Hüseyin Çelik: Vural Savaş CHP'ye Yakışır, Mübarek Olsun

 > -

Başbakan'ın Kasdettiği O Kişiler Kim?

Başbakan'ın Kasdettiği O Kişiler Kim?

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım Medya Başkanı Hüseyin Çelik, Başbakan Erdoğan'ın 'Benim partimden 3 kişi bize ihanet etti' sözünü değerlendirdi. Çelik, "Sayın Başbakanın söylediği şey şudur. Toplanıyoruz, ‘Şu konulardaki fikriniz nedir arkadaşlar dediğiniz zaman birisi size (Efendim ben sizinle bu konuda hem fikirim olması gereken budur) dedikten sonra gidip başka türlü davranırsa bu doğru değildir. Mertçe olmayan budur. Sayın Başbakanın işaret ettiği budur." dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak için Amasya’ya gelen Hüseyin Çelik ilk önce AK Parti Amasya İl Başkanlığı'na geçerek partililerle toplantı gerçekleşti. Burada gazetecilerin sorusunu cevaplayan Çelik, Başbakan Erdoğan’ın parti kapatılmasına karşı olduğunu vurguladıktan sonra, “Çok ilginç onun oylamasına geldiğinde muhalefetin tamamı salondan yok oldu. Maalesef benim partimden de 3 kişi bize ihanet etti. 330’u yakalayamadık. Onu yakalasaydık, parti kapatma tarih olacaktı.” açıklamasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Anayasa oylamalarının gizli yapıldığını vurgulayan Çelik, “O arkadaşlarımız daha sonra zaten başka partilere geçtiler. Bir parti içerisinde farlı görüşlere sahip olabilirsiniz. Bu farklı görüşlerinizi de ilgili kurumlarda dile getirebilirsiniz. Bu medeni olmanın gereğidir. Bu demokrat olmanın gereğidir. Bu demokrasinin gereğidir. Sayın Başbakanın söylediği şey şudur. Toplanıyoruz, ‘Şu konulardaki fikriniz nedir arkadaşlar dediğiniz zaman birisi size (Efendim ben sizinle bu konuda hem fikirim olması gereken budur) dedikten sonra gidip başka türlü davranırsa bu doğru değildir. Mertçe olmayan budur. Sayın Başbakanın işaret ettiği budur.

MYK toplantısında bende dahil olmak üzere Sayın Başbakan'la bir meseleyi müzakere ettiğimiz zaman 'Efendim ben bu konuda size katılmıyorum' diyorum, bunu defalarca söylemişizdir. MKYK toplantısında 'Efendim ben böyle düşünmüyorum olması gerek budur. Benim doğrum budur.' dedikten sonra o heyetle o tartışılır, sonunda bir karara varıldığı zaman eğer bazı konular vardır ki bağlayıcı bir parti kararı alınır. Bağlayıcı bir parti kararı alındığı zaman ben ona parti disiplini çerçevesinde uymak zorundayım. Ama ben farklı bir görüşe sahip olamayacağım diye bir şey yok. O zaman biz birey olmaktan çıkarız. Her bireyin farklı bir görüşü olabilir ama mertçe bunu yapacak.”

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Çelik: 'Yanlış Yapanın Kafasını Koparıyoruz'

Hüseyin Çelik: 'Yanlış Yapanın Kafasını Koparıyoruz'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, "Bu gün bizden rahatsız olanlar halkın çocuklarının iktidarda olmasından rahatsızdır" dedi. Çelik, "Allah'a hamd olsun, bu kadar uzun süre iktidarda kalıp da şaibesiz, yolsuzluksuz, rüşvetsiz, pisliksiz kalabilen bir iktidar var mı? Zaman zaman yanlış yapan birileri çıktığında biz derhal onun kafasını koparıyoruz" diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, İl Özel İdare Çok Amaçlı Solonu'nda AK Parti Amasya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Kurulu Toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Çelik, Türkiye'nin AK Parti ile kabuğunu değiştirdiğini ve kalkındığını ifade etti.

"Biz diyoruz ki bizim cumhuriyetimiz demokratik bir cumhuriyet olsun" diyen Çelik, şunları kaydetti:

"Yeryüzünde 5 çeşit cumhuriyet var. Baskıcı, totaliter cumhuriyetler var. Sosyalist cumhuriyetler var. Din esaslı cumhuriyetler var. Bürokratik cumhuriyetler var bizim ki gibi. Bir de demokratik cumhuriyetler var. Yani milletin iradesi mi söz sahibi olacak, yoksa sivil ve askeri bürokrasi mi söz sahibi olacak. Buna karar vermemiz lazım. 'Türkiye gerçek manada demokratik bir cumhuriyet olacak' diyoruz. Yani bürokratik cumhuriyetten demokratik cumhuriyete geçerken sancılar yaşanıyor. Birilerinin karnına sancı girmiş. Yani tırtıl kelebeğe dönüşüyor. Tırtıl çok iticidir. Bürokratik cumhuriyet tırtıl kadar iticidir ama bütün kelebekler tırtıldan çıkar. Biz kelebek güzelliğinde bir domakratik cumhuriyet oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun için kurulduğumuz günden beri bize tuzaklar kuruyorlar ama halkımız bunu yemedi."

Gezi Parkı odaklı eylemler

Sandıkta aradığını bulumayanların, amacına ulaşamayanların 'acaba sokakta bu işi halledebilir miyiz' düşüncesine kapıldığını ifade eden Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Baktılar sandıkta AK Parti'yi yenmek mümkün değil. 7 kere sandık gitti halkın önüne 5'i seçim. 2'si referandum, millet, 'biz bu ekibe inanıyoruz' dedi. Sandıkta aradığını bulumayanlar, sandıkta amacına ulaşamayanlar 'acaba sokakta bu işi halleder miyiz' derdine düştüler. Şu gezi eylemleri filan varya. Bunlar öyle sıradan tesadüfi spontane şeyler felan değil arkadaşlar. Bakın gezi olaylarının başlangıcı olan ayının sonunu söylüyorum size, Türkiye nereye geldi, birileri bize kendi içimizdeki insanlar eliyle hangi çelmeyi taktı, özellikle dikkatlerinize sunmak istiyorum.

Selçuklu ve Osmanlı tarihi de dahil Türk milletinin tarihinde en zirve parlak ay mayıs 2013'tür. Ne oldu bu ayda, borçlanma faizi AK Parti iktidara geldiğinde yüzde 63'tü, yani devlet yüzde 63 ile borçlanıyordu. Mayıs 2013'te kaça indi biliyor musunuz, yüzde 4,6'ya indi. Enflasyon biliyorsunuz yüzde 30'daydı. Yüzde 6-7'ye düştü. Merkez Bankası'nın döviz rezervleri tarihteki en yüksek rakamına, 135 milyar dolara çıktı. IMF'ye olan 23.5 milyar dolar borcumuzun son taksidi olan 410 milyon doları Mayıs 2013'te ödedik. IMF defterini kapattık. Otomotiv sektörü bütün tarihlerin rekorunu kırdı. 3. Boğaz Köprüsü'nün temeli atıldı, 2,5 milyar dolar. Milletin devletin cebinden bir kuruş para çıkmayacak. Yatırımcı firma yapacak, bir süre sonra devredebilecek. Üçüncü havaalanının ihalesi ile birlikte kamunun cebine, devletin cebine gidecek para bugünkü rakamlarla söylüyorum yaklaşık 85 katrilyon. Devletin cebinden bir kuruş para çıkmayacak. İkinci nükleer santrali 21,5 milyon dolara Japonlara ihale ettik. Size daha onlarca gösterge sıralayabilirim. Tam böyleyken birileri ağzımızın tadını bozmaya çılıştı."

Hakim güçlerin Türkeye'ye uyguladıkları politikanın uzadıkça budanan, kurudukça sulanan bir politika olduğunu belirten Çelik, milletin bu durumu fark etmesi gerekliliğini belirterek, şunları vurguladı:

"Bu gün bizden nefret edenler, bu gün bizim mezarımızı kazmaya çalışanlar, Başbakanımıza ağza alınmaz laflar söyleyenler niye bunu yapıyorlar? Şunu diyorlar, 'ya bu Abdullah Gül, Kayserili bir tornacı esnafının oğludur. Geldi başımıza cumhurbaşkanı oldu. Recep Tayyip Erdoğan bir taka kaptanının oğlu, geldi Başbakan oldu, bir türlü gitmiyor. Hüseyin Çelik Van'ın kuş konmaz kervan geçmez bir köyünde dünyaya gelmiş, yatılı okullarda mercimek, nohut, kuru fasülye yiyerek büyümüş. Geldi adam 7 yıl Milli Eğitim Bakanlığı yaptı bir türlü de gitmiyor. Bu gün bizden rahatsız olanlar halkın çocuklarının iktidarda olmasından rahatsızdır. Bunun farkındayız değil mi? Sonra kendi kendilerine de diyorlar ki 'Allah kahretsin bunu da başarıyorlar' diyorlar."

"İnsan kendisi neyse başkasını da öyle değerlendiriyor"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Çelik, şunları kaydetti

"Biz 11 yıldır iktidadayız. Biz belediyelerde de Türkiye'nin yüzde 60'nı idare ediyoruz. Fakat bu yüzde 60, yüzde 75'lik nüfusa karşılık geliyor. Allaha hamd olsun, bu kadar uzun süre iktidarda kalıp da şaibesiz, yolsuzluksuz, rüşvetsiz, pisliksiz kalabilen bir iktidar var mı? Zaman zaman yanlış yapan birileri çıktığında biz derhal onun kafasını koparıyoruz. Fakat Kılıçdaroğlu ağzını açıyor, 'bunlar haramzadedir, çaldılar çırptılar'. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız destanlar yazmış. Ne dediyse adam mahkemeye verdi, habire ondan para alıyor, sucuk dağıtıyor. Bunlar bize niye yolsuzluk yapıyorsunuz diyorlar biliyor musunuz? Ben sırrını keşfettim. Anadan doğma iki kör beraber aynı tabakta sarma yiyormuş. Biri diğerine demiş ki oğlum demiş çift çift yeme. Demiş ben kör sen kör benim çift çift yediğimi nereden biliyorsun? Demiş ki çünkü ben öyle yapıyorum. Şimdi bunlar şöyle hesap yapıyor, 'bu imkanlar bizim elimizde olacaktı ki...' İnsan kendisi neyse başkasını da öyle değerlendiriyor" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Hüseyin Çelik: Vural Savaş CHP'ye Yakışır, Mübarek Olsun

Amasya'da AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı'na bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Vural Savaş'ın CHP'ye katılmasını eleştirirken kapatma davası yaşananlar hakkında açıklamalarda bulundu. 'Dik durduk ama diklenmedik' sözünü ilk kendisinin kullandığını söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Amasya programı kapsamında Minyatür Amasya Müzesi, Büyükağa Medresesi’ni ziyaret etti. Ardından İl Özel İdaresi Toplantı salonunda gerçekleştirilen Ak Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan ve burada bir konuşma yapan Hüseyin Çelik, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın CHP 'ye katılmasını eleştirerek, “Yakışır, mübarek olsun” dedi.

Çelik, Vural Savaş’ın CHP’ye katılmasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Ben grup başkan vekiliyim; bir baktım MYK toplantılarında Sayın Başbakan’ın özel kalem müdürü gelip kulağına bir şey söylüyor. Biz diyoruz ki ‘Bir dava daha mı açıldı’; ‘Maalesef’ diyor. Evvelsi gün, bir törenle bu davaları açan zatı, bir demokratikleşme paketi olarak CHP’ye dahil ettiler. Vural Savaş... Yakışır, mübarek olsun. Bu kitabında diyor ki 'Biz Tayyip’in önünü kesmek için elimizden ne geliyorsa yaptık ama olmadı.’ Niye olmadı biliyor musunuz? Arkadaşlar bunlar hesap yapar ama bütün hesapları bilen Allah’ın da hesabı vardır. O hesabı aşamazsınız.”

23 Nisan Resepsiyonunda dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’a yönelik ‘çok haddi aşan, edep dışı sözler ettiğini’ dile getiren Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:

“Sayın Başbakan Ankara’ya geldi MYK’yı topladı. Dedi ki, arkadaşlar böyle böyle ne diyorsunuz? Eskiden bürokratlar sivil ve askeri bürokrasi siyasi iradeyi recmederdi, topa tutardı. Onlar da ‘bana söylemedi duvara söyledi’ diyorlardı. Yok öyle bir şey... Sayın Başbakanımız daha sonra o sözü defalarca kullandı hala da kullanıyor o sözün patenti bu kardeşinize aittir. Dedim ki, ‘Sayın Başbakanım, dik duralım ama diklenmeyelim’ nitekim öyle oldu. Yıllar yılı bizi pis kokulara alıştırdılar. Yanlış olduğu halde o yanlışları bize doğru diye bellettiler. İşte mesele bu şimdi Ak Parti bunu değiştirmeye çalışıyor. Şimdi sancı başladı niye başladı. Biz diyoruz ki bizim Cumhuriyetimiz demokratik cumhuriyet olsun. Yeryüzünde 5 çeşit cumhuriyet var. Baskıcı totaliter cumhuriyetler var, sosyalist cumhuriyetler var, din esaslı dayanan cumhuriyetler var, bürokratik cumhuriyetler var bizimki gibi, bir de demokratik cumhuriyetler var. Yani milletin iradesi mi söz sahibi olacak yoksa sivil ve askeri bürokrasimi söz sahibi olacak. Buna karar vermemiz lazım. Türkiye gerçek manada demokratik Cumhuriyet olacak diyoruz. Yani bürokratik cumhuriyetten demokratik cumhuriyete geçerken sancılar yaşanıyor. Birilerinin karnına sancı girmiş. Tırtıl kelebeğe dönüşüyor. Tırtıl çok iticidir bürokratik demokraside tırtıl kadar iticidir ama bütün kelebekler tırtıldan çıkar biliyorsunuz değil mi? Biz bir demokratik cumhuriyet oluşturmak istiyoruz. Ve bundan dolayı kurulduğumdan günden itibaren bize tuzaklar kuruldu. Ama halkımız bunu yemedi.

‘GEZİ OLAYLARI SPONTENE DEĞİL’

Ak Partiyi iktidardan götürmek için ne gerekiyorsa yapıldığını dile getiren Çelik, “Çok romantik darbe isimleri var. Ay ışığı, sarıkız, yakamoz mübarek şiir yazıyor. Bunları bir tarafa bırakın. Ak partinin recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında kurduğu hükümetin kuruluşu 15 Mart 2003… Balyoz eylem planının tarihi kaç biliyor musunuz? 15 Mart 2003… Yani 59’uncu hükümetin kurulduğu gün buna karar verildi. Biz dik durduk, sağlam durduk, biz milletimize güvendik biz hakka ve halka dayandık ve Allah da bizi hiçbir zaman mahcup etmedi. Sandıkta aradığını bulamayanlar sandıkta amacına ulaşamayanlar acaba sokakta biz bu işi halledebilir miyiz derdine düştüler. Şu Gezi mezi eylemleri, bunlar böyle sloganlar spontane yapılan şeyler değil arkadaşlar. Gezi olaylarının başlangıcı olan Mayıs ayının sonu Türkiye nereye geldi. Birileri bize kendi içimizdeki insanların eliyle hangi çelmeyi taktı dikkatlerinize sunmak istiyoruz. Bugün bizden nefret edenler, bugün bizim mezarımızı kazmaya çalışanlar, Başbakanımıza ağza alınmayacak lafları söyleyenler niye bunu yapıyorlar? Bugün bizden rahatsız olanlar halkın çocuklarının iktidarda olmasından rahatsızdır” diye konuştu.

"Bu kadar uzun süre iktidarda kalıp da şaibesiz , yolsuzluksuz, rüşvetsiz, pisliksiz kalan bir iktidar var mı" diyen Hüseyin Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Zaman zaman yanlış yapan birileri çıktı. Biz derhal onun kafasını kopartıyoruz. Fakat Kılıçdaroğlu ağzını açıyor bunlar haramzadedir diyor. Bunlar bize ‘yolsuzluk yapıyorsunuz’ diyorlar biliyor musunuz? Bunlar şöyle hesap yapıyor, ‘ulan bu imkanlar bizim elimizde olacaktı ki...’ İnsan kendisi neyse başkasını da öyle değerlendiriyor. Zaman zaman bize küfrediyorlar, Başbakan’a hakaret ediyorlar. Şuna üzülmeyin arkadaşlar. Siz namusluysanız namussuzların sizi sevmemesi gerekir. Siz dürüstseniz sahtekarların sizi sevmemesi lazım. Siz vatanperverseniz vatan hainlerinin sizi sevmemesi lazım. Siz Allah adamıysanız Allah düşmanlarının sizi sevmemesi lazım… Böyledir, sizi herkes sevemez."

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBalyoz DavasıBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiDarbeDövizGenelkurmay BaşkanıGezi ParkıHüseyin ÇelikIMFKayseriKemal KılıçdaroğluMerkez BankasıRecep Tayyip ErdoğanSavaşVanYargıtay
Görüş Bildir