Balyoz Davası'nda Darwin Savunmaya Girdi

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Balyoz Davası'nda 104'üncü Duruşma

Balyoz Davası'nda 104'üncü Duruşma

Emekli Orgeneral Ergin Saygun'un da aralarında bulunduğu 56 tutuklu sanık ise çeşitli gerekçelerle duruşmaya katılmadı. 2 tutuksuz sanığın hazır olduğu davaya ikinci Ergenekon davası kapsamında tutuklu yargılanan bu davanın tutuksuz sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ise katılmadı. Bu arada CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın da duruşmayı izlemek için salondaki yerini aldığı görüldü.

AVUKATLAR YİNE DURUŞMAYA KATILMADI

Dosyada bulunan delillerin değerlendirilmeden, bazı tanıklar dinlenmeden Cumhuriyet Savcıları Savaş Kırbaş ve Hüseyin Kaplan'ın 920 sayfalık mütalaayı mahkemeye sunmasını protesto eden sanık avukatları duruşmaya bugün de katılmadı.

Haberin Tamamı İçin:

Örnek'ten Darwinli savunma: TÜBİTAK raporu kabul edilmesin!

Örnek'ten Darwinli savunma: TÜBİTAK raporu kabul edilmesin!

'Balyoz Planı' davasında emekli Oramiral Özden Örnek: TÜBİTAK'ın içine siyaset bulaşmıştır. Kendi dergilerinin kapağına evrim teorisi mizansenini koyamamışlardır. Evrim teorisine inanmıyorlarsa bilimsel bir kurum değildir, inanıyorlarsa konmaması için siyasi baskı vardır.

“Balyoz Planı” davasının tutuklu sanıklarından eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, TÜBİTAK ile ilgili eleştirilerde bulunarak “Bu kurumun içine siyaset bulaşmıştır. Kendi dergilerinin kapağına evrim teorisi mizansenini koyamamışlardır. Evrim teorisine inanmıyorlarsa bilimsel bir kurum değildir, inanıyorlarsa konmaması için siyasi baskı vardır” dedi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada esas hakkındaki savunmasını yapan Örnek, mahkemeye sunduğu 18 klasörün 17'sinin delil mahiyetinde belgeler olduğunu ifade ederek, klasörlerde 305 farklı konu olduğunu belirtti.

Örnek, “Bu konuların yüzde 80'den fazlası sahtekarlıkla ilgilidir. 305 konu içerisinde 1309 adet söylediklerimi kanıtlayacak belgeler bulunmaktadır. Bu belgelerin 300'e yakın kısmı o konuyla ilgili inceleme ve değerlendirme, 1009 tanesi de söylediklerimin dayandığı belgelerdir. 305 konunun 32 adedi bilirkişi raporlarıdır. Onların bir kısmında da değerlendirmelerim mevcuttur. Belge 391 ise sahtekarlık ve çelişkilerin toplandığı, bize göre usul hataları ve hukuka aykırılıkların yer aldığı bir inceleme raporu olup içerisinde 1927 adet bu şekilde bulgu vardır” diye konuştu.

Savunmasında savcılığın esas hakkındaki mütalaasından alıntılar yapan Örnek, duruşma savcılarının iddialarını ispatlamakla ilgilerinin olmadığını, suçladıkları sanıklardan masumiyetlerini ispatlamalarını beklediklerini kaydetti. Örnek, Kasım 2002-Ağustos 2003 döneminde TSK içerisinde hiyerarşi dışı bir darbeye teşebbüs hareketi olmadığını ifade ederek, iddia makamı tarafından bu amaca yönelik olduğu kabul edilen sayısal dosyaların sahte olduğunu savundu.
Özden Örnek, “Bütün 'Balyoz' olayı bir komplo olup darbe ile beslenen, darbe olmasa bile yaratan, hatta ortalığı boş bulursa kendisi sivil darbe yapan bir siyasi partinin ve onun yöneticilerinin siyasi getiri sağlamak için düzenledikleri veya düzenlenmesine göz yumdukları bir kurgudur” iddiasında bulundu.
İddia makamına göre sadece sanıkların bilmediği konular için bilirkişiye gereksinim olduğunu belirten Örnek, dosyada 30 bilirkişi raporu ve uzman görüşü bulunduğunu anlattı.

-“Lehte raporda kaplumbağa kurye”-

Örnek, Gölcük belgeleriyle ilgili bilirkişi raporunun mahkemeye gelişinin bir trajikomedi olduğunu ifade ederek, 14 Ocak 2011'de tamamlanan raporun mahkemeye 24 Mart 2011'de ulaştığını söyledi.
Raporun CMK 250. maddeyle ilgili yetkili savcılık tarafından, tutuklamaların yaşandığı 11 Şubat 2011 tarihine kadar mahkemeye gönderilmediğini dile getiren Örnek, “Soruşturma savcıları kendi lehlerine gördükleri Ahmet Erdoğan'ın raporunu bir veya iki gün içinde 1. Ordu Komutanlığı'ndan aldırmışlardır. Ama iş sanıkların lehine olan bir raporu aldırtmaya gelince kaplumbağa kurye olarak seçilmiştir. Eğer rapor 11 Şubat 2011 öncesi gelseydi tasarlanan tutuklama gerçekleşemezdi” diye konuştu.
Bilirkişi raporlarına ayrıntılı bir şekilde değinen Örnek, TÜBİTAK çalışanlarının bilirkişi olmasının CMK'ya aykırı olduğunu, TÜBİTAK bilirkişilerinin yasal olmayan şekilde seçildiğini anlattı.
Mütalaadaki “Belgelerin tamamı 2003 yılı ve öncesine ait” sözüyle ilgili bilirkişi raporlarında bir tespit olmadığını ifade eden Örnek, “İddia makamının bahse konu olan iddiası kanıtsız ve dayanaksızdır. Bilirkişi raporları kasten çarpıtılmıştır. Çarpıtmayı kim yapmıştır? Bu ifade, Yurt Atayün (eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü) tarafından kullanılmıştır. Tamamen asılsız ve uydurma bir ifadedir. Ama bizim muhatabımız iddianamenin altında imzası olanlardır. Kendini özel yetkili savcı sanan polisler değil” dedi.

-TÜBİTAK raporları-

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Balyoz DavasıCumhuriyet Halk PartisiDarbeErgenekonİstanbulSavaşTürk Silahlı Kuvvetleri
Görüş Bildir