere savaş açmış, yaptığı eylemlerle ses getirmiş bir örgüttür. Kendilerini "Oligarşinin korkulu rüyası" olarak tanımlamaktadırlar. Mahir Çayan görüşlerini 1972 yılında devlet tarafından aranırken yazdığı Kesintisiz Devrim II-III adlı kitabında açıklamıştır. Kitaba göre; Türkiye 1950'lerin başlarından itibaren sömürgeleşmeye başlamış ve uluslararası emperyalizm yeni sömürgecilik anlayışıyla Türkiye'yi gizli bir biçimde işgal etmiştir. Kitapta anlatıldığına göre, 12 mart 1971 yari-askeri muhtırasının ardından, işbirlikçi tekelci burjuvazi, Amerikan tekelleri ile ittifak halinde yönetimde oligarşik diktatörlük oluşturmuştur.

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu, (THKO)

1960’ların ikinci yarısında gelişen sosyalist gençliğin emekçi kitlelerin verdiği mücadeleye de katılan önemli ve tanınmış önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Alparslan Özdoğan, Taylan Özgür Metin Karavelioğlu ve Cihan Alptekin tarafından kurulan örgüt.

Örgüt, kuruluşunu gerçekleştirdiği bir dizi eylemden sonra 4 Mart 1971 tarihinde yayınladığı bir bildiri ile kamuoyuna duyurmuştur.

THKO temel mücadele alanı olarak kırları belirlemiştir. Bu perspektife uygun olarak kır gerillası Malatya'nın Akçadağ bölgesinde başlatılmıştır, ancak gerilla grubu, Nurhak dağlarının eteğindeki İnekli köyü yakınında jandarmayla girilen ilk çatışmada ağır kayıplar vermiştir. Bu çatışmada, dağdaki grubun lideri Sinan Cemgil ile birlikte Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan öldürülmüş. Diğerleri ise yakalanmıştır. 

THKO, Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan’ın Nurhak; Cihan Alptekin ve Ömer Ayna’nın Kızıldere’de öldürülmeleri; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinden sonra dağılmıştır.

1974 Affı'ndan sonra dışarı çıkanlarca Geçici Merkez Komite kurulmuştur. Diğer üyeler arasında kurulanlar ise; Çin Komünist Partisi-Arnavutluk Emek Partisi politikası etrafında Türkiye Devrimci Komünist Partisi; Sovyetler Birliği Komünist Partisi yanlısı politikası etrafında Türkiye Komünist Emek Partisi şeklindedir. Ayrıca örgüt çizgisine bağlı kalanlar Türkiye Devriminin Yolu adı altından bağımsız örgütler kurmuştur.

Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO)

Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist, (TKP/ML) 24 Nisan 1972'de İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşları tarafından kurulan örgüt. Örgüt kendisine "Proletarya Partisi" ismini de vermektedir. 

Partinin siyasi düşünceleri doğrultusunda askeri kolu Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) ve gençlik örgütü Türkiye Marksist Leninist Gençlik Birliği (TMLGB) dir. TKP/ML örgütünün askeri kanadı olan TİKKO ve gençlik örgütü TMLGB örgütün sivil kanadı olan TKP/ML'ye bağlı olarak hareket etmektedir. Parti, düşüncelerinde daima yasadışılığı birinci planda ele alınması gerektiğini belirten İbrahim Kaypakkaya'nın görüşlerinin günümüzdeki savunucusudur. Parti (örgüt), Marksizm, Leninizm ve Maoizm'in birleşimiyle oluşan ideolojisini benimsemiştir.

İlerici Gençlik Derneği (İGD)

İlerici Gençler Derneği (İGD), FKF'nin tasfiyesinden sonra Türkiye Komünist Partisi tarafından 1973 yılında başlatılan Atılım kampanyasının bir sonucu olarak kurulan partinin Gençlik Bürosu'nun Türkiye genelinde merkezi bir gençlik hareketi oluşturmak amacıyla 5 Ocak 1976 tarihinde diğer birçok TKP görüşlerini benimseyen öğrenci dernekleriyle birleşmesiyle ortaya çıkan gençlik ve öğrenci örgütüdür. 6 Kasım 1979 yılında Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından resmen kapatılır. Buna rağmen İGD faaliyetlerini gayri resmi olarak devam ettirir. 1980 Askeri darbesinden sonra da çalışmalarına devam eder. Sosyalist hareketin tüm dünyada yaşadığı yavaşlamadan o da etkilenir ve zaman içinde faaliyetleri durma noktasına gelir. 23 Eylül 2002 yılında Tüm İlerici Gençlik Derneği (TÜM-İGD) adıyla resmi olarak tekrar kurulur. TÜM-İGD kendisini gençliğin sosyalist yığın örgütü olarak tanımlar. Daha önceki örgütlenme yapısında olduğu gibi "Yolumuz İşçi Sınıfının Yoludur" sloganıyla işçi sınıfının yanında olduğunu belirtir. Öte yandan derneğin diğer gençlik yapılarından farklı olduğu yan; hem işçi hem öğrenci hem de köylü gençleri kendi bünyesinde barındırmak amacıyla ortaya çıkmasıdır. İlerici Gençlik adında süreli yayın yapmaktadırlar.

1. THKP-C Kökenli Yapılar

THKP-C/X (X Örgütü) (1973-1977), Acilciler (1976-1995), Eylem Birliği (1976 sonları-1980), Devrimci Koordinasyon Birliği (1979-1980), Devrimci Savaş (Kasım 1976-1984), Halkın Devrimci Öncüleri (1977-1994), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi/Marksist-Leninist Silahlı Propaganda Birliği (THKP-C/MLSPB) (1975), Çayan Sempatizanları (1979-1989), Cephe Yolu (1979-1980), Kasabalılar (1978-1980), Halkın Yolu (1974-1984), Türkiye Komünist İşçi Hareketi (1984-1994), Marksist Leninist Komünist Parti-Kuruluş (1994-1995), Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) (1995) Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu (DGDF) (1976), Kurtuluş Sosyalist Dergi (KSD) (1976-1983), Têkoşîn (1977-1987), Türkiye Kuzey-Kürdistan Kurtuluş Örgütü (TK-KKÖ) (1983-1994), Birleşik Sosyalist Parti (BSP) (1994-1996), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)(1996) Devrimci Yol (1977-1996), Devrimci Sol (1978-1992), Dev-Sol/Yağan Grubu (1992-1993), Dev-Sol/Karataş Grubu (1992-1994), Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) (1994), THKP-C/Üçüncü Yol (1978-1989), Direniş Hareketi (1989-1993), Türkiye Kızıl Muhafızları Ordusu (TKMO) (1979-1980), Devrimci Hareket, Devrimci Yolda Özgürlük, Birleşik Devrimci Partisi (Devrimci Parti)(2008), İşçilerin Sosyalist Partisi (Sosyalist Parti)(2008), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)(2013)..

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi/Marksist-Leninist Silahlı Propaganda Birliği (THKP-C/MLSPB)

Marksist-Leninist Silahlı Propaganda Birliği (MLSPB) 1970'li yıllarda aktif olarak silahlı eylemler düzenlemiş Marksist-Leninist örgüt. Örgütün legal yapılanması Emek ve Özgürlük Cephesi'dir.

THKP-C kökenli ve Mahir Çayan tezlerini savunan örgüt 1975'te kurulmuştur. 12 Mart 1971 Muhtırasını örgütsel bir yenilgi olarak nitelendiren grup, Mahir Çayan'ın Türkiye şartları için önerdiği silahlı propagandayı temel alan devrim strateji anlayışıyla silahlı eylemlerine başlamıştır. 1978'de MLSPB genel komitesinin düzenlediği toplantıda görüş ayrılıkları doğmuş, Eylem Birliği ve THKP-C Savaşçıları gibi bazı gruplar örgütten ayrılmıştır. 1980 yılında düzenlenen operasyonlarla birçok üst düzey militan ve yöneticisini kaybetmesine rağmen örgüt, kısa zamanda tekrar toparlanıp sansasyonel eylemlerine devam etmiştir.

MLSPB, 1980 darbesini takip eden kısa dönemde ise üst düzey yöneticisi Şemsi Özkan'ın itirafçılığı nedeni ile büyük bir darbe almıştır.

Tamer Arda, Kerim Mete Sonatılgan, Mehmet Zeki Yumurtacı (Lenin Zeki), Hasan Şensoy Şemsi Özkan ve İbrahim Yirik örgütün o dönemde isim yapmış üst düzey militanlarıydı.

MLSPB "DEVRİM CEPHESİ", Ekim 2014'ten beri beri Rojava'nin cephelerinde YPG ve YPJ güçleriyle birlikte savaştıklarını ifade etmişlerdir.

Örgüt, 12 Mart 2016 tarihinde Halkların Birleşik Devrim Hareketi bileşenleri ile birleşerek Marksist-Leninist parti ve örgütlerle ortak bir cephe oluşturmuştur.

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (Acilciler)

1970'li yıllarda Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi ardılı olan grupların arasındaki X Örgütü'nün yayınladığı “Türkiye Devriminin Acil Sorunları” isimli broşür çevresindeki kadroların yaşadığı ayrılık sonucu 1977'de doğmuştur. Acilciler ismi, broşürde ileri sü­rülen tezleri kabul edenlere ve bu doğrultuda örgütlenme faaliyeti içinde bulunanlara diğer sosyalist gruplar tarafından verilen isimdir.

1974 yılında ilan edilen genel aftan yararlanarak cezaevinden çıkan Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) üyesi kad­rolarla, THKP-C ve Mahir Çayan’ın tezleri noktasında anlaşamayan bir grup üniversite öğrencisi tarafından kaleme alınan “Türkiye Devriminin Acil Sorunları” isimli broşür yeni bir grubun doğmasına yol açmıştır. Broşür, küçük ama savaşçı bir örgüt oluştu­rulmasını, şehir ve kır gerillasının örgütlendirilmesini, Mahir Çayan’ın tezleri arasında bulunan Politikleş­miş Askeri Savaş Stratejisi'nin bir an önce pratiğe geçirilmesini, öncü sa­vaşın başlatılmasını öngörüyordu. Örgüt özellikle Hatay bölgesinde Alevi Arap (Nusayri) nüfusu içerisinde yay­gındı. 1975’te grubun önemli isim­lerinden İlker Akman, Hasan Basri Temizalp, Yusuf Ziya Güneş Malat­ya Beylerderesi’nde öldürülmüştür. 13 Mart 1978'de Eşber Yağmurdereli  "Acilciler grubu kurucusu ve lideri olduğu" iddiasıyla tutuklanmıştır.

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi/Halkın Devrimci Öncüleri (THKP-C/HDÖ)

Acilciler fraksiyonundan kopan militanlarca ku­rulan THKP-C HDÖ veya DHÖ (Devrimci Halkın Öncü­leri) Mahir Çayan’ın “Öncü Savaşı”nı benimsiyordu. 1979 Mayıs ayı içinde meydana gelen bölünmede, Rıza Sal­man’ın önderliğinde İstanbul grubu eylemlerini HDÖ adı altında sürdürdü.

Halkın Yolu

12 Mart Askeri darbesinin ardından Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi kadroları arasında çıkan görüş ayrılıkları sonrasında Maoizmi ve Çin Komünist Partisi'nin tezlerini savunan ve 1974 Affıyla serbest kalan Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi - Marksist-Leninist (THKP/C-ML) grubu önce Militan Gençlik, ardından Halkın Yolu dergilerini çıkartarak hareketi kurmuştur.

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi / Kurtuluş (THKP-C/Kurtuluş)

1971 silahlı direnişinden sonra hapisten çıkan THKP-C kadrolarının 1974'de THKP-C'nin yayın organı haftalık Kurtuluş Gazetesi ve aylık Kurtuluş Sosyalist Dergi çevresinde oluşturdukları Marksist-Leninist siyasi harekettir. Örgüt zaman zaman THKP-C/Kurtuluş, Türkiye ve Kuzey Kürdistan Kurtuluş Örgütü (TKKKÖ) gibi isimleri kullanmış en sonunda Kurtuluş (hareketi) adını almıştır. 

THKP-C kökenli olan, 1974 affı ile salıverilen kadrolardaki Mahir Çayan tezlerininin çoğunu reddeden hareketin kurucuları arasında Mustafa Kemal Kaçaroğlu, Mahir Sayın, İlhami Aras, Ali Demir, Seyfi Cengiz ve Şaban İba gibi isimler vardır. Hareket içinde en çok tartışılan konu Kürt Sorunu olmuştur. Kurtuluş'un komsomol örgütü Genç Kurtuluşçular Birliği (GKB)'dir. Genç Kurtuluşçular Birliği zaman zaman Kurtuluş/GKB isminide kullanmıştır.

Devrimci Yol (DEV-YOL)

1974 sonrası THKP-C'nin fikri ve örgütsel olarak devamı niteliğindedir. 1974 affı sonrası eski THKP-C ve DEV-GENÇ kökenli kadrolar geçmişin değerlendirmesini esas alan tartışmalar yürütmüştür. Kökeni THKP-C Genel komitesi içerisinde yaşanan ayrılığa kadar giden farklı değerlendirmeler, sürecin ayrılıkla sonuçlanmasına neden olmuştur. Yürütülen tartışmalarda THKP-C ve Mahir Çayan’ın geliştirdiği ideolojik-politik görüşlerin doğruluğunu savunan grup Devrimci Yol'un ilk çıkış noktasıdır.

Devrimci Gençlik dergisi ve Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu (DEV-GENÇ) etrafında yürütülen çalışmalar, Devrimci Yol bildirgesi ile somutlanmıştır. 1 Mayıs 1977 yılında ilk sayısını çıkaran Devrimci Yol dergisi, yüzbinlere varan tiraja ulaşmıştır. 12 Eylül darbesi karşısında, direnişi esas alan bir çizgi geliştiren Devrimci Yol, özellikle kırsal alanda yürüttüğü faaliyetler sonucu çok sayıda militanını kaybetmiştir.

Devrimci Yol, THKP-C'yi kendisinden önceki tutucu soldan ilk kopuş olarak tanımlar. 12 Mart Darbesi öncesindeki devrimci mücadele ve devrimci hareketlerin teorik kavramları, özellikle Mahir Çayan tarafından ortaya atılan THKP-C hareketine ait tezler (Birleşik Devrimci Savaş, Politikleşmiş Askeri Savaş, Öncü Savaşı, Evrim-Devrim Aşamaları, Suni Denge, Silahlı Propaganda gibi konular) en çok tartışılan konuları oluşturur.

Devrimci Yol toplumda var olan militan sağ hareketlere karşı her türlü direnme eğiliminin, Direniş Komiteleri adı altında bir araya getirilmesi gerektiğini düşünmekte idi. Hareketin önderleri Direniş Komiteleri tartışmasını solun gündemine getirdi. Bu öneri özellikle THKP-C kökenli gruplar arasında yoğun tartışmalara neden oluyor ve Devrimci Yol, THKP-C ve Mahir Çayan'ı reddetmekle suçlanıyordu.

Devrimci Yol'un Ordu'nun Fatsa ilçesinde giriştiği Yerel Yönetim deneyi örgütün yönetim anlayışına örnek gösterilir. Fatsa'da terzi Fikri Sönmez bağımsız aday olarak belediye başkanı seçilir. Bu ilçedeki faaliyetler tüm Türkiye'de ilgi ile izlenir. İlçe Nokta Operasyonu adı verilen askeri bir harekata maruz kalır. Fikri Sönmez ve birçok insan tutuklanır; belediye yönetimi dağıtılır.

Devrimci Sol (DEV-SOL)

Dev-Sol 1978'de Dursun Karataş (Dayı) tarafından Dev-Genç kadrolarından oluşan önceki THKP-C'nin devamı olma iddiasıyla Devrimci Yol'dan "silahlı mücadeleyi tasfiye etmeye çalışması" sebebiyle ayrılarak kurulan ve 1994'e kadar faaliyet gösteren yapıdır. Ardından 30 Mart 1994 tarihinde partileşme kararı alarak Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) kurulmuştur.

1978 yılının yaz dönemlerinde Devrimci Yol taraftarı olan Bülent Uluer, Paşa Güven ve Dursun Karataş'ın başında olduğu bir grup, Devrimci Yol merkezi ile çeşitli konularda uyuşmazlık içinde olduklarını, ayrıca kendilerine Ankara tarafından güvenilmediği ve bu nedenle de başlarına Ankara'dan sorumlular verildiğini bunun için Devrimci Yol'un merkezi ile ilişkilerini askıya aldıklarını açıkladılar. Bir süre Askıcılar olarak adlandırılan İstanbul merkezli bu grupla Dev Yol merkezi bir dizi görüşmeler yaptıysa da sorun çözülemedi. Bir süre sonra bir broşür ve ardından Devrimci Sol isimli bir dergi çıkarılarak ayrı bir örgütlenme süreci başlatıldı.

Ayrışma sonrası üniversitelerde mevcut Dev-Genç'ten ayrılarak kısa adı Dev Genç olan başka bir gençlik örgütü kuruldu. Örgüt Devrimci Yol'un SSCB'de revizyonist diktatörlüğün hüküm sürdüğü tespitine katılmayarak; iç savaş tespitinin Mahir Çayan'ın öncü savaş stratejisini reddettiğini; ve direniş komiteleri önerisinin yatay örgütlenmeye yol açarak, yukarıdan aşağıya örgütlenmeyi törpülediğini savunuyordu. Örgüt yöneticileri ''THKP-C'nin savunduğu çizgi temelinde yeni bir devrimci hareket yaratmayı" amaç olarak saptamışlardı. Mahir Çayan'a ait Kesintisiz Devrim broşüründe çerçevesi çizilen emperyalizm analizini benimseyerek, III. Bunalım Döneminin sürmekte olduğunu savunuyorlardı. Türkiye'nin emperyalizmin yeni sömürgesi olduğunu ve egemen sınıfların oligarşik bir ittifak oluşturduğunu kabul ediyor ve devletin "sömürge tipi faşist" bir karakter taşıdığı saptamasını yapıyorlardı.

2. THKO Kökenli Yapılar

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-Türkiye Devriminin Yolu, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-Mücadelede Birlik, Türkiye Devrimci Komünist Partisi-İnşa Örgütü (Halkın Kurtuluşu), Emeğin Partisi (EMEP) (1996),Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (TİKB) (1987), Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist (TKEP/L) (1990), Türkiye Komünist Emek Partisi (TKEP), Türkiye Komünist İşçi Partisi (TKİP) (1999),Türkiye Devrimci Komünist Partisi-Yeniden İnşa Örgütü (TDKP-YİÖ)Türkiye Devrimci Komünist Partisi-Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (TDKP-THKO), Devrimci Halk Hareketi (DHH) (1999)

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-Türkiye Devriminin Yolu (THKO-TDY)

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu, bilinçli eylemler örgütleyen ve bu eylemlere önderlik eden devrimcilerin ideolojik-politik ayrışması sonucu ortaya çıkmış bir devrimciler örgütüydü. Yazılı program ve tüzüğe sahip değildi ama diğer grup ve çevrelerden kendisini ayıran açık bir siyasal program ve örgüt anlayışına sahipti. Bu siyasal program bilinçli eylem içinde geliştirilmiş ve örgütü oluşturanlarca Diyarbakır cezaevinde yazılan bir broşüre dayanarak benimsenmişti. Bir millî demokrat devrimci örgüt olarak THKO’nun varoluş gerekçeleri, 4 mart 1971’de yayınlanan “Dünya ve Türkiye Halklarına” başlıklı bildiridir. Örgüte yön veren sosyalist düşünce ise Hüseyin İnan tarafından cezaevi koşullarında geliştirilen ve örgüt pratiğindeki hataların da değerlendirildiği “Türkiye Devriminin Yolu” (TDY) adlı çalışmada kayıt altına alınmıştır.

Her yenilgi sonrasında olduğu gibi THKO’nun sürdürdüğü savaşımın yenilgisinden sonra da "özeleştiri" çalışmaları başlatılmıştır. Örgütün eleştirisinin ana hatları TDY’de yapılmış olmasına karşın, önder kadroların ölümünden sonra yeni bir özeleştiri dalgası yükselmiştir. Bu yeni özeleştiri dalgası, iki kanaldan ve her ikisi de örgütün siyasî temellerine ilişkin olarak geliştirilmiştir.

Hüseyin İnan'ın Türkiye Devriminin Yolu broşüründe ifade ettiği görüşleri savunan THKO-TDY adı altında savaşımlarını sürdürdüler, ancak merkezî bir örgütlenme oluşturamadılar.

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-Mücadelede Birlik (THKO-MB)

THKO'nun cezaevi dışında bulunan Teslim Töre yönetimindeki kadroları tarafından kaleme alınan "Mücadelede Birlik" (1974) adlı broşürde Türkiye’nin önündeki devrimci aşamanın Millî Demokratik Devrim olduğu kabul ediliyor ama devrimci savaşımın temel alanının kırsal alanlar olduğu anlayışı terk ediliyor, yerine temel alanın kentlere geçiş için bir sıçrama alanı olması ve işçi sınıfının esas alınması gerektiği anlayışı ikâme ediliyordu. Ordu örgütlenmesi değil de partiye yönelinmesi gerektiği bir başka farklılaşmaydı. Kürdistan, ilhak edilmiş bir ülke olarak ele alınıyor ve bu temelde de Kemalizme ilişkin yaklaşım terk ediliyordu. Teslim Töre, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi’nde yer alan yazısında "Mücadelede Birlik" broşürünün "programatik manifesto oluşturmaya yetmediğini" söyleyecektir.

Mücadelede Birlik, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-Mücadelede Birlik (THKO-MB) adı altında savaşımlarını sürdürdüler. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) ile yapılan birlik görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra yoluna yalnız devam eden grup, Nisan 1980'de gerçekleştirdiği bir kongreyle Türkiye Komünist Emek Partisi (TKEP) adı altında partileşti.

Türkiye Komünist Emek Partisi/ Leninist (TKEP/L)

Türkiye Komünist Emek Partisi'ni (TKEP) pasifist ve sağcı bulan bir grubun bu partiden ayrılarak 1 Eylül 1990'da kurduğu illegal komünist parti. Parti komünist bir devrim için askeri yapılanmanın aciliyetini vurgulamaktadır. Örgütün silahlı yapısı Leninist Gerilla Birliği (LGB) adı ile anılır. TKEP/L, 12 Mart 2016 tarihinde Halkların Birleşik Devrim Hareketi bileşenleri ile birleşerek Türkiye'de faaliyet yürüten bazı komünist ve Marksist-Leninist silahlı örgütlerle ortak bir cephe oluşturmuştur.

Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) (Halkın Kurtuluşu)

1974 yılındaki kısmi af çerçevesinde cezaevinden çıkan kadrolarla dışarıdaki kadrolar, yaptıkları bir dizi görüşme sonucunda Örgüt’ün merkezi yapısının yeniden kurulması için 1975 başlarında 9 kişiden oluşan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu-Geçici Merkez Komitesi’ni (THKO-GMK) kurdular. THKO-GMK’nin görevi, örgütlenmek, program ve tüzük hazırlamak ve ideolojik-kuramsal görüş oluşturmaktı. THKO-GMK, bu çerçevede Türkçe-Kürtçe bir merkez organ (Yoldaş-Heval) yayınlamaya başladı.

İki farklı özeleştiri süreci ve farklı kanallardan beslenmenin ne tür ideolojik-kuramsal farklılıklar doğurduğu Yoldaş-Heval’in 2. sayısının hazırlığı sırasında ortaya çıkacaktı. THKO-GMK üyelerinin çoğunluğunun Çin Komünist Partisi-Arnavutluk Emek Partisi zemininde yer aldığı ve yeni sayının kapağına “Sovyet Sosyal Emperyalizmi” görüşünü yazma kararı aldıkları öğrenildiğinde Sovyetler Birliği Komünist Partisi eğilimli Mücadelede Birlik kökenliler bu duruma karşı çıktılar. Bir dizi görüşmenin sonucu olarak ideolojik ayrılığın giderilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 1976 yılı başlarında taraflar, birbirlerine karşı şiddet kullanmayacaklarını bir protokolle bağlayarak ayrıldılar. Bu süreçte ayrılan bir başka grup ise Beş Parçacılar olarak adlandırılan gruptur.

Eleştirilere karşın THKO adını soneksiz kullanmakta ısrarlı davranan “Yoldaş” grubu, Ekim 1978'de topladığı Konferansla adını Türkiye Devrimci Komünist Partisi-İnşa Örgütü (TDKP-İÖ) olarak değiştirdi. 2 Şubat 1980’de gerçekleştirdikleri Kongre ile de Türkiye Devrimci Komünist Partisi’ni (TDKP) kurdu. Grup, 12 Eylül Askeri Müdahalesinden önceki dönemde, THKP-C kökenli Devrimci Yol’dan sonra en geniş kitle temeline sahip ikinci hareket olarak kabul edilmiştir.

Kısa sürede güçlü bir örgütlenme performansı sergileyen (1980'de dergi tirajının 100 bin civarında olduğu rivayet edilir) Halkın Kurtuluşu (HK) 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra tamamen yeniden örgütlendi. Türkiye'de Silahlı Birlikler (Dersim, Kars, Nurhak) kuruldu. 

Kendiliğindenci bir yapısı olan Halkın Kurtuluşu'nun Sosyal Faşizanlıkla itham ettiği TKP ve diğer Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) taraftarları ile yıldızı hiç barışmamıştır.

Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği (TİKB)

1974 yılındaki genel aftan sonra isimsiz bir grup olarak yeniden toparlandı. Kayda değer bir büyüme gösterdi. 1975 sonunda, birleşme görüşmeleri sonrasında, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) taraftarlarının örgütü yeniden diriltmek için kurdukları THKO-GMK ile birleştiler. THKO-GMK'nin "Mücadelede Birlik (Emeğin Birliği)" ve "Yoldaş (Halkın Kurtuluşu" hiziplerine ayrılması sırasında Halkın Kurtuluşu grubuyla birlikte hareket etti. 1977 Mayısında örgüt bölündü. Bölünmede Aktan İnce ve Yaşar Ayaşlı etrafındaki grup, Gökalp Eren, Mehmet Asal, Ercan Öztürk, Semih Orcan ve Veli Yılmaz önderliğini "oportünist" ve "tasfiyeci" olmakla suçladılar ve THKO'dan ayrıldılar. THKO, TDKP'ye dönüşürken, çalışmalarını Devrimci Proletarya adı altında yürüttüler. 19 Şubat 1979'da örgüt, İleri Militanlar Toplantısı (İMT) ile yeniden toparlandı. Yaşar Ayaşlı, Osman Yaşar Yoldaşcan, Mehmet Fatih Öktülmüş, İsmail Cüneyt tarafından TİKB, eski tarz yarı yasal yapı terk edilerek, yasadışı ve yeni bir temel üzerinde kuruldu. Program ve tüzük yayınlandı. Orak-Çekiç ve İhtilalci Komünist adlı yayınlar çıkarılmaya başlandı.

3. TKP/ML Kökenli Yapılar

Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist Hareket (TKP/ML Hareketi)(1976), Kurtuluş Yolu (1977), Kurtuluş Bayrağı Grubu (1978), Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (TKP/ML Geçici Koordinasyon Komitesi)(1979), Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist Bolşevik (TKP/ML Bolşevik)(1981), Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist Devrimci Proleterya (TKP/ML Devrimci Proletarya)(1987), Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (Maoist Parti Merkezi) (1987), Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (Doğu Anadolu Bölge Komitesi) (1987, 1992'de tekrar birleştiler), Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist Spartakist (TKP/ML Spartakist)(1994), Maoist Komünist Partisi (MKP)(1994), Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist (Birlik)(1996), İbocu Dönüşüm Hareketi

Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist Hareket (TKP/ML Hareketi)

TKP/ML Hareketi 1976-1994 arasında faaliyet gösterdi. 1972’de İbrahim Kaypakkaya tarafından kurulan TKP/ML’nin dışarıda faaliyeti devam ettiren Koordinasyon Komitesi tarafından; eski TKP/ML tezlerinin bir kısmının özeleştirisi yapılarak kurulur. 

Birlik İradesi adlı iç yayın organında sürdürülen tartışmalar Ağustos 1994’te MLKP-K’nın (Marksist Leninist Komünist Parti-Kuruluş) kurulmasıyla tamamlar ve TKP/ML Hareketi’nin örgütsel varlığı, TKİH (-daha önce TDKP’den kopan) TDKİH bu yapıyla birleşmişti-, TKP/ML-YİÖ’nün birleşmesiyle son bulur ve bu 4 örgüt birleşerek adını Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) olarak açıklar.

Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist - Doğu Anadolu Bölge Komitesi (TKP/ML-DABK)

TKP/ML (DABK) ekibi, TKP(ML)-Partizan'ın 1987 'de 3. Konferans 'a katılmaz ve Partizan MK 'sini anti-marksist, sağ-revizyonist, silahlı mücedele tasfiyecisi olduğu gerekçesi ile terk eder. 1992 'de Konferans ve DABK birleşir Maoist Komünist Parti (MKP) ismini alır. Örgütün amacı Türkiye'de Marksist-Leninist ilkelere bağlı Maoist bir devrim yapmaktır. Bu amaçla başta Tunceli (Dersim) olmak üzere çeşitli bölgelerde silahlı faaliyetler yürütmektedir.

Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist - Kurtuluş Bayrağı Grubu (TKP/ML-KBG)

TKP/ML’nin uzantısı olan gruplardan. Kurtuluş Bayrağı adlı dergi çevresinde toplananlara verilen isimdir. Bu örgütün de günümüzde bir etkinliği yoktur.

Yeniyol (Sürekli Devrim Dergi Çevresi)

Yeniyol, 1978 yılında yayınlanmaya başlayan Marksist dergi Sürekli Devrim’in, devamında 1980’de yayınlanan Ne Yapmalı’nın ve Troçkist yapıların Türkiye'deki en eski sürdürücüsüdür. 1980 darbesi sonrasında sosyalist hareketin yeniden toparlanması sürecinde birleşik sosyalist yapıların içerisinde yer alırlar. Birleşik Sosyalist Parti'nin (BSP) devamında BSP, GBK birleşmesi ile 1996 yılında kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) içerisinde yer alır. Şu an Birleşik Haziran Hareketi (BHH) bileşenlerindendir.

Konuya başlarken içeriğin zor olacağını düşünmüştüm fakat bu kadar zorlanacağım aklıma gelmemişti. Çok fazla yapı ve 'mesele derin mesele' olduğu için konuyu 2 başlık altında derledim. Ülkemizde solun 90'lardan sonraki gelişimini Türkiye'de Sol II (1990-2017) başlığı altında toparlamaya çalıştım.

Bilgileri bir araya getirirken gözden kaçırdığım yada hata yaptığım yerler varsa yanlışları düzeltmek açısından bu konuda bilgi sahibi olan arkadaşlar bana ulaşabilirler.

Devrim geleceğe aittir. Onun kadar geçmişe ve şimdiki ana bağlıdır.

Birgün bir daha ayrılmamak üzere birleşmeniz ve tek yumruk olmanız dileğiyle..

Eyvallah ,)

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir