Beth Orton: Bir Yabancının Sıcaklığı

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Beth Orton: Bir Yabancının Sıcaklığı

Beth Orton: Bir Yabancının Sıcaklığı

Sanatçı kendi ayakları üzerinde durana kadar karşımıza William Orbit (“Strange Cargo” albümü) ve Beck (“Midnite Vultures” albümü) ile yaptığı müzik paylaşımları ile çıktı.

90′ların başı kadın söz yazarı/şarkıcı müzisyenlerin müzik piyasasında etkili bir şekilde gündeme geldiği dönem oldu. Erkek egemenliğinin hala var olduğu bir dönemde farklı müzik kollarında kendilerine yer edinmeye çalışan savaşçı kadın müzisyenler, kaliteleri ve müziğe getirdikleri içten, samimi dokunuşları ile haklı bir konuma geldiler. Onlarda erkeklerde olmayan farklı bir bakış açısı vardı. İçtenlik, duyarlılık ve açık sözlülük üzerine yapılandırılan bu bakış açısı, dinleyeni ister istemez kucakladı. Bu özellikleri ile klişe tabuları yıkan sanatçıların bazıları ne yazık ki artık sadece tarih sayfalarında okunurken, diğerleri sağlam adımlarla müzik piyasasında iddiasını sürdürüyor. Bunların başında 1970 doğumlu Elizabeth Caroline Orton bizim tanıdığımız sahne adıyla Beth Orton geliyor. Kalıplaşmış tonlamadan ve armoniden uzak, zaman zaman kulaklarınızı rahatsız eden kusursuz vokalleri ile bir rastlantı sonucu hayatımıza giren sanatçı, ilk defa Chemical Brothers’ın ‘Alive Alone’ parçasında sesini duyurdu. Sanatçı kendi ayakları üzerinde durana kadar karşımıza William Orbit (“Strange Cargo” albümü) ve Beck (“Midnite Vultures” albümü) ile yaptığı müzik paylaşımları ile çıktı.

1996 yılında dünya çapında ilk albümü “Trailer Park” ile folk/elektronik akımına giren sanatçı bu sakin ve keyif veren çalışması ile 1997 yılında iki tane Brits adaylığı kazandı. Britanya’dan çıkan en asil vokal olarak lanse edilen sanatçı, 1999 yılında çıkarttığı “Central Reservation” adlı ikinci albümü ile hak ettiği ‘en iyi İngiliz kadın sanatçı’ Brits ödülünü evine götürdü. Tutkulu çabasından dolayı aynı yıl Mercury Music ödüllerine aday oldu, ama ne yazık ki ödülü başka bir yoldaşına kaybetti. 2003 yılında gelen üçüncü stüdyo albümü “Daybreaker”ın kasvetli ve abartılı yüklemleri ile odaklanma sorunları yaşayan sanatçı, olumsuz eleştiriler almasına rağmen sağlam bir albüm üretti. Şubat 2006′da dördüncü ve en son albümü “Comfort of Strangers”ı çıkartan sanatçı, bu çalışması ile artık elektronik tarzdan uzaklaştığını resmen deklere etmiş oldu. Bu yeni çalışmasında daha çok geleneksel alternatif folk tarzına sokulan sanatçı, üçüncü albümündeki odaklanma sorununun aslında bir arayış olduğunu gösterdi.

Derek Bailey, Stereolab, Saint Etienne, Weasel Walter, Fennesz, Darin Gray, Flying Saucer Attack ve Keith Rowe gibi sanatçılar ile harikalar yaratan saygıdeğer Jim O’Rouke’un yapımcı koltuğunda oturduğu “Comfort of Strangers”, sadece iki haftalık bir çalışma sonucu kaydedildi. Başrollerde Orton’un vokalleri ve derin sözlerini yer almasına rağmen Jim O’Rouke’un süssüz ancak sağlam dokunuşları ile “Comfort of Strangers” sanatçının en mutlu – an azında umutlu – ve sade çalışması. Kısa ve öz bir kişiliğe sahip olan albüm, Orton’un vokalleri ve sözleri ile dinleyeni birebir iletişime geçiren bir araç. Beth Orton için yeni bir başlangıç noktasını belirleyen bu çalışma, bir ilkbahar günü kadar taze ve kuşkusuz şu ana kadar ürettiği en sağlam albüm.

Zengin bir tona sahip vokalleri ile 14 parça arasında kocaman bir hassasiyet, duygusallık ve zarif ısrarcılık ile süzülen sanatçı yaşayan bir çalışma sunuyor. Aşkın ölüm teması üzerine yapılandırılan albümün açılış parçası ‘Worms’, melankolik yapısı ile sanatçının en kızgın hali ile dinleyeni buluşturuyor. Düşük tempolu piyano melodileri ile süslenen temel ritimler, sanatçının üçüncü boyutunu yansıtıyor ve belki de şu ana kadar yaptığı en başarılı parçası zevkimize sunuyor. Country ateşi ile tutuşan ‘Countenance’ parçası tam bir keyif süzmesi. Bunu takip eden ‘Rectify’ parçası ise aynı frekansta süzülen kısık gitar temaları ile ustaca süslenmiş zarif bir ritim buketi. Beth Orton’un sesinin gerçekten parlamasına izin veren parçalar, Jim O’Rourke’un sanatçıyı ne kadar anladığının en büyük göstergesi. Özellikle nefis folklor ezgileri taşıyan ‘Heartland Truckstop’, ‘Conceived’ ve ‘Shadow Of A Doubt’ parçaları Jim O’Rourke’un işini erbabı olduğunun en kuvvetli göstergesi. Her parça karanlık bir güzellik, bulanık iyimserlik ve yorgun bir umut içinde ağır ağır kaynıyor. Saçtığı kokular ise sık sık geri dönüp albümden bir kaşık daha tatmanızı sağlıyor.

Yeni çalışmasında daha bir özgür ve mutlu olan Beth Orton, derbeder ruhunu bir yana bırakıp daha yoğunlaştırılmış bir atmosfere girmiş. Böylece kendinden emin mükemmele yakın, ayağı yere basan ve yıldızlarda uçmayan bir çalışma yapmış. Keşfetme önceliği olan sanatçı, müzik serüveninde bu noktadan sonra nereye gider bilinmez ancak şu bir gerçek ki “Comfort Of Strangers” kariyerinde bir demirbaş olarak yerini alacak. Sanatının ve ruhunun kristal kadar açık, dokunulmaz bir portesi. Sevenlerine müziğinin içsel mücadelesini sunan bir ayna…

Benzer karalamalar:UNITE – Farklı Kültürlerin Müzik İle Buluşma NoktasıBen HarperJane Birkin: Bir Müzik Buketi

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İngilteremüzik
Görüş Bildir