Başkaldırı Günlerinde Müzik ve Organik Taksim Komünü

 > -

Başkaldırı Günlerinde Müzik ve Organik Taksim Komünü İncelemesi

Başkaldırı Günlerinde Müzik ve Organik Taksim Komünü İncelemesi

Yaklaşık bir aydır tüm dünyanın gözü Türkiye'de. AKP'nin abdestli, takunyalı kapitalizmi ve ileri faşizmi, Gezi Parkı'nın yıkılmasına karşı olan ve oradaki ağaçları korumak için son derece barışçıl, iyi niyetli ve ekolojik isteklerle toplanmış ve nöbet tutmaya başlamış bir gruba histerik bir halde hunharca saldırınca son 40 yılın en sağduyulu, en kendinden emin ve en zeki direnişlerinden birisine tanıklık ettik. 1968 yılında tutucu De Gaulle iktidarına karşı ayaklanarak sokaklara dökülmüş Fransa halkı gibi sokaklara döküldük. Piyasa diktatörlüğüne karşı uzun yıllardır eşi benzeri görülmemiş bir birlik ve beraberlik sağladık. Sosyalistinden ulusalcısına, Kemalist'inden Kürt'üne, mümininden ateistine, şamanından uçan spagetti canavarlarına, gay'inden lezbiyenine, Beşiktaşlısından Fenerlisine kadar her insan topyekûn yollarını insan hakları ihlalinde kesiştirdi. Daha önce vuku bulmamış bu beraberlik Türkiye'deki tüm ezberleri de bozdu. İstanbul'un göbeğine ekolojik, barışçıl bir komün yapı kuruldu ve insanlar Gezi'yi evleri haline getirdi. Adeta kötü kalpli, çirkin mel'un Gargamel'e karşı köylerini korumaya çalışan Şirinler gibi kenetlenildi. Kütüphaneler kuruldu, kitaplar okundu, konserler verildi, şarkılar söylendi, dünyanın en büyük açık hava festivalinde başka bir dünya mümkün diyerek haykırıldı. Ama baş belası AKP iktidarı o güzel, o onurlu insanların üzerine karabasan gibi çöktü ve İstanbul'u John Carpenter'ın kült eseri Escape From New York atmosferine bürüdü. Sokaklara korku, dehşet ve karanlık saldı. Doğal olmayan bir 28 Şubat süreci yaratılmaya çalışıldı, 'faiz lobisi' dendi, camide içki içildi yalanları öne sürüldü, yıllardır oynanan 'mağdur' rolüne iyice tutunuldu ama bu sefer yemedi. Mao'nun dediği gibi; isyan etmek bir haktı ve insanlarımız bu hakkını müthiş bir şekilde kullandı. Zira İzmir'inden Hatay'ına, Ankara'sından Mersin'ine kadar her yer direniş, her yer Gezi oldu. Bu kararlılık karşısında seyrek bıyıklı, yüzünden meymenetsizlik akan, sinsilik piri malum kişi Kral Lear gibi kafayı hepten yedi ve zaten gergin olan ortamı çığırından çıkarmak için elinden geleni yaptı. Doktorundan avukatına, esnafından otel sahibine, oyuncusundan müzisyenine kadar Gezi'ye destek veren herkesi terörist ilan etti. Ama asıl şiddetin ve terörün kim tarafından sağlandığı tüm dünya tarafından anbean izlendi, kayıt altına alındı. Ne yaşlı, ne sakat, ne çocuk, ne de kadın denildi herkese girildi. Duran adamlar tutuklandı, vuran adamlar serbest bırakıldı. Adalet kavramına tüm dünyanın gözü önünde tecavüz edildi, ülke bir mezbahaya dönüştürüldü ama sinmedik, yılmadık ve ezilmedik. Ağladık, kanadık, devlet dersinde öldük ama pes etmedik. En güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiği halde yüzünü bile görmediği insanlar için ölen Ethemler, Abdullahlar, Mehmetler adına pes edemezdik.

Kavgamız devam ederken ceberut devlet aygıtlarından bir nebze olsun kurtulup nefes almak, rahatlamak ve mücadeleye yeniden motive olmak için ise Rock 'n' Roll şart. Zihnimizi boşaltmak ve odaklanmak için müzikal bir tedavi gibisi yok. İşte bu yüzden direniş günlerinde dinlenilecek en coşkulu, en karakterli, paradigmaları en sağlam, hayatlarını direnişe adamış gruplardan ve hayatı Don Kişot gibi algılayan, davaya gönül vermiş müzisyenlerden bir seçki yaptım. İşte şu sıralar dinlemenin en keyifli olacağı isimler.

1) Punk müziğin vaftizli anneannesi, 19.yüzyıl edebiyatına tutkun, Arthur Rimbaud hastası Patti Smith, Türkiye'deki direnişe ilk destek veren isimlerden oldu. Patti'nin Dream Of Life albümü ve özellikle People Have The Power parçası dillere pelesenk olmalı. Keza bu albüm dinlenirken 2010 yılında yayımladığı belgesel niteliğindeki Just Kids(Çoluk Çocuk) kitabı da hatmedilebilinir.

2) Hatırlanacağı üzere çağımızın en büyük müzikal dehalarından ve yıllardır siyasi kimliğinden ödün vermemiş birisi olan Roger Waters da direnişe ortak olmuştu ve direnişçilere açık bir mektup yazmıştı. Tüm şarkıların Roger tarafından yazıldığı Pink Floyd'un Animals albümü ve özellikle Pigs(Three Different Ones) parçası es geçilmemelidir.

3) Küba'daki Karl Marx meydanında tüm zamanların en büyük devrimcilerinden Fidel Castro'nun huzurunda konser veren ilk Avrupalı gruptur Manic Street Preachers. Kendisine ne olduğu bilinemeyen, sırra kadem basmış ağır manyak Richey James'in varlığı yüzünden Manics'in ilk üç albümü diskografilerinin açık ara en ihtişamlı albümleridir. Ama bu seferlik önerim This Is My Truth Tell Me Yours albümü ve If You Tolerate This Your Children Will Be Next parçası.

4) Old-school punk'ın en esaslı, en sağlam, en çılgın gruplarından The Exploited ve asker eskisi Wattie Buchan kesinlikle hayatımı değiştiren adamlardandır ve 2006 yılındaki İstanbul konserleri unutulmazlarımdandır. Beat The Bastards albümü ve They Lie parçası tekrar edilmelidir.

5) Getto çocuğu Mike Muir'in ve çetesinin şakası olmaz. Öyle sizi bir kaşık suda boğarız deyip, iki yumurta yiyince altına salmış bir şekilde korumalarının arkasına saklanan dansözlere benzemezler. Adamı fena kıstırırlar, ne olduğunu anlamadan üzerine çökerler. 2007 yılında hayatımın bir başka unutulmaz konserine imza atmış Suicidal Tendencies'in "Ligths…Camera…Revolution!"albümü dinlenilmeli ve You Can't Bring Me Down parçası eşliğinde özgüven depolanmalıdır.

6) Asıl adam Chris DeGarmo'nun gruptan ayrılışından sonra grubun anasını belleyerek grubun tüm karizmasını yerle bir eden, sonunda gruptan mahkeme kararıyla attırılan madrabazlar şahı Geoff Tate'i bir kenara koyun ve Queensryche'ın kült Operation Mindcrime albümüne dalın. Albüm bir başyapıttır, idare eden zorlama bir parça yoktur. Kesinlikle tüm zamanların en muazzam konsept albümlerindendir. Parça seçimi ise tabi ki Revolution Calling.

7) Punk müziğin içerisinden gelerek politikaya atılmış simalardan birisidir Jello Biafra. Müzikten ziyade, siyasal mevzulara daha fazla kafa yorar. Reagan karşıtı söylemleri yüzünden hapise girip çıkmışlığı vardır. Köyün delisidir, seçimlere palyaço kostümüyle katılmışlığı dahi vardır. Ama zamanında Dead Kennedys'le beraber yaptığı Plastic Surgery Disasters albümü ve Bleed For Me parçası bu havalara çok yakışır.

8) Sepultura'sız direniş olmaz, olsa bile yavan olur tat vermez. Sepultura'yla beraber hem Brezilya'lı direnişçi kardeşlerimize ve arkadaşlarımıza selam gönderelim, hem de Sepultura'nın Chaos A.D.'i albümüne abanalım, Refuse/Resist'i oynatalım.

9) 60'ların ve 70'lerin en önemli ve en özel psychedelic- prog gruplarından The Who'nun Who's Next albümü kulakların kirini, pasını almalı ve elbette Won't Get Fooled Again parçasına takılmalı. Bu parça zamanında o kadar tutmuştur ki İngiliz İşçi Partisi tarafından slogan şarkısı olarak kullanılmak dahi istenmiştir ama Pete Townshend İngiliz İşçi Partisi'nin kafa karışıklıkları ve tutarsızlıkları yüzünden buna izin vermemiştir, doğru da yapmıştır.

10) Greg Graffin punk müziğin bir hayli mürekkep yalamış adamlarındandır ve saçlarını akademi yollarında heba etmiştir. Lakabı da o yüzden punk profesörüdür. Antropoloji eğitimi üzerine, zooloji doktorası vardır. Bir yandan üniversitede hocalık yapar, bir yandan da Bad Religion'la beraber sahnelerin tozunu atar. Bad Religion'un Recipe For Hate albümünü fona koyup ve Portrait Of Authority parçasında haykırmak şart.

11) Kazan kaldırma esnasında yandaş ve satılmış medya fahişelerinin gerçeklerden her zaman uzak olacaklarını, dezenformasyon yayacaklarını ve iktidarın çıkarlarını korumaya devam edeceklerini kesin bir şekilde anladık. 70'lerde Siyah Güç'ün önemli simalarından olmuş, Malcolm X'leri, Kara Panterleri hip-hop kuşağına bağlamış, yazdığı şiirlerle siyahi haklarını savunmuş Gil Scott-Heron ise bu olguyu çok daha öncesinde anlamıştı. Pieces Of A Man albümü ve The Revolution Will Not Be Televised parçası çok önemli. Evet, devrim televizyonlarda yayınlanmayacak.

12) Aktivizm, politik müzik ve tavır konusunda devrimciliğin dik alasıdır New Model Army. Sokakta savaş karşıtı broşür de dağıtırlar, grevdeki madencilerin eylemine de katılırlar. Ama öyle hacıyatmaz Bono gibi poz yapmak için kolpadan değil, harbiden. No Rest For The Wicked albümünü içselleştirip, No Rest parçasını damardan almışsan iş bitmiştir.

13) Rock 'n' Roll'un haysiyetini kurtaran adamlardandır ve de özellikle Amerika'daki işçi sınıfının kahramanlarındandır Bruce Springsteen nam-ı diğer Patron. Bırak Born In The U.S.A albümü aksın ve Working On The Highway parçası gönlünü fethetsin .

14) Çamur sesli bir ilah o. Yoksulluğun ve yokluğun her türlüsünü yaşamış, bar fedailiğinden, aşçılığa kadar birçok işle meşgül olmuş ama kendisini müzikle ve oyunculukla bulmuş bir adam. Asabi bir yetenek kumkuması. Bırak blues, jazz ve çıkardığı hırıltılı seslerle vodvil yaparak kahvemize, gecemize, söylemek istediklerimize eşlik eden Tom Waits ve Rain Dogs albümü koltuğa çivilesin seni. Özel seçim parça ise Time.

15) Birkaç ay kadar önce vefat eden ve vefat ettiği gün insanların sokaklara çıkıp dans ettiği, sarhoş olduğu, eğlendiği Demir Leydi Thatcher'ın İngiltere'sinde soğuk savaş, nükleer tehlike atmosferinde ve neo-liberal politikalarla işçi haklarının yok edildiği bir ortamda kurulmuştur Killing Joke. Sürekli açlıktan, savaştan, kopacak nükleer kıyametten ve liderlerin entrikalarından bahsederek tüm zamanların en sakat post-apokaliptik müziğini ve şarkı sözlerini ortaya çıkarmayı başarmışlardır. İleri demograasi nidaları atıp, 'Demokrasiyi hedefe gitmek için bir araç' olarak gören ikiyüzlüleri anlayabilmek için Killing Joke'un Democracy albümünü hatmetmek yeterlidir. Democracy albümünden aynı isimli Democracy parçası acil lütfen.

Devrim Gezi'de göz kırptı, mücadele ise aslına bakılırsa daha yeni başladı. Yarın değil, bir hafta sonra değil, bir yıl sonra değil belki ama bir gün mutlaka kazanacağız. Tarihin asıl öznesi olan emekçiler ve çapulcular elbet kazanacak. Çünkü zamanın ruhu da GERİzekalılara karşı GEZİzekalılardan yana ama yetmez, direniş zafere kadar.

Delikasap / Orçun Onat Demiröz

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBrezilyaEşcinselFransaGezi ParkıHatayİngiltereİstanbulİzmirKonserMersinPink FloydSavaşTecavüzmüzikyumurta
Görüş Bildir