'Avrupa Parlamentosu'nun Kararını Tanımıyorum'

 > -

Erdoğan'dan AB ile İlgili Flaş Açıklama

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti belde belediye başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan dün Gezi parkı heyetiyle gerçekleştirdiği görüşmeye değinirken, "Dün akşam bazı sanatçılar geldi. Bazı sanatçılar daha gelecekti. Çok ilginç şeyler söylediler üzüldüm. Ulusal ve uluslararası bu sanatçılarımıza baskı yapılıyor" dedi.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

Taksim’de başlayıp ülke genelinde devam eden gösteriler, sizleri de halkımızı da ciddi şekilde rahatsız ediyor. İbretlik ve anlamı bir sükut içinde, sessiz yığınlar sabırla gelişmeleri takip ettiler. Yarın partimizin genişletilmiş il başkanları toplantısında, Türkiye’de nasıl bir oyun oynanmak istendiğini milletimizle paylaşacağız. Ardından Ankara Sincan’da cumartesi günü, Pazar günü İstanbul’da 18:00’de Kazlıçeşme’de miting yapacağız. Bu mitingler bir kitlenin karşısına başka bir kitle çıkarmayı amaçlamıyor. Bunu düşünecek olsak aynı mahalde bunu yaparız. Ama hukukun bize belirlediği yer neresiyse orada yapıyoruz. Bu mitingler sessiz yığınların sesini, hem Türkiye’ye hem de dünyaya duyurmayı amaçlıyor.

Sanki bütün Türkiye yanıyor, yıkılıyor. Belli yerlerde lokal olarak bunlar yapıldı. Burdan çıkıp alt geçitlerdeki canım canım seramiklerin nasıl kırıldığını görürsünüz. Kim kırdı bunları? Çevreciler mi? Otobüsleri kimler yaktı yıktı? Benim sivil vatandaşımın, iki yüz kadar aracını kimler yaktı yıktı? Bunları dürüst anlatmak görevimiz değil mi?

"O KARARI TANIMIYORUM"

Dün Avrupa Birliği Parlamentosunda birileri çıkıp birşeyler söylemişler. İlgili bakanlarım da gerekli görüşmeleri yaparlar. Avrupa Parlamentosu’nun bizlerle ilgili kararı ben tanımıyorum.

Bu kararı alanlar önce Yunanistan’a baksınlar. Yunanistan’da halkla polisin karşı karşıya geldiğinde acaba AB’nin yetkilileri hatta onlara para vermekten başka ne yaptı? 100 milyar euro’yu aşkın para verdi onlara. Onlar bütün o gösterilerini niye yaptı? İşsizlik için yaptı. Açız diye yaptı. Sendikalarla ilgili yaptı vesaire.

Daha dün İngiltere’de G-8 gösterilerinde 30’u aşkın gösterici gözaltına alındı. Yerlerde sürüklendi. Fotoğraflarda var. Ama Türkiye’deki bu gösterilerde, yandaş olan medya bile bunları göstermedi. Avrupa Parlamentosu acaba İngiltere’ye yönelik ne söyledi? Kendisi üyesi. Sen nasıl olurda benimle ilgili böyle bir karar alıyorsun? Senin haddine mi? Önce bir defa karşılıklı olarak olayları analiz edeceksin. Ondan sonra kalkıp konuşacaksın. Genişlemeden sorumlu olan bir adamları var. Benim karşımda en ufak bir anti tez ileri süremiyor. Çıkıyor tweet atıyor. Bu ahlaki mi?

Öbür tarafta sosyal demokrat bir tanesi. 15 gün önce ana muhalefeti oluşturuyor. Şimdi de o yanlışını düzeltmek için çıkıyor bizi eleştiriyor.

GEZİ PARKI HEYETİYLE GÖRÜŞME

Biz bu ülkede sevimli olan hakikaten samimi olarak çevreci olarak genç kardeşlerim ki onları da kabul ettim. Kendileriyle görüştüm. Büyüklerini de kabul ettik. 11 kişiyle. Biz kendileriyle bunu dertleşirken. Açık açık söyledik. Bakın siz bu illegal örgütlerle aranıza bir defa perde çekmek zorundasınız.

Siz diyorsunuz ki bizim onlarla ilişkimiz yok. Siz bunu ne kadar söylerseniz söyleyin, aynı yerdesiniz. Dolayısıyla benim polisimi de eleştiremezsiniz. Kurunun yanında yaş da böyle yanar. Yapmanız gereken ne? AKM adeta bir işgal altında mıydı? Asılan paçavraları da gördünüz değil mi? Bakanıma 24 saat içinde bu paçavralar oradan indirilecek. Taksim Anıtı’ndaki paçavralar oradan indirilecek. Tüm İstanbulluların ülkemin, ülkeme gelen insanların meydanıdır. Biz bu illegal örgütlerin cirit attığı bir yere bu meydanımızı getiremeyiz.

"GENÇLİĞİM GEZİ PARKI ÇEVRESİNDE GEÇTİ"

Hep söyledik. Samimi dürüst olanların başımız gözümüz üstünde yeri var dedik. Sorun Gezi Parkı olayı ise, kusura bakmasın. Bazılarının otelin üst katlarından gezi Parkı’nı seyretme ihtiyaçları olabilir. Benim öyle bir ihtiyacım yok. Gençliğimin en ideal yılları hep o Gezi Parkı çevresinde geçti. Belediye başkanlığımda hizmetimin ağırlıklı kısmı orada geçti.

Bir Kasımpaşalı olarak ve Beyoğlu’nun bir çocuğu olarak orayı çok iyi bilirim. Kimse bize Gezi Parkı’yla ilgili ders vermesin. Gezi Parkı’nda ağaçların tamamen temizlenmesi söz konusu değilken bu yaygaralar kopartıldı. Çevre sadece yeşil değildir, sadece bir başlıktır. Tarih, görüntü gürültü kirliliği, ses kirliliği vardır. Bunlar çevre kapsamı içindedir. Yok farz edemezsiniz.

"BÜYÜK ABDESTLERİNİ ORAYA YAPIYORLAR"

Taksim meydanı otobüslerden geçirilmezdi. Bu kardeşiniz belediye başkanınız olduğunuz zaman, aleyhte yazılar yazan maske dağıtıyorlardı İstanbul halkına. Çöp yığınlarından geçilmiyordu. Şu anda çok enteresan. Aynen o gezi parkını çevrecilik adına, açık konuşacağım pislikten geçilmiyor. Sidik kokusundan geçilmiyor. Bir çoğu afedersiniz büyük abdestini oraya yapıyor.

Samimi olanları kastetmiyorum. Bazı otellere gidip ihtiyaçlarını gideriyorlar. Orada her şey ücretsiz biliyorsunuz. Kaynağı enteresan. Her durum orada meşru. Bunu da güya çevrecilik adına yapıyorlar.

Diyorlar ki biber gazı, biber gazı, biber gazı. Bir başbakan olarak ve hukuk devletinde, herkesin bu hukuk devletinde, hukuk kurallarına uygun olarak hareket etme mecburiyeti var.

"GÜVENLİK GÜCÜ YERİ GELDİĞİNDE BİBER GAZINI KULLANIR"

Biber gazını güvenlik güçleri kullanabilir mi? Evet. Bu suydu, hatta boyalı suydu. Ardından aynı şekilde biber gazını yeri geldiğinde güvenlik gücü kullanır. Bu onun en doğal en tabi hukuku bir hakkıdır. Bunu kimse saptırmasın.

Yatıyorsunuz kalkıyorsunuz. Polis de polis. Açıklama yapıyorlar. Gözaltına alınanlar bırakılsın. Emriniz olur, hemen bırakacağız zaten. Ben yargıdan da üzerine düşeni yapmasını bekliyorum. Bu mesajın nereye gittiği bellidir. Çünkü Molotof kokteyli kullanmak suçtur. Yakıp yıkmak suçtur. Bunların hemen hemen tamamı kamu düzenini bozmaya yönelik girişimlerdir.

Şu anda 100 trilyonu aşkın zarar var. Kim ödeyecek bu? O fakir vatandaş adına devlet ödeyecek. Toplanan vergilerden bunu şimdi biz ödeyeceğiz. Esnafımız tüccarımız iş yapamaz hale geldi. Bu sadece Taksim meydanı istiklal caddesi değil. Türkiye genelinde. Taksici, minibüsçü bunlar da. Belediye otobüslerini yakıp yıkıyorlar. Sonra da geçiyor şoförün makamına orada poz veriyorlar. Bu bir vatansevere, bu ülkenin evladına yakışır mı? Bunun adı özgürlük mücadelesi olamaz. Hak arama mücadelesi olamaz.

İşte ben o samimi çevreci dürüst kardeşlerime diyorum ki bizi daha fazla üzmeyin. Siz oradan çekilin. Bizi o uç terör örgütleriyle iç içe olanlarla karşı karşıya bırakın ve biz o Gezi Parkı’nı temizleyelim ve sahiplerine teslim edelim.

Çünkü oranın sahibi onlar değil. Tüm İstanbul halkıdır. Tüm gelen turistlerdir. Herkes geldiği zaman rahatlıkla gezebilsin.

TOPÇU KIŞLASI REFERANDUMU

Topçu Kışlasıyla ilgili konuya gelince, bu konuda bu kadar hassas mısınız, direniyor musunuz? O zaman bir referandumun değişik bir şekli. Referandum sadece anayasa değişikliğinde. Plebisit o belediyenin yapabileceği bir uygulamadır. Beyoğlu’nda da İstanbul içinde yapabilir. Bunlar YSK ile olan bir iş değil. Bu yerel yönetimlerde 15. Madde. Bu adımı bu şekilde atabiliriz.

Gelen arkadaşlarımın bir kısmı sevindi, bir kısmı sıcak bakmadı. Ya buna evet diyeceksin, yada uygulamamıza evet diyeceksin. Ben aslında bu kamuoyu araştırmasını 2011 kapsamın yaptım.

“ÜLKEMİN SEVGİLİ İNSANLARI…”

O günden bugüne olumsuz bir şey duymadık. Havaalanı ihalemizi yaptık. Yapacakları yatırımla 36-37 milyar euroyu bulur. Bu süratle devreye girecek bir proje. Biz cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023 diyoruz. 2017’de bunu bitireceğiz.

Nefes alacak yerimiz yok diyorlar. Ülkemin sevgili insanları, buradaki ağaç sayısı 600’e yakın. Bunun içinden 70 tanesi kesilmiyor, sökülüyor. Bunlar söküldükten sonra Topçu Kışlası’nın etrafına dikiliyor. Bakın daha önce egzos kokusundan geçilmiyordu, şimdi ne otobüs ne araçlar olacak.

KIŞLA DEĞİL ŞEHİR MÜZESİ

Bu Taksim Meydanı’nın Gezi Parkı dahil toplam metrekaresi yüz bin metrekaredir. Topçu Kışlası’nın oturduğu alan 11 bin metrekare. Bu Topçu Kışlası’nın içinde o diğer 70-80 ağaçların dışındaki ağaçların tamamı kalacak. Topçu Kışlası kapalı değil. Ana giriş açık tutulacak. Yani İstanbul halkı Topçu Kışlası’nın içine rahatlıkla girebilecek. Kışla değil, Türkiye’de şehir müzemiz yok. İstanbul Şehir Müzesi olacak. Kim gelirse gelsin burayı ziyaret edecek. Herkes inanıyorum ki o güzel projenin önünde resimler çektirecekler.

AKM’NİN YERİNE DEV BİR OPERA BİNASI YAPILACAK

Buna olan inancım, adeta görüyor gibiyim. Bundan İstanbullu kazanacak, İstanbul kazanacak. AKM’yle ilgili açıklamamı yaptım. Burası depreme dayanıklı değil. Yıkıldı, yıkılıyor. Güçlendirelim dediler. Ben tabi karşı çıktım. Arkadaşımız ısrar etti ve yeni bakanımıza talimatı verdik, durduruldu. Buradaki hedefimiz de biz burayı yıkalım bunun yerine yanındaki boşluk dahil, hepsini bu projeye dahil etmek suretiyle, bir proje yarışması yapalım ve burada dev bir opera binası yapalım.

Çok işlevi olan bir opera binası yapalım. Türkiye’de bir ilki yapacağız, çünkü bizim böyle büyük bir opera binamız yok. Burada 2500-3000 kişiye imkan sağlayan bir bina yapmamız, iktidarımızın damgası olacak. Bunları yapamayanlar bizim karşımıza dikiliyor. Ak Parti bunu nasıl yapar, e ne yapacağız? Çevrecilikse bizden daha iyi bilemezsiniz. SEKA’yı yıkacağız dediğimiz zaman bizim karşımıza CHP çıktı. Genel başkan Kocaeli’ne geldi, gösteriler yaptılar.

Biz burayı park yapacağız dedik, yeşil ağaca dönüştüreceğiz dedik. Onlar günlerde haftalarca gösteri yaptılar. Peki şimdi SEKA’nın yerinde ne var? Dev bir park var ve bir de ufak müze var. E şimdi kim samimi, kim dürüst?

“O FİDANLAR YETİŞECEK, SENİN ARAZİNE DİKECEĞİZ”

Biz halkımızın hakkını gasp etmeye müsaade etmeyiz. Hilton’un yanında yeşil alan vardır büyüktür. Sahipleri bu yeşil alanı Hilton’a eklemek istediler. Şişli Belediyesi’ne müracaat ettiler. Belediye başkanım böyle bir şey var dedi. Dedim ki asla müsaade etmeyeceksin. Yeşil alana dokundurtmayız. İşte ben burayı düşünerek satın aldım, bilmem ne yaptım. Bize mi sordun kardeşim? Bu yeşil alan. Biz buna müsaade etmeyiz.

Bizim iktidar olarak 2 milyar 800 milyon fidan ve ağaçtan bahsediyorum, çıkıyor hesap yapmış kendi kendine. Ağaç değil be, fidan fidan. O fidanlar yetişecek. Senin de çorak olan arazine dikeceğiz.

“SEN NASIL ÇEVRECİSİN”

Yarın genişletilmiş il başkanları toplantısı var. Kendi üniversitenin öğrencilerini bu gösterilere gönderen bir üniversite, 15 yaş üzeri on binlerce ağacı kesmek suretiyle oraya üniversite yapan bir gruptur. Öğrencilerini buraya gönderiyor. Şu andaki oradaki üniversite mahkemeler neticesinde, burası devletindir neticesi çıktığı bir üniversitedir.

Oradaki ağaçlar onlar tarafından katledilmiştir. Sen nasıl çevrecisin yahu? Bunların kestikleri ağaçların hesabını ayrıca vermek lazım. Bunlar bir garip. Duyarlı dikkatli olmamız lazım.

“İSTEMEZÜK, İSTEMEZÜK”

Bakın ben üçüncü havalimanıyla ilgili açıklamamda bir şey daha söyledim. Mevcut Atatürk Havalimanı’nın da belli bir kısmı küçük bir havalimanı olarak kalacak, büyük bir kısmını da orman alanı haline getireceğiz dedik. Bir park, bir orman. Yahu buna rağmen istemezük, istemezük.

“NE ÇIKIYORSA O”

Tamam o zaman plebisit yaparız. Bunun neticesinde ne çıkıyorsa o. Bununla ilgili olarak yarın zaten, genişletilmiş il başkanları toplantımızda belediye başkanım da burada olacak. Kendilerine talimatı vereceğiz. Tabi burada yürüyen bir idari mahkeme var. Bunun da neticesini görelim istiyoruz. Takip edeceğiz.

“MAHKEMENİN KARARI MANİDAR”

Benim üzüntüm de şudur. İdari mahkeme bunu, bu gezi parkı olaylarının patlak verdiği o akşam açıklaması manidardır. Yürütmenin savunmasını verinceye kadar, yürütmenin durdurulmasına diye bir kararın verilmesi de manidardır.

Bir defa ortada ne var? İhalesi yapılmış bir proje mi var? Ne yapılacağı belli olan bir şey mi var? Yok. Size biri bir yazı yazıyor. Nasıl böyle bir karar verirsiniz? Böyle bir adım atılır, diyelim ki ihale yapılır. Yürütmeyi durdurma verirsiniz. Hiçbir şey yokken bunun kararını veriyorsunuz. Bu düşündürücüdür.

“ÇOK İLGİNÇ SÖYLEDİLER”

Dün akşam bazı sanatçılar geldi. Bazı sanatçılar daha gelecekti. Çok ilginç şeyler söylediler üzüldüm. Ulusal ve uluslararası bu sanatçılarımıza baskı yapılıyor. Eğer oraya gidecek olursanız bütün anlaşmalarınızı iptal ederiz. Reklam vermeyiz, yayın politikalarınızı gözden geçirin. Hani demokrattınız, özgürlükçüydünüz? Nasıl oluyor bu iş?

Benim belediye başkanıma diyor ki siz işçileri zorla dışarı döktünüz. Yahu Pazar günü zaten tatil. Oraya gelen bir işçiye kim karışabilir? Bizi buraya getiren millettir. Millet dur derse dururuz, kal derse kalırız. Başka da hiç kimsenin dayatmasına kulak asmayız.

Ben gezi parkındaki genç yavrularımıza sesleniyorum. Bakınız burada samimi olarak talebinizi ortaya koydunuz. Artık lütfen çevreyle ilgili yeşille ilgili bu samimiyetin dışında orada illegal örgütlerin uzantıları var. Samimiyetsiz olanlar var. Bunların oyununa gelmeyin.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan: Avrupa'nın Alacağı Kararı Tanımıyorum

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

12 Kasım 2012'de çıkardığımız yasa ile 14 ilimizi Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşturduk. Böylelikle 30 Büyükşehirimiz oldu. Biz meseleye partizanlık gözüyle baksaydık yüzde 57'si AK PARTİ'li olan bu belediyelerle ilgili bir çalışma yapmazdık. 2001 de bölgesel milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldığımızı söyledik. Şu anda muhalefet bu ülkede mezhebi bir kaşımanın gayreti içerisinde. Yaptığımız her reformda Türkiye nin çıkarlarını el üstünde tuttuk.

İstanbul un derdini en iyi ben anlarım. Kılıçdaroğlu'na ya da Bahçeli'ye 5 koyun ver kaybeder gelirler. Sandıkta başarılı olamayanlar sandık dışında nasıl başarılı oluruz gayreti içerisinde. 30 yaş olan seçilme yaşını 25'e indirdik, bunu 18'e indirmek için çalışıyoruz. Biz sahibi millet olan bir emanetle, yolumuza devam ediyoruz. Biz kimsenin nefsini tatmin etmek için buruda değiliz.

Başbakan: Bu yarışın içinde bizi en ideal kim temsil edecekse herkes onun yanında yer alacaktır... Makamlar değişebilir, hizmet üretmeye devam edeceğiz.. Bizim teşkilatımıza dargınlık, kırgınlık yakışmaz.. Avrupa Birliği Parlamentosu'nun bizlerle ilgili alacağı kararı ben tanımıyorum. Taksim'deki olaylarla ilgili Türkiye'de nasıl bir oyun oynanmak istenildiğini milletimizle paylaşacağız. Mitinglerimiz bir kitlenin karşısına başka bir kitleyi çıkartma anlamına gelmiyor. Bu, sessiz yığınların sesini duyurma mitingi.

Genişlemeden sorumlu bir adamları var, geliyor benim yanıma konuşuyor antitez sunamıyor gidiyor tweet atıyor. Biz Taksim meydanının illegal örgütlerin cirit attığı bir meydan haline getirilmesine izin vermeyiz. Gezi parkını iyi bilirim, gençliğimin en ideal yolları o gezi parkının orada geçti. AKM adete işgal altındaydı. Bakanıma talimat verdim. Yirmidört saat içinde bunların kaldırılmasını istedim. Kimse bize Gezi Parkı ile ilgili ders vermesin. Türkiye'deki bir kısım medya ve onlarla birlikte bazı uluslararası medya ahlaksız bir girişimin içindeler. Gezi Parkı sidik kokusundan geçilmiyor! Büyük abdestlerini bile oraya yapıyorlar! Güya bunu çevrecilik adına yapıyorlar! Güvenlik güçleri biber gazı kullanabilir. Boyalı su bunlar yeri geldiğinde kullanılır.En doğal hukuki haktır. Yatıyorlar kalkıyorlar polis de polis. Şu anda 100 trilyonu aşan zarar var. Kim ödeyecek bunu?

Ben, o samimi, çevreci dürüst olan kardeşlerime diyorum ki, bizi daha fazla üzmeyin. Siz, oradan (Gezi Parkı) çekilin ve bizi o uç terör örgütleriyle iç içe olanlarla karşı karşıya bırakın. Biz o Gezi Parkı'nı temizleyelim ve bunu sahiplerine teslim edelim. Çünkü oranın sahibi tüm İstanbul'dur. İstanbul halkıdır, oraya gelen turistlerdir.

Ağaçlar kesilmiyor. 600 ağaçtan 70-80 tanesi sökülüp, uygun yere dikilecek. Topçu Kışlası'nın ana girişi açık tutulacak. Orası İstanbul Şehir Müzesi yapılacak. Bundan İstanbul kazanacak, çevre kazanacak.

AKM yıkılacak yerine dev bir opera binası yapılacak. Türkiye'de bir ilk olacak bu. Bizim küçük bir opera salonumuz bile yok. AKM yıkılacak yerine daha büyük opera binası yapılacak dediğimizde buna karşı çıkıyorlar, çünkü çekemiyorlar.

Halkımızın hakkının gasp edilmesine izin vermeyiz.

İdari mahkemenin olayların patlak verdiği anda kararını vermesi de manidardır. Şehirlerde terör estirmelerine izin vermeyeceğiz. Milletin iradesini sokakta gasp etme dönemi kapanmıştır.

Dün akşam görüştüğümüz sanatçı arkadaşlarımıza ağır baskılar yapıldığını öğrendim. Hani sizin demokratlığınız?

Gezi'deki genç yavrularımıza sesleniyorum, sizler samimi olarak talebinizi ortaya koydunuz. Artık orada illegal örgütlerin uzantıların oyununa gelmeyin. Bu işgale siz ortak olmayın. Siz çekilerek bizi o illegal örgütlerle baş başa bırakın, biz onların hakkından geliriz.

Haberin Tamamı İçin:

Başbakan: Avrupa Parlamentosu'nun Gezi Kararını Tanımam!

Partisinin belde belediye başkanlarına konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Taksim’de başlayıp ülke genelinde devam eden gösteriler, sizleri de halkımızı da ciddi şekilde rahatsız ediyor. İbretlik ve anlamlı bir sükut içinde, sessiz yığınlar sabırla gelişmeleri takip ettiler. Yarın partimizin genişletilmiş il başkanları toplantısında, Türkiye ’de nasıl bir oyun oynanmak istendiğini milletimizle paylaşacağız. Ardından Ankara Sincan’da cumartesi günü, Pazar günü İstanbul ’da 18.00’de Kazlıçeşme’de miting yapacağız. Bu mitingler bir kitlenin karşısına başka bir kitle çıkarmayı amaçlamıyor. Bunu düşünecek olsak aynı mahalde bunu yaparız. Ama hukukun bize belirlediği yer neresiyse orada yapıyoruz. Bu mitingler sessiz yığınların sesini, hem Türkiye’ye hem de dünyaya duyurmayı amaçlıyor.

'CANIM SERAMİKLERİ KIRDILAR'

Sanki bütün Türkiye yanıyor, yıkılıyor. Belli yerlerde lokal olarak bunlar yapıldı. Burdan çıkıp alt geçitlerdeki cânım seramiklerin nasıl kırıldığını görürsünüz. Kim kırdı bunları? Çevreciler mi? Otobüsleri kimler yaktı yıktı? Benim sivil vatandaşımın, iki yüz kadar aracını kimler yaktı yıktı? Bunları dürüst anlatmak görevimiz değil mi?

Dün Avrupa Birliği Parlamentosu'nda birileri çıkıp birşeyler söylemişler. İlgili bakanlarım da gerekli görüşmeleri yaparlar. Avrupa Parlamentosu’nun bizlerle ilgili kararını ben tanımıyorum.

Bu kararı alanlar önce Yunanistan’a baksınlar. Yunanistan’da halkla polisin karşı karşıya geldiğinde acaba AB’nin yetkilileri onlara para vermekten başka ne yaptı? 100 milyar euro’yu aşkın para verdi onlara. Onlar bütün o gösterilerini niye yaptı? İşsizlik için yaptı. 'Açız' diye yaptı. Sendikalarla ilgili yaptı vesaire...

Daha dün İngiltere’de G-8 gösterilerinde 30’u aşkın gösterici gözaltına alındı. Yerlerde sürüklendi. Fotoğraflarda var. Ama Türkiye’deki bu gösterilerde, yandaş olan medya bile bunları göstermedi. AB Parlamentosu acaba İngiltere’ye yönelik ne söyledi? Kendi üyesi. Sen nasıl olur da benimle ilgili böyle bir karar alıyorsun? Senin haddine mi? Önce bir defa karşılıklı olarak olayları analiz edeceksin. Ondan sonra kalkıp konuşacaksın. Genişlemeden sorumlu olan bir adamları var. Benim karşımda en ufak bir anti tez ileri süremiyor. Çıkıyor tweet atıyor. Bu ahlaki mi?

Öbür tarafta sosyal demokrat bir tanesi. 15 gün önce ana muhalefeti eleştiriyor. Şimdi de o yanlışını düzeltmek için çıkıyor bizi eleştiriyor.

Biz bu ülkede sevimli olan hakikaten samimi olarak çevreci olarak genç kardeşlerim ki onları da kabul ettim. Kendileriyle görüştüm. Büyüklerini de kabul ettik. 11 kişiyle. Biz kendileriyle bunu dertleşirken açık açık söyledik: Bakın siz bu illegal örgütlerle aranıza bir defa perde çekmek zorundasınız. Siz diyorsunuz ki bizim onlarla ilişkimiz yok. Siz bunu ne kadar söylerseniz söyleyin, aynı yerdesiniz. Dolayısıyla benim polisimi de eleştiremezsiniz. Kurunun yanında yaş da böyle yanar. Yapmanız gereken ne? AKM adeta bir işgal altında mıydı? Asılan paçavraları da gördünüz değil mi? Bakanıma 24 saat içinde bu paçavralar oradan indirilecek. Taksim Anıtı’ndaki paçavralar oradan indirilecek. Tüm İstanbulluların ülkemin, ülkeme gelen insanların meydanıdır. Biz bu illegal örgütlerin cirit attığı bir yere bu meydanımızı getiremeyiz.

Hep söyledik. Samimi dürüst olanların başımız gözümüz üstünde yeri var dedik. Sorun Gezi Parkı olayı ise, kusura bakmasın. Bazılarının otelin üst katlarından Gezi Parkı’nı seyretme ihtiyaçları olabilir. Benim öyle bir ihtiyacım yok. Gençliğimin en ideal yılları hep o Gezi Parkı çevresinde geçti. Belediye başkanlığımda hizmetimin ağırlıklı kısmı orada geçti.

Bir Kasımpaşalı olarak ve Beyoğlu’nun bir çocuğu olarak orayı çok iyi bilirim. Kimse bize Gezi Parkı’yla ilgili ders vermesin. Gezi Parkı’nda ağaçların tamamen temizlenmesi söz konusu değilken bu yaygaralar kopartıldı. Çevre sadece yeşil değildir, sadece bir başlıktır. Tarih, görüntü-gürültü kirliliği, ses kirliliği vardır. Bunlar çevre kapsamı içindedir. Yok farz edemezsiniz.

'GEZİ PARKI'NA BÜYÜK ABDEST YAPIYORLAR BU MU ÇEVRECİLİK'

Taksim Meydanı otobüslerden geçilmezdi. Bu kardeşiniz belediye başkanınız olduğunu zaman, aleyhte yazılar yazan maske dağıtıyorlardı İstanbul halkına. Çöp yığınlarından geçilmiyordu. Şu anda çok enteresan. Aynen o Gezi Parkı çevrecilik adına, açık konuşacağım pislikten geçilmiyor. Sidik kokusundan geçilmiyor. Bir çoğu büyük abdestini oraya yapıyor.

Samimi olanları kastetmiyorum. Bazı otellere gidip ihtiyaçlarını gideriyorlar. Orada her şey ücretsiz biliyorsunuz. Kaynağı enteresan. Her durum orada meşru. Bunu da güya çevrecilik adına yapıyorlar.

Diyorlar ki biber gazı, biber gazı, biber gazı. Bir başbakan olarak ve hukuk devletinde, herkesin bu hukuk devletinde, hukuk kurallarına uygun olarak hareket etme mecburiyeti var.

Biber gazını güvenlik güçleri kullanabilir mi? Evet. Bu suydu, hatta boyalı suydu. Ardından aynı şekilde biber gazını yeri geldiğinde güvenlik gücü kullanır. Bu onun en doğal en tabi hukuku bir hakkıdır. Bunu kimse saptırmasın.

Yatıyorsunuz kalkıyorsunuz. Polis de polis. Açıklama yapıyorlar. "Gözaltına alınanlar bırakılsın"! Emriniz olur! Hemen bırakacağız zaten. Ben yargıdan da üzerine düşeni yapmasını bekliyorum. Bu mesajın nereye gittiği bellidir. Çünkü molotof kokteyli kullanmak suçtur. Yakıp yıkmak suçtur. Bunların hemen hemen tamamı kamu düzenini bozmaya yönelik girişimlerdir.

Şu anda 100 trilyonu aşkın zarar var. Kim ödeyecek bunu? O fakir vatandaş adına devlet ödeyecek. Toplanan vergilerden bunu şimdi biz ödeyeceğiz. Esnafımız tüccarımız iş yapamaz hale geldi. Bu sadece Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi değil. Türkiye genelinde. Taksici, minibüsçü, bunlar da... Belediye otobüslerini yakıp yıkıyorlar. Sonra da geçiyor şoförün makamına orada poz veriyorlar. Bu bir vatansevere, bu ülkenin evladına yakışır mı? Bunun adı özgürlük mücadelesi olamaz. Hak arama mücadelesi olamaz.

İşte ben o samimi çevreci dürüst kardeşlerime diyorum ki bizi daha fazla üzmeyin. Siz oradan çekilin. Bizi o uç terör örgütleriyle iç içe olanlarla karşı karşıya bırakın ve biz o Gezi Parkı’nı temizleyelim ve sahiplerine teslim edelim.

Çünkü oranın sahibi onlar değil. Tüm İstanbul halkıdır. Tüm gelen turistlerdir. Herkes geldiği zaman rahatlıkla gezebilsin.

TOPÇU KIŞLASI REFERANDUMU

Topçu Kışlası'yla ilgili konuya gelince, bu konuda bu kadar hassas mısınız, direniyor musunuz? O zaman bir referandumun değişik bir şekli. Çünkü referandum anayasal bir konu. Plebisit (halk oylaması) o belediyenin yapabileceği bir uygulamadır. Beyoğlu’nda da İstanbul için de yapabilir. Bunlar YSK ile olan bir iş değil. Bu yerel yönetimlerde 15. Madde. Bu adımı bu şekilde atabiliriz.

Gelen arkadaşlarımın bir kısmı sevindi, bir kısmı sıcak bakmadı. Ya buna evet diyeceksin, ya da uygulamamıza evet diyeceksin. Ben aslında bu kamuoyu araştırmasını 2011 kapsamında yaptım.

“ÜLKEMİN SEVGİLİ İNSANLARI…”

O günden bugüne olumsuz bir şey duymadık. Havaalanı ihalemizi yaptık. Yapacakları yatırımla 36-37 milyar Euro'yu bulur. Bu süratle devreye girecek bir proje. Biz cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023 diyoruz. 2017’de bunu bitireceğiz.

Nefes alacak yerimiz yok diyorlar. Ülkemin sevgili insanları, buradaki ağaç sayısı 600’e yakın. Bunun içinden 70 tanesi kesilmiyor, sökülüyor. Bunlar söküldükten sonra Topçu Kışlası’nın etrafına dikiliyor. Bakın daha önce egzos kokusundan geçilmiyordu, şimdi ne otobüs ne araçlar olacak.

"KIŞLA DEĞİL ŞEHİR MÜZESİ"

Bu Taksim Meydanı’nın Gezi Parkı dahil toplam metrekaresi yüz bin metrekaredir. Topçu Kışlası’nın oturduğu alan 11 bin metrekare. Bu Topçu Kışlası’nın içinde o diğer 70-80 ağacın dışındaki ağaçların tamamı kalacak. Topçu Kışlası kapalı değil. Ana giriş açık tutulacak. Yani İstanbul halkı Topçu Kışlası’nın içine rahatlıkla girebilecek. Kışla değil, Türkiye’de şehir müzemiz yok. İstanbul Şehir Müzesi olacak. Kim gelirse gelsin burayı ziyaret edecek. Herkes inanıyorum ki o güzel projenin önünde resimler çektirecekler.

"AKM’NİN YERİNE DEV BİR OPERA BİNASI YAPILACAK"

Buna olan inancım, adeta görüyor gibiyim. Bundan İstanbullu kazanacak, İstanbul kazanacak. AKM’yle ilgili açıklamamı yaptım. Burası depreme dayanıklı değil. Yıkıldı, yıkılıyor. Güçlendirelim dediler. Ben tabi karşı çıktım. Arkadaşımız ısrar etti ve yeni bakanımıza talimatı verdik, durduruldu. Buradaki hedefimiz de biz burayı yıkalım bunun yerine yanındaki boşluk dahil, hepsini bu projeye dahil etmek suretiyle, bir proje yarışması yapalım ve burada dev bir opera binası yapalım.

Çok işlevi olan bir opera binası yapalım. Türkiye’de bir ilki yapacağız çünkü bizim böyle büyük bir opera binamız yok. Burada 2 bin 500-3 bin kişiye imkan sağlayan bir bina yapmamız, iktidarımızın damgası olacak. Bunları yapamayanlar bizim karşımıza dikiliyor. Ak Parti bunu nasıl yapar, e ne yapacağız? Çevrecilikse bizden daha iyi bilemezsiniz. SEKA’yı yıkacağız dediğimiz zaman bizim karşımıza CHP çıktı. Genel başkan Kocaeli’ne geldi, gösteriler yaptılar.

Biz burayı park yapacağız dedik, yeşil ağaca dönüştüreceğiz dedik. Onlar günlerce, haftalarca gösteri yaptılar. Peki şimdi SEKA’nın yerinde ne var? Dev bir park var ve bir de ufak müze var. E şimdi kim samimi, kim dürüst?

“O FİDANLAR YETİŞECEK, SENİN ARAZİNE DİKECEĞİZ”

Biz halkımızın hakkını gasp etmeye müsaade etmeyiz. Hilton’un yanında yeşil alan vardır büyüktür. Sahipleri bu yeşil alanı Hilton’a eklemek istediler. Şişli Belediyesi’ne müracaat ettiler. Belediye başkanım böyle bir şey var dedi. Dedim ki asla müsaade etmeyeceksin. Yeşil alana dokundurtmayız. İşte ben burayı düşünerek satın aldım, bilmem ne yaptım. Bize mi sordun kardeşim? Bu yeşil alan. Biz buna müsaade etmeyiz.

Bizim iktidar olarak 2 milyar 800 milyon fidan ve ağaçtan bahsediyorum, çıkıyor hesap yapmış kendi kendine. Ağaç değil be, fidan fidan! O fidanlar yetişecek. Senin de çorak olan arazine dikeceğiz.

“SEN NASIL ÇEVRECİSİN”

Yarın genişletilmiş il başkanları toplantısı var. Kendi üniversitenin öğrencilerini bu gösterilere gönderen bir üniversite, 15 yaş üzeri on binlerce ağacı kesmek suretiyle oraya üniversite yapan bir gruptur. Öğrencilerini buraya gönderiyor. Şu anda oradaki üniversite mahkemeler neticesinde, burası devletindir neticesinin çıktığı bir üniversitedir.

Oradaki ağaçlar onlar tarafından katledilmiştir. Sen nasıl çevrecisin yahu? Bunların kestikleri ağaçların hesabını ayrıca vermek lazım. Bunlar bir garip. Duyarlı dikkatli olmamız lazım.

“İSTEMEZÜK, İSTEMEZÜK”

Bakın ben üçüncü havalimanıyla ilgili açıklamamda bir şey daha söyledim. Mevcut Atatürk Havalimanı’nın da belli bir kısmı küçük bir havalimanı olarak kalacak, büyük bir kısmını da orman alanı haline getireceğiz dedik. Bir park, bir orman. Yahu buna rağmen istemezük, istemezük.

“NE ÇIKIYORSA O”

Tamam o zaman plebisit yaparız. Bunun neticesinde ne çıkıyorsa o. Bununla ilgili olarak yarın zaten, genişletilmiş il başkanları toplantımızda belediye başkanım da burada olacak. Kendilerine talimatı vereceğiz. Tabii burada yürüyen bir idari mahkeme var. Bunun da neticesini görelim istiyoruz. Takip edeceğiz.

“MAHKEMENİN KARARI MANİDAR”

Benim üzüntüm de şudur. İdari mahkeme bunu, bu Gezi Parkı olaylarının patlak verdiği o akşam açıklaması manidardır. Yürütmenin savunmasını verinceye kadar, yürütmenin durdurulmasına diye bir kararın verilmesi de manidardır.

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan'dan Avrupa'ya 'Gezi Parkı' Resti

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kapatılan belde belediyelerinin AK Partili başkanlarıyla düzenlenen toplantıda konuştu.

İşte Başbakan'ın konuşmasından notlar:

  • Çıkardığımız yasa ile 14 ilimizi Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşturduk. Böylelikle 30 Büyükşehirimiz oldu.

  • Türkiye'de 500 nüfuslu beldeler var. Bu beldelerde bakıyorsunuz iki üç çalışan var. Peki soruyorum bu beldeler nasıl hizmet verecek. Bu çarpık sorunun sorumlusu bu konuyu bu zamana kadar çözmeyenlerdir. ancak artık biz bu konuyu ele aldık. Bu belediyeler kapatıldığında kimse kaybetmeyecek inanın sizler kazanacaksınız, ülke kazanacak.

  • İki haftayı aşın bir süredir Taksim'de başlayıp ülkenin başka yelerinde devam eden gösteriler biliyorum sizleri de rahatsız ediyor. Yarın partimizin genişletilmiş il başkanları toplantısında bu gösterilerle Türkiye'de nasıl bir oyun oynanmak istediğini toplumumuzla paylaşacağız. Cumartesi-Pazar'da miting yapacağız. Bu mitingler sessiz yığınların sesini hem Türkiye'ye hem dünyaya ulaştırmayı amaçlıyor. Mitingler bir kitlenin karşısına başka bir kitleyi çıkarmayı hedeflemiyor.

  • Dün Avrupa Birliği Parlamentosunda birileri çıkıp birşeyler söylemişler. İlgili bakanlarım da gerekli görüşmeleri yaparlar. AB Parlamentosu’nun bizlerle ilgili kararı ben tanımıyorum.

  • Bu kararı alanlar önce Yunanistan'a baksınlar. Yunanistan'da halkla polis karşı karşıya geldiğinde acaba AB yetkilileri, hatta 'eurozone' onlara para vermekten başka ne yaptı?''

Haberin Tamamı İçin:

'Artık Sabrın Sonuna Geldik, Son Defa Uyarıyorum'

Başbakan Erdoğan partisinin toplantısında yaptığı açıklamada yine Gezi Parkı eylemlerini hedef aldı. Gezi Parkı'nda insanların dayanışmasını, mücadelesini ve hükümet istifa seslerini görmeyen ve duymayan Erdoğan, "Gezi Parkı sidik kokuyor" dedi. Erdoğan halka tehdit savurmaya devam etti.

Başbakan Erdoğan, partisinin belediye başkanları ile yaptığı toplantıda konuştu. Erdoğan, bindirilmiş kıtaları ile yapacağı mitingi "gerçek Türkiye fotoğrafı" olarak tanımlarken, milyonların eylemine yine "marjinallerin işi" demeye kalktı.

"Artık sabrın sonuna geldik, son bir defa uyarıyorum" diyen Erdoğan, halkı yine tehdit etti.

3 yurttaşın katledildiği, binlerce insanın yaralandığı saldırılara rağmen polisleri aklamaya devam eden Erdoğan, "Yargıdan da üzerine düşeni yapmasını bekliyorum, bu mesajın nereye gittiği bellidir" diyerek adeta mahkemelere mesaj yolladı.

İstanbul'da onbinlerce yurttaş kafasında kasklar, yüzlerinde maskler, ellerinde gaz solüsyonları ileri yürürken, İstanbul'un her yeri gaz bombaları ile dolarken, Erdoğan "eskiden insanlar egzoz dumanlarından etkileniyordu" diyerek güldürdü.

Bir yandan plebisit yapılacak diyen Erdoğan, diğer yandan Topçu Kışlası'nın şehir müzesi olacağını söyledi.

Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

“Yapacağımız mitingle gerçek bir Türkiye fotoğrafı sunacağız”

İbretlik bir şekilde sessiz yığınlar itidal içinde gelişmeleri takip ediyor. Bu gösteriler yoluyla Türkiye’de nasıl bir oyun oynanmak istendiğini milletimizle paylaşacağız.

Ardından Sincan’da sonra İstanbul’da bir miting yapacağız.

Bu mitingler bir kitlenin karşısına başka bir kitlenin çıkarılmasını hedeflemiyor. Böyle olsa aynı mahalde yaparız. Bu mitingler sessiz yığınların sesini tüm dünyaya duyurmaya çalışıyor.

Bir kısım medya ve yabancı basın ahlaksız bir girişimin içindeler. Sanki tüm Türkiye yanıyor. Belli yerlerde bu yapıldı. Şimdi şu otelden çıktığınızda alt geçitteki seramiklerin nasıl kırıldığını görürsünüz.

Yapacağımız mitingle gerçek bir Türkiye fotoğrafı sunacağız.

AB’nin kararını tanımıyorum”

AB parlamentosunda birileri çıkmış bir şeyler söylemiş. AB parlamentosunun bizlerle ilgili alacağı kararı tanımıyorum.

Bu kararı alanlar Yunanistan’a baksın. Halkla polis karşı karşıya geldiğinde AB onlara para vermekten başka ne yaptı?

Yüz milyar avroyu aşkın para verdi. Onlar işsizlik için yaptı, açız diye eylem yaptı. İngiltere’de G8 ile ilgili yapılan eylemlerde 30 kişi gözaltına alındı yerlerde sürüklendi.

Senin haddine mi hakkımda karar almak.

Yine marjinaller yalanı

Sen biliyor musun buradaki olaylar nedir. Biz bu ülkede hakikaten çevreci olan arkadaşlara, dün akşam onlarla görüştüm. Kendileriyle bunları dertleşirken açık açık söyledik, siz bu illegal örgütlerle aranıza perde çekmek zorundasınız.

Aynı olay mevkiindesiniz. Burada benim polisimi eleştiremezsiniz, kurunun yanında yaş da yanar. AKM adeta işgal altındaydı, ne tür paçavralar vardı.

24 saat içinde bu paçavralar indirilecek dedim bakanıma. Samimi dürüst olanların başımız üstünde yeri var dedik.

Sorun Gezi Parkı olayı ise kusura bakmasın bazılarının otelin üst katlarından Gezi Parkı’nı seyretmeye ihtiyacı olabilir, benim yok. Benim gençliğim orada geçti.

İstanbul’u gaza boğan Erdoğan egzozdan şikayet ederse…

Çevre sadece yeşil değildir, yeşil sadece bir başlıktır. Bunun yanında tarih vardır, gürültü kirliliği vardır.

Taksim’de egzoz kokusu vardı bu gazların kokusunu mu teneffüs edelim. Maske dağıtıyorlardı insanlar etkilenmesin diye, bu kardeşiniz temizledi.

“Gezi Parkı sidik kokuyor”

Gezi Parkı pislikten geçilmiyor, sidik kokusundan geçilmiyor, büyük abdestlerini orada yapıyorlar. Samimi olanlar anlaştıkları yerde yapıyor.

Biber gazı en tabi hakkımız

AKM temizlendi, anıt temizlendi. Şimdi diyorlar ki biber gazı biber gazı biber gazı.

Gerek AB, gerek ileri demokrasilerde biber gazı kullanılır. Bu suydu, boyalı suydu, biber gazını yeri geldiğinde güvenlik güçleri kullanır. Bu en tabi haktır.

Birçok şeyleri söylüyorlar, bizim 600’ü aşkın polisimiz yaralandı, bir polisimiz şehit oldu. Yatıyor kalkıyorlar polis diyorlar.

Bu illegal örgütlerin sorgulanmasını niye gündeme getirmiyorsunuz?

Erdoğan’dan yargıya açık talimat

Açıklama yapıyorlar gözaltına alınanlar bırakılsın diye, emriniz olur.

Yargıdan da üzerine düşeni yapmasını bekliyorum, bu mesajın nereye gittiği bellidir.

Şu anda 100 trilyonu aşkın zarar var.

Saldırı tehdidi

Çevreci kardeşlerime sesleniyorum. Siz oradan çekilin bizi o uçlarla karşı karşıya bırakın ve Gezi Parkı’nı temizleyelim. Oranın sahibi tüm İstanbuldur.

“Plebisit yapalım”

Topçu Kışlası konusunda bu kadar ısrarcıysanız bir plebisit yapalım. Kendi halkına sunar, Beyoğlu ve İstanbul için bunu yapabilir. Sandıklarını kurar. Bu YSK’nın işi değil. Bir kısmı buna sevindi, bir kısmı sıcak bakmadı. Ya buna evet diyeceksiniz, ya da uygulamaya.

Nefes alacak yerimiz yok diyorlar. Burada ağaçlar kesilmiyor. Toplam ağaç sayısı 600’e yakın 80 tanesi kesilmiyor sökülüyor.

Daha önce egzozdan geçilmiyordu, şimdi ne araç olacak ne egzoz kokusu.

AKM yıkılacak, Topçu Kışlası müze olacak

Topçu Kışlası İstanbul Şehir müzesi olacak. Herkes bu güzel projenin önünde resim çektirecek. Bunu adeta şu an görüyor gibiyim. Bundan İstanbul kazanacak. Mesele AKM ile ilgili açıklamamı yaptım burası depreme dayanıklı değil. Güçlendirelim dediler, ben karşı çıktım arkadaşımız karşı çıktı. Talimat verdik, durduruldu. Burayı yıkalım arkadaki boşluk dahil bir proje yarışması yapalım ve buraya dev bir opera binası yapalım. Bu binayla da bir ilki yapacağız. Bizim bir opera binamız yok.

Bu iktidarımızın bir damgası olacaktır.

"O zaman plebisit yaparız, neticede ne çıkarsa o"

O zaman plebisit yaparız, neticede ne çıkarsa o. Bununla ilgili gerekli talimatı vereceğiz. Yürüyen bir mahkeme var. Üzüntüm şudur, idari mahkeme bunu Gezi Parkı olaylarının patlak verdiği gün açıklaması manidardır.

Ortada proje yokken bu kararı alıyorsunuz. Faiz lobisi 76 milyona dayatmalarda bulunuyor. Geçen yılın ilk 13'ünün 11'i finans kuruluşu. 642 milyar devletin cebine girdiği için rahatsız oldular. Onu da istiyorlar.

Şehirlerde terör estirilmesine müsade etmeyeceğiz. Kimin hesabı varsa 7 ay sonra yerel seçimler var.

Artık sabrın sonuna geldik, son bir defa uyarıyorum. Daha fazla bekleyemeyiz, Gezi Parkı işgal güçlerinin değildir.

SoL Haber

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAnkaraAvrupa BirliğiBaşbakanBiber GazıCumhuriyet Halk PartisiGezi ParkıİngiltereİşsizlikİstanbulKemal KılıçdaroğluPolisRecep Tayyip ErdoğanŞehitTerörYunanistanolayoyuntatil
Görüş Bildir