Atabeyler Davası'nda da Örgüt Bulunamadı!

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Eli silahlı örgüt mü olur!

Eli silahlı örgüt mü olur!

Atabeyler davasında mahkeme, sanıkların askeri hiyararşi dışına çıkıp silahlı eylem planladıklarını vurguladı ama örgüt bulamadı.

Kamuoyu onları ‘Atabeyler çetesi’ diye tanıdı. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli dört asker, içlerine ‘finansör’ sıfatıyla bir esnafı alıp iki emniyet müdürüyle görüşerek, Kürtlere karşı ‘ses getirici’ eylem yapmak için yola çıkmışlardı. İddiaya göre hedefleri, Başbakan Erdoğan ’ın Kürt kökenli danışmanı Cüneyd Zapsu’nun marketiydi. TSK ’dan çaldıkları mühimmatlara sivillerden temin ettiklerini de ekleyerek, eylem anı için en uygun fırsatı kolluyorlardı ki, yakalandılar. Evlerinde TNT kalıpları, C4 patlayıcılar, el bombaları, silahlar, fitiller, mayın kapları bulundu. Liderleri TSK ’dan atıldı. Beş yıllık yargılama sonunda, “Askeri disipline aykırı şekilde hiyerarşiye de uymaksızın PKK örgütünün kır kadrosuna yönelik şekilde bir anlamda kendi inisiyatifleriyle eylem gerçekleştirecekleri” sabit olduğu halde, yalnızca ‘patlayıcı madde bulundurmak’ suçundan cezalandırıldılar.

Marketlere bomba ihbarı

Ankara ’da Danıştay’a yönelik silahlı saldırının bir gün sonrasıydı. Ankara Emniyeti’ne 18 Mayıs 2006’da ulaşan ihbarda, asker - sivil karışımı bir grubun Cüneyd Zapsu’nun sahibi olduğu marketlere yönelik bombalı saldırı yapacakları belirtiliyordu. Polis, 30 Mayıs’ta evleri bastığında, adeta bir mühimmat deposuna giriyordu. Peki, ihbarda adı geçenler kimlerdi?

Neden bir araya gelmişlerdi?

İlk isim, Pilot Murat Eren’di. Özel Kuvvetler Komutanlığı Hava Alayı’nda görevliydi. En yakın arkadaşı, Özel Kuvvetler’in Muharebe Arama Kurtarma (MAK) biriminde görevli Astsubay Erkut Taş, Yasin Yaman ve Yakup Yayla’ydı. Astsubay Taş, tahrip uzmanıydı.

Ne olduysa 2005’te oldu. Pilot Murat Eren, askeri savcılıktaki ifadelerine göre Taş’a “Devletin durumu kötüye gidiyor, bir şeyler yapmalıyız” diyerek, eylem önerisini açtı. Taş da “Yapalım komutanım” dedi. Eren, hedeflerinin Zapsu’nun mağazaları olduğunu söyledi. Bu arada Eren’in esnaf arkadaşı Yunis Akkaya da gruba katıldı. Akkaya finansör olacaktı. Eylem tarih, 2006’nın yılbaşı günüydü.

Erkut Taş, Kuzey Irak ’taki operasyonlarda ele geçirdiği ya da personele eğitim verirken birliklerden getirdiği mühimmatları gizlice evine taşıyordu. Bu arada, TSK ’nın adının geçmemesi için askeri değil, sivil patlayıcı bulmaya karar verdiler. Yasin Yaman da ‘claymore’ adlı bombayı buldu. Murat Eren de Kuzey Irak ’tan 326 gramlık TNT sağladı. Yunis Akkaya ise düzenekte kullanılmak üzere 20 kadar telsiz ve saat getirtti. Yılbaşında çok sayıda insanın öleceğini düşünerek, eylemi Kurban Bayramı arifesine ertelediler. Fakat “Bayramda da eylem olur mu?” tepkisinden ürkerek, eylemi tekrar ötelediler. Diğer taraftan Eren, arkadaşlarına gönderdiği e-mail’lerde, “Kürtlere dur denilmesi gerektiğini” yazıyordu.

Grup, Ocak-Şubat 2006’da Merzifon Emniyet Müdürü Raşit Çavdar’a eylem düşüncesini açtı. İddialara göre Çavran, ilkin “İyi olur” dediyse de sonradan cayıp Çorum Emniyet Müdür Yardımcısı Cemal Hasan Özdeş’le de görüşmelerini önerdi. Erkut Taş, dönüşte, evindeki mühimmatları Yasin Yaman’ın babasının evine taşıdı. Mart 2006’da bu evden alıp Yunis Akkaya’nın evine aktardı.

Merzifon’dan bir internet kafeden gönderilen ihbarla polis, 30 Mayıs’ta üç eve gittiğinde silahlar, patlayıcılar, mühimmatlar, bombalar ve bomba yapımında kullanılan malzemelerle karşılaştı. Krokiler, ‘Atabeyler’ adlı askeri birlik adına verilmiş plaketler, bomba düzeneği olduğu anlaşılan şemalar bulundu. Murat Eren, Erkut Taş, Yasin Yaman, Yakup Yayla ve Yunis Akkaya tutuklandı.

Önce askeri yargı

İlk dava Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde görüldü. Dava, 29 Mayıs 2007’de bittti. Yargılamanın sonucunda, üç sanıktan ele geçirilen 20 ayrı kalemde 46 parça mühimmat ve 384 gramlık TNT’den yalnızca iki tahrip kalıbının ve hakemli bir el bombasının TSK ’dan çıkarıldığı, diğerlerinin operasyonlardan getirildiği kanısına varıldı. ‘Askeri malzemeyi saklamak’ iddiasıyla biri sivil dört sanığa beş ay hapis verildi. Murat Eren’e ayrıca ‘gizli bilgileri paylaştığı’ için beş yıl hapis verildi ve TSK ’dan atıldı.

Hükümeti engelleme

Bu arada, Ankara Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede 10 sanık hakkında; ‘hükümetin görevlerini yapmasını engelleme teşebbüs’ ve ‘izinsiz patlayıcı bulundurmak’ iddiası yöneltildi. Savcı Salim Demirci, askeri mahkemenin kararından bir gün sonra, 30 Mayıs 2007’de mütalaa verdi. Demirci, yalnızca, ‘patlayıcı madde bulundurmak’ ve ‘Ateşli Silahlar Kanunu’na aykırılık’tan cezala istedi.

Mütalaada bir silahlı örgüt olmadığı savunulurken, bir yandan da askerlerin hiyerarşi dışında hareket ettikleri belirtilip şu tespit yapılıyordu: “Murat Eren ve Erkut Taş’ın bunları (mühimmatı) askeri disiplin ve emirlere aykırı şekilde hiyerarşiye de uymaksızın silahlı bölücü PKK örgütünün kır kadrosuna yönelik şekilde bir anlamda kendi inisiyatifleriyle gerçekleştirecekleri faaliyetlerde kullanmayı kararlaştırdıklarını...”

Cezalar ertelendi

Ankara 11. Ceza Mahkemesi, nihayet önceki gün karara vardı. Bir sanık öldüğü için dokuzu hakkında verilen karara göre; Murat Eren, izinsiz patlayıcı madde bulundurmak ve nakletmekten 4 yıl 2 ay; Taş, Yaman ve Akkaya da 2 yıl 6’şar ay hapse çarptırıldı. Taş ve Akkaya ayrıca Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefetten de 10’ar ay ceza aldı. Cezalar ertelendi. Ve yargılama sonunda, iddianamede belirtildiği üzere “Eylem gerçekleştirmeyi tartıştıkları ancak düşünce planını aşıp eyleme geçecek şekilde hazırlık içinde olmadıkları” gerekçesiyle ‘örgüt’ kabul edilmedi.

Örgüt dediğin ‘parasız eğitim’ pankartı açar

Mahkemelerin örgüt saydığı bazı davalar şöyle:

Parasız eğitim: “Parasız eğitim istiyoruz, alacağız” yazılı pankart açan Berna Yılmaz ve Ferhat Tüzer’e 8 yıl 5 ay hapis cezası verildi. İki genç 19 ay tutuklu kalmıştı. Karar kesinleştiği takdirde gençlerin 56 ay daha cezaevinde kalmaları bekleniyor.

Başkan adayı da var: Tunceli ’de, önceki yerel seçimlerde ilde ikinci en çok oyu alan Murat Kur dahil beş kişi Maoist Komünist Partisi üyesi oldukları savıyla tutuklandı. Beş kişiye 60 yıla yakın hapis verildi. Suçlamalar arasında anmalara katılmak ve seçimleri boykot afişi asmak da var.

Pankart: Ankara ’da, Bahadır Söylemez ve Özgür Alkan isimli iki üniversiteli, 12 Eylül ’de asılan üç işçinin adının geçtiği pankartı köprüye asınca 2011’de tutuklandı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraBaşbakanDanıştayIrakKurban BayramıPolisTunceliTürk Silahlı Kuvvetleri
Görüş Bildir