Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Aklınızın Sınırlarını Zorluyoruz: İşte ''Cosmos''dan 13 Muhteşem Bilgi

 > -

Kozmos deyimi ''evren'' anlamına geliyor. Aslında biz o kelimeyi daha çok Haluk Bilginer'in seslendirmesi ile yayınlanan belgesel ''Cosmos: A space time Odyssey'' yani ''Kozmos: Bir Uzay Zaman Serüveni'' olarak biliyoruz. Carl Sagan'ın meşhur belgeselinin yeni uyarlaması. Detaylarda boğulmadan bu 13 bölümlük belgeselin her bölümünden aklın sınırlarını zorlayan hatta baya baya hırpalayan bir bilgiyi sizler için derledik.

1. Evren için insanlık henüz yeni doğmuş bir bebek

Evrenin varolduğu anı 1 Ocak olarak düşünürsek ilk insanın doğuşu 31 Aralık Saat 23:59'un 46'ncı saniyesine denk gelmektedir. Yani evren için çok ama çok yeniyiz. Gülümseyin!

2. Güneş sisteminde dünyamızdan başka yağmur yağan bir yer daha var

Satürn uydusu Titan'da, tıpkı Dünya'daki gibi nehirler, göller ve kıyı şeritleri mevcut. Üstelik yağmur yağıyor. Ancak tamamen aynı değil! Titan'daki yağmurlar metan ve etandan oluşuyor. Dünyada bu elementler doğalgazı oluşturuyor! Titan da ise sıvı haldeler. O kadar soğuk ki su tamamen buz kütlesi halinde bulunuyor. Yani orada bir şekilde hayat varsa bile sanırız bizim kadar sıcak yaratıklar değil. Biz yine bir merhaba diyelim.

3. Kuyruklı yıldızların kuyruğunun sırrı

Kuyruklu yıldız dediğimiz şey aslında evrende serbest dolanan bir gök taşıdır. Güneş sistemine giren ve Güneş'in çekim gücüne yakalanan gök taşı, Güneş'e yaklaştıkça yüzeyindeki buz çözülüyor ve üzerindeki gaz ve tozlar salınıp, peşi sıra sürükleniyor. Ve o muhteşem görüntü oluşuyor. Gözleyeceğimiz en yakın kuyruklu yıldız olayı da 2061 yılında gerçekleşecek. Halley kuyruklu yıldızına bir de böyle bakın.

4. Gökyüzünde gördüğünüz yıldız ışıklarının çoğu birer hayalet

Işık hızı konusuna hiç girmiyoruz. O zaten hepimizin bildiği gibi, evrendeki neredeyse en hızlı şey! Gökyüzünde görmüş olduğunuz yıldızların ışıkları bize ulaşana kadar, ışığın muhteşem hızına rağmen, o yıldızlardan bazıları çoktan yok olmuş oluyor. Aslında gökyüzüne baktığınızda bir nevi geçmişi izliyorsunuz. Bu nedenle teleskopa zaman makinesi de denir! İşte bu biraz ürkütücü!

5. Hepimiz yıldız tozuyuz

Renklerin oluşumu, ışınların dalga boyları ile ilgili. Ama renklerde çok daha büyük bir sır daha var. Spektrum çizgileri, yani renklerin prizmadan geçirilince içinde beliren barkoda benzeyen çizgiler, ışığın hangi atomu barındırdığı konusunda ip ucu veriyor. Böylece uzaklardan gelen ışınların incelenmesi ile gezegenlerin atom moleküllerinin ne olduğu belirlendi. Ve tüm evren aynı elementlerden oluşuyor. Yani hepimiz birer yıldız tozuyuz. Çok havalı değil mi?

6. Aslında birbirimize asla tam anlamıyla dokunamıyoruz

Nasıl yani, diyorsunuz değil mi! Atomlarımızın etrafında çekirdeğini koruyan güç alanları yani elektron bulutları vardır. İki atom çekirdeği asla birbirine dokunamaz. Yaklaşılır ancak görünmez güç alanları birbirini iter. Yalnızca dokunma hissi oluşur. Yani derin bir nefes alın, sevgiliniz sizi aldatmıyor, aldatamıyor!

7. Dünya'nın yaşını Kurşun'la hesapladık

Elbette işlenmiş kurşundan bahsetmiyoruz. Kurşun elementinden bahsediyoruz. Baştan başlayalım. Dünyanın yaşını hesaplamak için, Dünya'nın oluşumundan beri var olan bir şey bulmamız lazım. Ancak bu mümkün değildi veya asla emin olamazdınız. Öyleyse bunun için en uygun şey bir Göktaşı'ydı. Bir Göktaşı incelenirse ve ne zamandır var olduğu hesaplanırsa evrenin yaşı bile bulunabilirdi. Ancak bir sorun vardı, elementlerin atomları zamanla değişiyor ve başka bir elemente dönüşüyordu. Tek bir element hariç. Kurşun. Bir Göktaşı içindeki Kurşun miktarı hesaplanarak Dünya'nın yaşı da hesaplandı. Vay be, biraz zahmetli bir iş! Biz anlatırken yorulduk!

8. Güneş, Dünya'yı yutacak!

Korktunuz mu! O zaman rahatlayın çünkü bu yaklaşık bir milyar yıl sonra olacak. Güneş ölmeden hemen önce asıl boyutunun yüz katından fazla şişecek. Belki de o zamana kadar insanlık başka galaksilerde hayat bulur.

9. Ay'da yürüyen insan sayısından daha az insanın geldiği dünyada bir yer

Okyanusların altında bambaşka bir dünya var. Sıradağlar ve kanyonlar. Dünyanın en derin yeri Mariana Çukuru'na giden insan sayısı, Ay'da yürüyenden daha az. 11.000 metreden fazla bir derinlikten bahsediyoruz! Gökyüzüne bakarken, bir o kadar da altınızda olduğunu unutmayın!

10. Temas etmeden yönetmek, bu bir sihir mi

Elektronları buyruğumuz altına alarak onları bir iletişim aracı haline getirdik. Aslında bunu yapmamızı sağlayan, Güneş'in gezegenleri hiç dokunmadan nasıl etkisi altına aldığı ve çevresinde dönmesini sağlamaya başladığını düşünmek ile başladı. Çekim gücü! Bu insanların da birbiri üzerinde uzun zamandır yaptığı bir şey sanırız.

11. İnsanlık tarihinin ilk süper kahramanı kimdir?

Elimize ulaşan kayıtlara göre, insanlık tarihinin ilk kahramanı Gılgamış'tır. Yani Superman, Batman, Spidermanlerin atası Gılgamış'tır. Gılgamış, sonsuzluğu arayan bir adamdı. Destanı günümüzde de hala okunur. Bir nevi sonsuzluğu buldu diyebiliriz.

12. Venüs bir zamanlar aynı Dünya gibiydi

Evet yanlış duymadınız. Güneş sisteminin gençlik yıllarında Venüs, tıpkı dünya gibiydi. Okyanuslar, kara parçaları. Cennet gibi bir yerdi. Ama işler değişti ve şu an kavruluyor. Kim bilir belki de oradan kaçanlar Dünya'da bir yaşam başlatmıştır. Mümkün olabilir mi dersiniz! O zaman hepimiz Venüs'lüyüz.

13. Evrende Dünya'mız bir toz tanesi

Dünya, evrenin büyüklüğü içinde bir toz tanesinden bile küçük. Bütün o savaşlar, ülkeler, uygarlıklar, egolar, kibirler; hepsi bu küçücük toz tanesinde yaşandı! Şimdi herkes şapkasını önüne koyacak ve koskoca evrendeki toz tanesinde sahip olduğumuz tek şeyin insanlık olduğunun farkına varacak. Hepimiz evrendeki bir toz tanesi üzerinde yaşayan küçücük yıldız tozlarıyız! Hepsi bu!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ahmet-salk

Ondan kelli, "muhtemelen" kelimesi biraz absürt ve farazi kaçtı..

yilmaz-guney

4. madde için itirazım var. Bizim çıplak gözle, basit teleskop ve dürbünlerle görebileceğimiz yıldızlar max 200b ışık yılı mesafede. Yani 200.000 yıl öncesini görüyoruz. Bu süre de evren için oldukça değersiz bir süre. Ondan kelli, gördüğümüz yıldızların çoğu "muhtemelen" hala orada :D Konu ile ilgili yazı:

antevorte

Hepimiz evrendeki bir toz tanesi üzerinde yaşayan küçücük yıldız tozlarıyız! Hepsi bu!

doga-sina

Bilim sana aşığım!

lisami

İçeriği hazırlayanın yaptığı yorumlar içeriğe ayrı ve güzel bir yorum katmış :) İnsanın ilgisini çekiyor :b

Başlıklar

BatmanHaluk BilginerUzay
Görüş Bildir