Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bilim İnsanlarına Göre Üretkenliği Artırmanın Yolu Çalışmaya Daha Geç Saatlerde Başlamak!

-

Pek çoğumuz sabahları erken saatte uyanmak konusunda güçlük yaşarız ve sabahın tazecik zihniyle neden dünyanın insana ızdırap verecek bir biçimde kurgulandığını sorgularız...

Peki neden bunu yapıyoruz? Çünkü herkes böyle yapıyor!

Herkes gece uykusunun bizim için daha iyi olduğunu söyler; okulumuz ya da çalıştığımız yer sabahın köründe kalkmamızı zorunlu kılar; toplum bu şekilde kurgulandığı için işlerimizi ancak erken kalkarak halledebiliriz; başarılı olmamız erken kalkmamıza bağlanır ve tüm bunlar yüzünden üzerimizde baskı hissederiz; geç uyandığımız günler suçluluk duyarız ve ister istemez kendimizi bu yanlış kurguya uymak zorunda hissederiz.

Uff biri anlatsın hemen, nedir bu normal?

"Normal" görecelidir sevgili dostlar. Eğer tek bir kişi daha size erken kalkmanın faydalarından bahsetmeye kalkarsa, ona bunun doğru olmadığına dair onlarca farklı çalışma yapıldığını ve toplumca büyük bir uyku yoksunluğu durumunda olduğumuzu hatırlatın. Biyolojik saat kişiden kişiye farklılık gösterir ve herkes için tek bir doğru bulunması mümkün değildir!

Düzen tarafından yaratılan uyku yoksunluğu hepimizi etkiliyor!

Kendimizi iş saatlerine adapte etmeye çalıştıkça sirkadiyen ritmimizi, yani 24 saatlik döngüdeki davranışlarımızın bütününü etkiliyor, verimimizi düşürüyoruz. Oxford Üniversitesi'nden nörolog Dr. Paul Kelley, The Guardian'a yaptığı açıklamada, modern kültürün inşa ettiği 9-5 çalışma saatlerinin, çoğu insanın uyum sağlayabilmesi için en azından üç saat daha ileriye alınması gerektiğini belirtiyor.

Dr. Kelley'e göre bu durumdan en çok etkilenen kişiler, 14-24 yaş aralığındaki insanlar.

Doktora göre sahip olduğumuz uyku döngüsünün sağlık üzerinde de çok büyük etkileri var. Kelley, Telegraph'a yaptığı açıklamada, zoraki oluşturulmuş uyku döngüsünün fiziksel, duygusal ve performansa yönelik durum ve becerilerimizi olumsuz yönde etkilemekte olduğunu belirtiyor.

Doktor, uyku yoksunluğunun yol açabileceği rahatsızlıkları ise şu şekilde sıralıyor:

Aşırı yorgunluk ve bitkinlik, depresyon, anksiyete, kilo artışı, yüksek tansiyon, uzun süreli hafızada gerileme, hatta alkolizm. Tüm bu riskler, yalnızca yanlış bir uyku düzeni tuttuğumuz için bizi tehdit ediyor ve uzun dönemde yıkıcı sonuçlar doğuruyor.

Kelley, ayrıca okul ya da iş saatlerinin çeşitli yaş aralıklarına göre farklı şekilde düzenlenmesi gerektiğini düşünüyor.

Örneğin 10 yaşındakiler için okul sabah 8:30'da başlıyorsa, bunun 16 yaşındakiler için sabah 10:00 olması, 18 yaşındakiler için ise 11:00 olması gerektiğini düşünüyor. Bunun yanı sıra yetişkin insanlar için işe başlama saatinin 11:00 olması gerektiğini düşünen doktor, bu şekilde uyku yoksunluğunun aşılarak kişilerin sağlığının ve performansının daha iyi tutulabileceğine inanıyor.

Tüm bunların yanında bir de melatonin konusu var...

Melatonin, hepimizde bulunan ve biyolojik saatimizi düzenlemeye yardımcı olan bir hormondur. Yapılan çalışmalara göre gençler bu hormonu akşam 11:00 sularında salgılamaya başlamaktadır ve sabahın geç saatlerine kadar salgılamayı sürdürmektedir. Bu da genç insanların sabahları erken kalkmasını oldukça güç kılmaktadır.

Kelley'e göre genç insanların büyük çoğunluğu için sağlıklı olan uyku saatleri, gece yarısı ile sabah 9 arasında kalan vakit.

Dr. Kelley'nin bir ortaokulda yürüttüğü çalışma kapsamında okulun başlama saati 8:30'dan 10:00'a alındığında, okulun genel not ortalamasının %19 oranında arttığı görülmüştür. Bugün daha geniş kapsamlı bir çalışma yürüten Kelley, İngiltere çapında 100 farklı okul üzerinde incelemelerde bulunmaktadır. 2014 yılında başlayan bu çalışma, 2018 yılına kadar sürecektir.

Son olarak konuyu toparlamaya çalışalım:

Günümüz yaşam stilinin çoğu insan üzerinde yarattığı uyku yoksunluğu son derece gerçek ve yıkıcı etkileri olan bir problem. Bu problem her kişinin tek tek biyolojik saatinin incelenmesi ve çalışma saatlerinin ona göre düzenlenmesi ile mümkün değilse bile, okul ve iş saatlerimiz çoğu insanın yararına olacak şekilde yeniden düzenlenebilir. Bu durum özellikle, biyolojik saatleri yetişkinlere göre çok farklı olan genç insanlar için önemlidir. 

Öte yandan gece kuşlarını da unutmak olmaz. Çevrelerindeki insanlar tarafından kötü ve suçlu hissetmeye itilen gece kuşları için de sıkıntılı bir durum olmadığı yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Hepimiz farklı uyku döngüsüne sahibiz ve bu sebeple eğer gündüz uyumak yaratıcılığınızı ve performansınızı körüklüyorsa, bu durumda herhangi bir olumsuz etkiyle karşılaşacağımıza dair kanıt bulunmamaktadır.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Bill Gates demiş ya, zaman yönetimini iyileştirmek ve acil durumlarla başa çıkmayı öğrenmek için işlere olabildiğince geç başlayın.

kutalp-bagci

Amk bu bilim insanlarının daha önemli işleri yok mu?

doga-sina

Okuldan geldiğimde 9dan önce ders çalışamıyorum mesela, projelerim fikirlerim hep aklıma gece yarıları gelir, yani kendi kendime doğruluyorum bunu:D Bir de şu Dr. Kelley bizim milli eğitim bakanı olabilir mi lütfen :(

nesli-araci

Yani bu benim, gece uyuyamayan, sabah erken uyanamayan biri olarak aslında sorunlu olmadığım anlamına mı geliyor? Bu bile yeter lan, birileri benim gibileri de anlıyormuş ya.

corpse-bride

bencede gec kalkalım erken yatmak ıstesende olmuyor calısma sattıde erken olunca hortlak gıbı ıse gıdıyoruz gencler ıcınde gecerlı bazı okullar -ıngılteredydı sanırım- yas gruplarına gore gırıs saatı duzenlemesı yapmıs okul performansında artıs kaydetmıstı

Başlıklar

BilimFacebookİngiltereonedio
Görüş Bildir