Bebeklerden Öğrenmemiz Gereken 14 Yaşam Pratiği

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Aslında bebeklerle olan ilişkimiz kesinlikle tek taraflı değil. Bizim onlara yeni şeyler öğretmemiz kadar onlar da bize bir şeyler öğretiyor, tabii görmesini bilene. İşte göremeyenler için bebeklerden öğrenilmesi gereken 14 yaşam pratiği.

1. Düzenli bir uyku her şeyin başıdır.

Bebeği olanlar bilir, olmayanlar da olanlardan duymuştur. Küçük bebeği olan ebeveynlerin en büyük kaygıları onun uyku düzenidir. Bu düzenden sapılması, bebeğin bir uykusunu kaçırması, az uyuması, vb. durumlar o günün zehir olacağına işarettir. Bunun için resmen dakikaları sayar ebeveynler, bebeğin uyku saatini kaçırmak istemezler. Vaktinde uyuyan, uykusunu alan bir bebeğin keyfine diyecek yoktur, öğrenmeye, oynamaya, beslenmeye açıktır, tabiri caiz ise küçücük dünyasındaki tüm işleri o gün yolunda gider. Buradan almamız gereken ders, "her işin başı düzenli ve yeterli bir uykudur" olmalıdır.

2. Yürümeye başlamadan önce günlerce deneyip, düşerler, deneyip, düşerler...

Sadece yürümek de değil, yuvarlanmak, oturmak, ayağa kalkmak, dengesini sağlamak, ilk adımını atmak, vb. birçok bize göre basit ama onlar için dünyanın en zor işleri için günlerce deneme yaparlar. Yanılırlar yine denerler, düşerler denerler, kıç üstü otururlar ama yılmazlar tekrar kalkarlar. Bu bize asla vazgeçmememiz gerektiğini anlatan, deneyimin önemini vurgulayan bir davranıştır. Bebekler Samuel Beckett'ten çok daha önceleri bize "yine dene yine yenil daha iyi yenil" demişlerdir zaten. Ama görmek lazım işte.

3. Sadece el sallamak için bile günlerce antrenman yaparlar.

El sallamak örnek burada, herhangi fiziksel davranıştan önce günlerce bunun ön hazırlığını yapar bebekler. Yuvarlanmaya başlamadan önce ellerini nasıl tutacağını keşfetmek için günlerini harcar, çalışır, çabalar, bulur ve öğrenir. Yani bize der ki bir işe girişmeden önce ön hazırlıklarını iyi yap, safhaları birer birer geç, bir anda merdivenin en tepesine çıkamazsın, her basamağa basarak, planlı ve hesaplı bir şekilde hareket et. Düşünün bakalım, öyle demiyorlar mı?

4. Gelişimleri için düzenli bir hayat şarttır.

Bebekler için her işin başı düzendir. Yemesi, uyuması, tuvaleti, su içmesi, oyun oynaması, emmesi, vs. Bu düzen ne kadar sağlıklı işlerse bebek o kadar huzurlu, sağlıklı ve enerjik olur. Sizin için de işler yolunda gider. Bu durumun aynısı bizim için de geçerlidir, hayatımız ne kadar planlı ve programlı olursa stres seviyemiz o denli düşer, işlerimiz tıkır tıkır hallolur. Bebeklerden öğrenmemiz gereken şeylerin başında gelir düzenli bir yaşam.

5. İstemedikleri bir şey olduğunda bunu belli etmekten çekinmezler.

Rahatsız olduklarını hemen belli ederler. Öpülmek istemediklerinde, bir yabancının kucağına gitmek istemediklerinde, çorap ayaklarını sıktığında, doydukları halde ağızlarına yemek tıkıştırılmaya çalışıldığında hemen tepkilerini koyarlar ve ağlarlar. Yani bebekler hayır demesini iyi bilir, istemedikleri şeyi geri çevirmede ustadır. Bu bize hayatta hayır demenin önemini gösterir. İstemediğimiz durumlar karşısında işi sürüncemeye bırakmadan doğrudan hayır dememiz gerektiğini gösterir. Bebekler kadar huzurlu olabilmek için rahatsız olduğumuz şeyleri anında söyleyebilmemiz gerekir.

6. Bir şeyi tuttuklarında kolay kolay bırakmazlar.

Bebeklerin bu kadar kuvvetli olabileceği hiç aklına gelir miydi? Parmağınızı tuttuklarında, saçınızı kavradıklarında onu ellerinden almak bir hayli zordur. Kas gelişimleri, koordinasyon yeteneklerinin gelişimi için gerekli olan bu davranış bize, hayatta istediğimiz şeylere sıkı sıkıya sarılmamız gerektiğini öğretir. Gitmesin istiyorsanız, sizin olsun istiyorsanız sıkı sıkıya sarılın ve hiç bırakmayın.

7. Gülmekten, kahkaha atmaktan asla çekinmezler.

Yapılan bilimsel araştırmalar gülmenin insana ne kadar iyi geldiğini ortaya koymakta. Bebekler sanki bunu çok önceden biliyorlarmış gibi çok basit şeylere kuvvetli kahkahalar atmaktan çekinmezler. Sevinçli olduklarında, eğlendiklerinde, mutlu ve huzurlu olduklarında içten, sıcacık bir gülümseme, bir kahkaha ile bize de enerji verirler. Pozitif olmanın gücünü daha iyi ne anlatabilir ki?

8. Kaka yapıp saatlerce üzerinde oturabilirler.

Buradan ne öğrenebiliriz ki demeyin. Bir işi sıçıp batırdığınızda oturup ağlamak yerine yoluna devam etmeniz gerektiğinin gösterir size. Sevgilinizden mi ayrıldınız, işten mi kovuldunuz, şirketiniz, dükkanınız mı battı? Üzülmeyin, ağlamak, oturup beklemek yerine yolunuza devam edin. Arkanızda bıraktıklarınız elbet temizlenecektir.

9. İsteklerini anında belli ederler

Acıktıklarında, susadıklarında, uyumak istediklerinde asla beklemez bebekler, derhal istediklerini gürültülü bir şekilde belli ederler. Belki bizim o kadar gürültü çıkarmamıza gerek yok ancak isteklerimizi içimize atmamamız gerektiğini gösteren güzel bir örnek bebekler. Bir şeye ihtiyacınız varsa, bir şey istiyorsanız ertelemeyin.

10. Aşama aşama ilerlerler.

Yuvarlanmaya başlamadan önce ellerinin nasıl duracağını ayarlamayı öğrenir, ayağa kalkmadan önce düşmeyi, yürümeden önce emeklemeyi öğrenir. Her işini aşama aşama halleder bebekler. 6 aylıkken oturmaya başlayıp ardından sıralamadan yürümeye geçen bebek pek yoktur. Bu bize aceleci olmamamız gerektiğini öğretir, adım adım ilerlemenin başarıya götürdüğünün işaretlerini verir. Adımlarımızı bir hazırlık safhasından sonra atmamız gerektiğini anlatır.

11. Basit şeylerle mutlu olurlar.

Mutlu olmaları için garip bir ses çıkarmak, oyuncak ayısını konuşturmak, en sevdiği mamayı hazırlamak yeterlidir. Çok büyük şeyler beklemezler, mutsuz olmak için bahaneler üretmezler, küçük şeylerden mutlu olur bebekler. Tıpkı bizim de olmamız gerektiği gibi. Tıpkı sahip olduklarımızla mutlu olmasını öğrenmemiz gerektiği gibi.

12. Öğrendiklerini sürekli tekrar ederler.

Öğrendikleri bir kelimeyi günde 100 defa tekrar edebilirler, aynı ninniyi art arda 10 kere dinleyebilirler asla sıkılmazlar çünkü bu sayede yeni öğrendikleri bir şeyi akıllarına yerleştirirler. Bize öğrenmenin kalıcı olması için tekrarın ne kadar gerekli olduğunu gösterirler.

13. Meraklıdırlar.

Bebekler çok meraklıdır. Yeni gördükleri bir şeyin peşini asla bırakmazlar. Ellemek, dokunmak, keşfetmek isterler. Yeniliklere açıktırlar, bir şeyden korksalar bile meraklarını bastıramazlar ve üzerine giderler. Bu bize merakın önemini, yeni şeyler öğrenmek, yeni şeyler keşfetmek için merak duygusunun ne kadar önemli olduğunu gösterir.

14. Bildikleri yoldan asla sapmazlar.

3 yaşına kadar bir bebeğe ne verirseniz verin ilk olarak ağzına götürecektir, çünkü onların yeni bir şeyi tanıma yolları budur. Bildikleri bu yoldan sapmazlar ve daima en iyi bildikleri yoldan giderler. Bu biraz da "en kestirme yol, bildiğin yoldur" lafının özetidir. Bize hayalci olun, meraklı olun ama çok da fazla açılmayın demektedirler.

Bonus - Huzur buldukları bir yerleri, bir oyuncakları vardır.

İnsanın hobisi, kendine özgü bir alanı olması gerektiğini anlatan bir tercih. Kimisi annesinin kucağında, kimisi battaniyesinin altında, kimisi sehpanın üzerinde huzur bulur, uyuya kalır. Kimisi ise ayıcığını eksik etmez yanından. Sakinleşmek, huzur bulmak, dinlenmek için kendi alanınız, bir hobiniz olsun demektedir bebekler.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
orelia

Hayatımız ne kadar planlı ve programlı olursa stres seviyemiz o denli düşer diyenlerin en ufak bir sapmada stres seviyeleri ne oluyor acaba? Ve gitmesin istiyorsanız, sizin olsun istiyorsanız sıkı sıkıya sarılın ve hiç bırakmayın ne demek? Psikopat mısın sen arkadaş?

Başlıklar

AntrenmanTercihetoyun
Görüş Bildir