Bilim İnsanları Küresel Isınma İle İlgili Görüş Birliği İçinde mi?

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bilim İnsanları Küresel Isınma İle İlgili Görüş Birliği İçinde Mi? – Belkıs Gökbulut

Bilim İnsanları Küresel Isınma İle İlgili Görüş Birliği İçinde Mi? – Belkıs Gökbulut

Bilimde herhangi bir konuda fikir birliği olması oy çokluğu ya da ikna ile değil, kanıtlarla gerçekleşir. Var olan bir görüşün çürütülmesi için ancak yeni bilimsel bir kanıt gerekir. Dolayısıyla doğruluğu konusunda yeterince delil bulunan bilimsel bir konuda bilim insanlarının hemfikir olmaması esasında söz konusu değildir.

Peki, bir konuda yeterince delil oluşabilmesi için bilimsel süreç nasıl işler? Bilim insanları öncelikle evrende var olan bir fenomen üzerine doğruluğu kesin olmayan görüşlerini sunarlar. Bunlar üzerine hipotezler inşa edip, deneylerle defalarca tekrarlarlar. Bu hipotezler deneyler sonucu ayakta kalmayı başarırsa geçerli bir kanıt oluşmuş demektir. Kendi içinde bütünlük sağlayamayanlar ise bu aşamada zaten çökerler.

Küresel ısınma ile ilgili ortak bir görüş oluşana kadar yapılan çalışmalar tek tek bu aşamalardan geçti. Bilim insanları çeşitli bilimsel tekniklerle geçmişte iklimin nasıl değiştiğini anlamaya çalışıp, dünyadaki anormal gidişatı açıklayabilmek için tezler ortaya koydu. Mevcut ısınmanın geçmişte dünyanın doğal döngüsü içinde binlerce hatta milyonlarca yılda oluştuğunu fark eden bilim insanları, bu gidişatı ancak atmosfere aşırı miktarda salınan sera gazları ile açıklayabildi.

Bu teori oluşurken genel olarak bilim dünyasında bir ayrılık oluşmadı. İklim biliminin temelleri bu konuya çok yakın çalışmalar yapan fizikçiler, matematikçiler, kimyacılar, astronomlar, atmosfer bilimciler, moleküler biyologlar ve mühendisler gibi pek çok bilim insanı ile birlikte oluşturuldu. Dolayısıyla bu ortak görüşü bilim dünyasının tamamına yakını kabul etti.

Bu noktada hemen aklımıza şu soru gelebilir; yeterince bilimsel kanıt varsa neden tamamı değil? İklim alanında çalışan iki grup bilimci vardır: Bunlardan büyük çoğunluğu olan birinci grup ciddi ve saygın bilim çevrelerini oluşturur, çalışmalarını üniversitelerden ve devletten destek alarak sürdürürler. Bu bilimcilerin tümü iklim değişikliğinin insan kaynaklı sera gazlarının atmosfere salımından meydana geldiğini kabul eder. Azınlık olan diğer grup ise çalışmaları için petrol ve kömür şirketleri gibi özel sektör kuruluşlarından destek alır ve iklim değişikliğinin başka sebepleri olduğu konusunda insanları ikna etmeye çalışır. Yani burada ayrılığa düşen bilimsel kanıtların farklılığı değil, sayıları çok az da olsa bir grup bilim insanının bilime değil özel sektör kuruluşları ve kendi çıkarlarına hizmet etmesidir.

Yukarıdakilere ek olarak zaman zaman gazetelerde küresel ısınmanın durduğuna dair haberler okumuşsunuzdur. Bilimsel hiçbir dayanağı olmayan bu haberlerin tek sebebi okuyucu kitlesinin ilgisini çekmek ve akıllarını bulandırmaktır. Bu noktada bizim de okuyucular olarak gözümüzü açık tutup bu haberlerin bilimsel bir kanıtı var mı, yoksa bu haberden kim çıkar sağlar? diye düşünmemiz gerekir. Dikkatle baktığımızda bu haberleri yapan gazetelerin petrol ve otomotiv şirketlerinden reklam alan gazeteler olduğunu hemen fark edeceksiniz.

Sonuç olarak; bilim akla ve mantığa hizmet ederek var olan tüm gerçekleri gün yüzüne çıkarmak içindir. Bilim insanlarının çok büyük çoğunluğu da bu doğrultuda akılcı tezler ve deneyler üzerinde çalışarak, var olan bilimsel kanıtlarla görüşlerini beyan ederler. Çok küçük bir azınlığın çıkarlara hizmet etmesi bilimden hiçbir şey kaybettirmez. Çünkü yeterince delili olmayan hiçbir tez uzun süre ayakta kalamaz. Bu noktada topluma düşen pay; bilimsel olarak kanıtlanmamış hiçbir görüşe inanmayıp, dünyada bilim çevreleri ile ortak yapılan çalışmalara, resmi bilimsel kuruluşların konu ile ilgili ulaştıkları sonuçlara itimat etmektir . Küresel ısınma ile ilgili kabul edilmiş ortak görüş Birleşmiş Milletler tarafından kurulan Hükümetler arası İklim değişikliği Panel (IPCC)’inde mevcut durumun tek sorumlusunun insan faaliyetleri sonucu atmosfere yayılan sera gazları olduğu açıkça beyan edilmiştir.

Belkıs Gökbulut

Boğaziçi Üniversitesi

İklim Değişikliği Çalışma Grubu

URL : http://www.yesilgazete.org/?p=69473

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BilimBirleşmiş Milletler
Görüş Bildir