Mısır'da Darbe: 4 Gazeteci Kahire'den Bildirdi...

 > -

Darbe sonrası Kahire sokakları...

Bahara Darbe

Cumhurbaşkanı Mursi'nin restleştiği ordu 22.00'da yönetime el koydu, geçici başkan atandı: Seçim yapılacak, kimse dışlanmayacak.

Mısır’da ordunun Cumhurbaşkanı Mursi’nin istifa etmesi için verdiği 48 saat dün doldu. Geri adım atmayan taraflar sosyal medyadan “Ölmeye hazırız” mesajı verdi. Sokaklarda tanklar ve protestocular karşı karşıya geldi. Mursi, “Darbeye barışçı şekilde direnin” dedi.

Yüksek Askeri Konsey Facebook’ta yayınladığı bildiride “Mısır’ı ve halkı teröristlere, radikallere ve aptallara karşı savunmak için kanımızı feda etmeye hazırız” dedi. Mursi ise“Anayasanın meşruiyetini korumak için canımı vermeye hazırım” diye konuştu.

MUAMMER ELVEREN MISIR'DA 'BAHAR DARBESİ'Nİ HÜRRİYET DÜNYASI İÇİN İZLEDİ / FOTO GALERİ

MÜDAHALEDEN SONRA MISIR SOKAKLARI / FOTO GALERİ

‘İÇSAVAŞ’ SESLERİ

Mursi’nin sözcüsü Ali Ayman “Cumhurbaşkanı, Allah’ın yardımıyla halkımızın son verdiği eski diktatörlük günlerine dönmek yerine bir ağaç gibi ayakta ölmeyi tercih eder” ifadesini kullandı. Muhalefete, Mursi’nin sözlerini “iç savaş çağrısı” olarak niteledi.

Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sisi; komutanlar, muhalefet ve dini liderlerle görüştü. Müslüman Kardeşler Sisi’yle görüşmeyi reddetti. Ülkedeki bazı kamu binalarını askerler ve zırhlı araçlar kuşattı. Mursi, tüm muhalefetin onayıyla belirlenecek bir uzlaşı hükümeti önerdi ama istifa etmeyi reddetti.

YURTDIŞINA ÇIKIŞ YASAK

Mursi başta olmak üzere Müslüman Kardeşler liderlerine yurtdışı yasağı kondu. Mursi, “Darbeye barışçı yollarla direnin” dedi. Yardımcısı Essam El Haddad ise Facebook’ta “Bunun tam karşılığı askeri darbedir” ifadesini kullandı. Haddad, “Şehitliğe hazırız.Cumhurbaşkanı ile tankların arasında duracağız” dedi.

Sokak bölündü

HÜRRİYET, yüzbinlerce Muhammed Mursi karşıtının doldurduğu Tahrir Meydanı’nın yanısıra, Cumhurbaşkanı’nı destekleyenlerin toplanma yerlerinde de göstericilerle görüştü. Müslüman Kardeşler ve destekleyicileri bir tarafta; liberaller, solcular, laikler ve Kıptiler ’den oluşan muhalefet cephesi Temerrüd (İsyan) diğer tarafta, ülke adeta ikiye bölünmüş durumda.

İKİ MEYDAN İKİ MANZARA

Tahrir’de her gece yüzbinlerce kişi sabahın ilk ışıklarına dek yorulmadan Mursi karşıtı sloganlar atıyor. Konuştuğumuz protestocuların tamamı, Mursi’nin seçim kampanyasında verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmediğini vurguladı. Tahrir Meydanı ve çevre sokakları dolduranlar arasında kadınların yüzde 80’inden fazlası tesettürlü. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın olduğu El İttihadiye bölgesindeki muhalif kadınların ise hemen hepsinin başı açık.

Mursi’ye oy vermesine rağmen şimdi ona kızıp muhalif saflarına geçenlerin çokluğuna bakılınca, Cumhurbaşkanı’na halk desteğinin bugün yüzde 50’inin epey altına inmiş olduğu yorumu yapılabilir. Bir gösterici, “Mursi aslında iyi bir insan ama maalesef bir yıllık icraatını Müslüman Kardeşlerin kıskacında geçirdi. Tüm Mısır’ın Cumhurbaşkanı olamadı. Elbise büyük geldi” dedi.

MURSİ’YE DESTEK HUTBESİ

  • Mursi’yi destekleyenlerin bulunduğu Rabiatu’l-Adeviyye Meydanı’nda vakit geldiğinde herkes hemen namaza durdu. Meydanda kurulan sahneden yapılan son derece uzun Mursi’ye destek hutbesi sırasında ise herkes ayaktaydı. Bu meydana giriş-çıkışı, kırmızı baretli, eli sopalı korumalar kontrol ediyor. Kimlik kontrolü yapılıyor. Kadınları, kadın korumalar arıyor.
Haberin Tamamı İçin:

Mısır'da Demokrasiye Darbe

Mısır ordusu, ülkede demokratik seçimle iş başına gelen ilk Devlet Başkanı Muhammed Mursi yönetimine son verildiğini açıkladı. Silahlı Kuvvetler Başkanı ve Savunma Bakanı Orgeneral Abdülfettah el Sisi, halkın yüzde 52’sinin oyunu alan Mursi hükümetinin yerine anayasa mahkemesi başkanının liderlik edeceği geçici bir teknokrat yönetiminin kurulacağını söyledi. Mevcut anayasanın da askıya alındığını duyurdu.

Orgeneral Sisi’nin devlet televizyonundan yaptığı darbe ilanını bütün dünya canlı yayında izledi. Bildiriyi okurken Ezher Şeyhi Ahmed el Tayyib, Kıpti lider 2. Tawadros, muhalif lider Muhammed el Baradey, Selefi Nur Partisi Temsilcisi Muhammed Abdulaziz ile gösterileri organize eden İsyan Cephesi temsilcisi de Sisi’nin yanında hazır bulundu. Bu gelişmenin ardından nerede olduğu bilinmeyen Mursi’nin cep telefonu ile çekilmiş 21 dakikalık görüntülü açıklaması internette yayınlandı. Halkı darbeye karşı direnmeye davet eden Mursi, “Ben seçilmiş cumhurbaşkanıyım. Seçime saygı duyulması gerekir. Anayasa hâlâ yürürlüktedir.” dedi.

Mursi, dün akşam ordunun siyasîlere anlaşması için tanıdığı 48 saatlik mühletin sonunda ‘uzlaşı hükümeti kurulması’ teklifinde bulundu. Ancak bu teklif kabul görmedi. Birkaç saat sonra Genelkurmay Başkanı Sisi’nin müdahale açıklaması geldi.

Tüm dünyanın canlı yayında şahitlik ettiği ordu açıklaması, ülkenin önde gelen muhalif ve dini lideriyle gerçekleştirilen uzun bir görüşmeden sonra yapıldı. Karar, başta Tahrir Meydanı olmak üzere muhaliflerin gösteri yaptığı ülke genelindeki tüm meydan ve caddelerde büyük sevinç gösterileri ve havai fişeklerle kutlanırken, gelişmeleri büyük bir hayal kırıklığı ile izleyen Müslüman Kardeşler ise ülke çapında organize edecekleri oturma eylemleriyle karara karşı çıkacaklarını duyurdu. Washington yönetimi müdahale sonrası yaptığı açıklamada ‘zaruri olmayan’ bütün diplomatlarını muhtemel şiddet olaylarını nedeniyle ülkeden çektiğini bildirdi. Gece çıkan çatışmalarda 4 kişi öldü.

Mursi’nin yanı sıra mensubu olduğu Müslüman Kardeşler hareketi lideri Muhammed Bedii ve yardımcısına da yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Harekete ait televizyon kanallarına da karartma uygulandı. Mursi, müdahaleyi ‘Tam bir askeri darbe’ şeklinde tanımladı.

Orgeneral Sisi tarafından hükümet ve muhalefete uzlaşmaları için verilen 48 saatlik mühletin dolmasından birkaç saat sonra televizyondan yapılan açıklamaya göre erken seçimlere kadar cumhurbaşkanlığı yetkilerini geçtiğimiz ay bu göreve seçilen Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur üzerine alacak. Ordunun yol haritasına göre mevcut anayasa askıya alınacak ve yeni bir anayasa hazırlanacak. Hükümet ise teknokratlardan oluşacak. Sisi’den sonra bir açıklama yapan muhalefetin önde gelen isimlerinden Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun Nobel Barış ödüllü eski başkanı Muhammed el Baradey, erken cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ordu tarafından garanti edildiğini, bunun muhaliflerin en temel isteği olduğunu ifade etti.

Müdahale öncesi söz düellosu

Sisi’nin açıklamasından önce Mısır genelinde gergin saatler yaşandı. Son 24 saat Mursi ve ordu arasında tam bir söz düellosuna sahne oldu. Önceki gece televizyondan yaptığı açıklamada Mursi, “Meşruiyeti muhafazanın bedeli hayatımdır.” derken, Genelkurmay’ın Facebook sayfasındaki bildiride ise “Allah’a yemin olsun ki, Mısır’ı ve halkını bütün terörist, yağmacı ve aptallara karşı savunurken kanımızı dahi dökeceğiz.” ifadeleri yer aldı. Ordu, muhalefet temsilcilerinin yanı sıra dini liderler ve Mursi müttefiki Selefilerle toplantı yaparken, devlet televizyonunun kontrolünü de ele geçirdi. Mursi karşıtı gösterileri organize eden ‘İsyan-Temerrüd’ Cephesi de ordunun halkın yanında yer alacağına inandıklarını, hiçbir şekilde askerî darbeyi kabul etmeyeceklerini duyurdu.

Meydanları dolduran Mursi taraftarları ve muhalifleri, ordunun yapacağı açıklamaya kilitlendi. Askerî ve sivil mahfillerde gün boyunca hareketli saatler yaşandı. Ordu üst kademesi aralarında toplantı yaparken akşamüzeri ise sivillerle toplantılara geçildi. Ordunun yapacağı açıklama saati geldiğinde sürpriz bir şekilde Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’den yazılı bir açıklama geldi ve uzlaşı hükümeti önerdi. Gergin bekleyiş gece yarısına doğru sona erdi ve Sisi ekranların karşısına çıkarak alınan kararları açıkladı.

Sokaklardaki tansiyon ise dün zirveye ulaştı ve çok kanlı çatışmalar yaşandı. Kahire Üniversitesi’nin önünde gösteri yapan Mursi taraftarlarının üzerine ateş açılması sonucu en az 16 kişi hayatını kaybetti. Müslüman Kardeşler, saldırının bizzat eski rejime bağlı görevli polisler tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti.

Haberin Tamamı İçin:

Tanklara Direnen Adam

Mısır'da Cumhurbaşkanı Mursi muhalefete uzlaşı hükümeti önerdi. Tahrir, teklifi geri çevirdi. Önceki gün 48 saat süre tanıyan ordu ise önce devlet televizyonunu işgal etti, ardından başkanlık sarayını kuşattı, tanklar meydanlara indi. Mursi ve Müslüman Kardeşler darbeye direnme kararı aldı.

MURSİ: CANIMI VERİRİM

Mursi, ordunun verdiği sürenin dolmasına saatler kala Genelkurmay Başkanı Sisi ve Başbakan Kandil ile görüşerek yol haritasını belirledi. Üçlü zirveden 'teknokrat hükümeti' kurulması yönünde karar çıktı. İstifa etmeyeceğini açıklayan Mursi, halka 'Meşruiyetimi korumak için canımı vermeye hazırım. Halkımıza cihat ilan edecek değiliz. Sabredeceğiz' diye seslendi.

TAHRİR'DEN CUNTA ÇIKTI

Mursi'nin istifasını şart koşan muhalefet ise uzlaşmaya yanaşmadı. Tahrir'in darbe çağrılarını karşılıksız bırakmayan asker yönetime el koydu. El-Ezher Şeyhi ve Kıptilerin lideriyle kameraların karşısına geçen Genelkurmay Başkanı Sisi, 'Anayasa askıya alındı. Meclis feshedildi. Teknokrat hükümeti kurulacak ve seçime gidilecek' dedi. Başbakan Kandil tutuklandı.

Darbeye boyun eğmeyin

Cumhurbaşkanı Mursi, Genelkurmay'ın yönetime el koyduğunu açıklamasına sert tepki verdi. Mursi 'Halkımızı cuntaya karşı barışçıl direnişe çağırıyorum. Şu an halkın Cumhurkbaşkanıyım ve ordunun da başkomutanıyım' dedi. Müslüman Kardeşler de darbeye karşı eyleme devam edeceklerini açıkladı. Eylemciler sokaklarda tankların önüne yattı.

( Askeri birlikler Mursi taraftarlarının etrafını çevirdi. Eylemciler askerleri protesto etti. )

Haberin Tamamı İçin:

Mısır, Nasır'a Selam Durdu

Mısır'da Mübarek'in devrilmesinden sonra, seçimle gelen Mursi'ye karşı başlayan kitle gösterileri, iktidarın altın tepside orduya geçmesiyle sonuçlandı.

Mısır dün ordunun Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye tanıdığı sürenin dolduğu saat 17.00’ye kilitlenirken ülkenin Mübarek’i devirdikten 2.5 yıl sonra geldiği nokta trajik: “Kitleler bastırdı, ‘kurtarıcı ordu’ işe el attı.” El Ezher şeyhi ve Kıpki papazının desteğini de alan ordunun yaptığı düpe düz darbeydi ama Tahrir Meydanı’nı hınca hınç dolduranlar Mursi’nin devrilişini görülmemiş bir coşkuyla kutladı. Mursi’nin 1 yılda her şeyi batırdığını söyleyenlerin kafasında askerin gözetiminde bir geçiş sağlanması dışında çözüm yoktu. Bunun demokratik olup olmadığı da kimsenin umrunda değildi. Kitleler ‘İrhal’ (Terk et) sloganına öyle kilitlenmişti ki, Mursi’nin ‘sandıktan aldığı meşruiyeti kanıyla savunacağı’ çıkışları da iç savaş çağrısı olarak algılanmanın ötesinde bir şeye yaramadı.

Kapalı kapılar ardından Mursi’nin görevi devralmasına dek yönetime vesayet eden Yüksek Askeri Konsey (YAK) ile yol haritası pazarlıkları yaşanırken Tahrir’de atılan sloganlar ve kahramanlık şarkılarıyla Cemal Abdulnasır’ın ruhu hortluyordu. Sadece Nasır değil askeri yönetimin bir sonraki simgesi Enver Sedat da afişlerle Tahrir’e dönmüştü. Asker kökenli üçüncü lider Mübarek’e ise yer yoktu ama şimdilik. Çünkü birebir sohbetlerde Mübarek’in şahsına sempatisi olanları da gördüm.

Mısırlıların asker sevgisi dün niyayetinde seçilmiş bir liderine devrilişine alkış tutarken Nasır ve Sedat’ın ruhu, General Aldulfettah Sisi’nin şahsında geri döndü. Tahrir’deki alkış Mübarekleşmekle suçlanan Mursi’nin gidişi kadar sandıkla meşruiyet kazanmış bir kesimin haklarının kabaca çiğnendiği ve ülke normalleşene kadar akıl almaz ihlallerin süreceği bir süreci başlatmış oldu.

Devlette dayanağı kalmadı

Tahrir’de konuştuğum eylemcilerin askerden birinci isteği ülkenin iç savaşa sürüklenmemesi için önlem alması ve halkı korumasıydı. Ancak burada ilginç bir durum vardı: Müslüman Kardeşler kendileri meşruiyeti kanları pahasına koruyacaklarını belirtip ellerinde sopalarla içtima yapsalar da Baltacılar’ın saldırıları karşısında asker ve polisten koruma görmediklerinden yakınıyordu. Nitekim önceki gece Mursi yanlılarının gösterisine kimliği belirsiz kişilerin saldırısıyla başlayan çatışmada 16 kişi öldü. Ordudan sonra polis teşkilatı da Mursi karşıtı safta yer tutmuştu. Yargı zaten açık cephe pozisyonundaydı. Yani kurumsal olarak Mursi’nin devlette dayanağı kalmamıştı. Muhaliflerin ikinci olarak istediği askerin iktidarı tekeline alması değil, Mursi’yi görevi bırakmaya zorlaması ve geçiş sürecine hakemlik etmesi, geçici hükümet kurulması ve hem cumhurbaşkanlığı hem de meclis seçimlerine gidilmesiydi. Sisi’nin dün canlı yayında yaptığı darbe sonucu ortaya koyduğu yol haritası da aşağı yukarı muhalefetin beklentisi doğrultusunda oldu. Yetki önemli ölçüde Anayasa Mahkemesi’ne geçmiş oldu. Ordu işlerini belli ki Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur üzerinden yürütecek. Böylece yetkili eline aldığı görüntüsü vermeyip yıpranmaktan kaçınacak. Ordu Mübarek sonrası 17 ay boyunca yeterince yıpranmıştı.

Mursi, 30 Haziran’da milyonlar sokaklara döküldüğünde bu işin darbe ile sonuçlanacağını öngörüp belki erken seçimle daha yumuşak bir geçişe gidip ülkeyi askeri vesayete sokmaktan kurtarabilirdi. Ama direndi, direnirken de ülkeyi bölen lider algısı yarattı. Tahrir’de Mursi’nin şeytanişleştirildiği kadar Mübarek şeytanlaştırılmamıştı. Mursi müttefiklerinin sinyallerini de iyi okuyamadı. Selefi Nur Partisi’nden sonra Cemaa el İslamiye krizden çıkış için erken seçim önerdi. El Ezher de halkın taleplerine karşılık verilmesini istedi. Mursi bu öneri ve uyarıları da sağlıklı çıkış için fırsat olarak kullanamadı. Doğru pozisyon almak yerine bu yalnızlaşmanın etkisiyle söyleme kan karıştırdı.

Mursi’nin “Meşruiyeti korumak için gerekirse canımı veririm” çıkışına Sisi de aynı tonda yanıt verdi: “Mısır’ı teröristler, radikaller ve budalalara karşı savunmak için kanımızı feda ederiz.” Zarfer kazansalar da muhaliflerin durumu da aslında son derece trajik. İkinci bir Tahrir kalkışmasını başardılar ama iktidarı altın tepside orduya sunmadan yol almayı beceremediler. Güçlü liderler çıkaramadılar. Muhaliflerin sevinci de çok uzun sürmeyebilir. Bugün Tahrir’i dolduranlar 30 Haziran 2012’ye kadar YAK’a lanet okuyordu. Askeri vesayetin, keyfi tutuklamaların ve kötü maemelelerin bitmesi için yapılan gösterilerin arkası kesilmiyordu. Yarın keserin sapının dönmeyeceğinin garantisi yok.

Mursi’ye karşı isyanın hararetine daha Kahire’ye inmeden uçakta yakalandım. Bir yanımda Mübarek âşığı Muhammed adlı işadamı, diğer yanımda Mübarek’in adamı görülen Ahmet Şefik kazanmasın diye Mursi’ye oy veren ama hayal kırıklığına uğramış Fatıma adlı öğretmen. Fatıma dindar bir kadın ama ilk turda Nasırcı Hamdin Sabahi’ye oy vermiş. Muhammed, Mübarek döneminden kötüye gidildiğini savunuyor: “Mursi zayıf bir lider. Tüm kararları Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Bedii alıyor. Mursi onun ağzına bakıyor. Tayyip Erdoğan gibi karizmatik bir lider olamadı. Mısır’a Nasır, Sedat ve Mübarek gibi güçlü lider lazım. Mübarek’in son 10 yılında sorunları vardı, çevresi kamu gücü ve kaynaklarını istismar etti. Ama Mursi geldiğinden beri her şey geriledi. Ekonomi berbat. Su, elektrik ve petrol yok. Hizmetler kötüleşti.” Muhammed’in çözümü ordunun işe el atması. Demokrasiye inancı yok: Mısır karmaşık ve hassas bir toplum. Ancak güçlü lider idare eder.” Ama çizdiği çerçeveye uyan isim de yok kafasında. Muhammed kesin inançlı: “30 milyon kişi sokağa çıktı, ordu yol gösterdi.”

Fatıma, Muhammed’in ‘işler kötüye gitti’ tespitini onaylasa da askerin devreye girmesi ve Mursi’nin koltuktan indirilmesine karşı: “Mübarek’e git dedik çünkü demokratik seçimle gelmemişti. Ama Mursi halkın oyuyla geldi. Halk ona şans tanıdı. Hayal kırıklığına uğratsa da seçime dek görevde kalmalı.” Bindiğim taksinin sürücüsü Murat ise Kıpti. Tahrir’e giderken yoldaki çöpleri gösterip “Bak ülke ne hale geldi. Eskiden Kahire çok güzeldi” derken radyoda vatansever şarkılar çıktıkça söylene söylene yumruğunu sıkıyor.

Darbe değil perde arkası idare

Otel görevlisi Mahmud Muhammed de ailece Mursi’ye oy verenlerden. Şimdi çok öfkeli: “Hiçbir hizmet getirmedikleri gibi ülkeyi sattılar.” Kime sattılar diye sorunca “Tereddütsüz Katar vs.” diye yanıt verip ekliyor: “Artık Mısır için korkuyorum. Çünkü Mursi dün gece ya ben ya hiç mantığıyla konuştu. Ya Mursi ya iç savaş. Böyle şey olmaz. Ordunun tanıdığı süre dolduğunda göreceksin, ortalık yıkılacak.” Peki çözüm ne? Muhammed de 1950’lerden beri siyasete hatta ekonomisine hükmeden ordunun kritik süreci yöneteceğine inanıyor. “Ama bunu sizin düşündüğünüz gibi darbe şeklinde yapmayacak, perde arkasından idare edecek. Kanaatim eski rejimin adamlarından birini getirip erken seçime kadar böyle idare edecek. Ordu din ile laikliği birlikte götürüyordu. Müslüman Kardeşler ise tamamen dine göre işleri götürmeye çalışıyor. Bu da ülkeyi bölüyor. Bu yüzden sırf ordu değil polis de Mursi’ye karşı eylemcileri korumaya aldı. Mursi’de yönetme becerisi, karizma yok. Ama ben onları da anlıyorum. Tüm suçu onlara atmıyorum. Çünkü tecrübeleri yoktu. Aptalca işler yaptılar. Ve işler bu hale geldi.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınBaşbakanDarbeFacebookGenelkurmay BaşkanıKatarMısırNobelÖğretmenPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşTercihcep telefonuet
Görüş Bildir