Gideli 15 Yıl Oldu: Anadolu Rock Müziğin Efsanesi Cem Karaca Hâlâ Yüreklerde...

 > -

Anadolu rock müziğinin öncü isimleri arasında yer alan ve Türkiye'nin en özgün sesine ve stiline sahip şarkıcılarından biri olan Cem Karaca, 15 yıl önce aramızdan ayrıldı.

8 Şubat 2004 tarihinde hayatını kaybeden Cem Karaca, aradan geçen 15 yıla rağmen şarkılarıyla da özgün kişiliğiyle de unutulmadı...

5 Nisan 1945 tarihinde İstanbul'da doğan usta müzisyenin hayat öyküsü müzik adeta müzik üzerine kurulu.

8 Şubat 2004'te vefat eden Cem Karaca'nın annesi opera ve tiyatro sanatçısı Toto Karaca'ydı. Babası da tiyatro sanatçısı Azerbaycan Türkü Mehmet İbrahim Karaca'dır.

Cem Karaca'nın müzik eğitimi, yeteneğini fark eden annesi sayesinde henüz 6 yaşındayken başladı.

"Suadiyeli Nesrin" olarak hatırladığı bir genç kızı etkilemek için sokak ortasında söylediği şarkı, müzik kariyerinin başlangıcı oldu. Beyoğlu Spor Kulübünün lokalinde arkadaşlarını kırmayıp sahneye çıkarak profesyonelliğe adım atan Cem Karaca, "Dinamitler" ve "Jaguarlar" adlı gruplarla "Rock and Roll" parçaları seslendirdi.

Babası Mehmet Karaca ise "Hariciyeci" olmasını istediği için onu şarkıcılıktan vazgeçirmek için çok çabaladı.

Sahnede Elvis Presley şarkıları seslendiren oğlundan, "Aman Adanalı" türküsünü istemesi için adam kiraladı, oğlunu yuhalattı. Annesinin desteğini alan Cem Karaca'yı bu sevdadan vazgeçiremeyen Mehmet Karaca, oğluna "Buraların müziğini yap" diyerek tavsiyede bulundu.

Antakya'ya vatani görev için giden Cem Karaca'nın bir Mehmetçik'in bağlamasıyla söylediği türkü, müziğinde adeta dönüm noktası oldu.

Antakya'ya vatani görev için giden Cem Karaca'nın bir Mehmetçik'in bağlamasıyla söylediği türkü, müziğinde adeta dönüm noktası oldu.
Antakya'ya vatani görev için giden Cem Karaca'nın bir Mehmetçik'in bağlamasıyla söylediği türkü, müziğinde adeta dönüm noktası oldu.

Bir röportajında Cem Karaca, "Ben o güne kadar ne garip, ilkel bir müzik diye düşünürken bir de baktım ki benim o anda içinde bulunduğum hissiyatı o müzik canlandırıyor, dile getiriyor, anlatıyor." ifadelerini kullandı. Batı enstrümanlarıyla Anadolu müziği yapma kararı alan Cem Karaca, vatani görevi bitip İstanbul'a döndüğünde Mehmet Soyarslan'ın kurduğu "Apaşlar" grubuyla çalışmaya başladı. Cem Karaca, bir plak şirketinde tanışıp sıkı dost olduğu Aşık Mahsuni Şerif'in türkülerini de repertuvarına aldı.

Hürriyet gazetesinin düzenlediği Altın Mikrofon yarışmasına sözleri Erzurumlu Emrah'a ait, "Emrah" bestesiyle ikinci olan Cem Karaca ve Apaşlar'ın ilk plağı 1967 yılında çıktı.

Grup, aynı yıl "Hudey", "Vahşet" ve "Bang Bang-Bir Anadolu Hikayesi" eserlerinin olduğu bir 45'lik daha çıkardı.

Almanya'ya giden Cem Karaca ve Apaşlar, Fredy Klein Orkestrası ile şarkılar kaydetti. Türkiye'deki en önemli popüler müzik eserlerinden birisi olarak nitelendirilen sözü ve müziği Mehmet Soyaslan'a ait "Resimdeki gözyaşları" da bu kayıtlar arasındaydı. 

Şarkı ilk kez 1968 yılında, "Resimdeki Gözyaşları/Emrah" adlı plakta yer aldı.

1970 yılında başrolleri Murat Soydan ile paylaştığı yönetmen Yücel Uçanoğlu'nun çektiği yerli kovboy filmi "Kralların Öfkesi"nde oynadı.

Müzik yolculuğuna Moğollar'la devam eden Cem Karaca, 1974'te "Namus Belası" ve "Gurbet" şarkılarının olduğu bir 45'lik çıkardı. "Namus Belası", ilk günden itibaren listelerin en üst sırasında yer aldı.

Bu başarıya rağmen Cem Karaca, Moğollar'la vedalaşıp, Kardaşlar grubundan ayrılan Ünol Büyükgönenç'i birlikte çalışmaya ikna ederek Dervişan'ı kurdu.

Cem Karaca ve Dervişan, müzikte Progressive Rock'a yaklaşırken "Tamirci çırağı", "Kavga", "Parka", "İhtarname", "Yoksulluk kader olamaz", "İşçi Marşı", "Maden ocağının dibinde" gibi şarkılara imza attı.

Dervişan ile yolları ayrılan ve bir süre tedavi için yurt dışında bulunan Barış Manço'nun kurduğu Kurtalan Ekspres'le de çalışan Cem Karaca, "Edirne'den Ardahan'a" söyleminden esinlenerek ismini verdiği "Edirdahan" grubunu kurdu. Karaca ve Edirdahan, 1978'de "rock opera" olarak nitelendirilen "Safinaz" albümünü çıkardı.

1978 yılında çıkardığı "1 Mayıs Marşı" plağında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanmaya başladı.

Hakkında açılan davadan ceza alacağına kesin gözüyle bakılan Cem Karaca, Almanya'ya gitti ve yurda dönmedi. 

Karaca, 7 Nisan 1980'de kaybettiği babası Mehmet Karaca'nın cenazesine de katılamadı. Almanya'ya giden Cem Karaca'ya yurda dön çağrısı yapıldı. Avukatlarının uyarısını dikkate alan Cem Karaca, 6 Ocak 1983'te vatandaşlıktan çıkarıldı.

1987'ye kadar Almanya'da yaşadı.

Almanya'da Almanların çoğu kez Türkler için kullandığı, kavruk, esmer tenli insanlara yakıştırdığı kelime olan, hakaret de sayılabilen "Kanaken" ismini verdiği grubuyla, göçmen işçilerin yaşadığı sorunları anlatan rock şarkılarına imza attı. 

27 Haziran 1987'de yurda dönen Cem Karaca, ertesi gün duruşmaya çıkmak için yargılandığı Fethiye'ye gitti.

Cem Karaca, Türkiye'ye döndükten sonra Cahit Berkay ve Uğur Dikmen ile çalışmalarına kaldığı yerden devam etti.

Cahit Berkay ve Uğur Dikmen ile müzik yolculuğunu sürdüren Cem Karaca, "Rap diye rap rap", "Islak ıslak", "Kerkük Zindanı", "Bindik bir alamete" gibi şarkılarla yoluna devam etti.

Cem Karaca, son büyük konserini 17 Ocak 2004'te Ankara Saklıkent'te verdi.

Son günlerinde "Yol Arkadaşları" grubuyla İstanbul'da sahne alan Cem Karaca, 8 Şubat 2004'te kaldırıldığı hastanede vefat etti.

Cem Karaca ölüm yıl dönümünde şarkı sözleriyle anılıyor...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir