Aydın Örs Türk Basketbolunu Değerlendirdi

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Aydın Örs Türk Basketbolunu Değerlendirdi

Aydın Örs Türk Basketbolunu Değerlendirdi

Türk basketbolunun efsane ismi Aydın Örs, Overtime Dergisi’ne konuştu. Örs çok önemli konulara değinirken milli takımla ilgili de konuştu.

Türk basketbbolunun efsane ismi Aydın Örs, Overtime dergisine konuştu. Türk basketbolu hakkındaki sorulartı yanıtladı. Türk basketbolunun önceki yıllarıyla bugününü değerlendiren Örs'ün açıklamaları şöyle:

Başarıda Ataman ve Mahmudi'nin rolü büyük

Biz Koraç kupasını kazanmadan önce de 1993 yılında Avrupa Kupa Galipleri’nde Aris ile final oynamıştık. 1994 yılında ise Şampiyonlar Ligi’nde 8’li grupta 1. olup çeyrek finale kalmış ve eşleştiğimiz Barcelona’ya 2-1 kaybedip son anda “Final Four”u kaçırmıştık. Bunları şunun için anlatıyorum; takımımız Avrupa’da şampiyon olabilmek için artık gerekli vizyon ve istikrarı yakalamıştı. Bu başarı ve istikrarı sağlayan faktörleri bugünlere ışık tutması için de kısaca şöyle özetleyebilirim.

Kulübümüzde Başkan Tuncay Özilhan’dan malzemecilerimize kadar müthiş bir takım olma anlayışı vardı. İdari konularda Şube Sorumlusu Pano Natof, Genel Menajer Doğan Hakyemez, teknik konularda benimle birlikte Ergin Ataman ve Oktay Mahmudi ile ismini sayamadığım çok sayıda insanın bu başarılarda emekleri yadsınamaz. Şüphesiz bu ekibin en temel unsuru da çoğunluğu altyapılardan yetişmiş, yetenekli ve aynı zamanda çok iyi sporculardan oluşmuş takım oyuncularıydı.

Sponsor desteği hala yeterli değil

Sezon başlarken sıradışı bir hedef belirlemek, bu hedefe uyumlu kısa ve uzun vadeli programlar hazırlamak ve bunları titizlikle uygulamak bizim için önemliydi. Sezon boyunca çok kaliteli ve yoğun çalışmak, temel prensibimizdi. Belirlediğimiz sistemi uygularken saha içinde ve dışında gerekli prensiplerimiz dahilinde disiplin ve otoriteyi sağlamak da öncelikli hedeflerimizdendi.

Bizim özellikle Avrupa’da kazandığımız başarılardan sonra, zaman içinde bazı özel sektör kuruluşları önemli yatırımlarla yeni takım kurdular, bazıları da var olan takımlarına daha büyük yatırımlar yaptılar. İlerleyen yıllarda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi büyük kulüplerde de rekabet edebilmek için yeni sponsorlar katkılarıyla bu yarışta var oldular. Günümüzde kulüplerimizin sponsor destekleri eskiyle kıyas kabul edilemeyecek şekilde arttı. Ama yeterli olduğunu düşünmüyorum.

Basketbolumuz her geçen gün gelişiyor

Bizim Koraç Kupası’nı kazandığımız dönemde sadece 2 yabancı oynatabiliyorduk. Günümüzde kulüplerimiz Avrupa Kupaları’nda 5-6 yabancı oyuncu kullanabiliyorlar ve dolayısıyla daha fazla rekabet ve başarı gelebiliyor. Ancak şunu da belirtmemde yarar var; önemli olan çok sayıdaki yabancılar ile Türk oyuncuları harmanlayıp bir takım haline getirebilmektir. Yoksa çok sayıda yabancı olması başarının garantisi değildir. Bütün bu saydığım faktörlerin sonucunda günümüzde her yıl 6-7 takımımız çeşitli Avrupa Kupaları’nda üst seviyede mücadele ederek, önemli başarılar elde ettiler. Bu performanslar A Milli, Ümit Milli, Genç, Yıldız Milli Takımlarımıza da yansıdı. Milli Takımlarımız çeşitli uluslararası turnuvalarda önemli başarılar kazandı. Avrupa Koraç Kupası’nı kazandığımız günlerden bugünlere baktığımızda eksiklerimiz olmakla birlikte basketbolumuzun her geçen gün geliştiğini söyleyebiliriz.

Kendisiyle özdeşleşen alan savunması hakkında da açıkalamalarda bulunanan Örs, sözlerini şöyle sürdürdü:

2-1-2 ile büyük maçlar kazandık

Benim basketbol anlayışımda temel savunma genelde adam adama savunma olmuştu. Antrenmanlarda yoğun ve detaylı bir şekilde çalışır, çeşitli versiyonlarını agresif bir şekilde uygulardık. Adam adama savunmayı bir sistem olarak geliştirerek çok iyi sonuçlar aldık. Fakat korakor maçlarda öyle anlar oluyordu ki, savunmada bir değişiklik yapmak zorunlu hale geliyordu. Dolayısıyla bünyemize en uygun olan 2-1-2 alan savunmasını yine agresif bir şekilde hazırlayıp maçlarda uygulamaya başladık. Bu savunmanın klasik alan savunmasından farklı olması rakipleri de şaşırtıyordu. Örneğin; o dönemde savunmanın ortasında oynayan Tamer iri gövdesiyle içeri giren rakip oyuncular karşısında bir duvar gibi hücumu önlerken, dipte oynayan iki savunmacı pota altını korurlar, önde oynayan iki oyuncu da yelpaze gibi açılarak rakip dış oyunculara gidecek toplara pas arası yaparak şut şansı vermezdi, çoğu zaman da topları kaparlardı. Bu savunmayı zaman içinde birçok değişik pozisyonlara göre çalışıp geliştirdikçe oyuncuların birbiriyle yardımlaşması ve uyumu öyle hale geldi ki özellikle iyi uyguladığımız maçlarda Avrupa’nın önemli takımlarını müthiş savunmalarla dize getirmeyi başardık.

Alt yapının önemi büyük

Uzun yıllar Efes altyapısında birçok yetenekli oyuncuyla çalıştım. A takımının başına geçtiğimde, daha önce çalıştığım gençler benim neler istediğimi biliyorlardı. Diğer Türk oyuncular ve az sayıdaki yabancı oyuncularla yoğun bir mesai harcayarak teorik ve pratik çalışmalar yaparak uygulamak istediğimiz sistemi olgunlaştırıyorduk. Sonuçta bu sistem sayesinde gerek Türkiye’de, gerekse yurtdışında elde ettiğimiz başarılar Efes Pilsen’i marka durumuna getirmekle kalmadı, tüm sporseverlerin sevgilisi yaptı. Bu arada beni en çok gururlandıran olay, 12 kişilik Koraç Kupası kadrosunda tam 8 oyuncunun Efes altyapısından gelmiş olmasıydı.

Çok sayıda genç Naumoski'yi örnek aldı

Naumoski takımı mükemmel yönetmenin yanı sıra, skor gücü çok yüksek olan bir oyuncuydu. Kaybetmeyi kabullenemeyen bir yapısı vardı. Lider oyuncuydu ve çok iyi bir sporcuydu. O dönemde basketbola yönelen birçok genç Naumoski’yi örnek almıştı. Bunlardan biri de Ender Arslan'dı.

Şu anda bu bölgedeki sıkıntıya gelince; bir basketbol takımının en önemli pozisyonundan bahsediyoruz. Yıldız oyuncu sayabileceğimiz bir guard oyuncuda hangi özellikleri ararız? Çok iyi bir dribbling ustası olmalı, 1&1 ve 2&2 oyunda etkili olmalı, takımı mükemmel yönetebilmeli, yaratıcı yönüyle gerekli asisti yapabilmeli, etkili şutu olmalı, belli bir seviyede savunması olmalı, gerektiğinde takıma tempo kazandırmalı. Bu özelliklere sahip oyuncu sorunu Avrupa’nın birçok ülkesinde var. Örneğin; Tony Parker, Spanoulis, Jose Calderon, Diamantidis, Jasikevicius gibi oyucular dışında gerçekten her şeyi yapan yıldız oyuncu sıkıntısı var. Şüphesiz çok iyi oyucular var, ama oyunun sonucuna direkt etki edecek oyuncu az. Biz Kerem Tunçeri ve Ender Arslan’ı sayabiliriz. Genç yetenek Kenan Sipahi de eksiklerini giderirse çok iyi yerlere gelebilir.

Ömer Aşık örnek oluşturmalı

Önceki yıllarda altyapıya ciddi yatırım yapan kulüp sayısı çok azdı. Şimdi ise bu sayının çok arttığını biliyorum. Gönül ister ki ciddi yatırımların sayısı artsın. Bu yatırımı yapan kulüplerin yetiştirdiği gençler, diğer taraftan Basketbol Fedrasyonu’nun kapsamlı antrenman ve çok sayıda maç organizasyonuyla üst düzey turnuvalarda başarılı oluyorlar.

Ancak bu başarılı gençler kulüplerinde yeterli süreyi alamadıklarında motivasyon kaybı yaşıyorlar. Burada gençlerin yapması gereken kimseyi suçlamadan, hedefler doğrultusunda herkesten fazla çalışıp, üst düzeyde rekabete girmek. Örnek; Ömer Aşık…

Mirsad dediğini yaptı

Çalıştığım oyuncuların hiçbirini diğerinden ayıramam. Hepsinin benim başarılarımda katkıları büyüktür. Yalnız içlerinde Mirsad’ın bende ayrı bir yeri vardır. Onun çalışma azmi, hırsı ve müthiş yarışmacı yapısı beni çok etkilemiştir. Genç yaşlarda kendi pozisyonunda oynayan kariyerli oyuncuları, gece gündüz çalışarak geçmesi onun yıldız oyuncu olmasını sağlayan en büyük özelliği idi. Bu arada NBA’e giden ilk Türk oyuncu olacağım dediğinde herkes gülmüştü. Ancak o bu hedefini gerçekleştirmekle kalmadı, diğer değerli oyuncularımızın da önünü açtı.

Kendi kariyerini de değerlendiren Örs, sözlerini "Birçok şampiyonluklar yaşadım. A Milli Takım’la Avrupa ikinciliği yaşadım. 12 Dev Adam günlerini unutmam mümkün değil, ama Avrupa Koraç Kupası şampiyonluk maçı benim için en unutulmaz olanıydı" diyerek noktaladı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AntrenmanAydınBarcelonaBeşiktaş Jimnastik KulübüFenerbahçe Spor KulübüGalatasaray Spor KulübüMilli TakımŞampiyonlar Ligiolay
Görüş Bildir