AKP, 80 Yılın Cari Açığını 10 Yılda 8'e Katladı

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

AKP, 80 Yılın Cari Açığını 10 Yılda 8'e Katladı

AKP, 80 Yılın Cari Açığını 10 Yılda 8'e Katladı
  • CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ORAN: “BU HÜKÜMET DİĞER HÜKÜMETLERİN 80 YILDA YAPAMADIĞININ 8 KATINI 10 YILDA YAPTI”

    • “TÜRKİYE CUMHURİYETİ 80 YILDA (1923-2002) 44 MİLYAR DOLAR CARİ AÇIK VERİRKEN, SON 10 YILDA (2003-MART 2013) BU RAKAM 350 MİLYAR DOLARI BULDU”

  • TÜRKİYE, DÜNYA SIRAMALASINDA AKP DÖNEMİNDE EN BÜYÜK “SIÇRAMAYI” CARİ AÇIKLA YAPTI. 2002 YILINDA EN FAZLA AÇIK VEREN ÜLKELER SIRALAMASINDA 44’ÜNCÜ OLAN TÜRKİYE, 2011 YILINDA İKİNCİLİĞE KADAR ÇIKTI. BU YIL İSE EN FAZLA CARİ AÇIK VEREN YEDİNCİ ÜLKESİ OLACAK.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran, AKP hükümetinin kendisinden önceki hükümetlerin seksen yılda yapamadığı cari işlemler açığının 8 katını son 10 yılda yaptığını bildirdi.

Umut Oran, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı sonundan bu yılın Mart ayı sonuna kadar olan yaklaşık 10 yıllık dönemde Türkiye’nin toplam 349,4 milyar dolarlık cari işlemler açığı verdiğine dikkat çekti.

Cumhuriyetin kuruluşundan 2002 yılı sonuna kadar olan 80 yıllık dönemde verilen toplam cari işlemler açığının 44 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Oran, “Bu hükümet dış dengede yol açtığı kırılganlıkla Türkiye ekonomisinin geleceğini adeta kâbusa dönüştürmüştür. Son 10 yılın cari işlemler açığı önceki 80 yılın toplamının 8 katıdır. IMF ve benzeri kurumların tahminlerine göre cari açık önümüzdeki yıllarda da katlanarak sürecektir” dedi.

Umut Oran, AKP’nin 2002 yılında 626 milyon dolarlık bir cari işlemler açığıyla ve yüzde 6’nın üzerinde bir büyüme hızıyla devraldığı Türkiye’yi, 2012 yılında 50 milyar dolara yakın cari açık vermesine rağmen sadece yüzde 2,2 büyüyebildiği bir noktaya sürüklediğini vurguladı.

AKP EN BÜYÜK SIÇRAMAYI CARİ AÇIKTA YAPTI

AKP döneminde Türkiye’nin dünya sıralamasında en büyük sıçramayı cari işlemler açığında yaptığını belirten Umut Oran şunları söyledi:

“Türkiye, cari işlemler açığı sıralamasında 2002 yılında 41’inci sırada bulunuyordu. Yani 41 ülke Türkiye’den daha yüksek cari işlemler açığı veriyordu. AKP ile birlikte Türkiye cari açık sıralamasında hızla yükseldi ve 2011 yılında ABD’den sonra Dünyanın en fazla açığını veren ikinci ülke oldu. ‘Turizm gelirlerini eksik hesaplamışız’ denilerek yapılan kalem oyunlarına ve ekonominin büyüme hızının dörtte birine inmesine rağmen 2012 yılında da Türkiye yine en fazla cari işlemler açığı veren sekizinci ülkesi oldu. 2013 yılında ise yeniden 7’nci ülke konumuna yükselmesi bekleniyor.”

MİLLİ GELİRE ORANI DA ARTIYOR

Cari işlemler açığının GSMH içindeki oranının yıllar içinde arttığına dikkat çeken Oran, 2002’de yüzde 0,3 olarak gerçekleşen bu oranın 2011 yılında yüzde 9,7’ye kadar yükseldiğini, 2012 yılında ise yüzde 6 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Bu oranın 2013 yılıyla birlikte yeni bir yükselme eğilimine girmesinin beklendiğinin altını çizen Umut Oran, 2012 yılında cari açığı Türkiye’den küçük gözüken bir ülkelerin cari açıklarının milli gelirlerine oranının Türkiye’den düşük olduğuna dikkat çekti.

Oran, cari işlemler açığı miktar olarak Türkiye’nin üzerinde olan ülkelerden ABD’de bu oranın yüzde 3, Hindistan’da yüzde 5,1, İngiltere’de yüzde 3,5, Kanada’da yüzde 3,7, Fransa’da yüzde 2,4, Avusturalya’da yüzde 3,7 ve Brezilya’da da yüzde 2,3 düzeyinde kaldığını ifade etti.

GELECEĞİN KÂBUSU

Türkiye’nin verdiği cari işlemler açığını şimdiye kadar kamu ve özel sektörün en değerli varlıklarını uluslararası sermayeye satarak, dışardan borçlanarak ve sıcak parayla finanse ettiğini belirten Oran, bunun sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini ifade etti.

Türkiye’nin bu ölçüde bir cari işlemler açığı vermesinin en dikkate değer olumsuz sonuçlarının, 2002 yılında 129,6 milyar dolar olan dış borç stokunun 2012 yılında 336,9 milyar dolara, 7 milyar dolar civarında olan sıcak paranın 160 milyar dolara, uluslararası yatırım pozisyonu açığının 98 milyar dolardan 426 milyar dolara kadar yükselmesi olduğunu bildiren Umut Oran şunları söyledi:

“Türkiye’nin geleceği cari işlemler açığının ipoteği altına girmiştir. Türkiye’nin dış borçluluğu yeniden 2001 krizi öncesindeki düzeyine doğru yükseliyor. Dış borç stokunun GSMH’ye oranı 2000 yılında yüzde 45’e yakındı. 2001 kriziyle birlikte yüzde 58’e çıktıktan sonra ilerleyen yıllarda aşağı doğru iniyordu. Hatta 2005 yılında bu oran yüzde 35’e kadar inmişti. 2012 yılında ise dış borç stokunun milli gelire oranı yeniden yüzde 43’e çıktı. Büyük bankaları, önemli kamu şirketlerini, çok değerli kamu varlıklarını ve imtiyazlarını yabancı sermayeye satarak cari açığı finanse etme döneminin artık sonuna gelindi. Türkiye’nin önünde, cari açığı finanse edebilmek için sıcak para ve dış borçlanma dışında fazla bir seçenek kalmıyor. Bu yüzden Türkiye’nin dış borçluluğu önümüzdeki yıllarda giderek daha da tırmanacak. Bu gün hükümetin pek de önemsemediği cari işlemler açığı, gel0ecek yılların kâbusu olacak.”

Umut Oran, IMF’nin 2012 verilerine göre cari açığın GSYH’ye oranı bakımından Türkiye’nin yüzde 6 ile 71. sırada bulunduğunu, 54 ülkenin cari açık fazlası verdiğini, 62 ülkede ise bu oranın yüzde 6’dan küçük olduğunu, sonuçta 116 ülkenin durumunun Türkiye’den iyi olduğunu da anımsattı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriBrezilyaCumhuriyet Halk PartisiFransaHindistanIMFİngiltereİstanbulUmut Oran
Görüş Bildir