Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ayakkabı Dahisi Türk

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Ayakkabı Dahisi Türk

Ayakkabı Dahisi Türk

Oyuncu Cameron Diaz'dan model Natalia Vodianova'ya kadar dünyadaki moda meraklılarının ortak bir takıntısı var: Burak Uyan. Yeni çağın Manolo Blahnik'i olarak gösterilen Almanya doğumlu Türk ayakkabı tasarımcısı, Cumartesi SABAH'a konuştu Dünyada az sayıda insan, moda dahisi olarak doğuyor, pek az insanın ilk çocukluk yıllarında başarılı olacakları meslek belirleniyor. İşte 34 yaşındaki Burak Uyan bunlardan biri. Hatırladığı ilk çocukluk anılarında, hem mobilya hem de kıyafetler çizen, hayranı olduğu tasarımcı Helmut Lang'ın ayak izlerini takip ederek Viyana'da moda tasarımı okuyan, çok genç yaşında Giambattista Valli gibi önemli bir markanın kreatif direktörlüğü koltuğuna oturan Uyan, sonunda ideali olan materyal tasarımı ve modayı birleştirebileceği bir alan bulmuş: Ayakkabı. Genç tasarımcı, 2009 yılında kurduğu markası Burak Uyan ile Hollywood yıldızlarından Avrupa jet setine kadar, her modacının giydirmeyi hayal ettiği 'küçük kalabalığın' takdiri ile yetinmedi, son olarak New York'taki saygın Museum of Modern Art'ta (MoMA) verilen ve moda dünyasının Oscar'ı kabul edilen Vivian Infantino ödüllerinde 'en iyi çıkış yapan genç tasarımcı' seçildi. Aynı salonda ayakkabının efsane ismi Manolo Blahnik Yaşam Boyu Onur Ödülü'nü kabul ediyordu. Sofistike, şık, iddialı, aynı zamanda da en giyilebilir ve rahat ayakkabılar tasarlayan Burak Uyan "Köklerimden asla kopmadım, hâlâ kendi kültürümü araştırmaya devam ediyorum," diyor.

  • Modayla ilgili hatırladığınız ilk anınız nedir? - Kendimi bildim bileli objeler ve kıyafetler çiziyorum. Küçüklüğümden beri sanatla ilgili bir iş yapacağım belliydi. Ama kariyerimi seçme noktasına geldiğimde Helmut Lang'dan çok etkilendim. Yapmak istediklerim arasında materyalleri karıştırmak, androjen görüntüyü yakalayabilmek ve grafik tasarımdan faydalanabilmek vardı. Bunlara Lang'ın minimalist tasarımları da eklenince, Viyana Üniversitesi'nde moda tasarımı okuyacağım kesinleşti.

İŞADAMI OLMAK ŞART

  • Kısa zamanda çok yol kat ettiniz, ayakkabılarınızın pek çok 'ünlü' takipçisi var. Sizce pek çoklarının yapamadığı neyi iyi yapıyorsunuz? - Sadece güzel ayakkabılar tasarlamakla kalmadım, doğru bir marka yarattım. Bu markanın içinde seçkin bir müşteri profilinden koleksiyonlarımın hangi noktalarda satıldığına, aksesuarları doğru tanıtmaktan satılan ürünlerin paketlenmesine kadar pek çok detay var. Ben, belli bir seviyeye çıkmayı başardım ve aşağıya inmedim. Moda endüstrisinde başarılı olmak için iyi bir tasarımcı olmak yetmiyor, iyi işadamı da olmak şart.

  • Türkiye'de de satılan ayakkabı koleksiyonunuzda öne çıkan en önemli unsur, rahatlık. Hem rahat hem şık ayakkabılar yaptığınızı söylüyorsunuz. - Burak Uyan tasarımları sofistike, seksi, modern, aynı zamanda rahat ve zorlamasız modeller. Topuklarımın bir heykel gibi özenli olmaları kadar, rahat olmalarına da dikkat ediyorum. Kadınların 24 saat ayaklarından çıkartmayacakları ayakkabılar tasarlıyorum. Bu yüzden üretilen her ayakkabının topuk, taban oranını bizzat ben kontrol ediyorum.

  • Koleksiyonunuzda çoğunlukla yüksek topuklar ön plana çıkıyor. Koleksiyonunuzun yüzde kaçı düz, orta boy ve yükseklerden oluşuyor? - Bu markayı başta sadece yüksek topuklular üzerine kurdum. Ama zaman içinde gelen talepler doğrultusunda orta ökçeli ve düz modeller de ekledik. Bana sorarsanız, düz modelleri modaya uyarlamak zor. Şimdi koleksiyonun dörtte biri düz ve orta boy topuklu ayakkabılardan oluşuyor ama hâlâ en çok satan modellerimiz yüksek ökçelerimizi ve platform topuklularımız.

  • Ayakkabı üretirken, kullanmaktan en çok zevk aldığınız materyaller hangileri? - Dinamik modeller yaratmayı sevdiğim için, birbiriyle uyumsuz, kimsenin aklına gelmeyen materyaller kullanmayı ve şimdiye kadar ayakkabıda hiç kullanılmamış dokuları karıştırmayı seviyorum. Su yılanı, piton, timsah gibi sürüngen derilerini her ayakkabıma, detaylarda da olsa eklemeyi seviyorum. Bir ayakkabı modelinde en az beş farklı materyali bir arada kullanıyorum.

  • Kadın ayakkabılarından sonra erkek aksesuvar ve kadın giyim koleksiyonu hazırlamak istediğinizi söylüyorsunuz. Bunları gerçekleştirmek için kendinize bir zaman koydunuz mu? - Eğitimimi kadın giyimi üzerine yaptığım için kariyerimin bir noktasında oraya dönmek istiyorum. Ama daha çok gencim ve bunun zamanı var... Şu anda ayakkabılarıma yoğunlaştım. Bu sezon ayakkabıları tamamlamaları için kemer ve çantalar da tasarladım.

Sayfa

TOPUKLULARIMI HER KADIN GİYEBİLİR

  • Sizin ayakkabılarınızı giyen kadını nasıl hayal ediyorsunuz? - Kesinlikle insanları şaşırtmayı seven ve özgüvenli kadınlar için tasarım yapıyorum. Ayakkabılarım, onları giyen kadınları tamamlasın, onlara gün içinde her ortamda eşlik etsin istiyorum.

  • Her kadın topuklu ayakkabı giyebilir mi? - Her kadın, topuklu ayakkabı giyebilir, ama her kadın her topuklu ayakkabıyı giyemez bence. Topuklu ayakkabıya alışkın kadınlar benim modellerimi ayaklarına geçirdikleri anda farkı anlayacak. Yüksek ökçeye alışkın olmayanlar ise benim ayakkabılarımla anında bu duruma alışabilir.

  • Renkler, ökçeler ve figürler birleştiğinde bile, ayakkabılarınız sade duruyor. 'Fazla bağırmayan' modeller yapmanın sırrı nedir? - Bunun bir kuralı olduğunu sanmıyorum. Bağıran, görgüsüzlük kokan modeller bana çok uzak. Ben tasarımlarımı yaparken çoğunlukla mimariden etkilendiğim için modellerim de daha oturaklı ve 'iddiasız iddialı' oluyor sanırım. Fabrikasyon bir iş yapmıyorum, her bir modele ruh eklemekle sorumluyum.

  • Topuklu ayakkabı giymenin bir adabı var mıdır? Sizce bir kadın günün her saatinde yüksek topuklu ayakkabı giyebilir mi? - Bana sorarsanız topuklu ayakkabı giymek için özel bir gün ya da uygun ortam diye bir şey yok. Kendinizi yansıttığını düşündüğünüz, sizi tamamlayan, rahat bir topuklu ayakkabının üzerinde 24 saat geçirebilirsiniz.

AYAKABILARIM PAHALI, ÇÜNKÜ EN İYİSİNİ YAPIYORUM

  • Tasarımlarınız çok yüksek fiyatlı, daha ulaşılabilir modeller yapmayı düşünüyor musunuz? - Ayakkabılarımın pahalı olmasının nedeni, kendimi konumlandırdığım yer değil, kullandığım özel materyaller ve ayakkabılarımın üretilmesinde emeği geçen ustalar. Ben bir ayakkabının olabileceğinin en iyisi olmasını hedefliyorum ve ne yazık ki bunun da bir fiyatı var.

  • Bir sezonda kaç model ayakkabı tasarlıyorsunuz ve bunlardan toplam kaç parça üretiyorsunuz? - Hiçbir şeyden tam olarak mutlu olmadığım için bir sezonda pek çok model üretiyorum, ama satışa sunduğum model sayısı 20-25 oluyor. Bu modellerin farklı renkleriyle bir sezonda 500 çift ayakkabı satıyoruz.

Sayfa

TÜRK OLMAM TASARIMLARIMA YANSIYOR

  • Almanya doğumlusunuz, modaya ilgi duymanızda doğum yerinizin etkisi var mı? - Almanya'da büyümem, kültür ve eğitim açısından benim için şans, çünkü orada hayallerimin peşinden gitmek çok daha kolay oldu. Ama bence sadece Almanya'da doğup büyümüş olmam değil iki farklı kültürü yaşamış olmam, hayallerimin ve ilgi alanlarımın çoğalmasında en önemli etken.

  • Kendinizi ne kadar Türk hissediyorsunuz? - Ben Türküm. Çok açık görüşlü bir ailede büyüdüm, beni bir kültüre dahil olmak için hiçbir zaman zorlamadılar. Belki de böyle bir zorlama olmadığı için, çocukluğumdan itibaren köklerim hakkında bilgi sahibi olmak istedim. Özellikle Atatürk hayranlığım, onun ne kadar ileri görüşlü ve zamanın ilerisinde yaşayan bir lider olduğunu görmemle yıllar içinde arttı. Türkiye'ye çok sık geliyorum, çocukluğumda göremediğim her yeri gezmeye çalışıyorum.

  • Türk kültürünü çıkış noktası yaptığınız modelleriniz var mı? - Tek bir model adı veremem ama bence geçmişim her ayakkabıma yansıyor. Koleksiyonlarıma Osmanlı adını vermiyorum ama bu kültür, tasarladığım her ayakkabıya, renk, çeşitlilik veya zenginlik olarak giriyor.

RODARTE İLE İŞBİRLİĞİ

  • Giambattista Valli gibi bir dünya markasının aksesuvar departmanının başında olduğunuz dönem size ne kazandırdı? - Bir kere modanın stresli ortamında hayatta kalmayı ve fiziksel kapasitemi, zannettiğimin çok üzerine çıkartabileceğimi öğrendim. Giambattista Valli'de, okuldaki eğitimimin üzerine, işin tüm detaylarını öğrenip zanaatkar olduğumu düşünüyorum. Orada kendime harika bir takım yarattım. Bu takım yıllar içinde yaptığım her işe benimle birlikte geldi.
Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaSeksikadınlartopuklu ayakkabı
Görüş Bildir