BDP'liler Açlık Grevine Başladı: 'Ölünecekse Biz Ölürüz'

 > -

BDP'li Vekiller Yarın Açlık Grevine Başlayacak

BDP'li Vekiller Yarın Açlık Grevine Başlayacak

BDP'li 8 vekil yarın açlık grevine başlıyor. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Diyarbakır'da yarın bir basın toplantısı yapacak. Açlık grevinin yanı sıra yeni bir eylem planı da devreye sokulacak.

BDP il ve ilçe örgütleri, cezaevlerindeki açlık grevleriyle ilgili yarından itibaren çeşitli eylemler gerçekleştirecek.

BDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'ın imzasıyla yapılan açıklamada, cezaevlerindeki açlık grevlerinde 58'inci güne girildiği anımsatılarak, greve katılanların taleplerinin BDP tarafından sahiplenildiği belirtildi.

Hükümetin konuya ilişkin yaklaşımının çözüme katkı sağlamayacağı öne sürülen açıklamada, grevlerin sonlandırılması için taleplerin yerine getirilmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, BDP il ve ilçe teşkilatlarınca çeşitli illerde miting ve yürüyüşle ışık kapatma eylemi düzenleneceği kaydedildi.

Kışanak: "Konuşulacak isim Öcalan"

CNN TÜRK'e konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, "Taleplerimizle ilgili somut yaklaşımla karşılaşmadık. Özellikle 120 kişinin durumu çok kritik, sağlıklarını ya da yaşamlarını yitirme durumu ile karşı karşıyayız" dedi.

Ana dilde savunma ile ilgili düzenlemenin bir an önce yasalaşması istediklerini belirten Kışanak, "İkinci somut adım ise Öcalan-avukat görüşmesi. Çözüm için konuşulacak isim Öcalan" ifadesini kullandı.

Ayna ve Üçer: "BDP'nin kararı değil"

Bu arada, Diyarbakır DTK İl Binasında DTK'nın 14 daimi meclis üyesiyle birlikte açlık grevlerini sürdüren DTK'nın da ayrıca daimi meclis üyesi olan BDP Diyarbakır Miletvekili Emine Ayna ile Van Miletvekili Özdal Üçer, başlattıkları eylemin BDP'nin kararı olmadığını dile getirdi.

Özdal Üçer, "Bizler BDP milletvekilleriyiz. Ama aynı zamanda Kürdistan'nın en önemli kurumu DTK'nın daimi meclis üyeleriz. Daimi meclis üyeleri bizim arkadaşlarımız. Onların yapmış olduğu eyleme bizde daimi meclis üyesi olma sıfatıyla iştirak ediyoruz. Ve bu eylemi bütün talepleriyle sahipleniyoruz. Yani zindanda Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan'ın özgürlüğü, Kürt kimliğinin anayasa güvenceye kavuşturulması, ana dilde eğitim hakkı, ana dilde savunma hakkı ve buna benzer kamusal hakların tanınması noktasında anaysal güvencenin oluşturulması talepini bizlerde aynı şekilde ifade ediyoruz. Çünkü bu sadece zindan tuksaklarının talebi değil. Kürtlerin top yekün talebidir. Sadece Kürtlerin değil Türkiye'de demokratik bir Türkiye'nin olmasını hedefleyen bütün demokratik çevrelerin ortak talebidir" dedi.

"Başbakan düzeysiz"

Açlık grevleriyle ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle Başbakan Erdoğan'ı düzeysiz olmakla suçlayan Özdal Üçer, "Maalesef ölüm eşiğine gelmesi durumunda bile Başbakan demogoloji yaparak, Kürt halkının değerlerine hakaret ederek, bütün siyasi temsilcilerine hakaret ederek kendini aşan söylemlerde bulunmakta. Hükümet olmanın sorumluluğunu yerine getirmek yerine Kürtlerin haklı taleplerini manipüle etmeye çalışmaktadır" dedi.

Üçer şöyle konuştu:

"Başbakanın düzeysizliğinde yaklaşıp Başbakana herhangi cevap verme gereği duymuyoruz. Başbakanın yapmış olduğu açıklamalar Başbakanın düzeyini yada düzeysizliğini açık bir şekilde gösteriyor. Bizim bu eylemi yapmaktaki temel amacımız insanların ölmesine gerek yok. Hükümet Türkiye'nin demokratik birliğini sağlayabilmek ve Kürt halkının haklarını tanıma sorumluluğunda hareket etmeli.

Başbakanın eğer o kadar aklı olmuş olsaydı açlık grevinin en nihai noktada başvurulan bir eylem olduğunu anlardı. Ya Başbakan bunu anlayabilecek zeka düzeyinden yoksundur yada Başbakan fesatlık olsun diye öyle ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Bunu çok kolay bir demokratik geçiş süreciyle sağlayabilir. Bu talepleri gerçekleştirmek yada karşılamak yerine böylesi bir zıtlaşmaya girmesi bizleri de çaresiz hale getirmektedir. Bizimde bu eyleme destek olmaktan başka bir alternatifimiz kalmadı."

"Açlık grevi için geç kaldık"

Cezaevlerindeki açlık grevlerine açlık grevine katılarak destek verilmesinde geç kalınıp kalınmadığıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Özdal Üçer şunları söyledi:

"Tabiki geç kalındı. Bizim açımızda da geç kalındı. Ama sürekli olarak bir siyasetcilerin önüne kolunan şey AKP'nin politikasıda 'aman siz bu sürecin önüne engel olmayın biz bir şekilde çözüm geliştirelim.' Şimdi biz sürekli bekledik. Sayın Arınç'ın açıklamasından sonra halkın umutlandığı gibi bizde umutlandık. Ama gördük ki AKP, hükümet temsilcileri süreci bir diyalog sürecine evirmek yerine oyalamak, kandırmak ve talepleri bastırmak şeklinde bir sürece dönüştürmeye çalıştı. Bizle keşke açlık grevinin olduğu ilk gün zindan kapılarına dayanmış olsaydık, onlarla aynı açlık grevine oturmuş olsaydık"

Haberin Tamamı İçin:

BDP'li 8 Milletvekili Bugün Açlık Grevine Başlıyor | T24

BDP'li 8 Milletvekili Bugün Açlık Grevine Başlıyor | T24

Cezaevlerindeki açlık grevleri 60. güne girerken, BDP Eşbaşkanı Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu sekiz milletvekili bugün Diyarbakır’da greve başlayacak

KCK ve PKK’lı tutuklu ve hükümlülerin başlattığı ve 60. güne giren açlık grevlerine dikkat çekmek isteyen BDP, harekete geçti.

Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ile Van Milletvekili Özdal Üçer ’in ardından BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş , İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel , Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ile Hakkâri Milletvekili Adil Kurt ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk ’un da aralarında bulunduğu sekiz milletvekili daha bugün Diyarbakır’da açlık grevine başlama kararı aldı.

Konuyla ilgili Taraf gazetesine konuşan BDP’li Adil Kurt, açlık grevindeki mahkûmların adım adım ölüme yaklaştığını belirterek, “Taleplerin karşılanması, cezaevinden tabutlar çıkmaması için son ana kadar AKP, hükümet ve ilgili bakanla diyalogu hiç kesmedik. Üzülerek söyleyeyim gördük ki, hükümet tamamen oyalama taktiği uyguluyor” dedi.

Greve tüm BDP’li vekillerin katılmak için talepte bulunduklarını ancak hepsinin eyleme başlamasının uygun görülmediğini hatırlatan Kurt, "Sadece bir grubun girilmesi uygun görüldü. Anadilde savunma ile eğitim ve İmralı’yla görüşe izin verilirse mahkûmların açlık grevi sona erer" diye konuştu.

Önceki gün Diyarbakır DTK binasında açlık grevine başlayan BDP’li Özdal Üçer ise, şunları söyledi:

"Maalesef ölüm eşiğine gelmesi durumunda bile Başbakan demagoji yaparak, Kürt halkının değerlerine, bütün siyasi temsilcilerine hakaret ederek, kendini aşan söylemlerde bulunmakta. Talepleri çok kolay demokratik süreçle sağlayabilir. Talepleri gerçekleştirmek ya da karşılamak yerine böylesi bir zıtlaşmaya girmesi bizleri çaresiz hale getirmektedir. Eylemlere destek olmaktan başka alternatifimiz yok."

T24

Haberin Tamamı İçin:

Milletvekilleri Açlık Grevine Girdi | Evrensel

Milletvekilleri Açlık Grevine Girdi | Evrensel

BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak, DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, BDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel ve Adil Kurt ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir açlık grevindeki tutukluların taleplerinin kabul edilmesi için süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladıklarını açıkladı.

Fotoğraf: Zübeyde Zümrüt

Haberin Tamamı İçin:

BDP'liler Açlık Grevine Başladı | Hürriyet

BDP'liler Açlık Grevine Başladı | Hürriyet

Açlık grevlerinin 60. gününde hükümetten adım atılmadığı gerekçesiyle BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak, Aysel Tuğluk, Sırrı Süreyya Önder , Sabahat Tuncer, Adil Kurt ve Diyarbakır Büyükşehir belediye Başkanı Osman Baydemir, Belediye konukevi’nde süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladı.

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, “Cezaevindeki yürütülen eylemin sorumluluklarına ortak olma eylemidir. Çözüm bulunarak cezaevindekilerin eylemi sona ererse biz de sona erdiririz. Aksi takdirde sonuna kadar yürümeye kararlıyız” dedi. Kışanak bu yükü omuzlarına aldıklarını belirterek şöyle dedi:

Haberin Tamamı İçin:

Demirtaş: Ölünecekse Biz Ölürüz

Demirtaş: Ölünecekse Biz Ölürüz

ANKARA - Ankara'da toplanan Halkların Demokratik Kongresi 2. Genel Kurulu’nda konuşma yapan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, açlık grevi yapan tutuklu ve hükümlülerin kararlarını yeniden gözden geçirmelerini istedi. Cezaevlerinde ölümlerin olmaması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Demirtaş, açlık grevleri tümden bitene kadar Meclis'teki komisyon çalışmalarını askıya aldıklarını söyledi.

KCK operasyonlarının başladığı 14 Nisan 2009'dan bu yana hükümetin güvenlik-tasfiye konseptiyle sonuç almaya çalıştığını söyleyen Demirtaş, açlık grevleriyle bu duruma müdahale edildiğini ve hükümetin açlık grevlerini güvenlik konseptinin çökmesi olarak gördüğünü ifade etti.

Demirtaş, tutuklamaların ve Öcalan üzerindeki tecritin bunun bir parçası olduğunu savunarak; "Ama içeride ve dışarıda sürdürülen mücadeleyle bu konsept çökmüştür. Artık bu konsept sürdürülemez hale getirilmiştir. AKP'yi çılgına çeviren de tam budur işte.

Cezaevlerindeki açlık grevcilerinin gerekçe olarak ‘savaşı bitireceğiz’ dediklerini belirten Demirtaş şöyle konuştu, “Açlık grevindeki arkadaşlarımız aynen şunu ifade ettiler bize; son bir buçuk yılda binden fazla insan savaşta öldü. Biz artık bu savaşı durduracağız, ölümleri durduracağız. Evet, biz içeride birkaç yüz kişi ölebiliriz. Ama dışarıda birkaç bin kişinin daha ölümünü durdurmanın başka yolu yoksa, bu savaşta artık son ölen insanlar biz olmak istiyoruz. Bu nedenle müzakareler başlamadan, tecrit bitmeden, Kürtlerin ana sütü gibi helal olan anadil hakkıyla ilgili gelişmeler yaşanmadan biz kararlıyız dediler."

"GERÇEKLEŞECEK BİR ÖLÜMÜN FATURASI AĞIR OLUR"

BDP lideri, açlık grevinin başladığı günden bu yana defalarca hükümetle görüşme yaptıklarına dikkat çekerek, ölümleri durdurmak için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi. Açlık grevindeki tutuklu ve hükümlülerin ölmesi halinde faturanın ağır olacağını belirten Demirtaş; "Açlık grevindeki arkadaşlarımızın talepleri elbette bizim taleplerimizdir ama içeride adım adım, saat saat gerçekleşecek bir ölümün faturası ağır olacaktır, biz bunu durdurmaya çalışıyoruz. Yapmadığımız görüşme kalmadı, açlık grevi başladığından bu yana belki 10 defa hükümet nezdinde görüşmeler yaptık. İkisini bizzat kendim yaptım. Miting yaptık, yürüyüş yaptık, basın toplantısı düzenledik, parlamentoda konuştuk, televizyonlara çıktık, imza topladık, her yerde haykırdık. Elimizden ne geliyor, ne imkan varsa sonuna kadar kullandık. Ama şimdi öyle bir noktadayız ki, arkadaşlarımızın hayatı Başbakan'ın programına bağlı. Bilmem ne imzalanacakmış da Başbakan'ın gelmesi bekleniyor. İmza bekler de canlar bekler mi? Bu kadar kritik bir meselede nasıl bu kadar ciddiyetsiz davranılıyor?" diye konuştu.

"ÖLÜMLERE SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ"

Demirtaş, cezaevinde gerçekleşebilecek ölümlere sessiz kalmayacaklarını belirterek; "Bugün Diyarbakır'da açlık grevi başlatan milletvekili grubumuzun tavrının iyi anlaşılması lazım. Arkadaşlarımız içerde ölecekse biz ölümlerine seyirci kalmayacağız. Öncelikle onların sorumluluğunu devralıyoruz. Biri ölecekse biz öleceğiz, siz o yetkiyi, temsiliyeti bize verdiniz. Bizi seçerken bize verdiğiniz oylarla 'direnin' dediniz. O halde siz ölümüne direniyorsanız biz de ölümüne direneceğiz. Bu yetkinin asıl sahipleri böyle direniyorsa, vekil olanlar ondan daha fazla direnmek zorundadır" diye konuştu.

"MECLİS'TE KOMİSYON ÇALIŞMALARINI ASKIYA ALDIK"

Açlık grevindeki tutuklu ve hükümlülere seslenen Demirtaş, özellikle ilk grupta yer alan eylemcilerin bu durumu yeniden değerlendirmesini rica ederek, bütün sorumluluğu, yükü kendi omuzlarına aldıklarını söyledi.

Demirtaş, Meclis'teki komisyon çalışmalarını da askıya aldıklarını ifade ederek, "Ölünecekse biz öleceğiz, sizin kadar kararlıyız, sizin kadar ısrarcı olacağız. 'Artık yeter' demezsek, bu kararlığımızı okumazlarsa ne savaşı ne ölümü durduramayız diye kaygılıyız. Bizler, bugünden itibaren parlamentodaki komisyon çalışmalarını da askıyı alıyoruz. Anayasa Uzlaşma Komisyonu dahil olmak üzere açlık grevi tümden sonlanana kadar bütün komisyon çalışmalarını askıya alıyoruz. Sadece Genel Kurul çalışmalarını yürüteceğiz ve orada da bir gündemimiz olacak: Açlık grevleri ve onun talepleri. Unutulmasın, bu açlık grevini başlatan AKP'dir, AKP'nin tavrıdır. Ama açlık grevini bitirecek olan halktır."

TÜZEL: BİAT ETMEYECEĞİZ

HDK Genel Kurulu’nun açılış konuşmasını yapan İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de konuşmasında açlık grevlerine değinerek, "Ölümlere sessiz kalmayacağız, izin vermeyeceğiz. Grevcilerin talepleri derhal karşılanmalıdır. Müzakereler derhal başlatılmalıdır. Başbakanın bunu anlamasını beklemeyeceğiz. O, olumlu bir adım atma niyetinde değil. Onun yüreği körelmiş. Bize biat edin, sert söylem kullanmayın diyorlar. Biz ona biat etmeyeceğiz. Kardeşliği barışı direnerek kazanacağız. Geleceğimizi kendi mücadelemizle kazanacağız." dedi.

TUNCEL: TECRİT TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE

Tüzel'in ardından konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de, "İmralı’da Türkiye halklarının geleceğine tecrit uygulanıyor. Hükümet tüm bunlara rağmen ölümle direnişi gölgelemeye çalışıyor. Diyarbakır'da bu saatlerde açıklama oluyor. Ben de bu süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdim. Ne olursa olsun Türkiye halkları kazanacak. Ya özgürlük ya özgürlük. An azadi an azadi" dedi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAçlık greviAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanDiyarbakırGültan KışanakHakkariİmralıİstanbulSelahattin DemirtaşVaniçerde
Görüş Bildir