Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Arkadaş Arıyorum, Arkadaş!

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Arkadaş arıyorum, arkadaş!

Eskileriniz hatırlar, telefonun ahizesini kaldırıp rasgele çevrilen numaralar ile karşımıza çıkan kişiyle muhabbet etmeye başlardık. Gece başlayıp uzun saatler boyunca devam eden tanımadığımız kişi ile yaptığımız arkadaşlıkları sevdik. Telefonun ardından çıkan telsiz ile yeni sohbet odalarımız “Arkadaş arıyorum, arkadaş”ları da çok sevdik. Gençlerin ilgi gösterdiği çağının bu modern oyuncakları ya evrim değiştirip yeni biçim aldılar ya da mazide yittiler.

Mektup ile başlayan “arkadaş arıyorum odaları” teknolojinin gelişimiyle vücudumuzun bir parçasıymış gibi yaşamımızda her dönem farklı formasyonla yer aldı. Farkındalık peşinde koşan genç bireyler kendisine yakın hissettiği kişilerden arkadaş grupları oluşturmak istemişlerdir. Bulunduğu çağın modern aletleriyle arkadaşlıklar kuruldu, topluluklar oluşturuldu. Günümüze kadar değişerek gelen alet edevatlar arasından fırlarcasına ortaya çıkan internet, sosyal medyada etkin bir kullanım aracı oldu. İnternetin halka sunulması ilearkadaşlık odalarına ilgi arttı. İnternetin ucuzlaması ile ilgi, alakaya dönüştü.

Her yerden sinek gibi türeyen sohbet grupları ve topluluklardaki çeşitlilik ebeveynleri ve halkları yönetenleri endişeye sevk etti. İlk başlarda sosyal bir faaliyet gözüyle bakılan bu aktivitelerin istismarlara açık olması, dezenformasyonun oluşması, ebeveyn olarak çocuğun bir toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamaması vb. sorunların görülmesi toplumlarda dejenerasyonun oluşmasına yol açtı. Sorunun çözümü için internetin ortadan kaldırılması yerine kullanımını sınırlandırarak devlet okullarında ve pek çok eğitim kurumlarında bilgisayar ve internetin faydalarının anlatılması, disiplinli bir şekilde kullanılmasının öğretilmesi ile doğabilecek bir yozlaşmanın önüne set çekileceğini umduk.

Fakat alınan önlemler yeterli olmuyor. İnternet işyerlerinden evlere, evlerden sokağa taşıyor… İnternetin sokağa dökülmesinin müsebbibi olarak gördüğüm bir zamanların chat odalarının şimdiki sosyal medya kavramının altına gizlenen “Arkadaş arıyorum, arkadaş!” sohbetleridir. Geceleri çalan telefon ardından gelen sohbet ve devamında her türlü istismara açık olan araç, günümüzde kullanılan internet ile benzerlik gösteriyor. Kendisinden önceki araçların işlevini alan internet, görevini üstlendiği her aracın da olumsuzluklarını aldı.

İnterneti ve ardında bulunan bilgisayar ve türevlerini yasaklamak, sonlandırmak olumsuzlukları ortadan kaldırmaktır. Yapılabilir mi? Nasıl ki telefonu yasaklamadık interneti de yasaklamayacağız. Çünkü teknolojinin çıkış amacı belli bir çevrenin (bu devlet de olabilir) güç elde etmek olduğu sürece bizler için üretilen teknolojik oyuncakların zararları görünmezden gelinecek ve bu zararlar toplum içinde yüksek sesle dile getirene kadar susulacaktır. Ne zaman ki karşıt sesler yükselir o zaman devlet ya da o gücü elinde bulunduranlar tarafından oluşan yankının etki nispetince çözüm üretilir.

Çözüm için karşıt seslerin olmasına gerek olmayabilir, bazen üretilecek çözümden elde edilecek kazançlar da belli grupları çözüme odaklı çalışmaya sevk edebilir. Örneğin kanser hastalığın iyileştirilmesi yönünde yapılan çalışmalar kanser hastalığını artıran ürün/hizmetlerin engellenmesinden çok daha fazladır. Dünyamız için doğal afetlere sebep olabilecek “Küresel Isınma” sorununa yaklaşımımız gibi.

Bizler için tehlikeli olabilecek bu ürünleri hayatımızı kolaylaştırdıkları sürece vazgeçmeyeceğiz. Domino taşı gibi birinin faydası diğerini de kullanmamıza etki edecek ve modern olarak tanımlanan kalıba girmiş olacağız. Kalıp içinde bizi şekillendirmelerine (mecburen) göz yumacağız. Batılıların sevdikleri Zombi filmlerinde olduğu gibi bir ısırık bu kalıba girmemiz için yeterli olacak.

Kaçış yok mu, iyileştirme ise onların istedikleri yönde olunca bizlerin yapması gereken şey ısırılmayı beklemek mi olacak? Evet... Ama üzülmeyin, bu yazıyı internet üzerinden okuyanlar, siz zaten ısırıldınız.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

KanserSosyal Medya
Görüş Bildir