Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ayşe Arman Çıplak ve Yalnız Kitabının Yazarı Hamdi Koç ile Röportaj Yaptı

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Ayşe Arman Çıplak ve Yalnız Kitabının Yazarı Hamdi Koç ile Röportaj Yaptı

Ayşe Arman Çıplak ve Yalnız Kitabının Yazarı Hamdi Koç ile Röportaj Yaptı

Hamdi Koç yeni kitabı Çıplak ve Yalnız'ı Ayşe Arman'a anlattı. Hamdi Koç erkek kadın ilişkileriyle ilgili şaşırtan açıklamalar yaptı.

'Erkek asla ben evliyim gelemem demez'

'Çıplak ve Yalnız' Hamdi Koç'un yeni romanı. Hemen alın. Pişman

olmazsınız. Çarpıcı ve çok sürükleyici. Kalın olduğuna aldırmayın,

baştan çıkarıcı, alıp götürüyor insanı.

Uzat ayaklarını, kapat kendini dünyaya ve dal 'Çıplak ve Yalnız'a!

Atla, romanın içine atla... Kahramanı Mesut Akarsu, tuhaf, sinik, ilginç

biri. Kahkahalarla güldürürken bir taraftan trajik bir hikâyeye yol

alıyor. Kanlı bir geçmişe yolculuk... Oya gibi işlenmiş bir roman. Şahane

bir kurgusu var.

Ve şaşırtıcı 'sır'ları. Kitap kadar, yazarın kendisi de beni etkiledi.

Ilk kez yüz yüze geldik. Benim ayıbım, *"Keşke daha önce

tanıyabilseydim!" *dediğim insanlardan.Yay burcu. Özgür bir ruh. Sıkıysa

kalıplara sok. *"Tembelim ben, 9-6 bir iş sahibi olamadım, her işten

attılar beni" *diyecek kadar da açık sözlü. Psikolog bir kadınla evli

olmanın faydaları mıdır nedir, gizlisi saklısı pek yok. 'Cart' diye

her şeyi anlatıyor. Çocuksu bir saflığı var ve heyecanı. Tabii her şey

sığmadı bu röportaja... Darısı başka zamana...*Hamdi Koç... Bir sürü roman

yazdınız, biz hiç röportaj yapamadık. Kısmet bu son romana, 'Çıplak ve

Yalnız'aymış. Çok çok etkileyici bir roman. Bir sürü sır çözen ve

şaşırtan bir roman...*

  • Beğenmeniz hoşuma gitti...

*Siz bu romandan ne bekliyorsunuz? Çok okunmasını mı? Çok para

kazandırmasını mı? Insanları sarsmasını mı? "Bu Hamdi Koç da ne iyi

romancı!" denmesini mi?*

  • Yaptığı işin, insana verebileceği her şeyi istiyorum! İşime, hayatımı

yatırdım, o da karşılığında bana bir şeyler versin. Romanım hem çok

okunsun hem çok satsın, beni daha çok sevilen biri yapsın, insanları

etkilesin, aileme gurur versin. Istiyorum elbette, ne yalan söyleyeyim.

Ve tabii en sonunda beni ölümsüzlüğe biraz daha yaklaştırsın. Kişisel

takıntım, ölümsüzlük.

*Güzelmiş! Pek bilinmiyor ama siz, toprak ağası bir aileden

geliyorsunuz. Edebiyat ne iş?


  • Bizim Ünye'de, Fatsa'da herkes, iyi kötü arazi sahibidir. Gerçi bizim

köyle, toprakla pek bir ilgimiz yoktu. Şimdi de sadece ruhen var. Bizim

oralarda, arazi sahibi olmak külfettir, bizzat köylü değilsen topraktan

doğru düzgün para kazanamazsın. Edebiyata gelince, annemin aşıladığı bir

tutku. Bana ve kardeşime okula başlamadan okumayı öğretti, sonra roman

okumayı sevdirdi. Ne olduysam, beni olmaya annem başlatmıştır. Babam da

meraklı adamdı. Yaşar Kemal delisiydi. Dolayısıyla, evde gözümüzü açar

açmaz, okuyan insanlar gördük, öyle büyüdük. Bir aile ayrıcalığım varsa,

arazi sahibi olmak değil böyle bir anne-babanın oğlu olarak doğmaktır.

*TEMBELİM ÇÜNKÜ*

*Neden romancı oldunuz? Içinizden cümleler fışkıran bir adam mıydınız?


  • Yok, aksine suskun bir çocuktum, hâlâ da suskun bir adamım. Iş, yazıya

gelince de ıkına ıkına yazarım. 'Çiçeklerin Tanrısı'yla tam 10 sene

uğraştım,'Çıplak ve Yalnız'ı ise dört senede ancak yazabildim. Neden

romancı oldum? Valla, galiba mecburiyetten. Tembelliğime tahammül

edebilecek tek iş roman yazmak! Tembelim çünkü! Hayatta en sevdiğim şey

elime güzel bir roman alıp ayaklarımı uzatıp, kahve içmektir.

*Ailenizin varlıklı olması, sizin için utanç verici bir şey mi? Yoksa

bir konfor aracı mı?*

  • İkisi de değil pek. Sadece rastlantı. Parasızlık çekmemenin utanılacak

bir tarafı yok. Düzenli olarak para kazanmak zorunda olsaydım, elbette

yazamazdım. Olmuyor çünkü, olmaz. Eskidenmiş o, devlet memuru şairlerin,

romancıların zamanı. Belki ruhen zayıfladık, ondan. Hayat çok

pahalılaştı, belki de ondan. Ama aile güvencesi, benim için büyük

rahatlık tabii. Param bitince annemi arayıp, "Anne yine param bitti"

diyorum. N'apim. Zavallı annem bu yaşında hâlâ benimle uğraşıyor!



Orhan Pamuk gibi siz de, aile varlıklı olunca daha mı kolay roman yazma

imkânı buluyorsunuz?*

  • Valla, kolay yazma değil de, nasıl desem, kolay yazmama sanki. Şunu

anlatmaya çalışıyorum: Ben, yazmaya mecbur değilim. Her sene roman

çıkarmak zorunda değilim. Veya popüler olmak için elli takla atmak

zorunda değilim.

*EGO SIKINTISI *

Romanlarınızdan gelen parayla geçiminizi sağlayabiliyor musunuz peki?

  • Roman ilk çıktığı zaman iyi oluyor da, sonra düşüş başlıyor.

'Melekler Erkek Olur' acayip satmıştı. Beni iki sene rahat rahat

geçindirdi. Sonraki romanlarım o kadar satmayınca biraz canım sıkıldı

ama n'apalım. Ben de mecburen yazmakla, para kazanmayı bir arada

düşünmemeyi öğrendim. Gelirse ne âlâ. Olmazsa da olmaz...

*Yazmazsanız delirir misiniz?


  • Asla! Hatta belki ego problemlerim olmazsa, çok da memnun olabilirim.

Roman okumak, yazmaktan daha zevkli. Keşke 'profesyonel okurluk' diye

bir şey olsaydı. O işi daha büyük bir zevkle yapabilirdim. Yazarlığın

arkasında her zaman bir ego sıkıntısı vardır. Insan, bir şey olmak için

yazar olur. "Oldum" demek için. Muhtemelen de yazar olmasa, başka bir

şey olmayı beceremeyecektir.

*'Çıplak ve Yalnız' sizin için neden önemli?


  • Bu roman benim gözümde bir 'vicdan romanı." Insanların önüne sermek

istediğim ise şu: 'Kısmi vicdan' olmaz. 'Seçici vicdan' olmaz.

Vicdan sahibiysen, vicdan sahibisindir. Kimseyi kimseden ayıramazsın,

dünü bugünden ayıramazsın. "O zaman öyleydi" diyemezsin.*"Boşver

kurcalama"* diyemezsin. Çünkü önümüzde yaşanacak bir hayat var. Yaşamayı

öğrenmek ve hak etmek zorundayız.

*Bütün kahramanlarınızın hayatında cinsellik önemli yer tutuyor. Neden?


  • İşi gücü, sağlığı filan bir kenara koyarsanız, yetişkinlik hayatı, var

gücüyle cinsellik üzerine kurulu. Bugün çoğumuzun başına tebelleş olan

depresyon, eğer hayati sebepler yüzünden değilse, muhtemelen seks

yüzündendir, yalnızlık yüzündendir. Ama her durumda, karşı cinsle

ilgilidir. Bunu görmezden gelmek için, yazarın gündelik yaşam dışında

daha öncelik verdiği konuları anlatmaya niyetlenmiş olması lazım. Ama

gündelik yaşama girip de, sekse girmemek, biraz fazla ayıklayıcılık olur

gibime geliyor. Hayatım boyunca tanıdığım bütün kadınlar ve erkekler, en

çok yalnızlıktan mustariptiler. Hâlâ da öyleler. Hâlâ hepimiz sevgi

arıyoruz. Sevgi, yakınlık, beraberlik, bunlar da eninde sonunda seks

demek. Niye "Hayır, öyle değil" yapalım ki, ne gerek var, gerçek bu...

*YÜRÜ GİT OĞLUM


*'Melekler Erkek Olur' romanında kadınların kalbini feşettiniz,

erkeklerin aldatmasını yazdınız. Oysa siz, mutlu bir aile hayatı olan

birisiniz. Aldatma kurgusu ihtiyacı nereden çıktı? Roman ilginç olsun

diye mi?*

  • Yine aynı şey. Hayat öyle çünkü. Hayat öyle yaşanıyor. İnsan bıkıyor,

sıkılıyor, bunalıyor, yenilik istiyor. Bir de,'cinsel cazibe' diye bir

şey var. O cazibeye sahip bir kadın, bir adama çok şey yaptırabilir.

Alır götürür. Kimse de, "Gelmiyorum!" diyemez. Hele, *"Ben evliyim,

gelemem!" *asla demez. Gidilir yani. Orada da öyle bir durum vardı. Ben

de yazarı olarak Murat'a hak verdim, "Yürü git oğlum!" dedim, *"Bir

daha ya buldun ya bulamadın!" *Her erkek, her erkeğe aynı tavsiyeyi verir.


Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ayşe ArmanCinsellikKitapYaşar Kemalgünlük burç yorumlarıkadınlar
Görüş Bildir