Andorra'nın Yüzölçümü Küçük Alışverişte Şöhreti Büyük

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Andorra'nın Yüzölçümü Küçük Alışverişte Şöhreti Büyük

Andorra'nın Yüzölçümü Küçük Alışverişte Şöhreti Büyük

İbrahim Ünaldı, bir kamu kuruluşunda başmüşavir. Her fırsatta seyahate çıkıyor, Avrupa’yı otomobille gezmeyi seviyor. Bu yıl eşiyle 20 günde 10 ülke geçti. İspanya - Fransa sınırındaki Andorra’nın başkenti Andorra La Vella’ya da uğradı. “Öyle ucuz ki, iki ülkeden pazar alışverişine geliyorlar” diyor.

İbrahim Ünaldı (61) İstanbul’da yaşıyor. En önemli hobileri seyahat etmek ve kitap okumak. Her yıl en az 15 gün kendi otomobiliyle yurtdışına, hafta sonları ise İstanbul’a yakın yerlere seyahat ediyor. İzlenimlerini internetteki bloğunda paylaşıyor. Gelecek yıl otomobiliyle bir ayda Kuzey Avrupa ve Rusya’da 25 bin kilometrelik tura çıkmayı planlıyor. Bugüne kadar yurtiçinde 77 il, yurtdışında Avrupa ülkeleri ve Suriye’yi gezdi. Son seyahatinde Yunanistan, İtalya, Monaco, Fransa, İspanya, Andorra, Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Makedonya’da toplam 53 şehir gördü. Ünaldı “Seyahate bir akşam eşimle aniden karar verip planlamasını yaptık” diyor.

UÇURUMLARDA SLALOM

Yolculuğa başlamadan ülkeler hakkında bilgi toplayıp, internetten otel rezervasyonlarını yaptılar. Otomobille yurtdışına çıkmak için gerekli evrakları tamamladılar. Dosyalarını alıp 10 bin kilometrelik tura başladılar. Andorra’ya Madrid ve Zaragoza üzerinden geçtiler:

“Andorra, Pirene Dağları’nın ortasında. 468 kilometre karelik yüzölçümü, 75 bin nüfusuyla Avrupa’nın en küçük devletlerinden biri. Denizle hiçbir bağı yok. Havalimanı ve demiryolu bile yok. Dağlarda kıvrılarak ilerleyen, bir tarafı uçurum olan ve kimi zaman da trafiği yoğunlaşan, iki şeritli yoldan ulaşılıyor. Barcelona’ya gelen turistler, ekstra tur programları kapsamında 3-3,5 saatlik otobüs yolculuğuyla başkent Andorra La Vella’ya geliyor. Akşam saatlerine doğru serinlik içinizi ürpertiyor. Zirvesindeki karları nedeniyle beyaz dantelleri andıran Pirene’lerin yemyeşil ormanlarla kaplanmış eteklerinde birbirinden güzel taş evleri var. Tertemiz dağ havasını ciğerlerinize doldurabilirsiniz. Özellikle kayakseverler için cennet burası, Avrupa’nın en yüksek ülkelerinden. Özellikle sabahın erken saatlerinde, Andorra La Vella’yı çevreleyen dağların üzerindeki yoğun sis tabakası ve etraftaki ağaçların üzerindeki çiğ damlaları şehre ayrı bir güzellik, güne ayrı bir tazelik katıyor.”

VİZE GEREKİYOR FAKAT SINIRDA KONTROL YOK

Ünaldı çiftinin sabah erken saatte Zaragoza’dan başlayan yolculukları yaklaşık dört saat sürmüş: “Hiçbir kontrolle karşılaşmadan ülkeye girdik. Aslında vize gerekiyor. Bizim “Yeşil Pasaport”umuz olduğu için sorun yaşamadık. Ülkenin başkenti ve alışveriş merkezi olan Andorra La Vella’da konakladık. Aslında Andorra denildiğinde de başkent Andorra La Vella kastediliyor zaten. Burası çok küçük bir ülke. Alışveriş cenneti diyebiliriz. Günübirlik de gidebilirsiniz. Otopark sorunu yok. Önce saati 1 Euro’ya otomobilimi park ettim. Daha sonra kaldığım butik otelin önündeki ücretsiz alana çektim. Yakıt tüm Avrupa ülkelerinden daha ucuz. Çıkışta litresi 1,16 Euro’dan dizelle depoyu doldurdum.”

Peki burası neden ilgilerini çekti: “İspanyol ve Fransızların günlük pazar alışverişi için bile gittiklerini duymuştum. Gümrüksüz alışveriş cenneti olarak ün yapmış. Prenslikle yönetilen, Euro bölgesindeki ülkenin yaşam standartları yüksek. Ordusu yok. Doğası ise dillere destan. Bu nedenle görmek istedik ve programımıza aldık.”

MAĞAZALAR TATİL GÜNLERİ BİLE AÇIK

Gümrüksüz ve ucuz ürün Ünaldı’nın da alışveriş iştahını kabartmış: “Her cadde, sokak irili ufaklı mağaza dolu. Elektrik-elektronik, mücevherat, optik, parfümerinin her çeşidi, spor giysiler, çocuk, erkek ve kadın kıyafetleri, çanta, ayakkabı, deri ürünleri, dayanıklı gıda ürünleri, alkol ve tütün mamulleri gibi saymakla bitmeyecek ürünler satılıyor. Aradığınız tüm markaları birbirine yürüme mesafesinde. Yine de tüm mağazaları bir günde gezmek imkansız, tatil günleri de açıklar. Saat 10.00-14.00 ve 16.00-19.00 arasında alışveriş yapabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta fiyatların mağazalara göre değişmesi. Alışverişten önce fiyat araştırması yapılmalı. Pazarlık geçerli. Müşteriyle çok ilgileniyorlar. Tek seferde 500 Euro’dan fazla alışverişe vergi indirimi uygulanıyor. Romalılara kadar uzanan çok eski ve zengin kültürü içinde barındıran bu şehrin parke taşlı sokakları, eski taş binaları ve ortaçağdan kalma tarihi köprüleri de gezilmeye değer. Ayrıca, 12’nci yüzyıldan kalma Sant Esteve Kilisesi, parlamento binası ve burada bulunan, ülkenin tek mahkeme salonu da görülebilir. Bunun yanı sıra ülke, Pireneler genelinde en geniş ve yüksek alanlarda kayak imkanı sunması nedeniyle, bu sporla ilgilenenlerin gözde yerleri arasında. Kayak merkezlerine giden yollar her zaman açık tutuluyor ve tertemiz.”

OTEL ÇOK FAKAT YER BULMAK ZOR

Gece hayatının gündüzle kıyaslanınca daha sakin olduğunu söylüyor: “Akşamları uğranılan en popüler yer Plaça del Poble olarak adlandırılan, aynı zamanda önemli kültür ve sanat etkinliklerinin yapıldığı geniş bir meydan.”

Yemeklere gelince... “Deniz ürünleri ve Akdeniz mutfağı öne çıkıyor. Bol bol fast-food bulabilirsiniz.”

Konaklama seçeneklerini ise şöyle anlatıyor: “Şehir, küçük olmasına rağmen, çok sayıda konaklama imkanına sahip. Turist yoğunluğu nedeniyle yer bulmak çok kolay değil. Ben seyahatlerimde konaklama tercihimi park sorunu olmayan, temizliği ve servisi üst düzeydeki butik otellerden yana kullanıyorum. Kaldığımız otel merkezde ve alışveriş caddelerine beş dakika yürüme mesafesindeydi. Görevlinin çok cana yakın davrandığını ve her konuda yardımcı olmaya çalıştığını gördüm. Ayrıca şebeke suyu, içme suyu olarak kullanılabiliyor. Çünkü son derece temiz, berrak ve dağın zirvelerinden süzüldüğü için buz gibi.”

OTOBANLARA GİRMEM HALKLA SOHBETİ SEVERİM

Seyahate otomobille gitmek içinde bazı zorluklar barındırsa da benim için çok zevkli. Çünkü, gittiğimiz yerlerde sosyal hayatın içine karışıyor, doğayla daha çok haşır neşir oluyor ve o bölgenin insanlarını yakından tanıyor, ekonomik, tarihsel ve kültürel birikimleri hakkında daha fazla bilgi ediniyoruz. Seyahatlerimde yol üzerindeki satıcılardan, sebze-meyve türü ürünler almayı ve onlarla sohbet etmeyi seviyorum. Hatta bazen kendi dilinden başka bir dil bilmeyenlerle işaret diliyle iletişim sağlıyorum. Çok da eğlenceli oluyor. Bu arada Avrupa’da otomobille seyahat edeceklerin özellikle trafik kurallarına hassasiyet göstermeleri çok önemli. Çünkü cezalar çok ağır. Tatili zehir edecek kadar! Otobanlar çok pahalı, ayrıca çevreyi de göremiyorsunuz. En iyisi ara yolları kullanmak.

En sevdiği beş şehir: Roma, Granada, Struga, Dubrovnik, Mostar

Seyahatte ne okur? Rehber kitaplar

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Arda TuranDubrovnikFransaHırvatistanİspanyaİstanbulİtalyaKitapRusyaSlovenyaSuriyeYunanistanmeyvemonacotatilvergi
Görüş Bildir