Bir Terbiye Etme Yöntemi Olarak Çocuğa Vurmak Ne Kadar Doğru?

 > -

Ziya Paşa’nın Terkib-i Bend’indeki meşhur beyitin de işaret ettiği gibi, nasihat ya da sözlü uyarıya riayet etmeyenleri terbiye etmek için köteğin sunulması, pek çok toplumda vücut bulabilen bir yöntem çeşidi:

"Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" 

Özellikle aile içi pedagojisinde yaygın biçimde kullanılan “cezalandırmak için vurmak” eylemi daima tartışılır.

Korku ve cezalandırma yoluyla istenmeyen davranışların üstesinden gelmek, hep işe yarar bir yöntem olarak görülür.

Bu yöntemin işe yarayıp yaramamasının yanında, çocuğun psikolojisine verdiği hasarı tespit etmek de son yıllarda yapılan pek çok araştırmanın konusunu oluşturuyor.

Konu, geçtiğimiz günlerde ABD’de başkanlık yarışı veren Cumhuriyetçi aday Ted Cruz’un sözleriyle tekrardan gündeme geldi.

“Eğer beş yaşındaki kızım Catherine, söylememesi gerektiğini bildiği bir şeyi söylerse şaplağı yer”

Ted Cruz’un bu eyleminde, Ziya Paşa’nın metodunu tespit etmek zor değil. Bir şeyi söylememesi üzerine nasihat edilip uyarılmış bir çocuk, aynı hatayı tekrarlayınca köteği haketmiş oluyor.

Bu esnada ABD’nin sınır komşusu Kanada’nın, cezalandırmak için çocuğa şaplak atma eylemini yasal olarak suç ilan etmesi, işi hayli ironik ve tartışmalı bir konuma itti.

Peki neden çocuğa vurulur?

Batı dünyasında, çocuğun poposuna ard arda tokat atmakla vuku bulan şaplağın (spanking) üzerine pek çok araştırma yapılıyor. Araştırmaların genel olarak işaret ettiği şekilde eylem, çocuğun hatalı görülen davranışında anlık bir kesintiye sebep olsa da, uzun dönemde psikolojisine negatif anlamda sirayet ediyor ve kalıcı bir hasar bırakıyor.

Aileler ve araştırmaların ayrıldığı nokta, bazı ailelerin agresif davranan çocuklara şaplak atmanın gerekli olduğunu söylemesi.

Araştırmalar ise tam tersi olarak şaplağın, çocukları git gide agresif hale getirdiğini ortaya koyuyor.

Peki siz, çocuğunuzu cezalandırmak için ona el kaldırır mısınız?

Evet
Hayır

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ayna-efendi

kısa vadede iş yarar belki çocuk anlık yaramazlık yapmaz ama uzun vadede çok zararları olur, ödüllendirme daha iyi bir yöntem olabilir çocuk yetiştirmede ancak illa ceza verilecekse de daha etkili yöntemler var mesela yaramazlıktan dolayı dondurma şeker vs yemesini yasaklamak ya da çizgi film seyrettirmemek, sevdiği şeylerden bir süre mahrum kalması daha etkili olur diye düşünüyorum, pedagojiden anlayanlar yanlışım varsa doğrusunu yazarsa sevinirim

sevgiliyagmur

Şiddet şiddeti doğurur. Dayağa kesinlikle karşıyım! Bilinçli cezalar vererek de çocuk terbiye edilir. Sonra o dayak yiyen çocuklar büyüdüklerinde öfke patlaması yaşayıp, cinnet geçirebiliyor. Vurmayın ufacık, savunmasız çocuklara!..

prettywitch

Burada "Çocuk azıcık dövülmeli" diyen korkaklar,sosyal medyadaki insanların tepkisinden korktuğu için gerçek fikrini saklıyorlar.Eminim ki bir çoğu o "El kaldırırım" diyen kesimden.Ne demek vurmak dövmek ya? Ne gerikafalı salaklarsınız.Onun acısı geçince tekrar yapmayacak mı? Üstelik daha hırslı bir şekilde yapacak.Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır,çocuğu da pekala eğitebilir.Adam gibi karşına alıp konuşsan zaten utanır bir daha yapmaz yaptığını.Onu döverek bilinçaltında birlikte geçirdiğiniz anları depoluyorsunuz ama iyi olanları değil.Sonra çocuğumuz neden bize karşı soğuk.Sen dövünce onun sana sarılıp öpecek hali yok.İster istemez uzaklaştırıyorsunuz adamı kendinizden.Sonra niye şimdiki ergenler,çocuklar ailesinden uzakta,kendi odasında başka şeylerle ilgileniyor.

prettywitch

Kimse kendisinin canını yakan biriyle yakın olmaz.Aslında çocuklarınız sizi seviyor,onları kendinizden uzaklaştıran sizsiniz.Ha her türlü ilgiyi,sevgiyi esirgemediniz,bir kez olsun vurmadınız ama uzaklaştı,o çok ayrı bir şey.Ama diğerlerinde sorunu kendinizde arayın.

Gizli Kullanıcı

Ülkemizde bu şımarık nesil dayak yemediği için oluşmadı. Ben bir şeye sahip olamadım çocuğum olsun, ben yaşayamadım çocuğum yaşasın diyen aşırı toleranslı ve disiplinsiz ebeveynler yüzünden oluştu. Disiplin ve dayak yakın görünse de farklı kavramlardır.

Gizli Kullanıcı

Bu arada dayağa tamamıyla karşı değilim. Bir arkadaşımın çevresinde yoğun aşk acısı çeken, hayattan tamamen kopmuş bir arkadaşı varmış. Birkaç ay beklemişler, baktılar düzelme yok, sürekli dalgın düşünceli, somurtkan. Birleşip bir güzel dövmüşler. Öyle güzel dövdük ki bize teşekkür etti "aşk acısı filan kalmadı diye" diyor.

isyankar-koyun

Öyle evire çevire ağız göz dalarak degil de, nadiren, soz dinlemeyip, engellenmedigi takdirde yanlış davranışına devam edeceği anlaşıldığı zaman fazla hasar vermeyecek ama hatasını anlayacağı bir fiziksel şiddet uygulanabilir. Aşırıya kaçmamak kaydıyla elbette. Şimdiki çocuklar gercekten kafayı yemiş, zivanadan çıkmış durumdalar. Ebeveynleri otorite değil gözlerinde, emir verecekleri bir köle. Bir çocuğun annesine "su getir" demesi bile büyük terbiyesizlik benim gözümde. Çocuk "bana bunu alacaksın, şunu yapacaksın" diyor ve kendinden o kadar emin ki, onu kimin beslediğini unutuyor. Ebeveynler bunu hatirlatmalı ve bir çocuk kimin patron olacağı konusunda haddini bilmeli. Ha bu fiziksel şiddetle olur veya nasihatle uslandırırsın çocuğu, fark etmez. Lakin nasihatten anlamiyorsa "fiziksel şiddet uygulamayalim, aman ha aman" gibi bir anlayışın da lüzumu yok. Az bir döv yani, ölmez çocuğun. Bokunu çıkarmadan döv azcık.

Başlıklar

Amerika Birleşik Devletleri
Görüş Bildir