Erdoğan: 'Oralara Gönderilecek Subay Kalmadı'

 > -

Başbakan: Ordunun Morali Bozuk

Başbakan: Ordunun Morali Bozuk

Başbakan Erdoğan, 24 Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut Moderatörlüğü'nde ekrana gelen "Sansürsüz Özel" de Mustafa Karaalioglu, Fehmi Koru, Sibel Eraslan ve Beril Dedeoğlu'nun sorularını yanıtladı.

Medyanın TSK'ya haksızlık ettiğini söyleyen Erdoğan, içeride olan komutanlar, muvazzaf subaylar nedeniyle terörle mücadele etmekte zorlandıklarını dile getirdi. Amacım yargıyı yargılamak değil diyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

İçeride 400'e yakın emekli muvazzaf subay var, bunları ağırlıklı kısmı tutuklu ve bu arada da yine mağdur veya şüpheli şeklinde çağrılanlar oluyor. Bir de bir ajan meselesi çıktı. Bana göre bunların örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan içeride olması çok ağır.. Öyle bir şey varsa, delilleri kesinse ver hükmünü bitir, ama yoksa yüzlerce subayı hele hele genelkurmay başkanını bu şekilde içeride tutarsan, bu yanlıştır.

Başbakan Erdoğan: Ordunun morali bozuk

Bu ordu içinde moral bozukluğuna neden oluyor. Bu yenilir yutulur bir şey değil. İster istemez altta şüpheli sıfatıyla 232 kişi çağrılınca üstte de kuvvet komutanlarımız "biz mücadele verirken ben bu komutanları nasıl göndereceğim" diyor.

Amacım yargıyı yargılamak değil, ama doğru adımlar atmak lazım. Bunların içinde karacısı var denizcisi var. Terörle mücadele etmek için onlara ihtiyacımız var, ama oralara gönderilecek subayımız kalmadı.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan'dan TSK İle İlgili Önemli Açıklama

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 24 TV'de Yiğit Bulut'un sunduğu Sansürsüz Özel programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

"Bizim partimiz yargılandı. Okumak ise okumak, derece ise derece. Başı açık olanla kapalıyı neden ayırt ediyorsunzu. En doğal yaşam hakkı. Hayatını idame ettirmek için çalışmak zorunda. Ev ekonomisine katkıda bulunacak. Ama bu zaman kadar bu acımasızca engellendi. Artık Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı var. Bence vatandaşlar burada bunu kullanmalı. AİHM’ne gideceğine bu hakkı var. Biz bazı gariplikleri ülkemizde yaşıyoruz. Ülkemde bazı gadre uğrayan insanımızın hakları dört dörtlük savunulamamıştır. Sabır sonunda zaferi getiriyor. Bunu imam hatip liseleri konusunda yaşadık. Meslek lisesi konusunda yaşadık. İngiltere’de gümrük görevlileri arasında Sihler var. Şu anda anayasa’da başörtüsünü engelleyen bir madde yok. 1982 yılında bir yönetmelik var. Yasalar içerisinde bu konu var, sabır."

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ ŞU ANDA KENDİ PARLEMENTER SİSTEMİ İLE EN UYUMLU HALE GELMİŞ DURUMDA

’Darbeler maddesinden Türkiye ne zaman kurtulacak?’ sorusuna Başbakan Erdoğan şöyle yanıt verdi: "Türk Silahlı Kuvvetleri şu anda kendi parlementer sistemi ile en uyumlu hale gelmiş durumda. Bazı medya organları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı çok haksız davranıyorlar. Kırsal kesimde güvenliği sadece polis teşkilatı ile yürütün. Yürütemezsiniz. Demek ki ihtiyaç var. Bir zamanlar ilçelerde jandarma vardı. Şimdi beldelerde var. Belki bir zaman sonra beldelerde de olmayacak. Hudut koruması ile ilgili asker alımı yapalım dedik. Çok düşük bir sayı geldi. Bedel konusunda piyasadan çok farklı rakamlar olmasına rağmen talep yok.

"TERÖRLE NASIL MÜCADELE EDECEK BU İNSANLAR"

Şu anda içeride 400’e yakın emekli, muazzaf subay, astsubay var. Hemen hemen hepsi tutuklu. Mağdur ya da şüpheli olarak gelenler oluyor. Çok daha ağır olanı örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan. Böyle bir şeyin hükümleri kesinse işi bitir. Ama kesinlik yoksa yüzlerce subayı bu şekilde değerlendirirsen, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içindeki bütün moralleri alt üst eder. Terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar. Benim Genelkurmay Başkanım Şemdinli’ye kadar gidip operasyon yönetebiliyor. Bu mücadeleyi veren inasanlara arka taraftan örgüt elemanı dersen, nasıl oluyorda bu örgüt orada terörle mücadele ediyor. Bu yenilir yutulur birşey değil. 232 kişi bu şekilde sürekli çağırılınca, üste de kuvvet komutanlarımız biz bu mücadeleyi verirken ben bu 232’yi nasıl göndereceğim diyor oralar. Bunu anlamak mümkün değil."

YARGIYI, YARGILAMA GİBİ BİR GAYRETİN İÇERİSİNDE DEĞİLİM

Cezaevlerindekiler için hastalık ve yaşlılık durumlarının belirtilmesi ile Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürü: "Bunların arasında mama ile beslenenler var. Sayın Cumhurbaşkanımıza bırakmadan yasa ile bu işi çözelim. Hapishanede bunlar ciddi bir cezayı orada çekiyor. Bu ifadeleri kullanırken yargıyı, yargılama gibi bir gayretin içerisinde değilim. Ama attığımız bir yanlış adımın çok daha dikkatle ele alınmasının gereğine inanıyorum. Bu insanların moral değerler, motivasyon noktasında eğer biz darbeyi vurusak, terörle mücadele konusunda çok büyük darbe yeriz. Bunların içerisinde, karacısı var, denizcisi var. Neredeyse komuta kademesinde oralara gönderilecek komutanımız kalmıyor. Öyle şey olmaz."

5 TANE DAİMİ ÜYENİN İKİ DUDAĞININ ARASINDA DÜNYADA ADALET ÇIKMAZ

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan: 'Oralara Gönderilecek Subay Kalmadı'

Başbakan Erdoğan'dan yargıya sert eleştiri: Askerlere yönelik operasyonlar terörle mücadelede motivasyonu olumsuz etkiliyor. TSK'nın terörle mücadelesine darbe vuruyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , 24 TV'de Yiğit Bulut'un sunduğu Sansürsüz Özel programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yönelik düzenlenen operasyonları eleştirdi. TSK’nın demokratik parlamenter sistemle uyumlu hale geldiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, askerlere yönelik operasyonların terörle mücadelede motivasyonu olumsuz etkilediğini ve mücadelede büyük bir darbe yenmesine neden olabileceğini belirtti.

Erdoğan, tutuklama kararlarını da eleştirerek “Bakın bunların içinde karacısı var denizcisi var. Şimdi bizim bu kadar fırkateynlerimiz gemilerimiz vesaire… Yani neredeyse komuta kademesinde oralara gönderilecek subayımız kalmıyor ya, böyle şey olmaz” diye konuştu.

'DELİL VARSA HÜKMÜNÜ VER'

Erdoğan şöyle devam etti: Şimdi böyle bir şeyin delilleri kesinse ver hükmünü işi bitir. Ama elinde kesin hükümler yok da sen yüzlerce subayı, astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak hele hele emekli Genelkurmay Başkanı’nı kalkar bu şekilde değerlendirirse, burası gerçekten Silahlı Kuvvetler içinde bütün moral değerlerini altüst eder... Ama siz şimdi orada bu mücadeleyi veren insanlara arka taraftan ‘Bu örgüt elemanıdır’ dersen, ya nasıl oluyor da bu örgüt elemanı gidiyor da bu terör örgütü ile orada bu mücadeleyi veriyor? Bu yenilir yutulur bir şey değil.^"

'ŞANGAY BEŞLİSİ'NE ALIN AB'Yİ UNUTALIM'

Erdoğan, Türkiye 'nin AB sürecini unutması, kaybetmesi diye bir şeyin söz konusu olmadığını belirterek, “AB bizi unutmak istiyor ama çekiniyor unutamıyor. Halbuki bir açıklasa biz rahatlayacağız. Oyalayacağına bizi, açıklasın biz de işimize bakalım. Geçenlerde Sayın Putin'e 'Bizi Şangay Beşlisi içine alın' dedim. Biz de AB'ye 'allahaısmarladık' diyelim, ayrılalım oradan. Bu kadar oyalamanın ne anlamı var?” dedi.

TSK’YA HAKSIZ SALDIRI İÇİNDELER

TSK özellikle bu dönem içerisinde bana göre kendi demokratik parlamenter sistemiyle en uyumlu bir çizgiye gelmiş noktadır. Tabi eksikler yok mu? Var. Bu eksikler de peyderpey gideriliyor. Ancak zaman zaman yani bazı medya organları TSK’ya çok haksız yere saldırının içerisine giriyorlar. Bakın şu anda içeride yani 400’e yakın emekli muvazzaf subay astsubayımız var. Bunların hemen hemen ağırlıklı kısmı tutuklu. Ve mağdur veya şüpheli şeklinde zaman zaman çağrılanlar oluyor. Bir ara bir ajan meselesi çıktı. Şimdi hele hele çok daha ağır olanı, yani örgüt kurmaktan, örgüt elemanı olmaktan. Şimdi böyle bir şeyin delilleri kesinse ver hükmünü işi bitir. Ama elinde kesin hükümler yok da sen yüzlerce subayı astsubayı örgüt elemanı olarak veya örgüt kuran olarak hele hele Genelkurmay Başkanını kalkar da bu şekilde değerlendirirsen burası silahlı kuvvetlerin moral değerlerini alt üst eder. O zaman terörle nasıl mücadele edecek bu insanlar.

KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

"Başbakan olarak kabinede bir değişiklik gerektiğini hissediyorsanız bunu yerine getiriyorsunuz. Arkadaşlarıma karşı olumsuz bir davranış olarak algılanmasın. Onlar bütün gayretini gösterdi. Kabinede en uzun performansını sergileyen arkadaşım vardı. Bazılarında değişiklik gerektiği için bu adımı attık. Milli Eğitim'de yeni bir süreçteyiz. 4+4+4, öğretmenlerin beklentileri, Nabi Bey'in bu konudaki hassasiyetlerini biliyoruz. Bu yüzden kendisini bu göreve getirdik. Eş durumunda öğretmenlerde beklentiler var. Bunu süratle aşmamız gerekiyor. Nabi Bey'in hassasiyetleri var. Bu adımları atalım dedik. Sadece deniz, kum, güneş olarak bu işi tanımladılar. Biz bu işi böyle değerlendirmeyelim Biz bunu kültürle birleştirelim. Kültürel varlıkları restore etme imkanı bulacağımızı söyledik. Biz bunu eğitimle, sağlıkla, birleştirdik. Şu anda İstanbul 'da otel yetiştiremiyoruz. Bu Doğu, Güneydoğu'ya yönelecek, ama terör belası bölgede sıçrama yapmamıza izin vermiyor. İçişleri Bakanımız elinden gelen gayreti gösterdi, gösteriyor. Ama biz makamların kalıcı değil, geçici olduğuna inandığımızı gösteren bir parti olmalıyız. Dayanışma içinde yolumuza devam edeceğiz."

CEZAEVİNDE MAMAYLA BESLENENLER

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

4+4+4Avrupa BirliğiBaşbakanCasusDarbeGenelkurmay BaşkanıİngiltereİstanbulPolisRecep Tayyip ErdoğanTerörTürk Silahlı KuvvetleriVladimir PutinYiğit Bulut
Görüş Bildir