İngiliz Basınından Özetler | 23 Ekim 2012

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Basın Özeti - 23 Ekim 2012 Basın Özeti

Basın Özeti - 23 Ekim 2012 Basın Özeti

İngiliz basını bugünkü sayfalarında, BBC’nin ünlü şovmeni Jimmy Savile hakkındaki cinsel taciz ve pedofili iddialarının BBC tarafından soruşturulmasına geniş yer ayırıyor.

Savile hakkındaki iddiaları ortaya çıkaracak bir haberin yayınlanmasını engelleyen BBC Newsnight programı editörü Peter Rippon’un görevinden ayrılması Guardian gazetesinin merceğinde.

Gazete, haberi ‘editoryal sebepler’ nedeniyle yayınlamadığını açıklayan Rippon’un ardından BBC Genel Müdürü George Entwistle’ın bugün meclis komisyonuna ifade vereceğini yazıyor.

Guardian’a göre komisyonda Entwistle’ı bekleyen 10 soru var.

Editörün haberi yayınlamaktan neden vazgeçtiği, Genel Müdürün taciz iddialarının ne kadarından haberdar olduğu, olayla ilgili açıklamaların içerdiği çelişkiler ve soruşturmanın neden kurum içi yürütüldüğü cevap bekleyen sorular arasında gösteriliyor.

Guardian gazetesi başyazısında da Jimmy Savile hakkındaki iddiaların ört bas edilmesinin kurumun kendi kararından çok editörün yanlış hükmünden kaynaklandığı yorumunu yapıyor.

BBC’nin olayın ortaya çıkmasından sonraki süreci hatalı idare ettiğini yazan gazete, kurumun ciddi bir ‘güven kriziyle’ karşı karşıya olduğunu yazıyor.

Gazeteye göre Savile hakkındaki haberin yayınlanmaması, editoryal olarak ünlülerin skandallarını konu edinmeyen Newsnight programının ekibinin ‘uygun bir açı’ bulamamasından kaynaklanmış olabilir.

Başyazı, BBC genel müdürünün tüm bunlardan haberdar olmayabileceğine dikkat çekiyor.

Bugün meclis komisyonunda vereceği ifade de Genel Müdürün halka tüm gerçekleri açıklaması tavsiye ediliyor.

Times gazetesi de başyazısında BBC Genel Müdürü’nün ‘er ya da geç sorulara yanıt vermesi gerektiğini’ belirtiyor.

Krizin ‘güçlü bir liderle’ atlatılacağını savunan gazete, BBC Genel Müdürü Enwistle’ın olayların üstesinden gelemediğini ifade ediyor.

Suriye ve Lübnan’daki gelişmeler de İngiliz basınında.

Financial Times gazetesi başyazısında Suriye’ye askeri müdahaleden kaçınan uluslararası toplumun muhalifleri silahlandırması gerektiği yorumunu yapıyor.

Suriye’deki krizin, komşuları Ürdün ve Türkiye sınırlarında gerginliğe neden olduğu ve bölgede istikrarsızlığa yol açtığını yazan gazeteye göre Batı’nın tutumu Esad’ı güçlendirirken muhalifleri de ‘radikalleştiriyor.’

Başyazıda şu ifadeler kullanılıyor:

“Uluslararası toplumun seçim yapması lazım. Ya arkasına yaslanıp savaşın alevlenmesini izler ve radikal unsurların doğuşuna izin verir, ya da Suriye’deki Esad karşıtı güçlere sözlü destekten daha fazlasını sağlar.”

Gazete, ikinci seçeneğin İran ve Rusya ile çatışma riskini doğurabileceğini ama diğer yandan da cihadist unsurlar içeren muhalefetin ‘askerileşmesine’ engel olacağını yazıyor.

Financial Times, “Batı daha geniş çaplı bir müdahale hazırlıklı olmalı, fakat bu, postalların araziye inmesi değil muhaliflerin silahlandırılması anlamına geliyor” ifadesini kullanıyor.

Independent gazetesi ise, Lübnan’daki gerginliğin Suriye krizi ile bağlantılı olduğunu ancak çatışmaların henüz bölgesel boyuta uzanmadığı yorumunu yapıyor.

Gazete başyazısında, Beyrut’taki saldırının arkasında Suriye’nin olduğunu düşünenler kadar aksini savunanlar olduğuna da dikkat çekiyor.

Yazıda, “İstikrarsızlığın Suriye’den yayılma tehlikesi var ama Beyrut’a düşen tek bir bomba bölgesel bir facianın başlangıcı anlamına gelmez. Dikkatli olunması gerekir” deniyor.

Guardian gazetesi yazarlarından Simon Tisdall da ‘Suriye rejiminin varlığını sürdürebilmesi için iç savaşı uluslararası bir mesele haline getirmeye çalıştığı’ endişelerinin arttığını yazıyor.

Lübnanlı istihbarat şefi Visam Hasan’ın öldürülmesi üzerine bu endişelerin doğduğuna dikkat çeken Guardian yazarı, Lübnan’ın da krizin içine sürüklendiğini belirtiyor.

Suriye’nin PKK’ya destek çıktığı iddialarına değinen yazara göre, Esad Ankara’ya, “Geri çekil ya da kendi evinde çatışmaların tırmanışına tanık ol” diyor.

Analizde, birçok açıdan Suriye krizinin ‘uluslararası bir mesele dönüştüğü’ belirtilirken Suriye’nin müttefiki İran’ın da Körfez’deki Sünni monarşiler ile Amerikalı dostlarına ‘köstek olmak’ istediği yorumu yapılıyor.

Guardian gazetesi manşetten verdiği haberde, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Afganistan’da keşif amaçlı kullanılmak üzere insansız hava aracı sayısını arttıracağını yazıyor.

Gazetenin özel haberine göre, altı hafta içinde Afganistan’a gönderilecek olan beş Reaper model insansız hava aracı, ilk defa İngiltere’deki üslerden kumanda edilecek.

Afganistan’ın Helmand bölgesinde militanları hedef almak için kullanılan İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait mevcut beş Reaper, Amerika’nın Nevada’da eyaletindeki hava üssünden kontrol ediliyordu.

NATO kuvvetlerinin 2014’te Afganistan’ı terk edeceği hatırlatılan habere göre, İngiliz hükümetinin Reaper operasyonlarını o tarihten sonra sürdürüp sürdürmeme kararını henüz vermedi.

Afganistan’da insansız hava araçlarının kullanılmaya başlandığı ilk üç yılda Reaper’lar 176 füze fırlattı. Son 15 ayda ise bu rakam ikiye katlandı.

İngiltere, Afganistan’da insansız hava aracı operasyonlarını son iki sene içinde güçlendirirken insan hakları savunucuları, operasyonların sivil ölümlerine neden olduğunu savunuyor.

Guardian gazetesinin iç sayfalarında yer alan başka bir haberde de Fransa’nın Mali’ye insansız hava aracı gönderme hazırlığında olduğu yazıyor.

Batı Afrika’nın El Kaide militanlarından arındırılmasını amaçlayan uluslararası müdahale kapsamında Fransa’nın Amerika Birleşik Devletleri ile işbirliği içinde hareket edeceği belirtiliyor.

Fransız savunma bakanlığından bir yetkili, Mali’ye gönderilmesi planlanan insansız hava araçlarının keşif amaçlı olduğunu söylüyor.

Yetkiliye göre, Almanya da Mali’de güvenlik güçlerinin eğitilmesinden yana.

Gazeteye konuşan diplomatik bir kaynağa göre, Mart ayında darbe yapılan Mali’ye uluslararası müdahale kaçınılmaz.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aybaşında, Mali hükümeti ve Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu ECOWAS’tan ülkeye düzenlenebilecek bir askeri müdahale için 45 gün içinde bir plan sunmasını istemişti.

Üst düzey bir ECOWAS yetkilisi Guardian’a, El Kaide’nin kontrolüne geçen kuzey bölgelerine yönelik bir müdahaleye Nijer, Burkina Faso ve Togo’nun destek vereceğini söyledi.

İnsan Hakları örgütleri ise, fakirlik ve gıda sıkıntısıyla boğuşan Mali’ye yönelik bir askeri müdahalenin, ülke halkını daha zor bir duruma düşüreceği görüşünde.

Financial Times gazetesinin manşetinde Daily Mirror ve The People adlı tabloid gazetelerinin ‘telekulak’ skandalına karıştığına dair bir haber dikkat çekiyor.

Gazete, daha önce Rupert Murdoch’ın sahibi olduğu gazetelere yöneltilen suçlamaların şimdi de iki farklı gazete için yapıldığını belirtiyor.

Aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu dört kişi telefonlarının dinlendiği yönündeki şikâyetlerini İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne bildirmişti.

Daily Mirror gazetesinin eski editörü iddiaları yalanladı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAnkaraBeşer EsadBirleşmiş MilletlerDarbeFransaİngiltereİranLübnanNATORusyaSuriye
Görüş Bildir