Bizim Aile Filmiyle İlgili Daha Önce Duymadığınız Detaylar Sayesinde Filmi Başka Bir Gözle Seyredeceksiniz

986PAYLAŞIM

O mükemmel oyuncuları ve bu efsane filmi yeniden oturup izlemek farz oldu!

Arzu Film ekolünden alıştığımız üzere bu filmde yönetmen Ertem Eğilmez değil. Hababam Sınıfı'nda müfettiş Hüseyin Şevki Topuz ve Süt Kardeşler'de Damat Bayram olarak tanıdığımız Ergin Orbey, bu muhteşem filmin yönetmenliğini yapmıştır.

Filmin çekildiği ev, Üsküdar Altunizade'de Kısıklı Caddesi üzerinde bulunan Kedili Köşk. Burası şu an bir güzellik ve estetik merkezi olarak işletiliyor.

Şener Şen'in kendi ismini kulandığı filmdir aynı zamanda Bizim Aile. Usta oyuncu kendi ismini bir de Arabesk isimli absürt komedi filminde kullanmıştır.

Yaşar Usta'nın oğullarıyla birlikte yaşadığı evdeki yemek masasının arkasında bir tablo vardır. Bu tabloda Duha Suresi 9. ayet yer alır ve meali şöyledir: "Öyleyse sen de sakın yetimi güçsüz, kimsesiz görüp, ona kötü davranma."

kaynak

Filmdeki ufak soru işaretlerinden biri de evin en küçük oğlu Tuncay'ın, üstünde önlük ve elinde çiçekle annesine Anneler Günü hediyesi vermesidir. Bildiğiniz gibi Anneler Günü mutlaka pazar gününe denk gelir. Seyircilerden bazıları "O zaman bu çocuk niye okula gitti?" diye düşünebilirler; bunun da bir cevabı yok ve gerçekten hiç önemli değil.

Evin ablası Feride'nin evlenme bunalımına girdiği ve "yaşının geçtiğini" düşündüğü yaş ise kaç olsa beğenirsiniz? Feride'nin filmdeki yaşı 28. Ayşen Gruda ise film çekilirken 31 yaşındaydı.

Adile Naşit'in yıllar sonra bir röportajda anlattığı bir set hikayesi var ki, filmdeki herkesin sadece rol icabı aile olmadığını çok net gösteriyor.

"Bizim Aile filminin çekimlerinde idik. Halit Akçatepe ile Münir Özkul aralarında konuşup gülüşüyorlardı. Tarık Akan da oturmuş bir köşeye dalıp dalıp gidiyordu. Yanına gittim, çok samimi değildik. Çorba içme saatiydi, çorba içtik ve 'Hayırdır?' dedim, zor da olsa anlatmaya başladı:'Mühendislik fakültesindeyken, okula yakın bir yerde bir matbaacı arkadaşım vardı. Cebinden kitaplar basar, insanlar okusun diye uğraşırdı. Bugün gelirken ona rastladım. İşleri bozulmuş, kapatmak zorunda kalacakmış dükkanı' dedi.

Çekimler iyi gidiyordu. Münir'in yanına gittim, durumu anlattım. Yevmiye usulü çalışıyorduk, ne yapacağımızı da çok bilmediğimiz için bekledik. Belki elimizden bir şey gelirdi. Münir bunu epey dert edindi. Hani o can alıcı sahne var ya; Münir'in o güzel tiradı. Saim Bey'in kapısından içeri girer, 'Sen değil, ben büyüğüm ben!' diye noktalar. şte o sahnede, herkesin eli ayağı buz kesti. Yarım saat bir sessizlik oldu.Gün bitti, yevmiyeler dağıtıldı. O gün ne olduysa hepimiz 3'er yevmiye aldık. Münir 10 yevmiye almıştı. Herkes aldıklarını bir araya getirdi topladık ve Tarık Akan'a uzattık.

Kabul etmedi, zorla kabul ettirdik. Beraber gidip matbaadaki işler düzelene kadar, her gün biraz daha destek olduk.Bugün, Tarık'ın vesilesi ile o matbaa halen çalışıyor ve geçtiğimiz gün 20.000 adet kitap basıp tüm ülkedeki okul kütüphanelerine yolladı."

Okul kütüphanelerine ücretsiz dağıtılan 20.000 adet o kitap Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümsüz eseri Nutuk...

Film bize aile olmak için sadece aynı çatı altında bulunan ve kan bağı olan kişilerin gerektiğini değil; dayanışmayı, sevgiyi, samimiyeti ve paylaşmayı anlatır. Seneler sonra anlıyoruz ki aslında bizim izlediğimiz bir kurgu değil, gerçeğin ta kendisiymiş.

Bizi karnımız ağrıyana kadar güldüren oyuncuların aslında yeri geldiğinde nasıl da ağlattığını yine Bizim Aile filmiyle görürüz. Her biri bize adeta oyunculuk dersi verir ekranın karşısında.Ve

Ve sinema dünyasının en unutulmaz oyunculuğu, en muhteşem tiradı gelir Münir Özkul'dan. Çünkü Yaşar Usta bugün bile ezilenin, yoksulun ve güçsüzün isyanı olan şu cümlelerin sahibidir:

"Bak Beyim. Sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak ama nasıl yakışmaz? Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören? Anlamıyor musun beyim? Bu çocuklar birbirini seviyor. Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. Sen büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi Saim Bey. Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm. Ben, Yaşar Usta. Sen benim yanımda bir hiçsin anlıyor musun? Bir hiç. Gözümde pul kadar bile değerin yok. Ama şunu iyi bil. Ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme. Dokunma çocuklarıma, dokunma oğluma, dokunma gelinime. Eğer onların kılına zarar gelirse ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben Yaşar Usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni. Anlıyor musun? Vururum ve dönüp arkama bakmam bile."

Bu içerik de ilginizi çekebilir

Neşeli Günler Filmiyle İlgili Daha Önce Duymadığınız Detaylar Sayesinde Filmi Başka Gözle Seyredeceksiniz - onedio.com
Neşeli Günler Filmiyle İlgili Daha Önce Duymadığınız Detaylar Sayesinde Filmi Başka Gözle Seyredeceksiniz - onedio.com
Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hergelekon

yaa ne güzel bilgiler bunlar böyleee harikaaaağğğğğ ellerine sağlık editörşş. dün akşam 128494586686950cı kez Görgüsüzler 1982 izledim (gelmiş geçmiş en komik yeşilçam filmi olabilir) bu akşam da bunu izliyim yine.

ugur-bocugu

Belkide pazar günü çiçek alamadı okuldan gelirken bi yerden topladı

garden_gnome

Pazar günü okul olmasa da onluk giyilmesi bir film hatası değil. 90'larda bir başka giyecek kıyafeti olmayan yoksul çocuklar haftasonu da olsa her gün önlük giyerlerdi. Kendi gözümle çok görmüşlüğüm vardır. Yada en güzel/yeni kıyafeti önlük olabilir ve anneler gününde onu giymiş olabilir. Ben hata olduğunu düşünmüyorum, yoksulluğa gönderme olarak yapılmıştır.

senem-sengul

Pazar günü niye okula gidildiği önemli değil mi, ha bu detaylar atlanabilir demek filmlerde sağolun öğrendiğim iyi oldu.

kelebek_

o sahneyi okurken Münir Özkulun sesi yankılandı beynimde

Görüş Bildir