'En İyi Film Aklımızdan Bile Geçmiyordu!'

 > -

Altın Koza’da Ödüller Sahiplerini Buldu

Altın Koza’da Ödüller Sahiplerini Buldu

Bu yıl 19.su düzenlenen Adana Altın Koza Film Festivali’nde büyük ödül ”Babamın Sesi” filmine gitti. Yapımcılığını Özgür Doğan’ın üstlendiği film Maraş Katliamı’ndan etkilenen bir ailenin hikayesini anlatıyor.

Altın Koza’nın en çok ödül kazanan filmi ise Pelin Esmer’in yönettiği ”Gözetleme Kulesi” oldu. Pelin Esmer ”en iyi yönetmen” ödülünü kazanırke, Nilay Erdönmez ”en iyi kadın oyuncu”, Menderes Samancılar ”en iyi yardımcı erkek oyuncu”, Laçin Ceylan ”en iyi yardımcı kadın oyuncu”, Özgür Eken ”en iyi görüntü yönetmeni ödülü”nü kazandı. Yönetmen Belmin Söylemez ise ”Şimdiki Zaman” filmi ile ”Yılmaz Güney Ödülü’’nün sahibi oldu.

19. Altın Koza Film Festivali ödülleri

En iyi film: Babamın Sesi (Orhan Eskiköy, Zeynel Doğan)

Yılmaz Güney ödülü: Şimdiki Zaman (Belmin Söylemez)

Yönetmen: Pelin Esmer (Gözetleme Kulesi)

Senaryo: Orhan Eskiköy (Babamın Sesi)

Kadın oyuncu: Nilay Erdönmez (Gözetleme Kulesi)

Erkek oyuncu: Engin Günaydın (Yeraltı), İlyas Salman (Lal Gece)

Yardımcı kadın oyuncu: Nihal Yalçın (Yeraltı ve Araf), Laçin Ceylan (Gözetleme Kulesi)

Yardımcı erkek oyuncu: Menderes Samancılar (Gözetleme Kulesi)

Görüntü yönetmeni: Özgür Eken (Gözetleme Kulesi)

Müzik: Verilmedi.

Sanat yönetimi: Osman Özcan (Araf)

Kurgu: Siirt’in Sırrı (İnan Temelkuran, Kristen Stevens)

Türkan Şoray umut veren genç kadın oyuncu: Neslihan Atagül (Araf)

Umut veren genç erkek oyuncu: Barış Hacıhan (Araf)

İzleyici ödülü: Lal Gece (Reis Çelik)

SİYAD jürisi en iyi film: Şimdiki Zaman (Belmin Söylemez)

Film-Yön jürisi en iyi yönetmen: Erden Kıral (Yük)/ özel ödül: Belmin Söylemez (Şimdiki Zaman)

Jüri Özel: Siirt’in Sırrı

Jüri Özendirme ödülü: Evin Demirhan (Siirt’in Sırrı belgesilde hikayesi anlatılan kadın güreşçi)

Benzer Yazılar:

Altın Koza’da Yarışacak Filmler Belli Oldu

Altın Koza’nın Gala Programı Belli Oldu

44. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

”Şimdiki Zaman” Torino ve Hamburg’da

Yeşilçam Film Akademisi Ödülleri Sahiplerini Buldu

Emin Alper’e Uluslararası Ödül

Pelin Esmer’in ”Gözetleme Kulesi” Toronto’da

69. Altın Küre Ödülleri

Venedik’te Ödül Alanlar Altın Portakal’da

Altın Fayton Nuri Bilge Ceylan’a

Yazar SinehaberHaberler.

Bu yazıya yazılan yazıları RSS üzerinden takip edebilirsiniz RSS 2.0.

Yorum yazabilir veya geri izlemede bulunabilirsiniz.

Haberin Tamamı İçin:

Altın Koza 'Babamın Sesi'Ne

Altın Koza 'Babamın Sesi'Ne

Radikal .com.tr - Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Adana Altın Koza Film Festivali ’nde büyük ödül ‘Babamın Sesi’nin oldu. ‘İki Dil Bir Bavul’ ekibinin yeni filmi ‘Babamın Sesi’, Maraş Katliamı ’ndan etkilenen Kürt- Alevi bir ailenin hikâyesi üzerinden kimlik meselelerine eğiliyor. Eski eşyaların arasında babasına gönderilmek üzere kaydedilmiş annesinin ve kendi çocukluk sesinin olduğu kasetleri bulanca babasının gurbetten gönderdiği kasetlerin peşine düşen genç Mehmet’in arayışına odaklanan film, dünya prömiyerini geçen şubatta Rotterdam Film Festivali’nde yapmıştı. ‘İki Dil Bir Bavul’un yönetmenlerinden Orhan Eskiköy, Zeynel Doğan’la birlikte yönetmenliği üstlenirken ‘İki Dil’in diğer yönetmeni Özgür Doğan bu kez yapımcı.

Altın Koza ’nın en çok ödül kazanan filmi ise beş ödülle Pelin Esmer’in yönettiği ‘Gözetleme Kulesi’ oldu. Pelin Esmer en iyi yönetmen seçilirken ‘Gözetleme Kulesi’ başroldeki Nilay Erdönmez’e en iyi kadın oyuncu, Menderes Samancılar’a yardımcı erkek, Laçin Ceylan’a yardımcı kadın oyuncu, Özgür Eken’e de en iyi görüntü yönetmeni ödülünü getirdi.

Yönetmen Belmin Söylemez, ilk filmi ‘Şimdiki Zaman’la Yılmaz Güney Ödülü’nün sahibi oldu. Radikal ’in sinema yazarlarından Şenay Aydemir’in de yer aldığı SİYAD jürisinin en iyi film tercihi de ‘Şimdiki Zaman’ olurken bu yıl ilk kez yönetmenlerin verdiği Film-Yön jürisinin ödülü ‘Yük’ filmiyle usta yönetmen Erden Kıral’a gitti. Film-Yön jürisi Belmin Söylemez’e de özel ödül verdi.

Başkanlığını yönetmen Ferzan Özpetek ’in yaptığı jüri, ‘Siirt’in Sırrı’ belgeselinde hikayesi anlatılan kadın güreşçi Evin Demirhan’a özendirme ödülü verilmesini kararlaştırdı.

Festivalin iddalı yapımları arasında gösterilen Yeşim Ustaoğlu’nun yönettiği ‘Araf’ ise yardımcı kadın umut veren kadın/erkek oyuncu ve sanat yönetimi ödülleriyle yetinmek zorunda kaldı.

19. Altın Koza Film Festivali ödülleri

En iyi film: Babamın Sesi (Orhan Eskiköy, Zeynel Doğan)

Yılmaz Güney ödülü: Şimdiki Zaman (Belmin Söylemez)

Yönetmen: Pelin Esmer (Gözetleme Kulesi)

Senaryo: Orhan Eskiköy (Babamın Sesi)

Kadın oyuncu: Nilay Erdönmez (Gözetleme Kulesi)

Erkek oyuncu: Engin Günaydın (Yeraltı), İlyas Salman (Lal Gece)

Yardımcı kadın oyuncu: Nihal Yalçın (Yeraltı ve Araf), Laçin Ceylan (Gözetleme Kulesi)

Yardımcı erkek oyuncu: Menderes Samancılar (Gözetleme Kulesi)

Görüntü yönetmeni: Özgür Eken (Gözetleme Kulesi)

Müzik: Verilmedi.

Sanat yönetimi: Osman Özcan (Araf)

Kurgu: Siirt’in Sırrı (İnan Temelkuran, Kristen Stevens)

Türkan Şoray umut veren genç kadın oyuncu: Neslihan Atagül (Araf)

Umut veren genç erkek oyuncu: Barış Hacıhan (Araf)

İzleyici ödülü: Lal Gece (Reis Çelik)

Haberin Tamamı İçin:

Altın Koza ‘Babamın Sesi’Ne

Altın Koza ‘Babamın Sesi’Ne

Bu yıl 19’uncusu düzenlenen Adana Altın Koza Film Festivali’nde büyük ödül, ‘Babamın Sesi’ adlı filme gitti. Gecede en çok ödülü ise 5 dalda ‘Gözetleme Kulesi’ aldı.

19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali Ödül Töreni, TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Sunuculuğunu Zuhal Olcay ve Mahir Günşiray’ın yaptığı gecede en iyi film ödülü, Orhan Eskiköy ile Zeynel Doğan’ın yönettiği ‘Babamın Sesi’ adlı film aldı.

En iyi erkek oyuncu ödülünü ‘Yeraltı’ filmiyle Engin Günaydın ile ‘Lal Gece’ filmiyle İlyas Salman paylaştı.

Altın Koza’nın en çok ödül kazanan filmi ise 5 ödülle Pelin Esmer’in yönettiği ‘Gözetleme Kulesi’ oldu.

Pelin Esmer, en iyi yönetmen seçilirken; ‘Gözetleme Kulesi’ başroldeki Nilay Erdönmez’e en iyi kadın oyuncu, Menderes Samancılar’a yardımcı erkek, Laçin Ceylan’a yardımcı kadın oyuncu, Özgür Eken’e de en iyi görüntü yönetmeni ödülünü getirdi.

Yönetmen Belmin Söylemez, ilk filmi ‘Şimdiki Zaman’la Yılmaz Güney ödülünün sahibi oldu.

İzleyici ödülünü de Reis Çelik’in yönettiği “Lal Gece” filmi aldı.

Haberin Tamamı İçin:

Kültür Sanat En İyi Film Aklımızdan Bile Geçmiyordu!

Kültür Sanat En İyi Film Aklımızdan Bile Geçmiyordu!

Altın Koza Film Festivali, sürprizli ödül törenlerinden birine sahne oldu. Festival çevresinde Araf ve Yeraltı en iyi film ödülüne yakın görülürken Babamın Sesi filmi aradan sıyrıldı ve ödüle uzandı. Senaryo ödülünü de alan film, iddialı yapımları geride bırakarak 19. Altın Koza Film Festivali'nin en iyisi seçildi. Orhan Eskiköy'ün yazıp Zeynel Doğan ile birlikte yönettiği film, bir anne-oğulun yavaş yavaş derinleşen hikâyesini anlatıyor. 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte yaşanan Maraş olaylarında kocasını kaybeden bir kadının onun sesiyle geçmişi hatırlama çabasına tanık oluyoruz. Oğul da bu süreçte hiç görmediği babasını ve annesinin yaşadıklarını anlamaya başlar.

Orhan Eskiköy'ü, Özgür Doğan ile birlikte çektiği, üç yıl önce Adana'da yarışıp Yılmaz Güney Ödülü alan İki Dil Bir Bavul ile tanıyoruz. Önceki akşam ödül töreninde samimi bir çağrı yapan Eskiköy, ödülün "tabii ki sürpriz" olduğunu söylüyor. Zeynel Doğan ise "Aklımızdan bile geçmedi" diyerek şaşkınlığını ve sevincini ifade ediyor. İki genç yönetmenle ödül töreninin hemen sonrasında sıcağı sıcağına görüştük, duygu ve düşüncelerini sorduk.

Ödül sürpriz oldu mu?

Orhan: Sürpriz olmaz mı? Zeki Demirkubuz var, Yeşim Ustaoğlu var, Pelin Esmer var... Onlar arasından en iyi film ödülünü almak tabii ki sürpriz oldu.

Araf ve Yeraltı ağır basıyordu listede. Onlar arasından sizin çıkmanız jüri dengeleriyle ilgili olabilir mi?

Orhan: Bir Kızılderili atasözü ile cevap vereyim: Rüzgâr her zaman aynı yönde esmez, bazen döner. Bu bizim günümüz, rüzgârın bize döndüğü gün. Başka bir festivalde de onlara dönecektir. Jüri ve yarışma böyle bir şey.

Zeynel: Ben Adana'ya indiğimden beri filme dair pozitif bir enerji vardı. Gösterimden sonra da çok iyi geri dönüşler aldı. İstanbul'da da aynıydı. Ama burada filmin anlamaya dönük etkisi için daha iyi bir zaman oldu. Böyle ödülle ilgili yorumlar alıyorduk ama en iyi film, aklımızdan bile geçmedi. Yakın olduğumuzu hissettiğimiz ödül Yılmaz Güney'di açıkçası. Bizim için çok sürpriz oldu.

Ödül konuşması çok anlamlı bulundu. Üç yıl önce İki Dil Bir Bavul ile şimdiki arasındaki farklılık umutsuzluğa götürecek kadar mı? Ve oradan umut devşirilebilecek bir durum var mı?

Orhan: Üç yıl önce İki Dil Bir Bavul'un bu kadar iyi karşılanmasının sebebi, diyalog sürecinin canlı olmasıydı. İnsanlar birbirlerinin mutsuzlukları hakkında konuşmaya başlamıştı. Peyderpey geri geri gittik. Şu anda yine birbirimizi yok saymaya başladık. Özellikle siyasetçiler o kadar kirli bir dil kullanıyorlar ki sokaktaki adam ne yapsın? Onlar tabii ki meseleyi daha sert bir noktaya getirecekler. Ben çok umutsuzum. Başbakan'ın sinemacılarla yaptığı toplantıyı hatırlıyorum. Orada verilen umutlar, hep beraber çalışacağız sözleri... Bunu unutmamak lazım. Ki bizim filmimiz hatırlamak üzerine.

Babamın Sesi de dâhil olmak üzere bu türden filmlerin sürece katkısı olabilir mi?

Zeynel: Olur olmaz bilemem ama ihtiyaç var. Bu tür platformlarda söylenen sözler önemli. Beklenti de oluşuyor. Birtakım şeylerin değişebileceğine dair isteklerini söylersin. Bu filmler ödül aldıkça bize konuşma, derdimizi anlatma fırsatı doğacak, söyleyecek çok şeyimiz var. Film tartışılsın istiyoruz ve bu tartışmaya katılmak istiyoruz. Sadece film yapıp bir kenara çekilmek gibi bir duruşumuz yok.

Filmde izlediğimiz anneniz Asiye Doğan festivale gelmedi mi?

Zeynel: Annem gelmek istemedi. Onun çok rahat edebileceği ortamlar değil; biz de ısrar etmedik. Olsaydı güzel olurdu ama zorlanırdı buralarda.

Filmi izledi mi anneniz?

İzledi. 'Normal bir film' dedi. Beğendi.

Bu tür filmlerde görülen 'büyük laf' söyleme telaşını sizin filmde neden göremiyoruz?

Zeynel: Biz film yaparken şunu düşündük: Maraş'ta bir katliam oldu. Kurtulanlar, etkilenenler var. Ve bunun gibi binlerce öykü var. Bu küçük detaylar aslında büyük laflara da gerek bırakmıyor. Büyük laflar etmekten ziyade küçük hayatlara yoğunlaşmayı tercih ettik.

Sesler üzerinden hatırlanan bir geçmişi anlatıyorsunuz. Sizce sesler üzerinden gidilerek toplumsal hafızamızı da onarabilir miyiz?

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdanaAleviAltınAltın KozaAltın PortakalBaşbakanEce TemelkuranFestivalİstanbulKahramanmaraşNeslihan AtagülSinemaTercihmüzik
Görüş Bildir