Bir Orkinos Vurulur, Bir Ağaç Devrilir!

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bir Orkinos Vurulur, Bir Ağaç Devrilir!

Bir Orkinos Vurulur, Bir Ağaç Devrilir!

TAN MORGÜL - tan.morgul@radikal.com.tr

Orkinos avı/kırımı meselesi hakikaten homosapiens vandallığına dair ibret verici bir performans: Bir canlı türünü gezegen yüzeyinden silmek için artık nasıl bir çaba gösteriliyorsa, vardığımız noktada, cinsimizin diğer canlılar için göktaşından beter olduğu ortaya çıkıyor. ‘Avatar’ olup tüyme ihtimalimiz de yoksa, hadise üzerine celallenmeye devam edelim. ‘Atlantik Orkinosunun Korunmasına Dair Uluslararası Komisyon’a (ICCAT) taraf 48 taraf ülke bu aralar İstanbul’da toplanıyor.’ Amaçlarının ne olduğu isimlerinden belli zaten. Memleketin de imzacılar arasında bulunduğuna sevinip, konuya dair malumatları PEW Enviroment adlı sivil toplum örgütünden derleyelim. Ki Dr.Susan Lieberman ve ekibi uzun zamandır taraf ülkelere ve tüm dünya kamuoyuna meselenin fecaatini anlatıp, alınması gereken acil kararlar konusunda baskı yapıyor.

Rakamlar korkutucu

Uzun süredir devam eden ‘soykırım’ avcılığına dair sahici bir adım atabilmek ancak yakın zamanda gerçekleşebildi. Küresel pazara giren mavi yüzgeçli orkinos toplamı 2008‘de resmi kotayı %31 aşmışken, bu rakam 2010’da %141’e yükselince, komisyon 2010’da bu balığın avlanmasına dair düzenlemeye gitti ve yıllık ‘avlanma’ miktarını 12,900 ton olarak belirledi. Rakamlar bilim insanlarının taraf ülkelerin avlanma stoklarını raporlaması sayesinde oldu. Lakin, bu raporlama için kayıt sisteminin iyi olması gerekiyor. Aksi takdirde, av miktarının bütünü kayıt altına alınmıyor ve kota belirlemesinde yanlışlık oluyor. Bu nedenle hem bilim insanları hem de sivil toplum örgütleri, kayıtın ‘elektronik sistemle’ denetim ve ‘ciddiyet’ altına alınmasını talep ediyorlar. Geçmiş yıllarda yapılan ‘elle kayıt’ sistemi yerine, ‘barkod’ sistemine geçilecek, böylelikle tüm stoklar eşzamanlı görünür ve izlenilebilir olacak. Hem hangi çağda yaşıyoruz, ‘elle kayıt’ neymiş yahu...

Öte yandan, her türlü canlının başının belası olan ‘illegal avlanma’ bu denetimin dışında. Komisyona imza atmamış ülkelerin izansız ve insafsız avcılığa devam ederken, imza atanların limanlarındaki denetim de yetersiz. Ama Akdenizli olarak, özellikle bir ülkeyi anmak gerekiyor. Sadece komisyonun değil Birleşmiş Milletler’in ilgili kararlarıyla da yasak olmasına rağmen İtalya, açık denizlere kilometrelerce uzatma ağlarını salıyor ve göçmen balıkların önüne koca bir ‘file duvar’ örüp, teknelerine tonlarca balığı istifliyorlar. Bu nedenle, sivil toplum örgütlerinin ICCAT’tan talebi; bu ülkenin uyarılması ve denetlenmesi.

Diğer mühim bir mesele ise ‘kaş yaparken göz çıkarma’ faaliyeti olan bycatch (hedef dışı) avcılığın çevresel maliyeti - ki resme bakınca kaşın da yapılmaktan çok yarıldığı ortada. Orkinos yakalarken ağa veya oltaya gelen köpekbalığı sayısı yılda 73 milyon. İnanılmaz ve dehşetengiz bir rakam. Deniz eko-sisteminin en mühim canlılarından birine dair kesilen faturanın garabeti artık sofradan tümden kalkmamız gerektiğini gösteriyor. Asya pazarında inanılmaz bir talebi olan köpekbalıkları, teknede daha fazla yer açmak için, yüzgeçleri ve kuyrukları kesildikten sonra denize geri atılıyor. Deniz kaplumbağaları da kaş yarma faaliyetinin diğer bir mağduru. Ez cümle; orkinos avı asla sadece orkinos avı değildir.

Peki bizdeki vaziyet ne: Türkiye ICCAT’ta 2002‘den beri imzacı. Komisyonun eskileri ise 1967’de bu işe girişmiş ABD, Japonya ve Güney Afrika. Tabii imzacı olmak, balığın korunması anlamına gelmiyor. Dünya orkinos nüfusunu çoğunluğunu suşi sanayiine gömen Japonya’nın konu hakkında hassas olması normal ama yetmiyor, insaflı olması da gerekiyor. Hem denizanası suşisi de fena değilmiş. Duyumlar bu noktada...

Türkiye’de durum nasıl?

Memlekette 2009 yılı yakalanan orkinos ve benzeri balık miktarı 8,633 ton. Mavi yüzgeçli orkinos ise 665,4 ton. Türkiye’de 6 orkinos çiftliği bulunuyormuş. Yakalanan ton balıkları büyümeleri ve yağlanmaları için bu çiftliklere çekilip besleniyor. Hedef, pazara daha ‘kallavi’ ürün sunmak. Av sahası ise: Akdeniz’de Antalya ile Kıbrıs arasında yapılıyor

Geçmişte Karadeniz’de mukim bu balığa dair Bedri Rahmi Eyuboğlu’na selam çakıp, memleket sularından çekilelim: ‘(...) Dalyanda kırk tane orkinos/ Kırk değirmen taşı gibi dönmektedir/ orkinos dediğin balıkların şahı, orkinos mavzerle gözünden vurulur/ Denizin içinde ağaçlar devrilir/ Kan çanağına döner dalyanın yüzü (...)’

Haberin Tamamı İçin:

ONEDİO YEMEK SUNAR!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Yummy
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAntalyaBilimBirleşmiş MilletlerHadiseİstanbulİtalyaJaponyaKaş
Görüş Bildir