Bilim Kurgu Filmlerinde Akbil Basar Gibi Kullanılan Işınlanma Teknolojisi Gerçekte Olsa Nasıl Olurdu?

58PAYLAŞIM

Scotty beni ışınla!

Sabah Asya'nın cennet bir koyunda uyanıp, öğlen işe New York'a gidip, akşam İspanya'da bir festivale katılmak nasıl olurdu?

Işınlanmak mümkün olsaydı, hayatlarımız muhtemelen bu şekilde ilerlerdi.

Kendinizi bir yerden başka bir yere ışınlamak bilim kurgunun bir malzemesi gibi görünse de, artık sadece bir hikaye olmaktan çıkıyor.

Bilim insanları artık ışınlanmayı gerçekleştirebilecek araştırmalar yapıyorlar. Peki ışınlanmak mümkün olsaydı, nasıl olurdu?

Eğer insanlık olarak ışınlanmaya kalksaydık, bu muhtemelen kuantum ışınlanması denilen bir yöntemle olurdu.

Kuantum ışınlanması, bir objenin taranarak bilgilerini başka bir lokasyona yollanması anlamına geliyor. Bu diğer lokasyonda obje farklı moleküller ve atomlarda yeniden bir araya getiriliyor. İnsanların ışınlanması ise çok daha farklı şeyler anlamına gelebilir.

Işınlanma geliştirilirse yollarımız ve köprülerimiz geçmişe ait anılar haline gelebilir, kalabalık şehirler sakinleşebilir.

Uzay keşiflerinde ise hiç ummadığımız kadar ileri gidebiliriz. Fakat çok da abartmadan önce bu işlem nasıl olurdu ona bir bakalım.

Bu işlem kuantum dolanıklığı denen bir şeyle başlıyor.

Kuantum dolanıklığı partiküllerin birbirine bağlanmasını ve uzak mesafelerde bile bağlı tutulmalarını içeriyor. Parçacıklar birbirine dolandığında bu karşılıklı olarak eşit durumlarda olmak zorunda kalmalarına neden oluyor. Eğer birinin halini biliyorsak, diğerininkini de bilebiliyoruz.

Şöyle düşünün:

Dışarıdan bir tavuklu, bir de etli dürüm söylediniz. Açmadan hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorsunuz ancak birini açtığınız an diğerinin de ne olduğunu öğrenebiliyorsunuz.

Kulağa karmaşık geliyor mu?

Basitçe söylemek gerekirse, eğer iki ya da daha fazla parçacık dolanıksa, o zaman ikisi arasında bilgi gönderimi yapabiliyoruz.

Çinli araştırmacılar uzaydaki bir uyduya parçacık yollayarak bunun mümkün olduğunu çoktan kanıtladılar.

Fakat herhangi bir parçacık değil de, canlı kanlı insanları göndermek nasıl olurdu?

Her insan vücudu milyarlarca atomdan oluşur.

Her atomda türünü, konumunu, enerji durumunu vs. anlatan veriler bulunur.  Yani teorik olarak her atomu tarayıp uzak bir lokasyona gönderebilmeli ve vücudu aynı olduğu gibi tekrar inşa edebilmeliyiz. Fakat tabii ki bu kadar basit olamaz.

Sizi siz yapan her atomun durumunu öğrenebilmek için tüm vücudunuzu parçalara ayırmanız gerekir.

Yani her ışınlandığınızda aslında intihar edip diğer tarafta tekrar doğmuş olursunuz.

Şimdiye kadar kimse bu kadar büyük verileri ışınlamadı, bu yüzden süreç nasıl işlerdi tam olarak bilinmiyor.

Ancak böyle bir teknoloji gerçekten bulunuyor. Yalnızca bunu canlı bir varlığa uygulamak, cinayet anlamına gelebilir. Yine de umudunuzu kesmeyin, bakarsınız bilim bunun da çözümünü bulur.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir!

Şeker Değil: Yaşamlarımızı Her Yönden Kolaylaştıran Antibiyotikler Hiç Keşfedilmeseydi Hayatlarımız Nasıl Olurdu? - onedio.com
Şeker Değil: Yaşamlarımızı Her Yönden Kolaylaştıran Antibiyotikler Hiç Keşfedilmeseydi Hayatlarımız Nasıl Olurdu? - onedio.com
Evrende Yalnızız Sanırken Uzaylılar Çat Kapı Çıkıp Gelse Dünyamızda Neler Olurdu? - onedio.com
Evrende Yalnızız Sanırken Uzaylılar Çat Kapı Çıkıp Gelse Dünyamızda Neler Olurdu? - onedio.com
Farazi Sorulara Mantıklı Cevaplar: Midenizde Ağaç Çıksa Ne Olurdu? - onedio.com
Farazi Sorulara Mantıklı Cevaplar: Midenizde Ağaç Çıksa Ne Olurdu? - onedio.com

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erdem-gulden

ya siparişi yanlış gönderdilerse ha ? !!! soruyorum size !

soyledim-gitti

Bence bu yöntem ile değil de henüz bilmediğimiz bir yöntem keşfederek ışınlanmanın yolunu bulabileceğiz. Bu şekilde atom atom bilgi iletip diğer tarafta kopya oluşturmak şeklinde değil de bir nevi uzayı büküp atomların 3. boyut dışında bir noktadan başka bir noktaya gitmesi şeklinde.

532li-numara

Solucan deliği misali diyosun

soyledim-gitti

Tam olarak değil. Solucan deliği ile ilgili teorik bilgiler mevcut. Demek istediğim şu an hiç bilmediğimiz bir şey keşfedeceğiz. Mesela atom altı parçacıkların kuantum sıçramasını nasıl yaptığını hala bilmiyoruz. Bunu araştırırken belki de yeni bir boyut keşfedeceğiz ve atomların bu boyuta girip çıkmasını tetikleyecek bir yöntem bulacağız. Sonrasında çok basit bir şekilde kendi atomlarımızı bu boyuta aktarıp, evrenin herhangi bir yerinde kendi boyutumuza geri getireceğiz. Gibi gibi :)

532li-numara

İnterstellar filmindeki kitaplık sahnesi gibi.

gizli-hesap

Dünyada Öldükten sonra sadece Ahirette yeniden doğcaz intihar edip yeniden dünyada doğmak yok tevbe istiğfar edin

ordekkac

Baya ilginç bir konu belki önümüzdeki 1000 sene içinde olur:)

feyk

Bir atom alti parcacigim quantum ozelliklerini olcugunuz anda dalga fonksinu coker ve o quantum ozelliklerini degistirmis olursunuz. Bizim dunyamizda birseye zarar vermeden olcmek mumkundur ama quantum olceginde teorik olarak imkansiz. Yani birini isinladiginizda kacinilmaz olarak yok edersiniz. Yok etmezseniz daha ilginc felsefi sorular dogar, keza yaptiginiz islem isinlama degil birebir kopyalama olur ve evrendeki butun atom alti parcaciklar birbirinin aynisi oldugundan, fark bulunmadigindan kopya olan insanda en az orjinali kadar orjinaldir. Tipki Chistopher Nolan'in prestige filminde oldugu gibi.

Görüş Bildir