Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Evet, Gerçekten 'Clasico': 2-2

 > -

Avrupa'da Derbi Gecesi! Futbol Bayramı

Avrupa'da Derbi Gecesi! Futbol Bayramı

Futbolda tam anlamıyla derbi günü yaşanıyor. Beşiktaş deplasmanda ezeli rakibi Fenerbahçe'ye konuk olurken, Adana derbisinde ise Adana Demirspor Adanaspor ile kozlarını paylaşacak. Ülkemizde oynanacak bu iki dev maçla beraber Avrupa arenasında da büyük mücadelelere tanık olacağız.

Dünyanın en önemli rekabetlerinden biri olan ve 'El Clasico' olarak da bilinen Barcelona-Real Madrid rekabeti Camp Nou'da tekrar futbolseverlerin karşısına çıkarken Milano derbisinde Milan ile Inter Milan birbirlerine üstünlük sağlamak için mücadele edecekler. Komşumuz Rusya'da ise bambaşka bir rekabet Pazar günü karşımıza çıkacak. Rus Ordusu'nun kurduğu CSKA Moskova ile sivillerin kurduğu Spartak Moskova, Luzhniki stadında saat 17:00'da kozlarını paylaşırken Serie A'da Milan-Inter Milan mücadelesi nefesleri kesecek.

İşte birbirinden zorlu derbiler, muhtemel 11'ler ve detaylar;

STANDART LİEGE - ANDERLECHT

Belçika'da oldukça iyi bir sezon geçiren ve dikkat çekici bir hücum hattına sahip olan Anderlecht, lige pek iyi bir başlangıç yapamayan Standart Liege deplasmanında 3 puan parolasıyla sahaya çıkacak. Karşılaşmanın başlama saati 15:30.

Muhtemel 11'ler:

Standart Liege Kawashima, Goreux, Tavares, Ciman, Pocognoli, Jelle Van Damme, Ajdarevic, Gonzalez, Buyens, Vainqueur, Ogunjimi

Anderlecht Proto, Deschacht, Biglia, Nuytinck, Gillet, Kouyate, Bruno, Kanu, Milan Jovanovic, Tom de Sutter, Dieumerci Mbokani

TWENTE - AZ

Hollanda futbolunun iki önemli ekibinin rekabetinde gündem belirleyecek mücadelede saat 17:30'da başlayacak. Ligde lider durumda bulunan Twente ile üst sıralara tırmanmak isteyen AZ'nin mücadelesi nefesleri keserken AZ deplasmanda kaybetmesi halinde küme düşme hattına yaklaşma tehlikesini yaşayacak.

Muhtemel 11'ler:

Twente Mihaylov, Wisgerhof, Rosales, Douglas, Edson Braafheid, Schilder, Brama, Janssen, Tadic, Chadli, Castaignos

AZ Alvarado, Marcellis, Viergever, Gorter, Reijnen, Maher, Martens, Elm, Henriksen, Altidore, Beerens

SPARTAK MOSKOVA - CSKA MOSKOVA

Sadece oynanan futbolla değil saha dışı olaylarıyla dikkat çeken ve Rusya'da holiganizmin neredeyse tavan yaptığı derbilerden biri olan Spartak Moskova-CSKA Moskova derbisi saat 17:00'da başlayacak. Ev sahibi Spartak Moskova sıralamada 5. sırada bulunurken rakibinden 2 puan önde olan CSKA Moskova 3. sırada yer alıyor. Karşılaşma saat 22:15'te Ligtv3'ten banttan yayınlanacak.

Muhtemel 11'ler:

Spartak Moskova Akinfeev, Ignashevich, Fernandes, Nababkin, Berezutski, Honda, Mamaev, Cauna, Rasmus Elm, Zoran Tosic, Ahmed Musa

CSKA Moskova Dikan, Insaurralde, Bryzgalov, Kombarov, Makeev, Carioca, Demy de Zeeuw, Kim Kallstrom, Jano Ananidze, Ari, Emenike

ADANA DEMİRSPOR - ADANASPOR

Türkiye'nin sayılı derbileri arasında gösterilen Adana'nın iki takımı Adanaspor ve Adana Demirspor arasındaki derbi karşılaşması, pazar günü saat 19:00'da 5 Ocak Stadı'nda başlayacak. Mücadelede TRTSPOR'dan canlı olarak yayınlanırken iki takım 4 yıl aradan sonra birbirlerine rakip olacaklar.

Muhtemel 11'ler:

Adana Demirspor Ramazan Kurşunlu, Murat Kalkan, Karim Alhassan, Burak Akyıldız, Hüseyin Çimşir, Özgür Öçal, İrfan Başaran, Yusuf Kurtuluş, Erçağ Evirgen, Juninho, Gökhan Kaba

Adanaspor Zülküf Özer, Ferhat Poyraz, Tuna Üzümcü, İzzet Yıldırım, Sedat Ağçay, Mbamba, Merthan Açıl, Emre Toraman, Talha Mayhoş, Mbilla Etame, Metin Akan

FENERBAHÇE-BEŞİKTAŞ

Türk futbolun en önemli rekabetlerinden biri olan ve neredeyse bir asırlık Fenerbahçe-Beşiktaş rekabetinde yeni bir sayfa Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda açılacak. Son 2 haftayı mağlubiyetle kapatan Beşiktaş, deplasmanda alacağı üç puanla zirveden kopmama hesapları yaparken Fenerbahçe Gladbach'ın ardından ezeli rakibi Beşiktaş'ı da yenerek hem puan kaybeden Galatasaray ile arasındaki farkı kapatmak hem de Samandıra'daki kara bulutları dağıtmak istiyor. Saat 19:00'da başlayacak olan mücadele Ligtv'den canlı olarak yayınlanacak.

Muhtemel 11'ler:

Fenerbahçe Volkan, Gökhan, Egemen, Yobo, Hasan Ali, Mehmet Topal, Baroni, Meireles, Krasic, Kuyt, Sow

Beşiktaş McGregor, Hilbert, İbrahim Toraman, Sivok, Uğur, Necip, Veli, Fernandes, Olcay, Holosko, Almeida

BARCELONA-REAL MADRİD

Sadece İspanya'nın değil dünyanın en önemli derbisi olan Barcelona ile Real Madrid'in mücadelesi bir anlamda sezonun geleceğini belirleyecek bir karşılaşma olacak. Lig lideri Barcelona ile Real Madrid arasında oluşan 8 puanlık fark bir anlamda Barcelona'ya alacağı galibiyetle rakibinin ipini çekme imkanı tanırken Portekizli Jose Mourinho'nun tek düşüncesi Camp Nou'da ezeli rakibini yenerek tekrar zirvede iddialı hale gelmek. Zorlu mücadelede saat 20:50'de başlarken karşılaşma Ntvspor'dan naklen yayınlanacak.

Muhtemel 11'ler:

Barcelona Valdes, Dani Alves, Song, Pique, Alba, Xavi, Busquets, Fabregas, Alexis, Iniesta, Messi

Real Madrid Casillas, Arbeloa, Pepe, Ramos, Marcelo, Khedira, Xabi Alonso, Di Maria, Modric, Ronaldo, Benzema

MİLAN-INTER MİLAN

İtalyan futbolunun Roma-Lazio derbisi ile beraber en önemli derbilerinden biri olan Milano derbisinde ev sahibi ekip Milan tıpkı İspanya'da Real Madrid'in olduğu gibi ya tamam ya da devam mücadelesine çıkıyor. Konuk ekip Inter Milan ise lig lideri Juventus'a biraz daha yaklaşmak niyetinde. Karşılaşma 21:45'te başlayacak.

Muhtemel 11'ler:

Milan Abbiati, De Sciglio, Bonera, Zapata, Antonini, De Jong, Ambrosini, Nocerino, El Shaarawy, Emanuelson, Pazzini

Inter Handanovic, Ranocchia, Samuel, Juan, Zanetti, Gargano, Guarin, Pereira, Nagatomo, Milito, Cassano

MARSİLYA - PSG

Fransa Ligue 1'de geride kalan ilk 7 haftada ilk iki sırayı alan iki takımın mücadelesinde yıldızlar topluluğu görünümündeki PSG, şampiyonluk yolundaki en büyük rakibi olarak görülen Marsilya'yı kendi evinde vurarak hem liderlik koltuğunu ele geçirmek hem de psikolojik olarak rakibine üstünlük kurmak istiyor. Saat 22:00'da başlayacak olan mücadele Tivibu'dan naklen yayınlanacak.

Muhtemel 11'ler:

Marsilya Mandanda, Nkoulou, Morel, Fanni, Cheyrou, Abdullah, Amalfitano, Kabore, Valbuena, Gignac, Ayew

PSG Sirigu, Silva, Alex, Andrade, Jallet, Sissoko, Matuidi, Verratti, Pastore, Ibrahimovic, Gameiro

PORTO-SPORTİNG

Portekiz futbolunun 3 büyükleri arasında yer alan iki takımın karşı karşıya geldiği mücadele lige kötü başlayan Sporting için bir anlamda kurtuluş maçı görünümünde. Rakibi Porto'nun 5 puan gerisinde yer alan ve lider Benfica ile de arasında 8 puan fark olan Sporting Porto'yu deplasmanda yenerek nefes almak istiyor. Karşılaşmanın başlama saati 22:45

Muhtemel 11'ler:

Porto Helton, Pereira, Lopes, Sandro, Otamendi, Gonzalez, Moutinho, Defour, Martinez, Rodriguez, Atsu

Sporting Patricio, Xandao, Rojo, Soares, Insua, Izmailov, Capel, Carrillo, Rinaudo, Wolfswinkel, Viola

Haberin Tamamı İçin:

Futbolun Bir Üstü: “EL CLASICO”

Futbolun Bir Üstü: “EL CLASICO”

La Liga'da sezonun ilk El Clasico’su için geri sayım sürüyor. Barcelona ile Real Madrid, kozlarını Nou Camp Stadı’nda paylaşacak.

Hafta içinde Şampiyonlar Ligi’nde net galibiyetler alan 2 takım da moralli.

Barcelona, Pep Guardiola'nın bıraktığı yerden yoluna devam ediyor. Katalan ekibi, yeni Teknik Direktörü Tito Vilanova yönetiminde, La Liga ve Şampiyonlar Ligi’nde yaptığı 8 maçın tamamını kazanmayı başardı. Bu süreçte takımın en etkili ismi yine, 10 kez fileleri havalandıran Lionel Messi'ydi. Cesc Fabregas'ın son dönemdeki formu da dikkat çekici.

La Liga'da ilk kez bir El Clasico maçında Barcelona'yı yönetecek Tito Vilanova, savunmasında ise büyük sorunlar yaşıyor. Sakat Gerard Pique'nin yokluğunda, kaptan Carles Puyol'un da, Benfica ile oynanan son maçta dirseği çıktı. Vilanova'nın bu 2 ismin yokluğunda savunmayı Alex Song - Javier Mascherano ikilisinden oluşturması bekleniyor.

Barcelona'nın 3 yıllık hakimiyetine geçen sezon son veren Real Madrid'i ise çok kritik bir maç bekliyor. Zira lige çok kötü giren eflatun beyazlılar son haftalarda toparlansa da, ezeli rakibinin 8 puan gerisine düşmüş durumda. Bu da olası bir yenilgi halinde, puan farkının 11'e çıkacağı anlamına geliyor. Birçok otorite, ligin henüz başı olmasına karşın, Barcelona'nın 11 puan birden gerisine düşülmesi halinde, Real'in şampiyonluk unvanını koruyamayacağını düşünüyor.

Eflatun beyazlıların en tehlikeli ismi Cristiano Ronaldo tam da El Clasico öncesi, geçen sezonki formuna kavuşmuş görünüyor. Portekizli yıldız, La Liga'da son oynanan Deportivo ve Şampiyonlar Ligi’ndeki Ajax maçlarında hat-trick yaptı.

Mourinho'nun sezon başından bu yana forma şansı vermediği Kaka'nın, son maçlardaki çıkışı da dikkat çekiyor. Mourinho'nun, başta Sergio Ramos olmak üzere, alınan kötü sonuçlar nedeniyle bazı futbolcularla arasının bozulmasının, bu karşılaşmaya nasıl bir etki yapacağı da merak konusu.

İki takım sezon öncesi İspanya Süper Kupası finalinde karşı karşıya gelmişti. Real Madrid, Nou Camp'ta 3-2 kaybettiği maçın rövanşını evinde 2-1 kazanarak, Süper Kupa’nın sahibi olmuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Altınsay: Bizi Şaşırtsınlar

Altınsay: Bizi Şaşırtsınlar

Barcelona-Real Madrid maçı öncesinde İbrahim Altınsay, Eurosport.com Türkiye'nin sorularını yanıtladı.

Ligdeki ilk El Clasico olacak. Takımların nasıl bir taktik anlayışla sahaya çıkacağını düşünüyorsunuz?

Jose Mourinho’nun Real Madrid’e gelmesiyle ben artık El Clasico’yu Neo Clasico olarak adlandırıyorum… Geçen sezonun son lig maçına kadar Real Madrid yine arada kazanıyordu ama Barca karşısında hep ezikti. Camp Nou’daki maçta daha olgun ve güvenli bir oyunla Barcelona’yı 2-1 yendiler. Ve sanırım Ronaldo’nun eliyle yaptığı “sakinleşin, sakinleşin” işaretiyle birlikte bu eziklikten kurtuldular.

Barcelona hâlâ bildiğimiz saf futbolunu oynuyor. Yedekleriyle, top toplayıcılarıyla birlikte, hatta benim gibi taraftarlarıyla birlikte sahada nerede durup ne zaman hareketleneceklerini çok iyi biliyorlar. Bu oyunu zevk alarak oynuyorlar.

Real Madrid ise daha çağdaş, yeni bir futbol deniyor. Ancak Barcelona maçlarında daha önce Mourinho önce rakibi yenmek için sahaya çıkıyorlardı. Pepe’yi bile orta sahada denediği, yani her türlü yolla galibiyeti almak için sahaya çıktığı zamanlardı onlar. Bir tür rüşt ispatı dönemi… Umarım artık bundan kurtulmuştur Mourinho. Çünkü artık normal yolla Camp Nou’da kazanabileceğini geçen sene gördü. Bu maçta da o kompleksten kurtulmuş olarak takımını sahaya süreceğini düşünüyorum. Yani artık Real’in rakibe aldırmadan kendi topunu oynayacağını düşünüyorum. Öyle olsun istiyorum.

Guardiola’nın yerine Barça’nın başına geçen Tito sizce bir fark yarattı mı?

Tito ile Barcelona’nın herhangi bir değişim yaşadığını düşünmüyorum. Geçen sezon gençlerle birlikte bir değişim süreci zaten başlamıştı. Hatta Camp Nou’daki Real Madrid maçında Tello, Thiago gibi oyuncular sahaya çıkmıştı. Bu süreçte Şampiyonlar Ligi ve La Liga’yı kaybettiler. Geçen sezon gençleştirme cycle’ının en altındaydılar. Bu sezon ise o gençler takıma oturdu. Ancak öyle bir değişimden bahsedebiliriz. Zaten Barcelona bu yenilenme cycle’larını hep çok iyi başarıyor.

Real ise gereksiz transferler ve Kaka’nın takımda kalması yüzünden sıkıntı yaşıyor Lig’in başında. Mourinho ilk geldiğinde yıldızlardan kurtulmuş ve ümit takımı gibi bir takım kurmuştu. Şimdi takımın merkezinde ilk 11’de kim oynayacak; Mesut mu, Modriç mi, Kaka mı? Buna bir türlü karar veremiyor. Takımın merkezindeki adama karar veeremezseniz işiniz zorlaşır.

Maçın kilit adamları kimler olur?

O kadar zor ki buna cevap vermek. Günün futbolunda böyle bir şey yok. Artık her birey kilit rolü oynuyor ve hepsinin toplamından farklı bir takım gücü çıkıyor. Hele Barça Futbolu gibi her pozisyonda en az 7-8 oyuncunun aktif olduğu bir modern baleden söz ediyorsak… Real ise bunu uzun paslarla, daha sert ve hızlı yapıyor.

Elbette Messi diye biri var ama Messi’yi orta sahadaki, savunmadaki güçlü adamlar oyuncular Messi yapıyor. Ronalda da öyle. Bir oyuncuya dayalı bir sistemin işlemesi imkansız. Tabii Messi-Ronaldo karşılaştırmaları güzel oluyor. Ama takım arkadaşları olmadan onların da varlık göstermeleri zor…Ben istiyorum ki, bu hafta sonu iki taraf da bizleri hiç ummadığımız biçimde şaşırtsınlar. Olumlu anlamda.

Jose Mourinho sık sık İngiltere’ye geri dönmek istediğini söylüyor. Sizce İspanya'daki zamanı yavaş yavaş doluyor mu?

Mourinho tabii ki merkeze kendisini koyacaktır. Tek başına çıkıp zirvelerde dolaşmış, Real’e gelmiş bir adam. Böyle şeyleri sevdiğini de hepimiz biliyoruz. Adam kendine “ben özel biriyim” diyor zaten. Bu adamlar buralara geldikleri zaman çok yalnızlaşıyorlar. Büyük kulüplerin içinde ne olduğunu bilmiyoruz. Bu açıklamaların arkasını okumak biraz zor. Büyük ihtimalle bu açıklamaların arka planında kulüple yaşadığı bir sıkıntı vardır.

Camp Nou’da Barcelona müthiş bir koregorafi hazırlıyor. Tüm stat Katalunya bayrağı renklerinde olacak. Katalunya’nın da bağımsızlığını ilan etmesi gündemdeyken bu konu maçı nasıl etkiler?

El Clasico’larda arkada hep bir laytmotif olarak duruyordu zaten bu konu. Biz, etnik sorunların tarih olması gereken bir dünyada, etnik kökenleri yüzünden insanların büyük baskılar yaşadığı, futbol üzerinden, nefretin ırkçılığın ve militarizmin sürekli yeniden üretildiği bir ülkede yaşıyoruz. Biz bu yüzden bu konunda hassas olmalıyız.

Ama sanırım durum İspanya’da biraz farklı. Katalan milliyetçiliğinin ve Katalunya kavramının tüm dünyaya tabii ki en kolay ulaşabileceği yer Barcelona-Real Madrid maçları. Bunu sürekli olarak yaşıyoruz. Ama Kalanlarınki biraz kültürel fantezi gibi geliyor bana. İspanya açısından bu konunun çok önemli olmadığını, etnik ayrımcılığın tarihe karıştığını düşünüyorum. Belki Bask bölgesinde bazı sorunlar sürüyor olabilir. İspanya ekonomik krizde olduğundan Katalanlar kendilerinin kuvvetli olduğunu göstermek için bu yola başvuruyorlar. Bu sorunu sürekli olarak gündeme getirecekler. Bağımsız olacaklarsa olsunlar. Hem bağımsız olmayacaksın, hem de “ayrılırım” diye şantaj yapacaksın. Bağımsız olunca Barcelona La Liga’da oynamayacak mı? Bir sürü Katalan olmayan futbolcun var. Mesela Iniesta İspanyol! Don Kişot’un bölgesinden.

Real Madrid’in İspanyol kibrine elbette “No Pasaran” ama Katalanların Barcelona üzerinden milliyetçilik yapmalarının şımarıklık olduğunu ve dar kapıcılık anlamına geldiğini düşünüyorum. Mesela ben Türkiyeliyim, ne yani, Barcelona’yı tutamayacak mıyım!

Haberin Tamamı İçin:

Tek Rakibi Kendisi: Mourinho

Tek Rakibi Kendisi: Mourinho

El Clasico öncesi Jose Mourinho cephesini Efe Yılmaz yazdı.

“Yenilsen de Yensen de” adlı televizyon programının El Clasico’yu konu alan yabancı konuklu programlarından birinde “Aslında İspanya’da bu derbiye bu kadar önem atfetmiyorlar, Türkiye’de biz daha fazla abartıyoruz” tadında bir mesaj verilmişti. Eğer gerçekten de İspanyollar için bu maçı kaybetmek o kadar önemli değilse akıl sağlıklarından şüphe etmek lazım. Bizim ülkemizde hayatın kendisidir lacivert ile kırmızının derbisi. Çocukluğundan beri sayısız defa hasta numarasıyla okuldan kaçmış, telefonlara çıkmamış, gerekirse geyikleri bitene kadar berberle dahi selamı sabahı kesmiş birisi olarak bu denli mühim maçlara başka boyuttan bakılmasını pek anlayamam. Aslında belki de İspanya’da kesin durumun ne olduğunu öğrenmek için iki telefon etmem yeterliydi ama aklıma geç geldi.

Emin olduğum tek şey Jose Mourinho’nun da bu derbiye aynı bizim gibi baktığı. Kaybetmek onun gibi birisi için ne kadar ağır bir yük ise ezeli rakibe yenilmek iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Öyle ki bütün bunların sonunda bir El Clasico’da aklını ciddi manada yitirip, bu gece Barcelona’nın başında sahaya çıkacak olan Tito Vilanova’nın gözünü parmaklamıştı. Bu Portekizli gibi futbolun saha dışı oyunlarını fazlasıyla seven ve başarıyla uygulayan birisi için bile çok büyük bir günah ve utançtı. Ama daha önce Inter ile Barcelona’ya kök söktürmüş ve biraz da onun etkisiyle Real Madrid’in başına geçen “Özel biri” (Burada “Allah bir ben tekim” videosu izlenecek) iş El Clasico’ya gelince uzunca süre asık suratla gezdi. Öyle ki geçen yıl İspanya Kupası’nın ilk maçında rezil, ikinci maçında ise harika bir takım yaratacak kadar dengesizleşiyordu en iyi bildiği işi yaparken. Rakibin mabedi Camp Nou’da Katalan kibrinden nasibini alarak “Tercüman Tercüman” (sanki adam La Rambla’da biracı kılığına girip ot satıyor) aşağılanmasına uğramıştı.

Sonra işler değişti. İspanya Kral Kupası’nda ikinci maçı iyi oynayan takım, aynı performansı La Liga’ya yansıttı ve Barcelona’yı mağlup edip, hem kendisinin hem de rakibinin tarihinde kırılma yarattı. Geçen sezon belki Real Madrid, Katalanlar’ı mağlup etmese de şampiyon olurdu ama ben eminim şampanyalar içilip çılgınlar gibi eğlenildikten sonra evine dönen Mourinho, boynundan çıkardığı kravatı eline doladıktan sonra salonundaki siyah koltuğa oturup kendisine “Neden yenemedim Barcelona’yı?” sorusunu soracaktı. Sonuçta hiçbir galibiyet şampiyonluktan daha önemli değildir ama bazı zaferler şampiyonlukları daha anlamlı kılar.

Kibir konusunda bir Katalan’dan eksiği olmayan “Kara Şövalye”mizin bu sezon şampiyonluk ve El Clasico’daki zaferler konusundaki en ciddi rakibi ilk kez kendisi olacak. Teknik direktörlük tecrübesi konusunda kendisinden çok deneyimsiz olan Tito’yu hafife almak, geçen yıl yendiği Barcelona’yı küçümsemek gibi hatalar yapmaması lazım. Bunun için ise yapması gereken basit. Bir gece uykusuz kalacak. Uyumak için o kadar çaresiz bir hale gelecek ki uyduda kanalları gezerken Habertürk’e rastlayacak ansızın. O sıra her şeyi bilen yegane insan Murat Bardakçı’nın ağzından şu cümleleri duyacak: “Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var...”

Peki bu cümleyi neden mi Portekizce duyacak? Eh zaten Türkçesini duysa Mourinho olmazdı.

Haberin Tamamı İçin:

Tito'nun Makinesi

Tito'nun Makinesi

Barcelona'yı, Real Madrid maçı öncesinde Armağan Ükünç değerlendirdi.

Katalunya, 2012 yazına, yıllardır alışkın olduğu şekilde girmedi. Katalan halkının gururu olan ve başkente karşı başlarını her zaman dik tutmalarını sağlayan Barcelona’da işler iyi gitmiyordu. Şampiyonluk ezeli rakip Real Madrid’e kaptırılmış ancak birçokları için bundan çok daha önemlisi, kulüpteki Guardiola dönemi sona ermişti.

Son dönem Barcelona makinesinin mimarı, mühendisi, işçisi, patronu, kanı, canı olan Pep artık yorulduğunu söylüyor ve bir sene boyunca hiçbir iş yapmadan kenarda duracağını belirtiyordu. Farklı galibiyetlerle, 3 puanlarla sona eren haftasonlarının ardından güneşli pazartesilere uyanmaya alışmış olan Katalunya’nın üstünde kara bulutlar vardı artık. Onları bu karanlıktan kim kurtaracaktı?

Pep’in yerine Tito

Guardiola’yı takımın başına getirerek topladığı kupalarla, dünya üzerindeki birçok takımın Pep formülünü uyarlamasına ve genç teknik direktörlere takımı emanet etmesine öncülük etmiş olan Barcelona kulübü, yine beklenmeyen bir karara imza atıyordu. Guardiola’nın istifasını açıkladığı toplantıda Barcelona’nın yeni teknik direktörü de açıklanıyordu; Tito Vilanova.

Futbola Barcelona akademisinde başlamış olan Tito, 1990 yılında Katalan ekibinde ilk 11 oyuncusu olamayacağını anlayıp takımdan ayrılmış ve Figueres, Celta, Mallorca gibi takımlarda oynamıştı. Tito’nun, bugün karşı karşıya geleceği Jose Mourinho ile ilk karşılaşması da futbolculuk yıllarına denk geliyor.

1998 yılında Lleida formasıyla eski takımı Barcelona’nın karşısına çıkan bugünün teknik direktörü, tecrübe kazanması için Barça koçu Van Gaal’in yerine oturtulmuş olan Mourinho’nun takımına gol atıyor ve Portekizli hocanın ilk kez teknik direktör olarak sahaya çıktığı maçta kendisine gol atan ilk futbolcu oluyordu.

Vilanova, futbolculuk kariyerinin ardından 2007 yılında Barcelona B takımında yardımcı antrenörlük yapmaya başladı. Yardım ettiği isim ise, 5 sene sonra halefi olacağı ve kurduğu hanedanlığı kendisine devredecek olan Guardiola’dan başkası değildi. İkili, Barcelona B takımını o sezon bir üst lige taşımayı başardılar ve Rijkaard-Neeskens ikilisinin görevi bırakmasının ardından Blaugrana’nın yeni umutları olarak A takımın yolunu tuttular.

Bu birliktelik, Barcelona tarihinin en parlak kadrolarından biriyle yaşanacak olan en muhteşem yılların müjdecisiydi. Pep’in yardımcısı olarak alınmadık kupa bırakmayan Tito’nun milyonlar tarafından tanınması ise Real Madrid’in Portekizli teknik direktörü Jose Mourinho’nun bir öfke nöbetinin kurbanı olması sebebiyle gerçekleşti.

Barcelona ile Real Madrid arasında oynanan İspanya Süper Kupası maçında kendisini gergin ortama kaptıran Mourinho, parmağını Tito’nun gözüne sokmuş ve bu hareketi uzun süre tartışılmıştı.

Miras değil, alın teri

Vilanova’nın Barcelona’nın başına geçmesi, birçok insan tarafından değişik şekillerde yorumlandı. Kimileri, Barcelona’nın bu geleneği devam ettirmesinin en doğrusu olduğunu ve takımı hali hazırda Vilanova’dan daha iyi tanıyabilecek biri olmadığı için kararın doğru olduğunu savunuyordu. 4 yıl boyunca Guardiola’nın yardımcısı olarak görev yapan Tito Barcelona makinasının işlemesindeki en kilit isimdi ve takımı daha da ileri taşıyacaktı.

Bir kısım insan için ise bu karar yanlıştı. Pep formülünü dünyaya sunan ve bu sayede her kupayı almış olan Barça bu kez işi abartmıştı. Takımın başına kariyeri daha sağlam, profili daha yüksek ve yıldızlara sözünü dinletebilecek bir isim geçmeliydi. Ama artık karar alınmış ve Vilanova şampiyonluk serisine 1 sene ara vermek zorunda kalmış olan Barcelona’nın başına geçmişti. Bunu en fazla hak eden isim de kendisiydi aslında. Ekim ayı geldiğinde bunu herkese kanıtlamış olacaktı.

Tito’nun Barcelona’sı Jordi Alba ve Alex Song transferleriyle savunmasını güçlendirdi. Sahadaki oyun mantığı ise değişmemişti. Bol pas, basketboldaki setler gibi kurgulanmış hücumlar ve rakibin topu ayağından tutmasına asla izin vermeyen baskı.

Ancak Tito temel prensiplere bağlı kalsa da, bazı noktalarda ufak değişikliklerde bulundu. Barcelona’nın hücuma kalkmadan önce yaptığı hazırlık pası sayısını azaltması ve Pep döneminde pek de görmediğimiz 2 pasta rakip kaleye gitmesi bu değişikliklerden biri oldu. Diğeri ise Tito’nun oyuncularına daha fazla şut çekme özgürlüğü vermesiydi.

İspanya Süper Kupası’nı Real Madrid’e kaptırsa da, Barcelona sezona muhteşem başladı. Oynadığı 10 resmi maçın dokuzunu kazanan Katalanlar, Real ile ligdeki puan farkını şimdiden sekize çıkarmış durumdalar ve maçı kazanırlarsa, ligin bitimine 31 hafta kalmasına rağmen fişi çekmiş bile olabilirler.

Barcelona’da Iniesta bu maçla sahalara dönüyor. Xavi ve Fabregas harika bir form yakalamış durumdalar ve Tito’nun düşünmesi gereken şey bu üç maestroyu hangi formülle bir arada oynatabileceği olacak. Dünyanın belki de gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olan Messi ise yine bildiğimiz gibi; 10 maç, 10 gol, 15 asist.

Barcelona bu akşam Camp Nou’ya yeniden işlemeye başlayan harika bir makina olarak çıkacak. Baskı altında olan ve daha şimdiden ligi elinden kaçırma tehlikesiyle başbaşa olan ise Real Madrid. Katalunya’da bizi yine harika bir El Clasico bekliyor. Tito’nun Barcelona’sı 3 puana çok daha yakın olan taraf olarak gözükse de futbol 3 ihtimalli bir oyun...

Haberin Tamamı İçin:

Real'i Yenmek Büyük Keyif

Real'i Yenmek Büyük Keyif

Barcelona’nın yıldızı Lionel Messi, iyi bir insan olmayı dünyanın en iyi futbolcusu olarak görülmekten daha çok önemsediğini söyledi.

İspanyol Gazetesi El Pais’e açıklamalarda bulunan Arjantinli orta saha, kupa kazanmayı her zaman kişisel istatistiklerinden daha önde tuttuğunu belirtirken futbolu bıraktığında da herkes tarafından iyi bir insan olarak hatırlanmak istediğini ifade etti.

Messi’nin röportajından satırbaşları ise şöyle:

“Guardiola’nın yerine Tito Vilanova’nın göreve gelişine sevindim. Tito’yu Barcelona’ya ilk adım attığımdan bu yana tanıyoru. Bana inanan ve beni U-16 takımında ilk 11’de başlatan da oydu.”

“Tito şu anda A takımda yer ala birçok oyuncunun La Masia’da kendini geliştirmesini ve bugünlere gelmesini sağlayan biri. Her zaman futbolculara karşı açık ve daima sizin için düşündüklerinizi direkt yüzünüze şöyleyen bir teknik direktör”

“El Clasico’nun barındırdıklarından dolayı Real Madrid’i yenmek her zaman için büyük keyif.”

“Real Madrid sizi kontra ataklarla yıkabilir. Çok hızlı bir takımlar ve süratli forvetleri var. Kendi kalelerinden rakip kaleye gidip golü atmaları için beş saniye yeterli. Size gol atabilmeleri için iyi oynamalarına gerek yok.”

“Gonzalo Higuain yeteri kadar tanıdığım için şanslıyım. Higuain maçın içinde değilken bile sadece iki dokunuşla iki defa gol atabilir.”

Haberin Tamamı İçin:

Camp Nou En Büyük Şova Hazırlanıyor

Camp Nou En Büyük Şova Hazırlanıyor

Pazar günü oynanacak El Clasico’da Barcelona taraftarının müthiş bir şov yapması bekleniyor.

7 Ekim’deki maçta Barcelona’nın resmi sitesinden yapılan açıklamaya göre 98.000 taraftara sarı ve kırmızı renkte kartonlar dağıtılacak. Katalunya’nın bayrak renklerini oluşturan sarı ve kırmızının ortasında ise “Barça!” yazacak. Bu koreografinin oyuncular sahaya çıkarken yapılacağı bildirildi. Camp Nou’daki koregorafi gösterilerinin 20. yılı anısına seçilen bu şovdan önce resmi sitede yapılan açıklamaya göre iki seçenek vardı. Birincisinde sadece sarı ve kırmızı kartonlar yer alacaktı. İkincisinde ise sarı-kırmızı kartonların ortasında “Barça!” yazacaktı. Barcelona takımı ikinci seçeneğin kullanılacağını açıkladı.

Böyle bir koreografinin yapılması da İspanya’da tartışmalara neden oldu. Katalunya’nın bağımsızlığını ilan etmesinin gündemde olduğu ülkede Barcelona’nın da La Liga’da oynamaya devam edip etmeyeceği merak konusuydu. Barcelona Başkanı Sandro Rosell de Monaco takımını örnek gösterip ligde yer almaya devam edeceklerini ifade etmişti.

Haberin Tamamı İçin:

Camp Nou'da Ateşkes

Camp Nou'da Ateşkes

İspanya'da 7 Ekim'de yapılacak Barcelona-Real Madrid maçını Filistinli futbolcu Mahmud Sarsak'ın da İsrailli asker Gilad Şalit gibi Camp Nou'da izleyeceği öğrenildi.

Filistin'in Madrid Büyükelçisi Musa Avde, Barcelona Kulübü'nün ne kendilerine ne de İsrailli asker Şalit'e onur konuğu tribününden özel bir daveti olduğunu söyledi.

Barcelona Kulübü'nün kendisine, futbolcu Sarsak'a ve Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Cibril Recub'a VIP bölümünden giriş bileti verdiğini belirten Avde, İsrailli asker Şalit'in ise İsrail'in Yediot Ahronot Gazetesi'nin futbol yorumcusu olarak akredite olduğunu belirtti.

Bugüne kadar yaşanan tartışmalardan dolayı, Şalit'i Barcelona'nın özel davetlisiymiş gibi gösteren İsrail basınını suçlayan Filistin Büyükelçisi Avde, ''Bu sportif bir şey, siyasi değil'' dedi.

Avde, pazar günkü maçta İsrailli asker Şalit'in basın, kendilerinin ise VIP tribününde oturacağını ve birbirlerini görmeyeceklerini ifade etti.

Barcelona Kulübü ile yapılan telefon görüşmesinde de an itibarıyla her iki tarafın da maça geleceğini teyit ettiği kaydedildi.

Barcelona Kulübü Kurumsal İlişkiler Başkan Yardımcısı Carles Villarubi, geçen günlerde bir Katalan radyosuna yaptığı açıklamada, Barcelona Kulübü'nün İsrailli askeri davet etmediğini, sadece bir akreditasyon başvurusunu kabul ettiğini belirterek, ''Barcelona bir buluşma yeridir, çatışma değil. Sadece uzlaşma isteyen Barcelona'nın bu meseledeki pozisyonu üzerine kimse şüphe duymamalıdır'' demişti.

Grev iptal edildi

Katalonya İş Mahkemesi'nde, Barcelona Kulübü ile kulübün işçilerinin bağlı olduğu şirket arasında yapılan 3 saatten uzun süren görüşmelerde, toplu iş sözleşmesine ilişkin temel konularda anlaşma sağlandığı belirtilerek, ''El Clasico''nun oynanacağı 7 Ekim tarihinde yapılacağı açıklanan, grevin iptal edildiği bildirildi.

Söz konusu grev,''El Clasico''nun oynanacağı Nou Camp Stadı'nın kapı görevlilerini de kapsaması bakımından maçı riske atıyordu.

Barcelona Kulübü ile kulüp işçileri arasında gelecek günlerde yapılacak müzakerelerde bir anlaşma sağlanamaması halinde ise işçilerin gelecek grev tarihi, Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona-Celtic maçının oynanacağı 23 Ekim olarak açıklandı.

Haberin Tamamı İçin:

Evet, Gerçekten 'Clasico': 2-2

Evet, Gerçekten 'Clasico': 2-2

İspanya La Liga'nın 7. haftasında 'El Clasico' olarak adlandırılan çok önemli maçta Barcelona, Camp Nou'da ezeli rakibi Real Mardid'i ağırladı. Müthiş mücadeleden kazanan çıkmadı.

Barcelona'nın gollerini 31. ve 61 dakikalarda Messi atarken , Real Mardid'in gollerini atan futbolcu ise 23. ve 66. dakikalarda dakikada Ronaldo oldu.

Mücadeleye Messi ve Ronaldo'nun attığı 2'şer gol damga vururken, bu iki oyuncu El Clasico'da ilk kez aynı maçta 2'şer gol atmış oldular. Bu sonucun ardından Barcelona puanını 19'a yükseltirken, Real Madrid puanını 11'e çıkarttı. Gelecek fikstürde Barcelona, deplasmanda Deportive La Coruna ile oynarken, R.Madrid ise kendi sahasında Celta Vigo'yu ağırlayacak.

ADRİANO SÜPRİZİ

Maça defans hattında bazı değişiklerle çıkan Barcelona'da teknik direktöt Vilanova, sakatlıkları bulunan Piuqe ve Puyol'un yerine Mascherano ve Adriano'yu defansın ortasında oynattı. Beklerde ise Alves ve Jordi Alba görev aldı. Orta sahada klasikleşen Busquets, Xavi, Iniesta, Fabregas 4'lüsüne yer veren Vilanova; forvette de Messi'nin yanında Pedro'yu tercih etti.

MESUT 11'E DÖNDÜ

Real Madrid ise 'El Clasico'da ideal kadrosuyla yer aldı. Kalede her zamanki gibi Casillas yer alırken defans 4'lüsünü Arbeloa, Rmaos, Pepe, Marcelo oluşturdu. R.Madrid teknik direktörü Jose Mourinho bir kaç maçtır yedek soyundurduğu Mesut Özil'e ise bu maçta ilk 11'de görev verdi. Bunun haricinde orta sahada Xabi Alonso, Khedira ve Di Maria görev yaptı. Mourinho'nun forvet hattında Ronaldo ile beraber tercih ettiği oyuncu ise Benzema oldu.

RONALDO 6. KEZ ATTI

Derbiye her iki takım da dengeli başladı ve Real Madrid son El Clasico'larda yaptığı gibi topla rakibinin oynamasına müsade etti. İlk bölümde Barcelona yine alışık olduğumuz pas oyununu yapsa da iki takım da çok etkili olamadı. Kontra ataklarla etkili olmaya çalışan Real Mardid'de gol 23. dakikada Ronaldo ile geldi. Benzema ceza yayında buluştuğu topu ceza sahasının sol çaprazında bulunan Ronaldo'ya verdi ve o da topla biraz ilerleyip topu Valdes'in solundan ağlara göderdi. Ronaldo bu golüyle El Clasico'da 6 kez üst üste gol atan ilk futbolcu oldu. Attığı golün ardından 2. golü de arayan Madrid ekibinde, bu fırsat 25. dakikada Benzema ile geldi. Sağ kanattan gelişen atakta Khedira korner çizgisinden ceza sahasına yerden bir top gönderdi ve topu alan Di Maria hemen yanındaki Benzema'ya bıraktı. Benzema'nın vuruşunda ise top direkten geri döndü.

BARÇA'NIN CEVABI GECİKMEDİ

Golden sonra Barcelona'ya bir şok da defans oyuncusu Daniel Alves'ten geldi. Brezilyalı oyuncu sakatlanmasının ardından oyuna devam edemedi ve yerine genç oyuncu Marc Montoya girdi. Barcelona'nın yediği golden sonra aradığı beraberlik sayısı ise gecikmedi. R.Madrid'in golünden 8 dakika sonra sağ kanattan gelen Pedro'nun yerden gönderdiği top ceza sahasında önce Ramos'a, ardından Xabi Alonso'ya çarptı ve yükselen topa Pepe kafayla vurmak isterken sektirince topu önünde bulan Messi için golü atmak zor olmadı. 31. dakikada skor 1-1'e geldi. İlk yarının kalan dakikalarında başka gol olmadı ve takımlar 1-1'lik eşitlikle soyunma odasına döndüler.

YİNE MESSI YİNE MESSI

İkinci yarının hemen başında Mesut ceza sahasında Busquets'in müdahalesi ile yerde kaldı fakat hakem bu pozisyonda devam kararı vererek Madridli oyuncuları çileden çıkarttı. İkinci yarıda takımlar daha ortada geçen bir mücadele içindeydiler ve karşılıklı ataklar vardı. Mücadele biraz daha sertleşti ve dakika 61 olduğunda R.Madrid'li Pepe'nin sert müdahalesi ceza yayının önünde yerde kalan Messi, frikikte topun başına geçti ve süper bir gol atarak takımını 2-1 öne geçiren golü attı.

RONALDO TEKRAR SAHNEDE

Yediği golün ardından Real Madrid teknik direktörü Mourinho forvet hattında değişikliğe gitti ve Benzemayı oyundan alarak Higuian'i oyuna sürdü. Yapılan değişikliğin ardından beraberlik golünü arayan R.Madrid, sadece 5 dakika sonra bu gole ulaşmayı başardı. 66. dakikada, orta alanda Xabi Alonso pasını ceza yayının önündeki Mesut'a attı ve onun müthiş ara pasında defansın arkasına sarkan Ronaldo kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu ağlara göndererek maçtaki 2. golünü kaydetmiş oldu ve müthiş derbide takımını beraberliğe taşıdı.

MONTOYA DİREĞE TAKILDI

Durumun 2-2'ye gelmesinin ardından oyunda sertlik de artmaya başladı. Oyun sık sık faullerle durdu ve zaman zaman iki takım futbolcuları birbirlerine tepki gösterdiler. Her iki takımın da gol atma çabaları olsa da iki takım oyuncuları da bir türlü ciddi gol girişimde bulunamadılar. Dakikalar 88'e geldiğinde en ciddi gol pozisyonu Montoya ile Barcelona adına geldi. Bu dakikada genç oyuncu ceza sahası dışından yağtığı vuruşta top üst direkten oyun alanına döndü. Bu pozisyonun ardından başka bir pozisyon da çıkmadı ve müthiş maç Ronaldo ile Messi'nin karşılıklı 2'şer golüyle 2-2 berabere sona erdi.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdanaAjaxArda TuranBarcelonaBelçikaBeşiktaş Jimnastik KulübüCristiano RonaldoFenerbahçeFenerbahçe Spor KulübüFilistinFransaIker CasillasİngiltereİspanyaİsrailJose MourinhoJuventusKuytManuel FernandesMeirelesMessiPortekizPortoReal MadridRusyaŞampiyonlar LigiSowTercihVanfutbolgündemmonacooyunpasta
Görüş Bildir