Özkök ve Yalman'a: 'Artık Susun'

 > -

İlk kez görüntülendiler

İlk kez görüntülendiler

YAŞ üyesi Orgeneral Bilgin Balanlı, emekli Orgeneraller Çetin Doğan, İbrahim Fırtına, Ergin Saygun ve Oramiral Özden Örnek'in de aralarında bulunduğu 250'si tutuklu 365 emekli ve muvazzaf askerin yaklaşık 18 aydır yargılandığı davada sona gelindi. Davanın bugün ve yarın görülecek son iki duruşmasının ardından karar çıkması bekleniyor.

Silivri Cezaevi'ndeki duruşma salonunda sabah erken saatlerden itibaren hareketlilik yaşanmaya başlandı. Tutuklu sanıkların sırayla salona alınması ve öncesinde çok sayıda 'Robokop' tabir edilen 5 otobüs jandarma ekiplerinin gelmesi dikkat çekti. Balyoz davasında, bugün ve yarınki duruşmalarda son savunmaları alınmayan sanıklar dinlenecek. Ardından, sanıklara son sözleri sorulacak. Tutuklu sanıklar ise ilk kez duruşma salonuna yaklaşık 100 metre geride indirilip yürütüldü. Yakınları, sanıklara alkışlarla destek verdi.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz Davasında Karar Açıklanıyor

Balyoz Davasında Karar Açıklanıyor

Balyoz planı davasında 155 tutuklu sanığın son sözünü söylemesinin ardından mahkeme kararını açıklamak için duruşmaya ara verdi.

Mart 2003’te 1. Ordu Komutanlığı'nda dönemin hükümetini devirmek için Balyoz isimli bir askeri darbe planı hazırlandığı iddiasıyla İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen davada sona gelindi. Mahkeme Başkanı Ömer Diken, “Balyoz Planı” davasında esas hakkındaki hükmü açıklamak için duruşmaya ara verdiklerini bildirdi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, “Son sözler söylendi. Esas hakkındaki hükmü açıklamak üzere duruşmaya ara veriyoruz. Ne kadar süreceğini bilemiyorum ama bugün itibariyle duruşmaya devam edeceğiz” dedi.

30 Ocak 2010 tarihinde Taraf gazetesindeki bir haberle ortaya çıkan haberin ardından ilk gözaltı dalgası 22 Şubat 2010’da 49 emekli ve muvazzaf askerin gözaltına alınmasıyla başladı. 19 Temmuz 2010'da da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi hazırlanan iddianameyi kabul ederek tamamı asker 196 kişi hakkında dava açtı.

Bugüne kadar pek çok tartışmaya konu olan dava sürecinde son aşamaya gelindi. Mahkeme, 155 tutuklu sanığın son sözlerini aldıktan sonra, kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

ÇETİN DOĞAN MÜTALAAYI VE İDDİANAMEYİ ELEŞİTİRDİ
Savunmasında son sözleri alınan Çetin Doğan, daha önce yaptığı savunmaların kısa bir özetini yaparak hakkındaki suçlamaları reddettiğini söyledi. İddianameyi eleştiren Çetin Doğan, "Balyoz Güvenlik Harekat Planı’nın hayata geçirilmesi için gereken kaos kargaşa ortamı hazırlamak amacıyla hangi icra hareketleri yapılmıştır? Camiiler bombalanmış mıdır? Türkiye ve Yunanistan arasında gerginlik yaratmak için Ege Denizi’nde ne gibi faaliyetlerde bulunulmuştur? Kendi uçağımız düşürülmüş müdür?" diye sordu.

Mütalanın 3 saat 33 dakikada hazırlandığını savunan Çetin Doğan, mütalaada Çetin Doğan liderliğindeki oluşum ve yapılanmadan söz edildiğini belirtti. Çetin Doğan, "Örgüt iması yapıldığı bu iddia hükmünüzde yer alacaksa elinizde böyle bir yapılanmayı kanıtlayan somut delilleriniz nelerdir? Bir tanığınız, ses ya da görüntü kaydınız var mıdır? Yoksa siz de kanaatinizi somut delillere değil de savcılar gibi akıl almaz telkin ve dedikodulara mı dayandıracaksınız?" ifadelerini kullandı.

Doğan "Mahkemenizin son perdesinin oynandığı bu günde, bundan 18 ay bu duruşma salonunda söylediklerimi tekrarlayarak sözlerime son vermek istiyorum. Tarih, ülkemizde ve dünya siyasal iktidarların belirli politik hedefleri uğruna nice kişi ve grupların düzmece bahanelerle yargılandığına şahittir. Adaletin ayaklar altına alındığı, insanların korku ile sindirildiği, özgür basının büyük ölçüde susturulduğu bu gibi durumlarda geçici olarak gerçek suçluların, zorbaların itibar görmesi, hatta yüceltilmesi, toplumların yanıltılması doğaldır. Ancak bugün saygı ve rahmetle alınanlar ise dünün düzmece davalarının sanık ve mahkumlarıdır. Lanet ile anılanlar ise ’Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbi’ benzeri mahkemeler ile bu tür mahkemelere ruhsat verenler, kol kanat gerenler, haksızlık ve hukuksuzluğa alkış tutanlardır" dedi.

Çetin Doğan "Vereceğiniz karar hakkınızda hayırlı olsun" diyerek sözlerini tamamladı.

SAYGUN: BU DAVA BİR ÇOK MEÇHULLE MALÜLDÜR

Son sözleri sorulan tutuklu sanık emekli Orgeneral Ergin Saygun, ’"Bu dava bir çok meçhulle malüldür ancak hüküm aşamasına gelinmiştir" diyerek sözlerine başladı. İddianamenin bir çok hatasının ispatlandığını savunan Saygun, davanın sonucunun etkileyebilecek bilirkişilerin ve bir çok tanığın dinlenilmediğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti milletvekili Yaşar Karayel’in bazı beyanlarının görülmekte olan dava ile " 28 Şubat " arasında irtibat kuran ifadeleri olduğunu söyleyen Saygun, ’Bütün bunlar varken bi davayı nasıl bitireceksiniz bilmiyorum. Sanırım bu davayı yakın bir gelecekte yeniden dönülecektir. Balyoz’un ne olup, ne olmadığı bütün bunlar incelendikten sora ortaya çıkacaktır herhalde. Kuvvet şu anda sizdedir ancak hak bizimledir" dedi.

ALAN: HERŞEYİ SÖYLEDİM

MHP İstanbul Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ise "Söyleyeceğim her şeyi söyledim. Başka bir şey yok" dedi. Emekli Orgeneral İbrahim Fırtına da "Atılı suçlamayı reddediyorum" dedi. Emekli Oramiral Özden Örnek de "Söyleyeceklerimi söyledim" dedi.

"KOMPLOYU KURANLARI LANETLİYORUM"

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz'da Tek Cümlelik Son Sözler

Balyoz'da Tek Cümlelik Son Sözler

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne görülen Balyoz Davası'nda 365 sanık, kısaca son sözlerini söyledi. Şimdi, esas hakkındaki hüküm aşamasına geçiliyor.

  • MHP İstanbul Milletvekili Emekli Korgeneral Engin Alan: Söyleyeceğim herşeyi söyledim. Başka bir şey yok"

  • Orgeneral Bilgin Balanlı: Vatan sağ olsun

  • Hakim albay Üçok: Milletin vicdanında beraat ettiler

  • Emekli Orgeneral İbrahim Fırtına: Atılı suçlamayı reddediyorum.

  • Emekli Oramiral Özden Örnek: Söyleyeceklerimi söyledim

  • Tümgeneral Gürbüz Kaya : Milletime, vatanıma ve bayrağıma asla ihanet etmedim. Vatan sağolsun

  • Emekli Albay Dursun Çiçek : Adil ve dürüst bir yargılama, evrensel hukuka dair bir karar beklemediğim için son söz söylemeyeceğim

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Balyoz Davası'nda Mahkeme Başkanı Ömer Diken, sanıklara son sözlerini söylemesi için söz verdi. Çetin Doğan, daha önce yaptığı savunmaların kısa bir özetini yaparak hakkındaki suçlamaları reddettiğini söyledi. İddianameyi eleştiren Çetin Doğan, "Balyoz Güvenlik Harekat Planı'nın hayata geçirilmesi için gereken kaos kargaşa ortamı hazırlamak amacıyla hangi icra hareketleri yapılmıştır? Camiiler bombalanmış mıdır?, Türkiye ve Yunanistan arasında gerginlik yaratmak için Ege Denizi'nde ne gibi faaliyetlerde bulunulmuştur? Kendi uçağımız düşürülmüş müdür?" diye sordu.

'TANIĞINIZ, GÖRÜNTÜ KAYDINIZ VAR MI?'

Mütalanın 3 saat 33 dakikada hazırlandığını savunan Çetin Doğan, mütalaada Çetin Doğan liderliğindeki oluşum ve yapılanmadan söz edildiğini belirtti. Çetin Doğan, "Örgüt iması yapıldığı bu iddia hükmünüzde yer alacaksa elinizde böyle bir yapılanmayı kanıtlayan somut delilleriniz nelerdir? Bir tanığınız, ses ya da görüntü kaydınız var mıdır? Yoksa siz de kanaatinizi somut delillere değil de savcılar gibi akıl almaz telkin ve dedikodulara mı dayandıracaksınız?" ifadelerini kullandı.

'MAHKEMENİN SON PERDESİ'

Doğan "Mahkemenizin son perdesinin oynandığı bu günde, bundan 18 ay bu duruşma salonunda söylediklerimi tekrarlayarak sözlerime son vermek istiyorum. Tarih, ülkemizde ve dünya siyasal iktidarların belirli politik hedefleri uğruna nice kişi ve grupların düzmece bahanelerle yargılandığına şahittir. Adaletin ayaklar altına alındığı, insanların korku ile sindirildiği, özgür basının büyük ölçüde susturulduğu bu gibi durumlarda geçici olarak gerçek suçluların, zorbaların itibar görmesi, hatta yüceltilmesi, toplumların yanıltılması doğaldır. Ancak bugün saygı ve rahmetle alınanlar ise dünün düzmece davalarının sanık ve mahkumlarıdır. Lanet ile anılanlar ise 'Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbi' benzeri mahkemeler ile bu tür mahkemelere ruhsat verenler, kol kanat gerenler, haksızlık ve hukuksuzluğa alkış tutanlardır" dedi. Çetin Doğan "Vereceğiniz karar hakkınızda hayırlı olsun" diyerek sözlerini tamamladı.

SAYGUN: KUVVET ŞU ANDA SİZDEDİR ANCAK HAK BİZİMLEDİR

Son sözleri sorulan tutuklu sanık emekli Orgeneral Ergin Saygun, '"Bu dava bir çok meçhulle malüldür ancak hüküm aşamasına gelinmiştir" diyerek sözlerine başladı. İddianamenin bir çok hatasının ispatlandığını savunan Saygun, davanın sonucunun etkileyebilecek bilirkişilerin ve bir çok tanığın dinlenilmediğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti milletvekili Yaşar Karayel'in bazı beyanlarının görülmekte olan dava ile "28 Şubat" arasında irtibat kuran ifadeleri olduğunu söyleyen Saygun, 'Bütün bunlar varken bi davayı nasıl bitireceksiniz bilmiyorum. Sanırım bu davayı yakın bir gelecekte yeniden dönülecektir. Balyoz'un ne olup, ne olmadığı bütün bunlar incelendikten sora ortaya çıkaçaktır herhalde. Kuvvet şuanda sizdedir ancak hak bizimledir" dedi.

ALAN: HERŞEYİ SÖYLEDİM

MHP İstanbul Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ise "Söyleyeceğim herşeyi söyledim. Başka bir şey yok" dedi. Emekli Orgeneral İbrahim Fırtına da "Atılı suçlamayı reddediyorum" dedi. Emekli Oramiral Özden Örnek de "Söyleyeceklerimi söyledim" dedi.

ORGENERAL BALANLI: VATAN SAĞ OLSUN

Son sözleri sorulan Orgeneral Bilgin Balanlı, adil ve hukuki bir yargılama yapılmadığını, aslında son söz ve karar aşamasına gelinmediğini savundu.
Buna rağmen çıkacak kararın hukuki bir karar değil, siyasi bir karar olacağını öne süren Balanlı, "Burada verilecek hüküm bizlere değil, Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin manevi şahsiyetine verilmiş olacaktır. Bizler bir siyasi hesaplaşmanın mağdurlarız. Bu güne kadar yaşananlar, bu mahkemeden adaletin
çıkmayacağını gösteriyor. Vatan sağ olsun" diye konuştu.
HAKİM ALBAY ÜÇOK: MİLLETİN VİCDANINDA BERAAT ETTİLER
Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok da, "Bütün hayatım Yassıada, 12 Mart, 12 Eylül mahkemelerindeki hukuksuzluklara lanet okuyarak geçti. Bugün Yassıada’da, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de yargılanıp mahkum olan vatan evlatları bu milletin vicdanında beraat etmiştir" dedi.
Bugün de benzer bir süreç yaşandığını ve 15 yaşındaki kızının değişik mahkemelerdeki hukuksuzlukları yaşayarak büyüdüğünü anlatan Üçok şunları
söyledi:

"Burada bulunan vatan evlatlarına, hukuksuz, haksız ve adaletsiz cezalar vereceksiniz. Ne ceza istiyorsanız verin umurumuzda bile değil. Yassıada’da, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de mahkum olan, idam edilen vatan evlatları nasıl milletin vicdanında beraat ettiyse, bizler de beraat edeceğiz, aklanacağız."

ÖMER FARUK AĞA: SUÇUM NE?

HAVELSAN eski Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman da, 1 yıldır tutuklu olduğunu belirterek, son sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suçum ne. İspatı hani. Niye yargılandığımı hala anlamıyorum. Yoksa ben aptal mıyım?" dedi. Kendi geçmişime baktığımda 35 senelik kariyerini, tüm
hayatını, ülkesine adamış birini görüyorum. Türkiye’nin en hayati projelerini yapmış, önünde duran ekranlar, kullandığınız UYAP, yıkmaya çalıştığımız iddia olunan hükümeti iktidara taşıyan seçim sistemi SEÇSİS de bizim eserimiz. Dostlarım hep sorardı. ’Yaptığınız yazılımlar, saldırıya uğrayarak delindi, çöktü mü hiç?’ Cevabımın gerekçesi şöyle: ’Saldırıya uğradığında yazılımlarımız çökseydi, şimdi hapiste olmazdım. Derlerdi de inanmazdım. Vatana hizmet, maalesef cezasız kalmıyor. Ahir günümde Türkiye’nin aydınlık geleceğine bir nebze olsun katkımın yaşatacağı onur ve huzurla yetinecekken, şimdi hapishane mi benim layığım. Herkes bilmelidir ki vereceğiniz hüküm ne olursa olsun, böyle davaları sağduyulu kamuoyu asla unutmaz. İnanıyorum ki bugün Türkiye’de yarınlarda utanç verecek bir tarih yazılmaz. Sayın Başkan, heyetinizin vicdan muhasebesini doğru yaparak tarih önündeki sorumluluğunu omuzlayıp hak ve hukukla karar vereceğinize inanmak istiyor, beraatimi talep ediyorum."

KORAMİRAL ERENOĞLU: BU DAVADA SON SÖZ SÖYLENEMEZ

Koramiral Abdullah Can Erenoğlu da, adil yargılamanın yapılmadığı bu davada son söz söylenemeyeceğini belirtti.

"KOMPLOYU KURANLARI LANETLİYORUM"

Sanık İzzet Ocak ise "Bu ahlaksız komployu kuranları ve buraya kadar gelmesini sağlayanları lanetliyorum. Özgürlüğümün iadesini talep ediyorum" dedi. Sanık Süha Tanyeri ise eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman'ın da aralarında bulunduğu tanıkların dinlenmeden verilecek kararın hiçbir yasallığı olmadığını söyledi. Tutuklu sanık Tümgeneral Gürbüz Kaya da "Milletime, vatanıma ve bayrağıma asla ihanet etmedim. Vatan sağolsun" dedi. Emekli albay Dursun Çiçek, "Adil ve dürüst bir yargılama, evrensel hukuka dair bir karar beklemediğim için son söz söylemeyeceğim" dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz Davası'nda Karar Açıklanacak

Balyoz Davası'nda Karar Açıklanacak

Balyoz Davası'nda sanıklara son sözleri soruldu. Mahkeme kararını bugün açıklayacak. Karar için ara verildi.

"Balyoz Planı" iddialarına ilişkin 250’si tutuklu 365 sanıklı davanın 107. duruşması başladı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nin yanında bulunan büyük salonda yapılan duruşmaya 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski MHP İstanbul milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Orgeneral Ergin Saygun’un da aralarında bulunduğu 249 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklardan sadece emekli Albay Ahmet Küçükşahin duruşmaya katılmazken, 16 tutuksuz sanık ise duruşmada hazır bulundu. Davaya Ergenekon Davası kapsamında tutuklu yargılan...

Haberin Tamamı İçin:

Flaş! Balyoz'da Karar Ertelendi!

Flaş! Balyoz'da Karar Ertelendi!

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi balyoz davasında kararın yarın verileceğini açıkladı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Diken, ''Balyoz Planı'' davası duruşmasının, karar açıklanmak üzere yarına bırakıldığını bildirdi.

Son sözler
Bugünkü duruşmada, tutuklu 250 sanığın esas hakkındaki savunmalarının tamamlanmasının ardından beyanda bulunmayan tutuksuz sanıklara söz verildi.
Duruşmada, taleplere ilişkin görüşü sorulan savcı Hüseyin Kaplan, müdahillik talebinin kabul edilmesini istedi.
Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti, müdahillik talebini reddederek, sanıklara son sözlerini söylemeleri için söz verdi.
Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, ''Vereceğiniz karar hakkınızda hayırlı olsun'' dedi.
Tutuklu sanıklardan MHP İstanbul Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, ''Söyleyeceğim her şeyi söyledim. Başka bir şey yok'' dedi.
Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, ''Atılı suçlamayı reddediyorum'' diye konuştu.
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ise ''Söyleyeceklerimi söyledim'' dedi.
Bu arada duruşmaya geç katılan tutuklu sanıklardan emekli Orgeneral Ergin Saygun, görevliler eşliğinde tekerlekli sandalyede salona alındı.
Orgeneral Ergin Saygun, iddianamenin bir çok hatasının ispatlandığını savunarak, davanın sonucunun etkileyebilecek bilirkişilerin ve bir çok tanığın dinlenilmediğini ifade etti.
Emekli Albay Dursun Çiçek ise, kendisinin de hukuk fakültesini okuduğuna atıfta bulunarak, ''Sizin okuduğunuz kitapları son 3 yıldır ben de okuyorum. Ama aynı dünyalarda yaşadığımıza inanmıyorum. Adil ve dürüst bir yargılama, evrensel hukuka dair bir karar beklemediğim için son söz söylemeyeceğim'' dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Silivri'de Şaşırtan Sevinç Çığlıkları

Silivri'de Şaşırtan Sevinç Çığlıkları

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Balyoz Davası'nda verilen karar arasında ilginç bir olay gerçekleşti.

Silivri Cezaevi bitişiğinde bulunan duruşma salonunun kafeteryasında tutuksuz sanıklar, avukatlar ve sanık yakınları saat 20.00'da başlayan Fenerbahçe ile Marsilya arasında oynanan UEFA Avrupa Ligi maçını izlemeye başladı.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz Davası'nda Karar Yarına Kaldı

Balyoz Davası'nda Karar Yarına Kaldı

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Diken, "Balyoz Planı" davası duruşmasının, karar açıklanmak üzere yarına bırakıldığını bildirdi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, sanıkların son sözlerinin alınması işlemi tamamlandı. Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, "Son sözler söylendi. Esas hakkındaki hükmü açıklamak üzere duruşmaya ara veriyoruz. Ne kadar süreceğini bilemiyorum ama bugün itibariyle duruşmaya devam edeceğiz" dedi. Yaklaşık 8 saatlik aranın ardından Mahkeme Başkanı...

Haberin Tamamı İçin:

Gol Oldu, Tahliye Sandılar

Gol Oldu, Tahliye Sandılar

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz Davasında Karar Günü

Balyoz Davasında Karar Günü

250'si tutuklu 365 sanığın yargılandığı Balyoz davasında karar bugün saat 14.00'te açıklanacak.

Sanıkları arasında 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski MHP İstanbul milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Orgeneral Ergin Saygun'da bulunduğu Balyoz davasında karar bugün açıklanacak.

Dün açıklanması beklenen karar akşam saatlerinde yapılan açıklamayla bugüne bırakıldı. "Hükmü karara bağlayamadık" diyen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Diken, kararın bugün saat 14.00'te açıklanacağını duyurdu.

BALYOZ DAVASINDA SON SAVUNMALAR YAPILDI

Balyoz davasında yargılanan generallerin listesi

Balyoz davasında yargılanan muvazzaf generaller: Orgeneral Bilgin Balanlı, Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, Korgeneraller Turgut Atman, Rıdvan Ulugüler, Tümgeneraller Gürbüz Kaya, Halil Helvacıoğlu, İsmail Taş, Bülent Kocababuç, Atilla Özler (tutuksuz), Ayhan Gümüş (tutuksuz), Tümamiraller Ali Semih Çetin, Ahmet Sinan Ertuğrul, Erdem Caner Bener, Tuğgeneraller Mustafa Erhan Pamuk, Bulut Ömer Mimiroğlu, Mehmet Eldem, Hakan Akkoç, Kubilay Baloğlu, Tuğamiraller Levent Görgeç, Abdullah Gavremoğlu, Fahri Can Yıldırım, Osman Kayalar, Şafak Yürekli, Ali Sadi Ünsal,
Emekli orgeneraller Çetin Doğan, İbrahim Fırtına, Ergin Saygun, emekli oramiral Özden Örnek, Şükrü Sarıışık,

Emekli Korgeneraller: Nejat Bek, Mustafa Korkut Özarslan, Engin Alan, Ayhan Taş, Metin Yavuz Yalçın (28 Şubat’tan da tutuklu), Yurdaer Olcan, Doğan Temel, Hayri Günel, Lütfü Sancar, Korcan Pulatsü, Rasim Arslan, Taner Balkış, koramiraller Ahmet Feyyaz Öğütçü, Mehmet Otuzbiroğlu, Kadir Sağdıç, Hasan Hoşgit, Hüseyin Hoşgit, Korcan Pulatsü, Rasim Arslan, Tevfik Özkılıç (Balyoz’dan tutuksuz, 28 Şubat’tan tutuklu) Ziya Güler.

Emekli Tümgeneraller: Nuri Ali Karababa, Mustafa Kemal Tutkun, Nurettin Işık, Behzat Balta, Halil Kalkanlı, Hasan Fehmi Canan, Salim Erkal Bektaş, Ahmet Yavuz, İhsan Balabanlı, Nedim Güngör Kurubaş, Beyazıt Karataş, Abdülkadir Eryılmaz (tutuksuz), Ahmet Bertan Nogaylaroğlu, Yalçın Ergül, Bekir Memiş, tümamiraller Cem Gürdeniz, Semih Çetin, Engin Baykal, Özer Karabulut, Ali Deniz Kutluk, Mustafa Aydın Gürül, Turgay Erdağ, Erdem Caner Bener, Fikret Güneş, Haydar Mücahit Şişlioğlu,

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz Davası'nda karar günü

Balyoz Davası'nda karar günü

Sanıkları arasında 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski MHP İstanbul milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Orgeneral Ergin Saygun'da bulunduğu Balyoz davasında karar bugün açıklanacak.

Dün açıklanması beklenen karar akşam saatlerinde yapılan açıklamayla bugüne bırakıldı. "Hükmü karara bağlayamadık" diyen İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Diken, kararın bugün saat 14.00'te açıklanacağını duyurdu.

Balyoz davasında yargılanan generallerin listesi

Balyoz davasında yargılanan muvazzaf generaller: Orgeneral Bilgin Balanlı, Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, Korgeneraller Turgut Atman, Rıdvan Ulugüler, Tümgeneraller Gürbüz Kaya, Halil Helvacıoğlu, İsmail Taş, Bülent Kocababuç, Atilla Özler (tutuksuz), Ayhan Gümüş (tutuksuz), Tümamiraller Ali Semih Çetin, Ahmet Sinan Ertuğrul, Erdem Caner Bener, Tuğgeneraller Mustafa Erhan Pamuk, Bulut Ömer Mimiroğlu, Mehmet Eldem, Hakan Akkoç, Kubilay Baloğlu, Tuğamiraller Levent Görgeç, Abdullah Gavremoğlu, Fahri Can Yıldırım, Osman Kayalar, Şafak Yürekli, Ali Sadi Ünsal,

Emekli orgeneraller Çetin Doğan, İbrahim Fırtına, Ergin Saygun, emekli oramiral Özden Örnek, Şükrü Sarıışık,

Emekli Korgeneraller Nejat Bek, Mustafa Korkut Özarslan, Engin Alan, Ayhan Taş, Metin Yavuz Yalçın (28 Şubat’tan da tutuklu), Yurdaer Olcan, Doğan Temel, Hayri Günel, Lütfü Sancar, Korcan Pulatsü, Rasim Arslan, Taner Balkış, koramiraller Ahmet Feyyaz Öğütçü, Mehmet Otuzbiroğlu, Kadir Sağdıç, Hasan Hoşgit, Hüseyin Hoşgit, Korcan Pulatsü, Rasim Arslan, Tevfik Özkılıç (Balyoz’dan tutuksuz, 28 Şubat’tan tutuklu) Ziya Güler.

Emekli Tümgeneraller Nuri Ali Karababa, Mustafa Kemal Tutkun, Nurettin Işık, Behzat Balta, Halil Kalkanlı, Hasan Fehmi Canan, Salim Erkal Bektaş, Ahmet Yavuz, İhsan Balabanlı, Nedim Güngör Kurubaş, Beyazıt Karataş, Abdülkadir Eryılmaz (tutuksuz), Ahmet Bertan Nogaylaroğlu, Yalçın Ergül, Bekir Memiş, tümamiraller Cem Gürdeniz, Semih Çetin, Engin Baykal, Özer Karabulut, Ali Deniz Kutluk, Mustafa Aydın Gürül, Turgay Erdağ, Erdem Caner Bener, Fikret Güneş, Haydar Mücahit Şişlioğlu,

Emekli Tuğgeneraller Faruk Oktay Memioğlu, Mehmet Kaya Varol, Kasım Erdem, Recep Rıfkı Durusoy, Levent Ersöz (tutuksuz, Ergenekon’dan tutuklu), İzzet Ocak, Süha Tanyeri, tuğamiraller Cem Aziz Çakmak, Serdar Okan Çiçek, Nadir Hakan Eraydın, Mustafa Karasabun, Hasan Hoşgit, Hüseyin Hoşgit, Fatih Ilgar, Ahmet Türkmen.

Odatv.com

Haberin Tamamı İçin:

Salona Marşla Girdiler

Salona Marşla Girdiler

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, 250’si tutuklu 365 sanığın yargılandığı Balyoz Davası’nda dün tamamlanamadığı için bugüne kalan karar birazdan açıklanacak…

Tutuklu sanıklar saat 13.15 sıralarında duruşma salonuna alınmaya başlandı. Salona önce Maltepe, Hasdal ve Hadımköy Askeri Cezaevi'nde bulunan tutuklu sanıklar geldi. Ardından da Silivri Cezaevi'nde bulunan sanıklar salona geldi. Duruşma başlamadan önce sanık yakınları ve sanıklar sandalyelerin üzerine çıkarak birbirlerine el sallayarak konuşmaya çalıştılar. Sanıklar ve yakınları zaman zaman Gençlik Marşı", "10'uncu Yıl Marşı" ve "Harbiye Marşı" okudular.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz'da Karar Açıklandı

Balyoz'da Karar Açıklandı

"Balyoz Planı" davasında karar açıklandı. Özden Örnek, Çetin Doğan ve İbrahim Fırtına için ağırlaştırılmış müebbet verildi. Engin Alan, Ergün Saygun ve Bilgin Balanlı'ya ise 18 yıl hapis cezası verildi. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün dosyası ifade veremediği için ayrıldı. 34 sanık için de beraat kararı verildi.

Örnek, Doğan ve Fırtına'nın cezaları 20 yıla indi.

Cezaların gerekçesi ise, "Türkiye Cumhuriyeti İcra vekili heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs" olarak açıklandı.

Engin Alan, Ergün Saygun ve Bilgin Balanlı'ya ise 18 yıl hapis cezası verildi.

DURUŞMADAN NOTLAR

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, Orgeneral Bilgin Balanlı, emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek, MHP milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli orgeneral Ergin Saygun'un da aralarında bulunduğu 248 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmada, 12 tutuksuz sanık ile 9 sanık avukatı da hazır bulundu.

Davanın tutuklu sanıkları emekli Orgeneral Ergin Saygun, Albay Hakan Mehmet Köktürk ile "Ergenekon" davasından tutuklu yargılanan bu davanın tutuksuz sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün katılmadığı duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, dünkü celsede sanıklara son söz haklarının tanındığını hatırlattı.

Mahkemenin, dün karar için değerlendirmeye çekildiğini, ancak bir neticeye ulaşamadığı belirten Diken, bu nedenle duruşmanın bugüne bırakıldığını anımsattı.

Diken, dünkü duruşmaya katılmayan 4 tutuksuz sanığa da son söz hakkı tanınacağını ifade etti.

Haberin Tamamı İçin:

'Balyoz'da Karar Açıklandı

'Balyoz'da Karar Açıklandı

1.5 yıldan fazla bir süredir devam eden 250'si tutuklu 365 sanığın yargılandığı “Balyoz” davasında beklenen karar nihayet açıklandı. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün dosyası ifade veremediği için ayrıldı. Özden Örnek, Çetin Doğan ve İbrahim Fırtına için ağırlaştırılmış müebbet verildi. Engin Alan, Ergin Saygun, Bilgin Balanlı'ya 18 yıl hapis cezası verildi.

"Balyoz Planı" iddialarına ilişkin 250'si tutuklu 365 sanıklı davanın 108. duruşması başladı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin yanında bulunan büyük salonda yapılan duruşmaya 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski MHP İstanbul milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 248 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklar emekli Orgeneral Ergin Saygun ve Hakan Mehmet Köktürk'ün duruşmaya katılmadı. Duruşmada ayrıca 5 tutuksuz sanık da hazır bulundu. Davaya Ergenekon Davası kapsamında tutuklu yargılanan bu davanın tutuksuz sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ise katılmadı.

AVUKATLAR YİNE DURUŞMAYA KATILMADI

Dosyada bulunan delillerin değerlendirilmeden, bazı tanıklar dinlenmeden Cumhuriyet Savcıları Savaş Kırbaş ve Hüseyin Kaplan'ın 920 sayfalık mütalaayı mahkemeye sunmasını protesto eden sanık avukatları duruşmaya yine katılmadı. Duruşmaya sadece 9 avukatın katıldığı görüldü. 4 tutuksuz sanığın son sözlerinin alınmadığını belirten

Mahkeme Başkanı Ömer Diken, 4 tutuksuz sanığın son sözlerinin sorulacağını belirtti.

"SUÇSUZUM BERAATİMİ İSTİYORUM"

Son sözleri sorulan tutuksuz sanıklar şunlar:

-Özgür Ecevit Taşcı:Son sözümü daha önce söyledim.

-Berna Dönmez:Suçsuzum, beratimi istiyorum.

-Erdem Ülgen:Suçsuzum, beratimi istiyorum.

-Abdulkadir Eryılmaz:Suçsuzum, beratimi istiyorum.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Sanıkların son sözlerinin alınmasının ardından mahkeme başkanı Ömer Diken, "Dün sanıklara son sözleri soruldu. Duruşmaya karar için ara verildi ancak bir neticeye ulaşılamadığı için duruşma bugüne ertelendi. Bu gün yine son değerlendirmemizi yapmak üzere bir süre daha duruşmaya ara veriyoruz. Daha sonra heyetin karara varması halinde kararımızı açıklayacağız" dedi. Mahkeme Başkanı Diken'in bu sözlerinin ardından salondaki izleyiciler tepki gösterdi.

"TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR"

Öte yandan duruşma başlamadan önce, tutuklu sanıkların duruşma salonuna alınmasının ardından izleyiciler alkış tuttu. Tutuklu sanıklarda kendilerini alkışlayan izleyicilere el sallayarak karşılık verdi. İzleyiciler, "Türkiye sizinle gurur duyuyor" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" şeklinde slogan attı. Ayrıca İzleyiciler ve sanıklar Gençlik Marşı, Harbiye Marşı ve Onuncu Yıl Marşı'nı okudular. Bu arada bazı CHP ve MHP'li vekiller de duruşmaya izleyici olarak katıldı.

TUTUKLU SANIK CEZAEVİNDE KALP KRİZİ GEÇİRDİ

Bu arada, Maltepe Askeri Cezaevi'nde kalan tutuklu sanık Deniz Kurmay Albay Hakan Mehmet Köktürk'ün bu sabah kalp krizi geçirdiğini ve GATA Haydarpaşa Hastanesi'ne sevk edildiği öğrenildi.

SANIKLARIN 20 YILA KADAR HAPİSLE CEZALANDIRILMALARI İSTENİYOR

Haberin Tamamı İçin:

İşte 'Balyoz' Kararları

İşte 'Balyoz' Kararları

250'si tutuklu 365 sanığın yargılandığı Balyoz davasında karar açıklandı. İşte davada alınan kararlar...

İŞTE BALYOZ KARARLARI

  • Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanlarından emekli Orgeneral Çetin Doğan'a ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Cezanın nedeni, "Türkiye Cumhuriyeti İcra vekili heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs" olarak açıklandı. Ceza, "darbeye teşebbüsün yarıda kalması nedeniyle" 20 yıla indirildi.

  • MHP Milletvekili Korgeneral Engin Alan'a 18 yıl hapis

  • Orgeneral Bilgin Balanlı'ya 18 yıl hapis

  • Emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü'ye 18 yıl hapis

  • Emekli Korgeneral Nejat Bek'e 18 yıl hapis

  • Eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık'a 18 yıl hapis

  • Emekli Orgeneral Ergin Saygun'a 18 yıl hapis

  • Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri'ye 18 yıl hapis

  • Emekli Albay Cemal Temizöz'e 18 yıl hapis

  • Emekli Koramiral Kadir Sağdıç'a 18 yıl hapis

  • Koramiral Abdullah Can Erenoğlu'na 18 yıl hapis

  • Emekli Korgeneral Yurdaer Olcan'a 18 yıl hapis

    • Dursun Çiçek, Ahmet Zeki Üçok, Ömer Faruk Ağayarman'a 16 yıl hapis

  • Cora ve Ilgar'a 18'er yıl hapis cezası verildi

  • Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün dosyası, ifade vermediği için ayrıldı.

  • 250 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

GÜNÜN GELİŞMELERİ

Marş okudular

Tutuklu sanıklar saat 13.15 sıralarında duruşma salonuna alınmaya başlandı. Salona önce Maltepe, Hasdal ve Hadımköy Askeri Cezaevi'nde bulunan tutuklu sanıklar geldi. Ardından da Silivri Cezaevi'nde bulunan sanıklar salona geldi. Duruşma başlamadan önce sanık yakınları ve sanıklar sandalyelerin üzerine çıkarak birbirlerine el sallayarak konuşmaya çalıştılar. Sanıklar ve yakınları zaman zaman Gençlik Marşı", "10'uncu Yıl Marşı" ve "Harbiye Marşı" okudular.

Avukatların duruşmanın başlamasına yakın protesto amaçlı kendilerine ayrılan bölümü terk etmesi esnasında sanıklarda avukatlarını alkışla desteklediler. Sanıklar avukatları için üç kez ‘sağol sağol sağol’ diye bağıdı. İzleyicilerde sanıklara alkışla destek verdi. Duruşmaya sadece 9 avukat katıldı. Duruşmaya bazı CHP ve MHP'li milletvekilleri izleyici olarak katıldı. Dünkü duruşmaya oranla sanıkların daha sakin ve rahat olduğu gözlendi. Duruşmaya Ergin Saygun, Hakan Mehmet Göktürk'ün dışında tutuklu 248 sanık ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Mahkeme heyeti saat 14.09'da salona geldi. Üye hakimler Ali Efendi Peksak, Mehmet Üründü ve Aytekin Özhalı'dan oluşan heyete Ömer Diken başkanlık etti. Savcı Hüseyin Kaplan da duruşmada hazır bulundu.

Tutuksuz sanıklar Özgür Ecevit Taşçı, Berna Dönmez, Erdem Ülgen ve Abdülkadir Eryılmaz'ın son sözlerini söylemesinin ardından mahkeme başkanı Ömer Diken, ''Son değerlendirmemizi yapmak üzere bir süre daha ara veriyoruz. Daha sonra heyetin bir karara vermesi halinde kararımızı açıklayacağız'' dedi. Başkan bu sözleri salonda bulunan sanık yakınları tarafından tepki ile karşılandı.

Köktürk kalp krizi geçirdi

Maltepe Cezaevi'nde bulunan Kurmay Albay Hakan Mehmet Köktürk sabah saatlerinde kalp krizi geçirerek tedavi altına alındı. Binaya alınan sanık yakınlarının duruşma salonan girmesi üzerine izdiham yaşandı. Duruşma salonun bulunduğu binanın kapılarının saat 11.00 sıralarında açılması ile sanık yakınları binaya ve salonana alınmaya başlandı. Yaklaşık 500 izleyicinin duruşma salonunun bulunduğu binaya alınması nedeniyle girişte yoğunluk yaşandı.

Haberin Tamamı İçin:

'Balyoz'da Karar Açıklandı

'Balyoz'da Karar Açıklandı

1.5 yıldan fazla bir süredir devam eden 250'si tutuklu 365 sanığın yargılandığı “Balyoz” davasında beklenen karar nihayet açıklandı. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün dosyası ifade veremediği için ayrıldı.

Özden Örnek, Çetin Doğan ve İbrahim Fırtına için ağırlaştırılmış müebbet verildi. Müebbet hapis cezaları 20 yıla indi. Doğan,Örnek ve Fırtına'nın ceza gerekçesi: Türkiye Cumhuriyeti İcra vekili heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs.

MHP Milletvekili Korgeneral Engin Alan, emekli Orgeneral Ergin Saygun, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, emekli Korgeneral Nejat Bek, emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, emekli Albay Cemal Temizöz, Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, emekli Koramiral Kadir Sağdıç, Bilgin Balanlı ve Deniz Cora'ya ise 18 yıl hapis cezası verildi.

Haberin Tamamı İçin:

Mahkeme eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanlarından emekli Orgeneral Çetin Doğan ve Ergin Saygun'u ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Darbeye eksik teşebbüs gerekçesiyle ceza 20 yıl hapis cezasına indirildi.
MHP Milletvekili Engin Alan, Ergin Saygun, Bilgin Balanlı, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, emekli Korgeneral Nejat Bek ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
34 sanık için beraat kararı verildi. Kararın ardından aileler gözyaşlarına boğuldu.

Hükümet ve Muhalefetten İlk Tepkiler

Hükümet ve Muhalefetten İlk Tepkiler

Mahkemenin Balyoz Davası kararının ardından ilk tepkiler hükümet ve ana muhalefet tarafından geldi. Hükümet adına konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, kararın nihai olmadığını belirtirken, duruşmayı izleyen CHP Milletvekili Ali Özgündüz, hukuk katliamı yaşandığını belirtti.

Hükümet kanadından ilk tepkiyi veren Bozdağ, cezaların kesinleşmiş olmadığını ve Yargıtay safhasının beklenmesi gerektiğini söyledi.

Haberin Tamamı İçin:

Hükümetten Mahkeme Kararına İlk Yorum

Hükümetten Mahkeme Kararına İlk Yorum

Balyoz Davası kararı açıklandıktan sonra hükümetten ilk açıklama Bekir Bozdağ'dan geldi. Bozdağ, "Karar kesin değil, Yargıtay aşamasını beklemek lazım" dedi.

Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ, Balyoz Davası kararıyla ilgili açıklama yaptı. Bozdağ,...

Haberin Tamamı İçin:

Çetin Doğan'ın kızı: Karara hiç şaşırmadım, o salonda gerçek bir yargı yoktu

Çetin Doğan'ın kızı: Karara hiç şaşırmadım, o salonda gerçek bir yargı yoktu

Balyoz Darbe Planı davasında mahkeme 1. Ordu Komutanlarından emekli Orgeneral Çetin Doğan'ı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Çetin Doğan'ın kızı Pınar Doğan kararın kendilerini hiç şaşırtmadığını söyleyerek, "O salonda gerçek bir yargı yoktu. CD'lerin sahte olduğu uluslararası çevrelerce ve Türkiye'de de kanıtlandı. Ama mahkeme CD'lerin bilirkişi tarafından incelenmesine karşı çıktı. Tarih için çok üzücü bir karar" dedi.

Pınar Doğan'ın açıklamaları şöyle:

'Hiç şaşırtıcı bir karar değildi'

"Hiç şaşırtıcı bir karar değildi. Hukuki bir yargılama daha doğrusu bir yargılama söz konusu değildi o salonda. Mahkeme tanık çağırmayı reddetti, delilleri bile çok geç zamanda verdi. Verilen cezanın hiç önemi yok. Burdaki sanıkların tek bir dakika ceza bile almaları hukuk kurallarına uymaz. Süreci çok yakından izliyorum. Bu mahkeme gerçek bir mahkemenin davranışlarından çok uzak. "

'Belgelerin sahte olduğu kanıtlandı'

"Bu belgelerin sahte olduğu uluslararası çerçevede ve ürkiye'de kanıtlandı. Mahkemeye de bu CD'leri lütfen inceletin dedik. Ama bize "hayır" dediler.

'Tarih için çok üzücü bir karar'

"Darbe neden eksik kalmış, bu teşebbüsü Aytaç Yalman bunu önlemiş. Bu süreci izleyen herhangi bir insan bunun gerçek olmadığını görür. Tarih için çok üzücü bir karar."

Haberin Tamamı İçin:

Çetin Doğan'ın Kızı Pınar Doğan, adli bir yargılama süreci olmadığını ve mahkemenin bütün sahtecilikleri ortaya koyan delilleri dinlemeyi reddettiğini söyledi.

Çetin Doğan: Adalet Mülkün Temeli Olmaktan Çıkmış Zulmün Temeli Olmuştur

Çetin Doğan: Adalet Mülkün Temeli Olmaktan Çıkmış Zulmün Temeli Olmuştur

Balyoz davasında kararın açıklanmasının ardından sanıklar ve izleyiciler uzun süre salonu terk etmedi. Sanıklar ve İzleyiciler birbirileriyle konuştular. Tüm sanıklar ve izleyiciler karara tepkiliydi. Zaman zaman tepkilerini alkışlarla gösterdi

DHA muhabiriyle konuşan Emekli Orgeneral Çetin Doğan, "Adalet mülkün temeli olmaktan çıkmış zulmün temeli olmuştur. Bu ülkeye 50 yıl hizmet ettim. Çok sayıda madalyam var. Ancak bugün aldığım madalya bunların arasında en değerli olanıdır" dedi.

ÇİÇEK VE DOĞAN'DAN MAHKEME KARARINA TEPKİ
Emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın eşi Nilgün Doğan :
"Yarın bütün dengeler değişir erkler değişir başka yerlere gelirsek ne olacak onu düşünsünler"
Emekli albay Dursun Çiçek'in kızı İrem Çiçek :
2012 yılında Türk yargı sisteminin getirildiği bu durum içler acısı. Bir hukuçu olarak bu tablonun içinde yer almaktan zul duyuyorum"

Balyoz Davasında mahkeme kararlarını açıkladı.Ağırlaştırılmış müebbet cezası alan ancak cezası 20 yıla indirilen emekli orgeneral Çetin Doğan'ın eşi Nilgün Doğan "Elimde gerekçeli karar var. Bu karar bana göre yanlız Türkiye'de değil bütün dünyada hukuk tarihine kara leke gibi düşecek" dedi. "Bizim eşlerimiz müebbet hapsi hakedecek ne yaptılar" diyen Doğan, "Senelerce dağda taşta bütün sevdiklerini ihmal ederek en zor görevleri hiç yüksünmeden yaptılar küçükcük maaşlarla. Biz onların yarısı kadar sıkınıtı çektik. O nedenle eşler ve çocuklar yarı asker sayılır. Biz asker eşi olarak gerçekten yıkılmadık.Çünkü böyle bir komik karar özel yetkili mahkemelere yakışırdı. Değişik bir şey beklemiyorduk. Bizi mahçup etmediler. Onun için mahkeme heyetine teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Hukuk herkese lazım" diyen Doğan, "Yarın bütün dengeler değişir erkler değişir başka yerlere gelirsek ne olacak onu düşünsünler. Hukuk herkese lazım. Karşıya birsürü mahkeme salonu yapıyorlar. Bir gün oraya kendilerinin düşmeyeceği garantisi var mıTürkiye'de? Bir kere sadece Balyoz davsaında 350 kişi diğer askeri yargılamalarda onun yarısı kadar Ergenekon'dan da bir o kadar. Binlence insan şu Silivri'de ömür çürütüyor. Bunlar ülkenin düzgün insanları. Onları kalktılar bu karanlık köşelere esir ettiler. Ne uğruna Türkiye'yi ne duruma getirdiler" şeklinde konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Arınç Balyoz Davası Hakkında Konuştu: 'Seviniyorum'

Arınç Balyoz Davası Hakkında Konuştu: 'Seviniyorum'

İZMİR (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Balyoz Planı'' davasında kararın açıklanmasıyla ilgili olarak, ''Bu, Türkiye'de demokrasi açısından, sivil asker ilişkileri bakımından son yıllarda yaşadığımız gelişmelerin ortaya koyduğu sonuçlar bakımından çok önemli bir davaydı. Sonuçlanmış olmasına seviniyorum ama şüphesiz kararı beğenmeyenlerin üst yargıya, temyize gitme hakları var'' dedi.

Arınç, Salepçioğlu Cami'nin restorasyon sonrası yeniden ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen törenin ardından Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü'nü ziyaret etti.

Ziyaretinin ardından gazetecilerin ''Balyoz Planı'' davasında kararın açıklanmasıyla ilgili sorularını yanıtlayan Arınç, mahkemenin kararını, kendisinin de televizyonlardan öğrendiğini ifade etti.

Arınç, kararın her şeyden önce ilk mahkeme kararı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''Epeydir devam eden dava bugün sonuçlandı. Bu ilk mahkemenin kararı. Cezaları öğrendim, tahliye edilenler var, yakalama emri çıkarılanlar var. Bunlar yargı sürecinin evreleridir. Hiçbir mahkumiyete sevinilmez ama bu bir yargı kararı. Sanıyorum, bütün sanıklar, aleyhinde olan kararı temyiz edeceklerdir. Temyiz sonucunu da beklemek lazım. Ayrıca, mahkemenin hangi gerekçeyle hareket ettiğini görmek için de gerekçenin yazılması beklemek lazım.

Bu, Türkiye'de demokrasi açısından, sivil asker ilişkileri bakımından, son yıllarda yaşadığımız gelişmelerin ortaya koyduğu sonuçlar bakımından çok önemli bir davaydı. Sonuçlanmış olmasına seviniyorum ama şüphesiz kararı beğenmeyenlerin üst yargıya, temyize gitme hakları var. Her sanık hakkında ayrı şekilde değerlendirmek gerekir. Ben mahkemenin hangi gerekçeyle bu sonuca vardığını bilmiyorum. Sadece televizyonlardan sizin gibi izledim.''

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu'ndan İlk Açıklama

Kılıçdaroğlu'ndan İlk Açıklama

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Balyoz Davası kararları hakkında konuştu.

Balyoz Davası kararlarına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Vicdanını siyasi otoritenin emrine verene yargıç denmez" dedi. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Silivri'de hakim var, savcı var, mahkeme var, adalet yok"

Haberin Tamamı İçin:

Engin Alan'ın Vekilliği Yargıtay Kararı Onaylarsa Düşecek

Engin Alan'ın Vekilliği Yargıtay Kararı Onaylarsa Düşecek

Cezaevindeyken MHP'den İstanbul milletvekili seçilen Emekli Korgeneral Engin Alan'ın milletvekilliğinin düşüp düşmeyeceğine Yargıtay karar verecek.

Balyoz davasında 18 yıl hapis cezası alan MHP İstanbul milletvekili Engin Alan’ı...

Haberin Tamamı İçin:

Çetin Doğan Özden Örnek İbrahim Fırtına Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Aldı

Balyoz Kararı - Başbakan Erdoğan dan Balyoz Davası Kararıyla ilgili İlk Açıklamalar

Dünya 'Balyoz'u Flaş Haber Olarak Verdi

Dünya 'Balyoz'u Flaş Haber Olarak Verdi

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu'ndan Balyoz Açıklaması

Kılıçdaroğlu'ndan Balyoz Açıklaması

Balyozs davası kararlarını değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu : Silivri'de hâkim var savcı var mahkeme var adalet yok. Yargıc vicdanıyla karar ve...

Haberin Tamamı İçin:

Baransu: "Darbe Gerçekleşseydi Milyonlarca İnsan Ağlayacaktı"

Baransu: "Darbe Gerçekleşseydi Milyonlarca İnsan Ağlayacaktı"

Balyoz belgelerini mahkemeye teslim ederek yargı sürecini başlatan Mehmet Baransu, mahkemenin kararını değerlendirdi

Balyoz darbe planı olduğu iddia edilen belgeleri mahkemeye teslim ederek yargı sürecini başlatan isim olan Taraf Gazetesi yazarı Mehmet Baransu, davada verilen hapis cezalarını değerlendirirken, bugünün bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Balyoz davasındaki kararı Habertürk'te Balçiçek İlter ile Söz Sende programında değerlendiren Baransu, öncelikle kararın gerekçesini görmek gerektiğini söyleyerek, "Keşke Çetin Doğan ve bu toplantıyı yapan insanlar çıksalardı ve yaptıklarını tamamen o gün anlatsalardı. Maaleesef bu davada bazı gerçekler kaçırılmaya, söylenmemeye çalışıldı. Davanın detaylarıyla kamuoyunun algısı başka yerlere çekilmeye çalışıldı. Bu davanın kilit olaylarından birisi ses kayıtları, ikincisi orada hazırlanan power pointler, üçüncüsü el yazısı notlar, dördüncüsü ise 12 Eylül'ün planı olan bayrak harekat planının raflardan indirilip el yazısı notlarla İstanbul'da uygulanmış hali ve insanların stadyumlarda toplanıp yargılanmasının planlanmasıdır" dedi.

DÖNÜM NOKTASI
Ergenekon davası kapsamında eski Genelkurmay Başkanları Hilmi Özkök ile Yaşar Büyükanıt'ın verdiği ifadelere dikkat çeken Baransu, "Hakimin bu ülkede Genelkurmay Başkanlığı yapmış Yaşar Büyükanıt'a sorduğu soru ve aldığı yanıt çok önemli. Hakim, 'bu ülkede genelkurmay başkanlığı yaptınız. 37 yıllık askersiniz, siz böyle bir seminer gördünüz mü' diye soruyor. Büyükanıt, 'ben hayatım boyunca böyle bir seminer görmedim' diyor. Detaylar çok tartışılacak. Bugün Türkiye'de ilk kez bir darbe ve darbe teşebbüsü karara bağlandı. Hukuk önünde bundan sonra darbe yapmaya kalkışan insanların sivil mahkemede yargılanacakları bir dönüm noktasına geldik. Önemli olan bu..." dedi.

ÖRNEK'İN CEZA ALMASINA ŞAŞIRMADIM
Özden Örnek'in ceza almasına şaşırmadığını söyleyen Baransu sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölcük Donanma Komutanlığı'nda İstihbarat Daire Başkanlığı'nın zemininde 10 çuval belge bulundu. Belge bulununcaya kadar CD'ler, başka tartışmalar yapılıyordu. Sanık avukatları harddiskler nerede diye sordular. Sanık avukatları, bilirkişi raporları aldılar. Eğer harddisler bulunursa fişleme belgeleri, darbe planlarının yapılıp yapılmayacağı net olarak ortaya çıkacaktı. Gölcük'te 5 nolu hard disk bulundu, orada Özden Örnek'i de suçlayacak, bu planların içinde olduğunu gösteren belgeler çıktı. Harddisk bilirkişiye gittti. Ondan sonra Çetin Doğan ve avukatları hardiski gündemlerine almamaya başladılar. Ayrıca Özden Örnek'in günlükleri var. Örnek'in ceza alması beni şaşırtmadı. Belgeleri, günlükleri okudum.. Şaşırmadım."

HUKUKSUZ EMİR EMİR DEĞİLDİR
"Ses kayıtlarını dinlediğimde, belge ve el yazılarına baktığımda, o darbe 2003 yılında gerçekleşseydi, 200-250 bin insanın tutuklanacağı, stadyumlarda sorguya çekileceği söyleniyordu. Milyonlarca insan mağdur olacaktı. Aslında emir alan ve verinin tartışılması gerekir bu ülkede. O dönemde yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbesiyle o semirere katılmak zorunda kalan insanlar da oldu. Onların bazılarının tutuklu yargılandıklarını biliyoruz. Mahkeme buna bakmıyor. Hukuksuz emir emir değildir diye bakıyor mahkeme. Bu tartışılabilir belki...

Haberin Tamamı İçin:

Bakan Yıldırım'dan Balyoz yorumu

Bakan Yıldırım'dan Balyoz yorumu

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım Balyoz davasıyla ilgili konuştu.

İzmir'de bulunan BakanYıldırım, Balyoz davasındaki kararların açıklanmasıyla ilgili sorulan soru üzerine, bu konuda yorum yapmasının bir anlamı olmadığını belirtirken, toplumun kendi değerlendirmesini yapacağını söyledi. Yıldırım askeri müdahalelerin bir anlamda Türkiye demokrasisinin gelişme bir vesile olduğunu söyledi.

Bakan Yıldırım şöyle konuştu:

Haberin Tamamı İçin:

Paşalara Ceza Yağdı

Darbe planı yapıldığı iddiasıyla 365 sanığın yargılandığı Balyoz davasında, Doğan, Fırtına ve Örnek'e 20 yıl hapis cezası verildi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkeme-si’nde 250’si tutuklu 365 sanıklı 21 aydır görülen Balyoz Planı Davası’nda karar dün açıklandı. Mahkeme emekli orgeneraller Çetin Doğan , Özden Örnek ve İbrahim Fırtına’ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak darbe ‘teşebbüs’ aşamasında kaldığı gerekçesiyle ceza 20 yıla indirildi. 34 tutuksuz sanık beraat etti. Tutuklu 250 sanığın bu hallerinin devamına karar veren heyet, duruşma salonundaki 6 tutuksuz sanığın tutuklanmasına, 69 sanık hakkında da yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.

Eksik teşebbüs

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek ve eski 1. Ordu Komutanı Doğan, ‘ Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların ‘ellerinde olmayan sebeplerden dolayı’ sonucun meydana gelmediğini belirten, kastın ve kusurun yoğunluğunu, güttükleri amacı göz önüne alan mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapisi eski TCK’nın ‘cürüme teşebbüs’ başlığını taşıyan 61. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20’şer yıl hapse çevirdi. Cezalarda indirim de yapılmadı. Aralarında YAŞ üyesi orgeneral Bilgin Balanlı , MHP milletvekili Engin Alan, Korgeneral Nejat Bek, emekli Orgeneral Ergin Saygun, tümgeneral Abdullah Dalay, Tuğgeneral Gürbüz Kaya, Koramiral Deniz Cora ve emekli Albay Cemal Temizöz’ün de aralarında bulunduğu 78 tutuklu sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmişti. Ancak bu sanıklara 18’er yıl hapis cezası verildi. Aralarında emekli Albay Dursun Çiçek, Fikri Karadağ ve Ahmet Zeki Üçok’un da yer aldığı 214 tutuklu sanığa indirimle birlikte ayrı ayrı 16’şar yıl hapis cezası verildi. Aralarında HAVELSAN Müdürü’nün de yer aldığı 28 tutuklu sanığa ise aynı suçlamalarla 13 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

En az ceza Büyük’e
Eskişehir’deki evinde ele geçen belgelerle gündeme gelen emekli Hava albay Hakan Büyük hakkında toplam 6 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme Başkanı Ömer Diken, Korgeneral Tevfik Özkılıç’ın beraati yönünde diğer üyelere muhalefet etti. Kararda, hâkim Ali Efendi Peksak’ın da Albay Abdullah Zafer Arısoy’un beraat etmesine muhalefet ettiği kaydedildi. Bu arada mahkeme emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün dosyasını ayırdı. 2. Ergenekon davasının tutuklu sanığı Ersöz, hayati tehlikesi bulunduğu için İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi altında tutuluyor. Ersöz bu davada şuuru yerinde olmadığı için ifade vermemişti. Ayrıca, 2 sanığın UYAP kaydı olmadığı, 1 sanık da vefaat ettiği için dosyaları ayrıldı.

İŞTE VERİLEN CEZALAR

  • 3 sanığa 20 yıl 78 sanığa 18 yıl

  • 214 sanığa 16 yıl 1 sanığa 15 yıl

  • 28 sanığa 13 yıl 4 ay

  • 1 sanığa 6 yıl

  • 3 kişinin dosyası düşürüldü

  • 3 sanığın dosyası ayrıldı

  • 34 sanık beraat etti

Salonda kalkanlı jandarma

Silivri Cezaevi’nin önü dün sabah saatlerinden itibaren kalabalıktı. Jandarma güvenlik önlemleri alırken, mahkemenin 340 kişilik duruşma izleme bölümüne 500 kişi girmeye kalkınca izdiham oldu. Duruşma başlamadan önce, tutuklu sanıkların duruşma salonuna alınmasının ardından izleyiciler alkış tuttu. Ayrıca izleyiciler ve sanıklar Gençlik Marşı, Harbiye Marşı ve Onuncu Yıl Marşı’nı okudu. Yapılan yoklamada Levent Ersöz, Hakan Köktürk ve Ergun Saygun’un duruşmaya katılmadığı belirtildi. Bu arada Maltepe Cezaevi’nde bulunan Kurmay Albay Hakan Mehmet Köktürk dün sabah koğuşta kalp krizi geçirdi. Karar açıklanmadan önce ellerinde kalkanlar bulunan jandarma timlerinin salona alınması sanık ve izleyicilerin tepkisine neden oldu. İlk defa görülen bu uygulama mahkeme başkanının müdahalesiyle engellendi. Mahkeme heyetinin kararını üye hakim Ali Efendi Peksak’ın okumasından sonra ise salon karıştı. Bazı sanıklar Zaman gazetesi ve Samanyolu TV Muhabirlerine su fırlatarak ağır küfürler etti. Gazetecileri sanık avukatları koruyarak salondan çıkmalarına yardım etti. Fenalık geçiren bir sanık, “Asker sadece Diyarbakır ’da, Şırnak ’ta vurulmadı. İşte burada Silivri ’de de vuruldu“ dedi. Sanık yakınları salonda gözyaşı döktü, fenalaşanlar ambulansla hastaneye kaldırıldı.

‘Hukuk katliamına dönüştü’

Kararın açıklanmasından sonra 250 sanık adına avukat Hüseyin Ersöz şu açıklamayı okudu: “Balyoz davasında toplu yargılama sırasında işlenen hukuk cinayeti hukuk katliamına dönüşmüştür. Aslında katledilen Cumhuriyetimiz ve geleceğimiz olmuştur. Kesinlikle siyasi olan davanın neticesinin hukuki olması beklenemezdi. Adalete giden köprüler bu suretle yıkıldı. Bu mahkeme, delilleri toplamayan, delillerin saklanmasına ve kaybolmasına sessiz kalan, en önemli delilleri savunmaya vermeyen, en önemli delilleri tartışmayan, bilirkişi görevlendirmeyen, tanık çağırmayan, savunmanın taleplerinin hemen hiçbirini karşılamayan, savunmayı fiilen yok sayan bir mahkemedir. Bu mahkeme akıl ve bilime karşı durmuştur. Bizler ihanet etmedik.”

İddia: Beş aşamada darbe yapılacaktı

Balyoz darbe planı ilk olarak Taraf gazetesinin 20 Ocak 2010 tarihli haberiyle gündeme geldi. Taraf gazetesinin yazarı Mehmet Baransu, 30 Ocak 2010’da haberleştirdiği belgeleri bir bavul içerisinde o dönem Beşiktaş ’ta bulunan İstanbul Adliyesi’ne teslim etti. İddialara göre 5 - 7 Mart 2003’te 1. Ordu Komutanlığı’nda yapılan seminerde hükümeti devirmek için darbe planı yapılmıştı. Darbe zeminini hazırlama amaçlı Çarşaf, Sakal, Suga ve Oraj kod adlı eylem planları yapılmış ve bunlar seminerde konuşulmuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz'da ilginç gelişme: Sanıklardan biri kaçtı

Balyoz davasında nihai kararla birlikte haklarında ceza verilen ve duruşma salonunda hazır bulunan 6 tutuksuz sanık hakkında tutuklama kararı verilirken bu sanıklardan birinin, karar açıklanmadan önce duruşma salonundan ayrıldığı öğrenildi. Emekli albay öğretmen Berna Dönmez'in, karar açıklanmadan önce duruşma salonundan ayrıldığı, hatta kendi kimliğini vererek aldığı sanık kartını da iade etmediği öğrenildi.

Mahkeme heyeti tarafından alınan karar, yargılamayı yapan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimi Ali Efendi Peksak tarafından okundu. Kararda 324 sanık hakkında "Darbeye eksik teşebbüs" suçlamasıyla 13 yıl 4 ay ile 20 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Sanık Hakan Büyük hakkında ise gizli belgeleri saklamak suçundan 6 yıl hapis cezası verildi. Duruşmada hazır bulunan tutuksuz sanıklardan emekli tümgeneral Abdulkadir Eryılmaz, sivil memur Güllü Salkaya, Erden Ülgen, Özgür Ecevit Taşçı ve 28 Şubat'tan da tutuklu emekli tümgeneral Tevfik Özkılıç ve Albay Berna Dönmez hakkında da hürriyeti bağlayıcı hapis cezası verildiği belirtilerek kaçma ihtimalleri bulunduğu ve adli koruma tedbi...

Haberin Tamamı İçin:

Hilmi Özkök'ün Balyoz Yorumu: 'Üzüntüm Büyük'

Türkiye'nin gündemine oturan Balyoz Davası kararları gözlerin çevrildiği isimlerden biri de Hilmi Özkök'tü. Eski Genel Kurmay Başkanı, kendisini arayan Vatan yazarı Güngör Mengi'nin sorularını yanıtladı.

Kararların henüz okunduğu dakikalarda gerçekleşen telefon görüşmesinde, Mengi'ye, karardan duyduğu üzüntüyü aktaran Hilmi Özkök, "Şu anda üzüntü içindeyim. Hepimiz keşke böyle durumlar olmasaydı diye düşünüyoruz" dedi.

İşte Güngör Mengi ile Hilmi Özkök arasında geçen o konuşma;

Önümüzde yine "neden tutukluları bırakmıyorsunuz" diyen çığlıklarla yaşayacağımız uzun bir dönem bulunuyor.

Dün kararlar açıklanırken mahkemenin çağırmadığı tanık eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün ne düşündüğünü merak ettim.

Aradım, nezaket gösterdi ve telefona çıktı. Sesi yorgundu.

"Şu anda üzüntü içindeyim. Hepimiz keşke böyle durumlar olmasaydı diye düşünüyoruz" dedi.

Peki bir değerlendirme?

"Mahkemede karar okunuyor şu anda. Takdir edersiniz ki böyle bir aşamada yorum yapmam sağlıklı olmaz."

Peki, askeri vesayet döneminin geri dönmemek üzere sonlandığına dair yorum ve temennilere katılıyor musunuz?

"Benim de bu konuda düşüncelerim var. Ama şimdi değil ilerde söyleyeceğim."

Haberin Tamamı İçin:

Rodrik'ten Balyoz Kararlarına Ağır Eleştiri

Balyoz davasında 20 yıl hapse mahkum edilen Emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın damadı Dani Rodrik, Washington Post gazetesine yazdığı "Türkiye'nin düşük adaleti" başlıklı makalede, mahkemenin verdiği kararları eleştirdi.

Dünyanın sayılı ekonomistleri arasında gösterilen, Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Rodrik "suni" bir yargı sürecinin ardından verilen kararlarla 300'den fazla askeri görevliye hapis cezası verildiğini belirterek, Türkiye'deki mahkemelerin, "hangi siyasi görüşte olduğu fark etmeksizin tüm hükümet karşıtlarını cezaevine göndermek için fazla mesai yaptığını" ifade etti.

Hükümetin avukat, siyasetçi, gazeteci, akademisyen ve askeri görevlileri Ergenekon soruşturmasıyla bastırdığını ifade eden Rodrik, "1000'den fazla Kürt siyasetçi ve aktivistin ise terörle bağlantılı oldukları gerekçesiyle yargılandığını" belirtti. Rodrik, Türkiye'deki tutuklu gazeteci sayısının, Çin ve İran'ınkinden de fazla olduğuna dikkat çekti.

“BELGELER SAHTE”

Rodrik, kayınpederi Çetin Doğan dahil 365 muvazzaf ve emekli üst düzey askeri görevlinin yargılandığı davada verilen kararın dayandırıldığı "suçlama belgelerinin" sahte olduğunun, savunma avukatlarınca tutulan ABD'li, Alman ve Türk uzmanlarca teyit edildiğini belirtti.

Rodrik, "Savcılık, o dönemde zanlılar tarafından üretildiği iddia edilen CD’lerde bulunan imzalanmamış belgeleri kaynak göstererek darbenin 2003 yılında planlandığını öne sürdü. Ancak belgelerin üzerindeki son kayıt tarihleri 2002-2003 olarak görünse de, belgelerde ilk kez Microsoft Office 2007’de kullanılmaya başlayan bazı fontlar ve diğer özellikler bulundu. Dolayısıyla belgelerin bu yazılımın piyasaya çıktığı 2006 ortasından önce hazırlanmış olması mümkün değil. CD’lerin üzerindeki el yazılarının da aynı şekilde sahte olduğu anlaşıldı. Dahası birçok zanlı bu belgeleri hazırladıkları ya da darbe planlama toplantılarına katıldıkları iddia edilen tarihlerde ya Türkiye’nin dışında ya da yüzlerce kilometre uzakta olduklarını kanıtladı. Belgelerde ayrıca 2003 yılında var olmayan ya da o zamandan sonra değişmiş kurum ve yer isimleri gibi sayısız zaman uyumsuzlukları yer alıyor" diye yazdı.

Ünlü akademisyen tüm bu bulguların tek bir sonuca işaret ettiğini, bu sonucun da iddia edilen darbe senaryosunun "düzmece" olduğunu öne sürdü.

“EN TEHLİKELİSİ…”

"Balyoz davasının birçoklarınca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ordunun kafasını koparmak için kullandığı bir araç olarak görüldüğünü" iddia eden Rodrik, TSK'yı da yıllarca Türk toplumundaki İslamcı güçleri bastıran güçlü bir kurum olarak tanımladı.

En tehlikelisinin mahkemenin "belgede sahtecilikle yaptığı açık ortaklık" olduğunu belirten Rodrik, "Mahkeme hem yerel hem de uluslararası hukuku ihlal ederek, savunmanın, kanıtların bağımsız mercilerce doğrulanması için yaptığı tüm talepleri reddetmiştir" ifadesini kullandı.

Sanıkların ailelerinin BM Keyfi Gözaltı Konusunda Çalışma Grubu'na şikayette bulunduğunu ifade eden Rodrik, uluslararası hukuk uzmanlarından oluşan grubun, eldeki kanıtlar ışığında sanıkların birçoğunun kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığı sonucuna vararak, serbest bırakılmaları için çağrıda bulunacağına inandığını belirtti.

Rodrik yazısını şöyle tamamladı:

Haberin Tamamı İçin:

AB’den Balyoz Kararına İlk Tepki

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, dün neticelenen Balyoz davası kararına ilişkin kısa bir açıklama yaptı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, dün neticelenen Balyoz davası kararına ilişkin kısa bir açıklama yaptı. AB Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Siyaseti’nden sorumlu üyesi Stefan Füle’nin sözcüsü Peter Stano, Cihan Haber Ajansı( Cihan’)a yaptığı açıklamada, Komisyon’un tek tek davaların özüne ilişkin yorum yapmadığını söyledi. Stano, ancak Avrupa standartları çerçevesinde bütün aday ülkelerde yargı sürecinin nasıl yürütüldüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını vurguladı.

Geçen yılki ilerleme raporu dahil olmak üzere Komisyon’un yargı sürecine ilişkin sanık hakları ve adil yargılama hakkına yönelik endişelerini gündeme getirdiğini belirten Stano, Türkiye’nin bu eksikliklerini acilen gidermesi gerektiğini kaydetti.

Komisyon sözcüsü konunun 10 Ekim’de yayınlanacak ilerleme raporunda daha detaylı ele alınacağını sözlerine ekledi.

CİHAN

Haberin Tamamı İçin:

Kılıç: Önce Yargıtay sonra biz

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

18 Yazar Balyoz Davası Kararını Yorumladı!

Milliyet, Hürriyet, Vatan, Cumhuriyet, Yeni Şafak, Zaman, Star, Sabah, Radikal ve Taraf gazetesi yazarları Balyoz darbe planı davası kararlarını değerlendirdi...
Milliyet gazetesinden Can Dündar ve Melih Aşık; Hürriyet gazetesinden Ertuğrul Özkök ve Sedat Ergin; Vatan gazetesinden Mustafa Mutlu ve Okay Gönensin; Cumhuriyet gazetesinden Bekir Coşkun ve Cüneyt Arcayürek; Yeni Şafak gazetesinden Ali Bayramoğlu; Zaman gazetesinden Mehmet Kamış ve Bülent Korucu; Star gazetesinden Fehmi Koru ve Hikmet Genç; Sabah gazetesinden Nazlı Ilıcak ve Mahmut Övür; Radikal gazetesinden Oral Çalışlar; Taraf gazetesinden Mehmet Baransu ve Ahmet Altan Balyoz darbe planı hakkında görüşlerini yazdı.
Cumhuriyet tarihinde bir sivil mahkemede ilk kez görülen darbe girişimi davası hakkında köşe yazarlarının yazılarının tamamını görmek için ilgili haberimizi ziyaret edin:

Balyoz davası nedir? Kimler nasıl tutuklandı? Deliller nelerdir?

İşte Balyoz`da Beraat Edenler!..

Karara bağlanan Balyoz davasında 36 sanık hakkında beraat kararı verildi. İşte beraat eden o askerler:

Albay Abdullah Zafer Arısoy ile Astsubaylar İhsan Çevik, Hüseyin Bakır, Erol Ersan, Selahattin Gözmen, Fikret Coşkun, Altan Dikmen, Osman Çetin, Murat Balkaş, Adil Akça, Uğur Üstek, Duran Ayhan, Levent Maraş, Hakan Öktem, Mustafa Kelleci, Mustafa Aydın , İmdat Solak, Mutlu Kılıçlı, Hakan Yıldırım, Levent Güldoğuş, Musa Farız, Ertan Karagözlü, Arif Bıyıklı, Ahmet Çetin, Hüseyin Durdu, Rifat Gürçam, Embiya Şen, Ali Güngör, İsmail Karaoğlan, Ahmet Yanaral, Erdal Yıldırım, Erdinç Yıldız, Eyüp Aktaş, Murat Bektaşoğlu, Recep Yavuz ve Serhat Dizdaroğlu.

Haberin Tamamı İçin:

Haşim Kılıç'tan Balyoz Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Balyoz Davası'nda alınan karara ilişkin, “Ne zaman ki bu karar, Yargıtay tarafından onanır ve kesinleşir ancak ondan sonra Anayasa Mahkemesi'ne, eğer bir temel haklarda ihlal varsa, bize gelebilir” dedi.

Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nde bireysel başvuru konusunda bilgi vermek üzere televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya geldi.

Toplantıda soruları yanıtlayan Kılıç, Balyoz Davası'nda verilen kararın, kesin olmadığını, temyiz aşaması bulunduğunu hatırlatarak, devam eden bir davayla ilgili düşüncelerini söylemesinin doğru olmayacağını belirtti.

Kararın, Yargıtay süreci tamamlanmadan Anayasa Mahkemesi'nin önüne gelmesinin mümkün olmadığına işaret eden Kılıç, “Ne zaman ki bu karar, Yargıtay tarafından onanır ve kesinleşir. Ancak ondan sonra Anayasa Mahkemesi'ne,eğer bir temel haklarda ihlal varsa bize gelebilir. Aksi halde olmayacak tabii” diye konuştu.

Tutukluluk konusunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) farklı değerlendirildiğine dikkati çeken Kılıç, “Tutuklulukla temyiz sonunda kesinleşmiş bu kararları birbirinden ayırmış AİHM. Eğer tutukluluğa yapılan itiraz reddedilirse AİHM bunu kesinleşmiş karar olarak kabul ediyor ve onu incelemeye alıyor. Peki Türk Anayasa Mahkemesi, ne yapacak? Bunu bilmiyorum, çünkü o iki bölümde görev alan bir kişi değilim. Ben bu arkadaşların dışında onların başkanı olarak göreve alan ancak o yargılamaya katılmayan biriyim. O dairelerde duruşmalara katılmadığım için nasıl bir tavır sergileyeceğini bilmiyorum” dedi.

Kararın kesinleşmesinin ardından incelemeye alınacağını, ihlal varsa bunun gereğinin yerine getireceğini anlatan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu mahkemenin kararı. Bunu kesinleşmiş bir karar olarak da kabul etmeyebilir, Avrupa Mahkemesi'nden farklı olarak. O takdirde tabii bir inceleme söz konusu olmayacak. Ama tekrar altını çiziyorum bu konu tamamen iki bölümde görev alan arkadaşlarımızın içtihatlarıyla şekillenecek. Tutuklulukla ilgili eğer bu kesinleşmiş bir karar olarak nitelendirilirse. Hemen hemen her ay biliyorsunuz bu konuda karar veriliyor. Hem tahliye talebinde bulunuyor bu talep ilgili mahkemece reddediliyor. Daha sonra itirazen gidiyor orada da reddedildiği taktirde kesinleşmiş oluyor. İsterse her ay getirebilir. Ama bu mahkeme kabul etmek kaydıyla. Tekrar altını çiziyorum bu çok önemli.”

Haberin Tamamı İçin:

Arınç: "Hiçbirimiz ''Oh Oldu'' Diyecek Değiliz"

Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Balyoz'' davasıyla ilgili, "Gürsel Tekin'in beni eleştiren bir sözünü okudum. Güya ben, (Çok mutlu oldum) demişim. Bu hilaf-ı hakikattir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Antalya Gazeteciler Cemiyeti tarafından Hillside Su Otel'de düzenlenen ''Yılın Basın Ödülleri'' töreni öncesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

"Balyoz" planı davasında mahkemenin son 2 yıldır bu davaya odaklandığını belirten Arınç, şöyle konuştu:

''Hiçbirimiz insani olarak, (Oh oldu, ne iyi oldu) demek durumunda değiliz. Yargı kararları beğenilir, beğenilmez, eleştirilir, eleştirilmez, ama daha ilk kademesindeyiz, başlangıcındayız. Daha sonra mutlaka Yargıtay aşaması olacak, temyizden de geçecektir.''

''Sayın Tekin'e yakıştıramadım. Dolduruşa gelmiş''

Davanın sonucuna ilişkin yaptığı açıklamaların ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in basında yer alan ifadelerini eleştiren Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle konuştu:

Haberin Tamamı İçin:

Haşim Kılıç: `Önce Yargıtay Sonra Biz`

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, televizyonların Ankara temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda biraraya geldi. Kılıç, Balyoz davasında verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin soruya, "Devam eden bir yargıda söz söylememiz mümkün değil. Yargıtay aşaması var, devam eden bir yargı süreci için değerlendirme yapamam. Karar Yargıtay tarafından onanır, kesinleşir ancak ondan sonra Anayasa Mahkemesi’ne eğer bir temel haklarda ihlal varsa bize gelebilirler" cevabını verdi.

Anayasa Mahkemesi'nin 24 Eylül'den itibaren bireysel başvuruları almaya başlayacağını belirten Kılıç, bireysel başvuruların Anayasa Mahkemesi bünyesinde oluşturulan iki bölüm tarafından değerlendirileceğini söyledi. Tutukluluklarına itiraz eden sanıkların bireysel başvuru hakkıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Kılıç, "Kesinleşmiş bir kararla, tutukluluk konusu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden biraz farklı algılanıyor, farklı değerlendiriliyor. Yani tutuklulukla, temyiz sonunda kesin karar haline gelebilecek davaları birbirinden ayırmış Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Verilen bu tutukluluk kararının devamına karar verirse artık o itirazı bir kesinleşmiş karar olarak nitelendiriyor ve onu incelemeye alıyor. Türk Anayasa Mahkemesi bu konuda ne yapacak bilmiyorum, çünkü ben bu iki bölümde görev alan bir kişi değilim. Ben bu bölümdeki arkadaşların dışında onların başkanı olarak görev yapan ancak yargılamaya katılmayan biriyim" dedi.

Kılıç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın, daha doğrusu iki bölümün bu konuda nasıl bir tavır sergileyeceği doğrusu bilmiyorum. Ancak bu arkadaşlarımızın tespit edeceği karar sonucunda açıklığa kavuşacak bir konu. Arkadaşlarımız, bunu kesinleşmiş bir karar olarak niteleyebilir. Bunun sonucunda böyle nitelerse tabii bunu incelemeye alacak ve varsa bir ihlal, bunun gereğini yerine getirecek. Ama bu mahkeme bunu kesinleşmiş bir karar olarak da kabul etmeyebilir, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden farklı olarak. O takdirde tabii bir inceleme söz konusu olmayacak ama tekrar altını çiziyorum, bu konu tamamen iki bölümde görev alan arkadaşlarımızın içtihatlarıyla şekillenecek. Tabii tutuklulukla ilgili konu, kesinleşmiş bir karar olarak nitelendirilirse hemen hemen her ay bu konuda karar veriliyor. Hem tahliye talebinde bulunuyor, bu talep ilgili mahkemece reddediliyor. Daha sonra itiraza gidiliyor, orada da reddedildiği takdirde kesinleşmiş oluyor. İsterse her ay getirebilir ama bu mahkemenin kabul etmesi şartıyla."

Bir gazetecinin, "Anayasa Mahkemesi yeni bir duruşma mı yapacak yoksa dosya üzerinden inceleme mi olacak?" sorusuna ise Kılıç, "Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları esasen dosya üzerinden yapmak durumunda. Ancak, olayın şekli, durumu, davanın durumu eğer bir duruşmayı gerektiriyorsa duruşmayı yapması için de yasal düzenleme var. Ve bir konuda duruşma yapmasında herhangi bir engel yok, yapabilir rahatlıkla" cevabını verdi.

"Balyoz davası gibi toplu davalarda yapılan bireysel başvurular değerlendirilirken davanın kendi üzerinden mi yoksa başvuran kişi açısından mı değerlendirilecek?" şeklindeki soru üzerine de Kılıç, "Başvuran kişi açısından verilecek. Ama şöyle bir şey var, bir davada mahkeme burada bir içtihat oluşturursa belki ilgili mahkemeler bu içtihadın bağlayıcılığı gerekçesiyle diğerlerinin bize müracaatına gerek kalmadan uygulayabilir" şeklinde konuştu.

Mahkemenin başvurmayanlar için herhangi bir karar vermeyeceğini belirten Kılıç, ama o davaya bakan ilgili mahkemenin bunu bir içtihat kabul etmesi halinde uygulayabileceğine işaret etti.

Haberin Tamamı İçin:

Emekli Orgeneral Özkök: “Emir Verenle Alan Bir Değil”

‘Ben hukukçu değilim. Verilen cezalar çoktu, azdı gibi bir yorum yapmam anlamlı değil. Ben rütbelere göre daha kademeli, daha yaygın bir dağılım olabilir diye düşünüyordum, hepsinin aynı aralığa, 15-20 yıl ceza aralığına sokulduğu anlaşılıyor’

Balyoz davasında verilen cezaları dönemin komutanları nasıl karşıladılar? Dava devam ederken de ismi en sık gündeme gelenlerin başında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök geliyordu.
Hilmi Özkök Paşa’yla dün konuştum.
Özkök Paşa, konuşmaya istekli değildi, çok üzüldüğünü vurguladı, sorularım karşısında duygu ve düşüncelerini şöyle paylaştı.

“Daha kademeli olabilirdi”
Balyoz sanıklarına verilen cezaları ağır bulanlar çok oldu. Karar için de, “balyoz gibi” tanımlamaları yapıldı. Siz nasıl buldunuz?
Keşke böyle bir durum yaşanmamış olsaydı. Ama yaşandı. Çok büyük üzüntü içindeyim. Hepsi birlikte yıllarca görev yaptığım silah arkadaşlarım. Tabii ben hukukçu değilim. Verilen cezalar çoktu, azdı gibi bir yorum yapmam anlamlı değil. Yargıtay aşaması da var. Hâkimler kanunun lafzıyla bağlılar. Ben rütbelere göre daha kademeli, daha yaygın bir dağılım olabilir diye düşünüyordum, hepsinin aynı aralığa, 15-20 yıl ceza aralığına sokulduğu anlaşılıyor. Tabii burada çok önemli bir husus, hâkimlerin vicdani kanaatlerine göre karar vermeleri, kanun böyle diyor. Bu vicdani kanaat çok önemli.

“Alt rütbelilerin sorumluluğu”
Hâkimlerin, tüm sanıklar hakkında aynı kanaate vardıkları anlamında mı söylüyorsunuz?
Şöyle, askerlik mesleğinin diğer mesleklerde olmayan özellikleri vardır. Esas itibarıyla emir-komuta ile çalışan bir mantığı vardır. Askeri mantığa göre, siz ölmeye ve öldürmeye götürüyorsunuz, bunu öğretiyorsunuz, buna alıştırıyorsunuz. Bu askerlik mesleğinin ayırt edici bir özelliğidir. Bu nedenle de askerlik mesleği emre itaat etmeye dayanır. Emir aldığı zaman itaat etmeye alıştırıyoruz. Başka türlü nasıl ölmeye, öldürmeye götürebilirsiniz? Dolayısıyla emri aldığında onun kanuna uygun olup olmadığını sorgulamaz, sorgulamaya vakti de olmaz, emri yerine getirir. Böyle yetiştirilmiştir. Şimdi bu olayda da yüzbaşı var, binbaşı var, yarbay var, albay var, şimdi tuğgeneral olsa bile o tarihte bu alt rütbelerde subaylar var. Bunların sorumluluğu ile emir verenlerinki aynı düşünülmemeli. Alt rütbedekiler, emir altındakiler. Bu bakımdan ben daha kademeli bir değerlendirme olabilir diye düşünmüştüm.

“Askeri yargı olsaydı”
Mahkemenin, emir verenle alanı aynı suça ve cezaya sokmuş olması sorunlu mu görünüyor?
Dediğim gibi ben hukukçu değilim. Hukuki bir değerlendirme yapamam. Benim söylediğim, askerlik mesleği ve mantığıyla ilgili. Bu nedenle zaten askeri yargıya ihtiyaç duyulmuş. Şimdi ifade ettiğim gibi aldığı emri yerine getiren alt rütbeli birinin bu tür bir yanlışı askeri suça girer. Askeri mahkeme bunun için öngörülmüş. Yargılayan askeri yargıç olsa bunu bilir. Bilir ki alt rütbede bir subay aldığı emri yerine getiriyor. İtaatle çalışıyor. Bunu yorumlayabilir. Bilir ki, sorumluluğu farklıdır. Aynı sorumluluğa sokarsa mesleğinden olur, sivil hayatta yeniden başlaması çok zordur, yeni meslek bulması çok zordur, kendisinin, çocuklarının yaşamını askerlik mesleği içinde planlamıştır. Çocuklarını ona göre okullara göndermiştir. Belki kurmay olmuştur. Belli bir hizmet süresi ve yaştan sonra sivil hayatta yeniden meslek sahibi olmak, düzen kurmak zordur. Çok ciddi sosyal sorunlar ortaya çıkar. Benim asıl büyük üzüntüm, alt rütbedekilerin kayıplarıdır. Bu durumdakilerin kayıpları ağırdır. Bu nedenle askeri yargıç, telafisi imkansız sonuçları bilir ona göre vicdani kanaat oluşturur. Tabii sivil yargıçlar da vicdani kanaatle sonuca varıyorlar, yasanın lafzıyla da bağlılar ama askeri yargı bu tür özellikleri daha iyi bilir. Deniliyor ki, fark yoktur, TSK da bir, meteoroloji de. Elbette her mesleğe saygımız sonsuz, her meslek kutsaldır, ancak aynı değildir. Askerlik mesleğinin diğerlerinde olmayan özellikleri vardır. Bu nedenle bir askeri yargı ihtiyacı doğmuştur.

“Hukuk öç almaz”
Sanık avukatları, sık sık davanın hukuki değil, siyasi olduğunu, bir rövanş niteliği taşıdığını öne sürdüler. Bu tür yaklaşımları nasıl karşılıyorsunuz?
Benim hayat tecrübemle gördüğüm şudur ki, hukukta öç alma yoktur. İntikam yoktur. Hukuk böyle çalışmaz. Ancak ortaya çıkan hukuki sonuçların bir caydırıcılık özelliği olur, herkesin bu sonuçlardan alacağı dersler vardır. Türkiye’de de herkes bu davalardan bir ders çıkaracaktır. Gerek Türkiye’deki gerek dünyadaki değişimi anlamak açısından dersler çıkaracaklardır. Keza adil yargılama açısından dersler çıkarılacaktır.

“Yargıtay bozabilir”
Yargıtay aşamasıyla ilgili beklentiniz nedir?
Tabii daha Yargıtay aşaması var. Keza şimdi bireysel başvuru yolu olarak Anayasa Mahkemesi de sisteme girdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aşaması var. Hangi aşamadan sonra karar kesinleşmiş oluyor, doğrusu şu anda bilmiyorum. Tabii Yargıtay aşaması çok önemli. Bu aşamada karar bozulabilir. Savunma hakkı tam kullanılamadı, bazı önemli tanıklar dinlenmedi, iddianamede maddi hatalar var gibi itirazlar söz konusu oldu. Belki bunlar Yargıtay aşamasında dikkate alınır ve bu gerekçeyle bozulabilir de. Tabii nasıl seyreder, şimdiden bir şey söylemek mümkün ve doğru değil.

Aytaç Yalman: Can borcum olan var
‘Bu dava süresince iftira ve suçlamalara muhatap oldum. Hatta gazete ve televizyonlarda utanmadan, sıkılmadan gizli tanık olabileceğim söylendi. Ben, bu davada tanıklık yapmak istedim. Ancak mahkemeden bu yönde bir davet almadım’

Balyoz davasına konu olan 1. Ordu’daki seminerin yapıldığı dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’dı...
Dava boyunca, Aytaç Yalman Paşa’nın da adı dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Paşa’yla birlikte çok sık geçti. Aytaç Paşa da bazı eleştirilerle hatta suçlamalarla karşılaştı. Zaman zaman açıklamalar yaptı. Balyoz davasında tanık olmak istedi. Ancak tanık olarak çağrılmadı. Keza sanıklar da ortak dilekçelerle Aytaç Yalman’ın ve Hilmi Özkök’ün tanıklık yapmasını talep ettiler, ancak mahkeme bu talepleri de yerinde bulmadı.
Aytaç Yalman Paşa, Balyoz cezalarını nasıl karşıladı?
Dünkü konuşmamızda duygularını sordum:

“Can borcum var”
Balyoz davası sonuçlandı. Sanıklar, 16-20 yıl arasında ceza aldılar. Neler hissettiniz?
Çok müteessir olduğumu söylemeliyim. Hepsi silah arkadaşlarım. 2 bin yıllık şanlı tarihe sahip kahraman ordumuzun eski bir mensubu olmanın ötesinde bir dönem sorumluluğunu da taşıdığım silah arkadaşlarımın ceza almış olmalarından ayrıca büyük üzüntü duyuyorum. Aralarında can borcum olan silah arkadaşlarım var. Bunu öyle sözün gelişi söylemiyorum, gerçekten can borcum olan silah arkadaşım var içlerinde. Bunu üzüntümün derinliğini, büyüklüğünü ifade etmek için söylüyorum. Silah arkadaşlarımın üzüntülerini en derin şekilde hissettiğimi, paylaştığımı belirtmek için söylüyorum.

Haberin Tamamı İçin:

Demirel: Köprülerin Altından Daha Çok Su Akar

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz’da Üç Tutuklama Kararı Daha

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

‘Zeybekçi’ Tümgeneral Atilla Özler Karara İsyan Etti

Balyoz’da tutuksuz yargılanırken mahkum olan NATO Hava Unsur Komutanlığı Kurmay Başkanı Atilla Özler, cezaevine gitmek üzere bavulunu hazırlarken VATAN’a konuştu. Özler, “İki tane A4 kağıdıyla 16 yıl cezaya çarptırıldım. İnanıyorum ki bunu yapanlar bir kapı arkasından bakıp gülüyor” dedi.

Balyoz Davası kapsamında tutuksuz olarak yargılanırken mahkeme tarafından hakkında 16 yıl hapis cezası verilen ve yakalama kararı çıkartılan NATO Hava Unsur Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Atilla Özler, kararın şaşkınılğını yaşıyor. Soruşturma aşamasında hiç tutuklanmayan ve Türkiye’nin NATO’da sahip olduğu en önemli koltuklardan birinin başında bulunan Özler, tutuksuz yargılandığı davada 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

Kamuoyunun İzmir’deki 30 Ağustos törenlerinde zeybek oynaması nedeniyle ‘Zeybekçi Paşa’ olarak tandığı Özler’e mahkemenin kararını içeren celbin ulaştığı ve Özler’in bu karar kapsamında bugün İstanbul’a gelerek teslim olacağı öğrenildi. İzmir’deki evinde bavulunu toplayan ve cezaevine girmeden önce son kez ailesiyle vedalaşan Tümgeneral Özler, 07.00 uçağıyla İstanbul’a gelecek ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na teslim olacak. Ardından mahkemenin kararı yüzüne okunacak olan Özler’in, Hadımköy veya Hasdal Askeri Cezaevi’ne gönderilmesi bekleniyor.

Kararı VATAN’a değerlendiren Özler, şöyle konuştu:

“Herkes seminere odaklandı. Zannediyorlar ki herkes seminere katıldı. Benim gibi olan arkadaşlarım havacıların, bizim ne seminerle alakamız var, ne de orada konuşulanlarla alakamız var. Ben seminere katılmadım. Bizi yargıladıkları olay tamamen dijital verilere dayalı. Ben 2 tane A4 kağıdıyla 16 yıl cezaya çarptırıldım. Sadece imzasız 2 A4 kağıdı. Birinde iki satır, birinde de sadece ismim var köşede bir kutu içinde. Hayatım boyunca böyle bir oluşumun ne yanında ne yakınında oldum. Ne kimse bana böyle bir emir verdi, ne de ben kimseden böyle bir emir aldım. Olayların tamamen dışındayım.”

‘Bilgisayar bilmem’

Tümgeneral Özler şöyle devam etti:

“Ben bilgisayardan hiç anlamam. Hayatımda bir tane bile bilgisayarda yazı yazmadım. Bu söyledikleri A4’teki ismimin geçtiği yerler benim kendime ait bir evde, iş yerimde, arabamda, bilgisayarımda çıkmadı. Herhangi bir yerde çıktı. Kimin yazdığını ben nereden bileyim? Şu an da sizin adınızın yazdığı bir şeyleri yazıp bir yerlere koyamazlar mı? Ben şimdi bununla yargılanıyorum. Eğer irade olsa bunu bulup ortaya çıkartırlar.”

“O dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cumhur Asparuk’u emniyete alıp tutuklayacağım iddia edildi. Benim babamdan çok sevdiğim bir insan. Yahu benim teğmenliğimden generalliğime kadar yanımda olan kişi. Beni general yapan, bu makamlara oturtan kişi. Karım hastanede ikinci doğumu sırasında ölümden dönerken yanında olan, elinden tutan kişi. Kendine ev alırken ‘Aman bu çocuk da sebeplensin’ diye yurtdışındayken beni de ev sahibi yapmaya çalışan kişi. Babamdan da öte diyorum. Hanımı öldüğü zaman elimizde öldü. Bu kadar gönül bağıyla birbirine bağlı olan biri; nasıl kalkar da ona karşı böyle bir komplo yaparım.

‘Asparuk babadan yakın’

Gerçekler gün gibi açık. Yeter ki bir irade ortaya çıksın ve desin ki, ‘Ya bir dakika empati yapalım. Şunu bir araştıralım’. 5 dakika sürmez doğrusunu bulmak. Ben mahkemede de her yerde de şunu söyledim. Ben bu işin mağduruyum. Ben bir vatandaşım. Anayasal hakkımın kullanılmasını istiyorum. Her tarafa suç duyurusunda bulundum. Kimler benim adımı yazdıysa bulun çıkartın. Türkiye’de bu irade yok mu? Ben inanıyorum ki bunu yapanlar bir kapı arkasından bakıp gülüyor.

Ben soruşturma kapsamında hiç tutuklanmadım. Mahkemeden çağırdılar, gittim ve bunları söyledim. Bana mahkemeden ‘Yürü kardeşim işinin başına’ dediler. Şuan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO’daki en yüksek kademesi olan Kurmay Başkanlığı görevini icra ediyorum. Uluslararası bir karargahta bana bağlı 350 yerli yabancı personel var. Dört elle sarılmışım işime. NATO’nun dönüşüm değişim sürecinde en yoğun olan bir yerde, en yoğun olan karargahta görev yapıyorum. Geçen gün gittik mahkemeye, dediler ki ‘Sizi vareste tutuyoruz. Gelmenize gerek yok’. Ve bu dönemde ben en az 12 defa yurtdışına gidip geldim. Ben eğer kaçacak olsam, bunu yaparım. Ama biz askeriz. Biz şeref ve namus üzerine yemin ettik. Bunun üzerine de mahkemeye doğru şeyleri söyledik. Ama şimdi ben diyorum ki buna inanmayıp Allah’ın birliğine, Peygamber’in birliğine inanan varsa, ben onların üzerine yemin ediyorum. Haberim yok, bilgim yok.

İçerideki arkadaşlarımız, Amerika’da, orda burada bir sürü araştırma yaptırdılar. Bunların ne zaman yazılmış olabileceği konusunda kanıtlar var. Ben hangi delile dayanarak yargılanıyorum bilmiyorum. Ben bir vatandaşın, Anayasal hakkımı hukuku korumaktan sorumlu kişiler beni korumuyor o zaman. Ben kime sığınacağım?

İnanıyorum hala Türkiye’de Cumhuriyetin savcısı, Cumhuriyet’in hakimi olduğuna. Mutlaka bu yanlış, bu hukuk garibetini, bu hukuk cinayetini önleyecekler diye düşünüyorum.”

‘Neden Donanma’da?’

Peki madem bu belgeler Hava Kuvvetleri’nde hazırlandı diyorlar. O zaman neden bunların Hava Kuvvetleri’nde en ufacık bir kırıntısı yok da birden Donanma Komutanlığı’nın neresinde çıkıyor. Neden? Onlar mı uygulayacak Hava Kuvvetleri’nin planını? Eğer bu bir plansa uygulayacak olanlar bunlar, plan orada çıkıyor. 2002-2003’te yazıldı deniyor, 2010’a kadar hiç bir ses seda yok. Sonra birden bire bu olaylar patlayınca çıkıyor. Bu garip değil mi?

Özkök ve Yalman niye gitmedi bilemem

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’a bir kızgınlığının olup olmadığını sorduğumuz Tümgeneral Özler, şunları söyledi: “Benim kimseye kırgınlığım yok. Ben onlar ne maksatla oraya gitmiyor, niye gitmiyor bilmiyorum. Benim derdim o değil. Benim derdim, biz bir dijital terör örgütünün yapmış olduğu dijital verilere bağlı olarak yargılanıyoruz. Ben onu söylüyorum. Seminere gitmiş olsaydım, kendime göre bir şeyler söylerdim. Ben bilmiyorum ki orada ne oldu ne bitti. Onlar da muhtemel ki ona göre bir şeyler söylüyorlardır.”

Böyle bir şey olacağı aklının ucundan bile geçmediğini söyleyen Özler, “Ben katil miyim ya? Ben neyim? Adam mı öldürdüm? Ne yaptım yani. Bana bunu yapanları ben Allah’a havale ediyorum. Onlar şimdi görüyorlardır. Yapanlar görüyordur ortalığın nasıl toz duman olduğunu. Kim yaptıysa Allah’ta onların çoluk çocuğundan çıkarsın” dedi.

İddianamede ne deniyordu?

İkinci Balyoz iddinamesinde Tümgeneral Atilla Özler’in Oraj Hava Harekat Planı kapsamında sıkıyönetim görevlerinde kullanılacak personel olarak görevlendirildiği iddia edilmişti: “Şüphelinin, Oraj Planı kapsamında Hava Kuvvetleri İstihbarat teşkilatında yapılacak değişiklikle İstihbarat Daire Başkanı olarak görevlendirilmek üzere belirlendiği, bu amaçla istihbarat daire başkanlığının faaliyetlerine ilişkin belgeyi hazırladığı, yine uygulanacak psikolojik harekat faaliyetlerinde görevli olduğu, Cumhur Asparuk ’un görevden el çektirilmesi konusunda yapılan planda da görevli olduğu kanaatine varılmıştır.”

Mahkeme tutuklamamıştı

Gölcük’te ele geçirilen Balyoz Darbe Planı belgelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Tümgeneral Atilla Özler, 24 Ağustos 2011 tarihinde Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne beraberindeki 5 kişi ile birlikte getirilmiş ve savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği mahkemeden serbest kalmıştı. Özler elini kolunu sallayarak adliye binasından böyle ayrılırken, 3 asker tutuklanmıştı.

Haberin Tamamı İçin:

'Asıl Yargılanması Gerekenler Özkök ve Yalman'dır'

Balyoz kararlarını değerlendiren HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, "Asıl yargılanması gereken Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman'dır" dedi.

Pamukoğlu, gündemin en sıcak gelişmeleri olan Balyoz Davası kararları ve AKP’nin PKK ile yaptığı iddia edilen Oslo protokolünü Sözcü gazetesinden Nil Soysal'a değerlendirdi.

Nil Soy­sal: Siya­set mah­ke­me ka­pı­sın­dan gi­rer­se, ada­let ar­ka ka­pı­dan çı­kar. Bal­yo­z’­da du­rum bu mu­dur?

Os­man Pa­mu­koğ­lu: Evet bu­dur. Her za­man söy­le­rim; Bal­yoz da Er­ge­ne­kon da si­ya­si da­va­lar­dır. Sa­de­ce iç ko­şul­la­rın ge­tir­di­ği ve bu­gün­kü hü­kü­me­tin tek ba­şı­na ya­pa­bi­le­ce­ği bir şey de de­ğil bu. Dış bağ­lan­tı­lı, on­la­rın tas­vi­bi ve is­te­ğiy­le açı­lan bir da­va.

N.S.: Bu da­va­la­rın ar­ka­sın­da Ame­ri­ka mı var?

O.P.: El­bet­te Ame­ri­ka. Usul­de de yan­lış­lık­lar var. Sa­yı­sız CD’­ler, disk­ler var. Bun­lar sah­te­ce dü­zen­len­miş, ge­nel do­kü­man­lar içi­ne ka­tıl­mış. Çe­şit­li ve de­fa­at­le mü­ra­ca­at­lar var. Şun­lar şun­lar gel­sin, ta­nık ola­rak mah­ke­me­de din­len­sin… Bun­la­rın hep­si mah­ke­me­de red­de­di­li­yor.

Sizler nasıl komutansınız!

N.S.: Hil­mi Öz­kök ve Ay­taç Yal­man için ne di­ye­cek­si­niz?

O.P.: 2003’te, 1. Or­du bir se­mi­ner ya­pı­yor. Bu se­mi­ne­rin içe­ri­ği­nin bir bö­lü­mü­nün uy­gun ol­ma­dı­ğı­nı Ka­ra Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı ve Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı bi­li­yor. Her iki­si de di­yor ki; ‘Biz uyar­dık, ikaz et­tik.’ Pe­ki ma­dem uy­gun de­ğil ni­ye mü­da­ha­le et­mi­yor­su­nuz? Si­zin astı­nız olan Or­du Ko­mu­ta­nı si­zin emir­le­ri­ni­ze ay­kı­rı bir prog­ram ya­pı­yor­sa, siz ne­si­niz? Ko­mu­tan mı­sı­nız? Yar­gı­la­na­cak bi­ri­le­ri var­sa en baş­ta bunlar dö­ne­min Kuv­vet Ko­mu­ta­nı ile Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı­’ dır. Bu ka­dar ka­nun­suz bir şey yüz­ler­ce su­bay ve ge­ne­ral­le 5 gün bo­yun­ca na­sıl ya­pı­lır? Bu ka­dar ava­nak­ça bir du­rum ola­bi­lir mi?

N.S.: Bun­dan son­ra ne ola­cak pe­ki?

O.P.: Di­ye­lim bu oy­nan­dı. Ka­ra Kuv­vet­le­ri Ko­mu­ta­nı ve Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı as­tla­rı­nı emir ko­mu­ta ede­me­di. Em­re ita­at­siz­lik as­ker­lik­te en ağır suç­tur. Dö­ne­min Kuv­vet Ko­mu­ta­nı ve Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı bun­dan suç­lu­dur. Far­ze­di­yo­rum; suç teş­kil eden bir se­nar­yo oy­na­dı­lar. Üst­le­ri de ka­tıl­ma­mış. Ne­den? Ba­ha­ne uy­du­ru­yor­lar; yok efen­dim An­ka­ra­’da işi var­mış, öte­ki­nin bil­mem ne prog­ra­mı var­mış fa­lan fi­lan. On­lar akıl­lı, mil­let ava­nak. Kuv­vet Ko­mu­tan­lı­ğı­’nın ve Ge­nel­kur­ma­y’­ın 1. Or­du­’da tem­sil­ci­le­ri yok muy­du? Var­dı. Ge­lin­ce bun­lar ra­por ver­me­di mi? Ver­di. Ni­ye o za­man iş­lem yap­ma­dı­nız? İda­ri ve hu­ku­ki iş­lem yap­ma­la­rı ge­re­ki­yor­du. Bu yön­den de suç­lu­dur bun­lar. Er­ge­ne­ko­n’­da da ben­zer so­nuç­lar çı­ka­cak.

Cezalar olacak iş değil

N.S.: Ce­za­la­rı na­sıl yo­rum­lu­yor­su­nuz?

O.P.: Ola­cak şey de­ğil. 20 yıl, 18 yıl, 16 yıl. Rüt­be­le­re gö­re ve­ril­miş. Di­ye­lim ben yüz­ba­şı­yım. Bi­rin­ci­si ben bil­mem. İkin­ci­si or­du ko­mu­ta­nı­nın bir şey yap­tı­ğı­nı bil­sem, bu­nun al­tın­dan baş­ka bir şey çı­ka­bi­lir de­sem bi­le, bu­na kar­şı çı­ka­mam ki. Eğer kar­şı çı­ka­bi­li­yor­sam, bu or­du de­ğil, ba­şı­bo­zuk bir ör­güt­tür. Ne­re­sin­den ba­kar­sa­nız ba­kın, bu si­ya­si bir da­vay­dı. De­di­ğim gi­bi bu ke­sin­lik­le Ame­ri­ka­’nın işi­dir. Şim­di gö­re­cek­si­niz, Er­ge­ne­ko­n’­da da fark­lı bir so­nuç çık­ma­ya­cak.

Gün gelir kapıya dayanırlar

N.S.: Os­lo gö­rüş­me­le­ri için ne di­yor­su­nuz?

O.P.: Os­lo gö­rüş­me­le­ri dev­le­tin Ana­ya­sal ya­pı­sı­nı boz­mak ve yık­mak­la il­gi­li­dir. Ana­ya­sal bir suç za­ten Os­lo. İk­ti­dar­dan git­me­niz­le fi­lan ol­maz. Si­ya­se­ti bı­rak­ma­nız­la da ol­ma­ya­cak! Kim­se üs­tün­de dur­mu­yor. Ha­kem ül­ke kim Os­lo­’da? İn­gil­te­re. İn­gil­te­re de­mok­ra­si­yi sev­di­ği için mi ya­pı­yor ha­kem­li­ği? Ne di­yor; ‘Ben bu iki ta­raf için ha­kem ola­rak im­za­yı at­tım. Bu gö­rüş­me­le­ri te­yid edi­yor ve onay­lı­yo­rum. Bu dos­ya­yı da dev­let ar­şi­vi­ne kal­dı­rı­yo­rum.’ İn­gil­te­re bu­nu di­yor­sa, bir gün bu ar­şiv­den bu­nun ori­ji­na­li­ni çı­kar­tıp, kar­şı­nı­za ge­lir.

N.S.: Peki İn­gil­te­re bu­nu ne­den ya­pı­yor?

O.P.: İş­te, bu­nu ken­di çı­kar­la­rı için mi, yok­sa da­yı-ye­ğen du­ru­mun­da ol­du­ğu Ame­ri­ka ile ak­ra­ba­lık bağ­la­rı ne­de­niy­le mi ya­pı­yor bu­nu gö­re­ce­ğiz.

N.S.: Bu ne za­man or­ta­ya çı­ka­cak?

O.P.: Önü­müz­de­ki 3 yıl­da her şey şe­kil­le­ne­cek. İç­te de dış­ta da. İç­te ön­ce ye­rel se­çim­ler. Ar­ka­sın­dan cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çim­le­ri ve son ola­rak da ge­nel se­çim­ler var. Dış­ta za­ten tam bir fi­yas­ko olan dış po­li­ti­ka var. Me­se­le­ as­lın­da Su­ri­ye­’den baş­la­mı­yor. Lüb­na­n’­ın gü­ne­yin­den baş­lı­yor. Su­ri­ye, Irak, İran, Af­ga­nis­tan bu­ra­lar tam bir tu­zak. Ve biz dış po­li­ti­ka­da da tam bir aç­maz­la yüz yü­ze­yiz. Bu bel­liy­di. Göz gö­re gö­re gi­dip Ma­lat­ya Kü­re­ci­k’­e fü­ze kal­ka­nı­ ko­yar­sa­nız bu bel­li­di­r.

Doğu’da kıyamet kopacak!

N.S.: Sa­de­ce biz de­ğil ama. O aç­maz tüm ül­ke­le­ri kap­sı­yor.

O.P.: Kı­ya­met ko­pa­cak. Lüb­na­n’­ın al­tın­dan baş­la­ya­rak. Kim var ora­da? Hiz­bul­lah. Ne yap­tı 3 yıl ön­ce Hiz­bul­lah? O tek­no­lo­ji­si, sa­vaş tec­rü­be­si yük­sek İs­ra­il Or­du­su’­nu da­ğıt­tı. Di­ye­lim İra­n’­ı vur­du İs­ra­il. Su­ri­ye al­tüst olur. Rus­ya­’nın du­ra­ca­ğı­nı mı zan­ne­di­yor­su­nuz. O da kal­kar Azer­bay­ca­n’­ı iş­gal ede­bi­lir. Ermenistan’­a et­ti­rir. Da­ha be­te­ri olur ve ola­cak!

N.S.: Bir as­ker ola­rak Af­yo­n’­u na­sıl yo­rum­lu­yor­su­nuz?

O.P.: Bu ka­bul edi­le­bi­le­cek bir şey de­ğil. Çok va­him bir du­rum. Ama bu­ra­da her şey müm­kün bir de­fa. Öy­le bak­mak la­zım. Bu­nun ar­ka­sı­na si­ya­si se­bep­ler­le sak­lan­mak, ku­ru­mu veya başka bir şeyi ko­ru­ya­lım gi­bi bir ta­kım duy­gu­lar­la per­de ko­ya­rak ko­nuş­ma­ya kal­kış­mak yan­lış olur. O ne­den­le bu ko­nuy­la il­gi­li her şey müm­kün!

"2012 YAZI, TARİHE KARA YAZ OLARAK GEÇECEK"

N.S.: Bu davada gündem saptırma gibi varsayımlar var. Olabilir mi?

O.P.: Hayır. Tarih üç aşağı beş yukarı aylar öncesinden belliydi. Kaldı ki gündemin saptırılacak tarafı mı var? 30 yıldır Türkiye böyle bir yaz yaşamadı. 2012 yazı tarihe ‘Kara Yaz’ olarak geçecek. Bu kadar kısa sürede bu kadar şehit daha önce hiç görülmedi. Eskiden operasyonları biz başlatırdık. Şimdi her hareketi karşı taraf başlatıyor. Yani baskını da, pusuyu da PKK başlatıyor. PKK sadece dağlar, ormanlar, vadiler, dere yataklarında değil. Planları görünmüyor!

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz'da İlk İtirazlar Geldi

Balyoz davasında ceza alan Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, emekli Koramiral Kadir Sağdıç, emekli Tuğamiral Fatih Ilgar, Kurmay Albay Mehmet Koray Eryaşa, emekli Albay Turgay Yamaç’ın avukatı Murat Ergün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe sundu.

Yargıtay’a gönderilmek üzere verilen dilekçede “Yerel mahkeme tarafından verilen kararı temyiz ediyoruz. Gerekçeli kararın ardından gerekçeli temyiz dilekçemizi sunacağız" ifadeleri yer aldı. Dilekçede, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talep edildi.Balyoz davasının kararında Abdullah Can Erenoğlu, Kadir Sağdıç ve...

Haberin Tamamı İçin:

HSYK 1. Daire Başkanı: Balyoz kararı Yargıtay'da 3-4 ay içinde sonuçlanır

İbrahim Okur, 'Normal sıraya konursa bitmesi yılları bulabilir. Ama Yargıtay’ın bu davaya öncelik vereceğini tahmin ediyorum' diye konuştu.

HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, Balyoz darbe planı kararlarının Yargıtay'a gelmesinden sonra ne kadar süre içinde sonuçlanacağına ilişkin olarak "Gerekçeli karar ne zaman yazılır bilemem, ama Yargıtay’a gidişinden itibaren 3-4 ay içinde sonuçlandırılabilir diye düşünüyorum. Yıllarca bekletmezler" dedi.

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer'in "Okur: Yargıtay Öne Almazsa Yıllarca Sürer" başlığıyla yayımlanan (24 Eylül 2012) yazısı şöyle:

Okur: Yargıtay Öne Almazsa Yıllarca Sürer

Balyoz davası boyunca sanıklar, Özel Yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin davayı yürütüş tarzı hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na yüzlerce şikâyette bulundu. Bu başvurulardan bir sonuç çıkmazken geçen cuma günü sonuçlanan davada sanıkların 325’ine 20, 18 ve 16’şar yıl hapis cezaları verildi.

'Tümünü reddettik'

Sanıkların hâkimlerden şikâyetçi oldukları temel konular nelerdi? Delil değerlendirme aşaması atlanarak karar aşamasına geçilmesi, sanıklar lehindeki delillerin değerlendirme dışı bırakılması, üzerinde dijital olarak oynandığı raporlarla belirlenen belgelerin delil kabul edilmemesi, dönemin Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenmesi taleplerinin reddedilmesi ve sanık avukatları olmadan karar açıklanması.

HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, sanıkların ve avukatlarının dava süreci boyunca bu konularla ilgili kendilerine ilettikleri şikâyetlerin akıbetinin ne olduğunu sorunca şu yanıtı verdi:

“Dava süresince çok sayıda, belki yüzlerce şikâyet geldi. Bunların çoğu hakkında inceleme de başlattık. Ama şikâyet konularının tümü ‘hâkimin yargılama yetkisine ilişkin’ oldukları için soruşturulmasına yer olmadığı sonucuna vararak reddettik. HSYK’nin yetkileri belli. Ancak disiplinsizlik ve görevi tarafsız yapamayacağının anlaşılması durumunda bize geliyor. Dosyaların içeriğine karışamayız.”

Son olarak 3. yargı paketiyle getirilen adli kontrol mekanizmasından yararlanarak tahliye edilmeleri talepleri reddedilince Balyoz sanıklarının tümü HSYK’ye telgraf çekerek hâkimlerin tutumundan şikâyetçi olmuş. Henüz çıkmamış, ama çıkacak sonuç belli: Hâkimin yetkisi.

'Hepsine Yargıtay bakacak'

Okur, şikâyetlerin adresi olarak ise Yargıtay’ı gösteriyor:

"Lehte delilin değerlendirilmediğini, deliller üzerinde oynanmış olduğunu HSYK bilemez, çünkü yetkisinde değil. Ama Yargıtay bilir. Temyiz mekanizması bunun için var zaten. Mahkeme heyeti deliller konusunda bir kurumdan aldığı raporla yetindiyse bu yeterli mi, değil mi; mahkemenin elindeki rapor ne kadar doğru? Bunları saptayacak makam Yargıtay. Delil aşamasını atlayarak karara geçilmesi hukuka uygun mu, değil mi ona da Yargıtay karar verecek.”

Avukatlar olmadan sanıklar hakkında karar açıklanmasında kim haklı? Bu konudaki itirazlar da Yargıtay’da ele alınacak, ama Okur’a göre “Hukuk, hakkın kötüye kullanılmasını korumaz. AİHM’nin bu yönde lehte kararları da bulunuyor.”

'Öne alınmazsa yıllarca sürer'

Okur ile davanın bundan sonraki safahatını da konuştuk. Öncelikle mahkeme heyetinin gerekçeli kararının açıklanması beklenecek. Ardından sanıklar temyize gideceklerini açıkladıkları için Yargıtay aşaması başlayacak. Başsavcılık görüş yazarak bir daireye gönderecek. Büyük olasılıkla örgütlü suçlara bakan Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne gidecek. Türkiye’de davaların Yargıtay aşaması yıllarca sürebiliyor. 300’den fazla tutuklu bulunan bu tartışmalı davanın yıllarca beklemesi daha fazla hak mağduriyetine yol açacaktır. Okur da aynı görüşte:

“Normal sıraya konursa bitmesi yılları bulabilir. Ama Yargıtay’ın bu davaya öncelik vereceğini tahmin ediyorum. Bildiğim kadarıyla zaten tutuklu dosyalarını öncelikle ele alıyorlar. Ama 325 tutuklu bir davaya daha büyük bir hassasiyet gösterirler diye düşünüyorum. Geçmiş uygulamaları da hassasiyetleri gözetir niteliktedir. Gerekçeli karar ne zaman yazılır bilemem, ama Yargıtay’a gidişinden itibaren 3-4 ay içinde sonuçlandırılabilir diye düşünüyorum. Yıllarca bekletmezler.”

'Karar bozulursa sicile işlenir'

Sanıkların itiraz ve şikâyetleri haklı bulunur ve karar Yargıtay tarafından bozulsa dahi HSYK’nin yapacağı bir şey yok mu? Hayır var. Okur, “Eğer Yargıtay bu kararı bozarsa, hâkimlerin siciline işlenir ve ilerideki terfi ve atamalarını olumsuz etkiler” diyor.

Anlaşılan o ki Balyoz davası, bugüne kadar olduğu gibi Yargıtay aşaması boyunca da Türkiye’de adalet sisteminin tartışılacağı bir platform olmaya devam edecek. Kamu vicdanını daha fazla yaralayacak haksız mağduriyetlere neden olunmaması için en başta gerekçeli karar yazımı olmak üzere bu sürecin hızla sonuçlandırılmasında yarar var.

Haberin Tamamı İçin:

"Balyoz"un Hakimi İlk Kez Konuştu

Balyoz davasında verdiği kararla Türkiye'nin gündemine oturan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Başkanı Ömer Diken ilk kez konuştu. Kararın içeriğine ilişkin değerlendirme yapamayacağını belirten Diken, "Kararla ilgili konuşmamız doğru olmaz. Gerekçeli kararımızı mümkün olan en kısa sürede hazırlayacağız" dedi.

(DHA) -- Çok tepki çeken, sanıkların "babalık ve kocalık haklarından mahrumiyetine" ilişkin kararla ilgili olarak Başkan Diken, "Bu yasada olan bir şey. Biz yazmasak bile bu İnfaz Savcılığı'nca uygulanacaktı. Zaten yeni Medeni Kanuna göre kocalık hakkının mahrumiyetinin uygulanma koşulları yok. Bu tür kararlarda bu madde zaten yazılıyor" ifadelerini kullandı.

Perşembe günü açıklanacağı söylenen kararın Cuma gününe kalması üzerine "baskı gördüler" şeklinde ortaya atılan iddialara tepki gösteren Diken, "Kimse bana baskı uygulayamaz. Mümkün değil. Zaten müzakereler sırasında telefonum bile yanımda değildi. Telefonum korumalardaydı. Tek tek sanıkları değerlendirdik. İlk gün (Perşembe) yetiştiremedik. Saat geç olunca yorulduk. Yanlış karar vermemek adına da ertesi güne bıraktık. Yorgunluk hatayı beraberinde getirdiği için böyle bir karar aldık" dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz NATO’yu da Vurdu

KAMUOYUNDA yoğun tartışmalara neden olan Balyoz davası kararları, başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm kuvvetlerinin yanı sıra NATO ve yurtdışındaki temsilini de olumsuz etkiledi.

Balyoz’da tutuksuz yargılanan İzmir’deki NATO Üssü Hava Unsur Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Atilla Özer, 18 yıl ceza aldı. Özer, 30 Ağustos’ta zeybek oynamasıyla tanınmıştı. Brüksel’deki NATO Karargâhı’nda Uluslararası Askeri Karargâh Lojistik ve Kaynaklar Başkan Yardımcısı iken tutuklanan Tuğgeneral Hakan Akkoç, 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tuğgeneral Akkoç’un tutukluğu uzun sürdüğü için Türkiye’nin NATO’nun bu biriminde askeri diplomatik temsil hakkı düşmüştü. Akkoç, 30 Ağustos’taki son Yüksek Askeri Şûra’da İstanbul’da 23’üncü Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı yardımcılığına getirilmişti.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz'da Yeni Tutuklamalar

Balyoz davasının kararıyla birlikte haklarında yakalama çıkarılan 6 sanık daha tutuklandı. Tutuklananlar arasında karar ile birlikte Silivri’deki duruşma salonundan kaçtığı iddia edilen emekli Albay Berna Dönmez de yer aldı. Berna Dönmez, “Ben o gün salondan kaçmadım. Karar açıklandığı sırada salonun hatta cezaevinin dışındaydım. Eşim bana gelip ceza aldığımı söyleyince fenalaştım. Eşim beni alarak eve götürdü. Bugün ise kendim geldim teslim oldum" dedi.

Bugün öğleden sonra Albaylar Mesut Zafer Sarı, Çetin Can, Süha Civan, emekli albaylar Yavuz Kılıç, Berna Dönmez ve Erden Ülgen Çağlayan’daki Adalet Sarayı’na geldi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti karşısına çıkan sanıkların önce kimlik tespiti yapıldı. Kimlik tespitlerinin ardından Başkan Ömer Diken, “Biz bu konuda tutuklama irademizi ortaya koymuştuk" dedi. Mahkeme sanıkların yakalama kararını kaldırarak tutuklanmalarına karar verdi. Başkan Diken’in “Siz dışarıda bekleyin biz işlemleri tamamlayacağız" demesinden sonra sanık Çetin Can, “Cezamın ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Okudum geldim ne ceza aldığımı bilmiyorum" dedi. Bunun üzerine Başkan Diken, kararın bir örneğinin sanıklara verilmesini istedi.

Haberin Tamamı İçin:

'Balyoz'cular Eski TCK'ya Göre İdamlık'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Özkök: Dilim kurusaydı da 'kasaptaki ete soğan doğramam' demeseydim

Mehmet Tezkan'a açıklamada bulunan Hilmi Özkök, Balyoz davası için daha önce 'Kasaptaki ete soğan doğramam' sözleri için 'Dilim kurusaydı da söylemeseydim' dedi.

Özkök: Soğan doğradım

Komutanlarla ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldığında dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök ‘kasaptaki ete soğan doğramam’ demişti.

Dün bunu hatırlattı.

Ete soğan doğrama vakti geldi dedim.. Özkök açıklama gönderdi.. Özeti şu; ete soğan doğradım..

Birlikte okuyalım..

“Bugünkü makalenizdeki benden beklentinizi okudum. Yazınız teorik olarak sağlam temele oturuyor. Düşüncenize ben de katılıyorum. Ancak pratikte gözünüzden kaçmış bir nokta var. Ben ‘kasap-soğan’ andırışmasını (Analoji) 2008 yılının Temmuz ayında bir gazete muhabirinin, henüz gerçekleşmemiş bir durumun gerçekleşmesi halinde ne yapacağımı sorması üzerine yaptım. ‘Şimdiden bir şey söyleyemem’ anlamını mahalli bir deyimle belirtmek istedim. Hay dilim kurusaydı! (Soruşturma safhasının gizliliği nedeniyle, bir soruya ‘Yorum yok’ yerine ‘Var da diyemem, yok da diyemem’ demem de başıma ne işler açtı. Ama benim üslubum böyle) Bu tarihte Balyoz davası diye bir şey gündeme gelmemişti henüz.

Ergenekon davasının soruşturma safhasında İzmir adliyesinde savcılara 7 saat, muhakeme safhasında İstanbul’da yargıçlara 2 gün ‘Soğan doğradığımı’ ve zaman zaman yanlış anlamaları düzeltmek için gazetelere beyanda bulunduğumu değerlendirememiş olmanızı anlamakta zorlanıyorum. Şayet çağrılsa idim Balyoz davasında da tanıklığımı yapardım. Bunu defalarca ifade ettim.

‘İleride konuşacakmış’ ifadenizle kastettiğiniz söylemim, Balyoz davasından alınacak dersler konusundadır. Yargıtay, AYM safhaları sonuçlanmadan dersler çıkarmak takdir edersiniz ki bizi güdük sonuçlara götürür.

Şayet benden beklentiniz televizyonlara çıkıp, açık oturumlara katılıp ‘soğan doğramaksa’ bağışlayın, ben muhakemelerin mahkemelerde yapılması gerektiği inancındayım. Böyle yaparsam dönemin Genelkurmay Başkanı olmam nedeniyle yargıya müdahale suçu da işlemiş olmaz mıyım?”

Mehmet Tezkan / Milliyet - 25 Eylül 2012

Haberin Tamamı İçin:

TSK'dan Balyoz Açıklaması

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, “Balyoz Planı” davası kararına ilişkin, “Yıllarca birlikte görev yaptığımız silah arkadaşlarımızın ve değerli ailelerinin yaşadıkları üzüntüyü derinden hissetmekte ve paylaşmaktayız” denildi.

Genelkurmay Başkanlığı Balyoz davasında verilen kararlar ile ilgili açıklama yaptı. TSK'nın internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:

Kamuoyunda “Balyoz Davası” olarak isimlendirilen davada İstanbul 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesince 324 muvazzaf ve emekli TSK personeli hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, Hukuk Devleti olmanın erdemliliği ve Yüce Milletimize karşı olan sorumluluğumuz dikkate alınarak, TSK mensupları hakkında başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar yakından takip edilmekle birlikte sabır, metanet, soğukkanlılık ve aklıselimle hareket edilerek yanlış anlaşılmalardan daima kaçınılmıştır.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz Savcısı Cezaları Az Buldu

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Komutanlar Bavullarıyla Geldi

Balyoz Davası'nda haklarında yakalama kararı çıkarılan askerler, adliyeye bavullarıyla geldi.
Haklarında yakalama kararı çıkarılan muvazzaf askerler, Merkez Komutanlığı’na bağlı bir minibüsle Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na adliyeye getirildi. Sanık askerler, Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu ikinci kata çıkarıldı. Bu arada haklarında yakalama kararı bulunan bazı emekli askerler de bavullarıyla birlikte adliyeye geldi.
SAVCIDAN İTİRAZ
Balyoz davasında ceza alan 325 sanığın avukatlarının itirazları devam ederken, davada beraat edenler yönünden de savcı itiraz etti.
Duruşma savcısı Hüseyin Kaplan mahkemenin, aralarında emekli Albay Abdullah Zafer Arısoy’un da olduğu 36 kişi hakkında verdiği karara itiraz dilekçesini mahkemeye sundu. Savcı Kaplan, gerekçeli kararın ardından itirazının gerekçelerini de mahkemeye sunacağını bildirdi.
Savcı, duruşma sırasında verdiği esas hakkındaki görüşünde sanıkların "darbeye teşeb...

Haberin Tamamı İçin:

Bahçeli: 'Adaletin Köküne Dinamit Koymayın'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Balyoz'da 7 Asker Daha Tutuklandı

Balyoz davasının kararıyla birlikte hakkında yakalama çıkarılan 69 sanıktan 7’si daha tutuklandı.

Askerler Merkez Komutanlığı’na ait minibüsle öğleden sonra Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin karşısına çıkan sanıklar emekli Tümgeneral Uğur Uzal, Albay Devrim Rehber, Albay Nail İlbey, emekli Albay Turgut Ketken, Yarbay Armağan Aksakal, Astsubaylar Başçavuş Canatan Turgut, Cafer Uyar, öncelikle kimlik tespiti yapıldı.

AVUKATLAR: KAÇAK DEĞİLLER, KENDİLERİ TESLİM OLDU

Kimlik tespitinin ardından söz alan sanık avukatları yakalama kararı çıkarılmasının yasal dayanağı olmadığını belirterek, " CMK’ya göre ancak kaçaklar hakkında yakalama kararı çıkartılabilir. Müvekkiller duruşmadan vareste tutulmuşlardır. Kaçak değillerdir. Kendi kendilerine adliyeye ya da merkez komutanlığına gelip teslim olmuşlardır.Bu nedenle yakalama kararının kaldırılarak serbest bırakılmalarını talep ediyoruz" dedi.

TUTUKLANDILAR

Mahkeme ise sanıkların “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Men etmeye teşebbüs etmek" suçundan, hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarına göre kaçma şüphelerinin bulunması, bu nedenle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı" gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Sanıklar tutuklanmalarının ardından cezaevine gönderildi.

Haberin Tamamı İçin:

Albay Aygün, yurtdışına kaçarken yakalandı

Balyoz davasında hakkında tutuklama kararı çıkarılan Kurmay Albay Mehmet Aygün, yurtdışına kaçarken gözaltına alındı.
Aygün, davaya ilişkin kararın açıklanmasından bir gün sonra 22 Eylül'de yurtdışına kaçmak istedi. Ancak pasaport kontrolü sırasında hakkında arama kararı olduğu anlaşılınca tutuklandı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Aygün hakkında 16 yıl hapis cezası vermişti. Balyoz davasının iddianamesindeki klasörlerde yer alan Suga Harekat Planı'na göre Aygün'ün, İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nda irtibat subayı olarak görevlendirildiği görülüyor. Aygün'ün adı daha önce sanal âleme düşen ve kendisine ait olduğu iddia edilen ses kaydı ile gündeme gelmişti. Aygün, 2010 yılında internete düşen bir ses kaydında Başbakan Tayyip Erdoğan ve eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'a ağır hakaretler ediyordu.
Balyoz davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılan ve hakkında tutuklama kararı çıkarılan Albay Mehmet Aygün, yurtdışına çıkmak isterken havaalanında gözaltına alındı. Aygün, 'daha önce internete düşen bir ses kaydında Başbakan'a 'köpek' diye hakaret etmişti. Aygün dava sürerken savunma yapmak için NATO bünyesinde görevli olduğu Portekiz'den gelmişti. Balyoz Darbe Planı davasının iddianamesindeki klasörlerde yer alan Suga Harekat Planı'na göre Mehmet Aygün'ün İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nda irtibat subayı olarak görevlendirildiği görülüyor. İddianamenin ilgili bölümünde yapılan bu görevlendirme doğrultusunda Aygün'ün 'Plan Çalışma_Adacık.doc' isimli belgede belirtilen EGAYDAAK'lara istinaden yapılacak bir harekat için oluşturulacak görev birliğinde yer alacak unsurlar ve harekatın öncelikle icra edilmesi gereken yerler ile ilgili teklifler hazırladığı, belirtilen belgenin teknik özellikleri incelendiğinde belgeyi şüpheli Mehmet Aygün'ün oluşturduğu belirtiliyor. Suga Harekat Planı'na göre Deniz Kuvvetleri eliyle Ege'de Türk jeti düşürülerek Yunanistan'la gerilim ortamı oluşturulması planlan...

Haberin Tamamı İçin:

Özkök ve Yalman'a: 'Artık Susun'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet AltanAmerika Birleşik DevletleriAnkaraAntalyaAvrupa BirliğiAydınBalyoz DavasıBaşbakanBaşbakan YardımcısıBekir BozdağBeşiktaş Jimnastik KulübüBinali YıldırımBirleşmiş MilletlerBülent ArınçÇinCumhuriyet Halk PartisiDarbeDiyarbakırErgenekonErtuğrul ÖzkökEskişehirFenerbahçeFırtınaGenelkurmay Başkanıİdamİlker BaşbuğIrakİranİstanbulİzmirKahramanmaraşKatilKemal KılıçdaroğluMehmet BaransuMicrosoftMilliyetçi Hareket PartisiNATONazlı IlıcakÖğretmenOsman PamukoğluPortekizRecep Tayyip ErdoğanSavaşŞehitŞırnakStar tvTaraf GazetesiTerörTürk Silahlı KuvvetleriUEFA Avrupa LigiYargıtayYunanistangündemmemurolaytahliye
Görüş Bildir