Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

AKLINIZI BAŞINIZDAN ALACAK 15 KİTAP

Anasayfa > Iq

AKLINIZI BAŞINIZDAN ALACAK 15 KİTAP

BAŞTAN SONA AKICI VE SONU BEKLENMEDİK ŞEKİLDE BİTEN KİTAPLAR.

1. KAYIP GÜL & SERDAR ÖZKAN

1. KAYIP GÜL & SERDAR ÖZKAN

'Hatırlıyormusun, güneşli günlerde sana akın akın koşanlar güz gelince birbir terketmeye başlıyordu seni. Kış iyice bastırınca da hiç kimseyi bulamıyordun yanında. Gururun seni yalnız bırakıyordu ve o kuru gururun yüzünden ağlayamıyordun bile. Baharda ki övgüler seni ne kadar yükseltmişse, sonbahardaki düşüşün de o denli yüksekten oluyordu. Havanın değişmesi yerle bir ediveriyordu seni... Oysa bir gül için bu böyle mi?Bir güli çin, güz demek, yağmur demek. Güzdemek, bahara hazırlık demek... 

Üzgünüm dostum ama sana tutkuyla bağlananlar bir gün seni terk edecek. Çünkü onlar sana değil, kendi tutkularına tapıyor yalnızca. Ve bir gün gelecek, o tutkuların hedefi başka bir tanrıça olacak.Senden daha güzel, daha güçlü bir tanrıça! İşte o zaman sen unutulacaksın.Kendini onların övgüleriyle var ettiğin için de, unutulduğun zaman yok olup gideceksin.'

2. SERENAD & ZÜLFÜ LİVANELİ

2. SERENAD & ZÜLFÜ LİVANELİ

Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran’ın (36) ABD’den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner’i (87) karşılamasıyla başlar.

1930’lu yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile’ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli’nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.

3. DUMA ADASI & STEPHEN KING

3. DUMA ADASI & STEPHEN KING

Sevgiye dörtelle sarılma, yaratıcılığın tehlikeleri, hafızanın esrarı, doğaüstünün doğası... Stephen King

bizlere büyüleyici olduğu kadar ürkütücü bir roman sunuyor.

Kötü talihi Edgar Freemantle’yi inşaat alanında yakalar. Üstüne düşen vinç sağ kolunu koparır, konuşma ve düşünme yetisini hasara uğratır. Mutlu evliliği aniden biter, nekahet dönemi karabasana dönüşür. Edgar kazadan sağ kurtulduğuna pişmandır. 'Coğrafi bir deği-şiklik'yapıp çok uzaklara gitmesini öneren psikiyatrı, 'Neyin onu mutlu ettiğini,' sorar. 'Resim yapmak,' yanıtını alır. Edgar, Florida sahilinde Duma Adası’nda ev kiralar. Meksika Körfezi’ndeki muhteşem günbatımı ona resim yapmasını fısıldar. Ve Edgar resim yapma-ya başlar. Edgar münzevi yaşamının duvarlarını yıkar, dostlar edinmeye başlar. Kendi yaralarından söz etmekten çekinen ve onunla aynı hamurdan yoğrulmuş Wireman’la kökleri Duma Adası’nın derinliklerine uzanan yaşlı Elizabeth’le tanışır. Harikalar yaratan becerisi onun silahı olur. Elizabeth’in geçmişinden sayfalar açılıp kadının çocukluğundaki hayaletler ortaya çıkınca onarılmaz yıkımlar başlar...

4. İHANET NOKTASI & DAN BROWN

4. İHANET NOKTASI & DAN BROWN

NASA'ya bağlı bir uydu Kuzey Kutbu'nun derinliklerine gömülü nadir bulunan bir nesnenin varlığını belirler. Bir süredir bocalamakta olan NASA bunu bir zafer olarak niteler. Amerikan uzay politikasını ve yaklaşmakta olan başkanlık seçimini derinden etkileyecek bir zaferdir bu... 

Başkan, Beyaz Saray Gizli Haber Alma Analisti Rachel Sexton'ı Milne Buzul Katmanı'na gönderir. Karizmatik bilim adamı Michael Tolland başkanlığında uzmanlardan oluşan bir ekiple Kuzey Kutbu'na giden Rachel, bir süre sonra akla gelmedik bir oyunu ortaya çıkarır. Tüm dünyayı amansız bir düşmanlığa sürükleyecek bir bilim sahtekârlığı söz konusudur. 

Rachel, Başkan'la bağlantı kuramadan Michael ölümcül bir saldırıya uğrar. Gerçeğin ortaya çıkmasını istemeyen esrarengiz biri, katil-lerden oluşan bir ekiple herkesi ortadan kaldırmaktadır. 

Issız ve ölümcül bir çevrede bir avuç insanın tüm umudu bu korkunç sahtekârlığın arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasıdır. Öğrenecekleri gerçek ihanetin doruk noktasıdır.

5. DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET&AGATHA CHRISTIE

5. DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET&AGATHA CHRISTIE

Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemeyecek durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağsalim trende olduğu anlaşılır. Ancak defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir.

Sonunda trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.

6. BEYAZLI KADIN & Wilkie Collins

6. BEYAZLI KADIN & Wilkie Collins

İlk olarak haftalık bir dergide yayımlanan ve büyük beğeni toplayan Beyazlı Kadın daha sonra kitap haline getirilmiştir.

Collins'in gizemli Beyazlı Kadın'ı roman boyunca bir hayalet edasıyla bir görünüp bir kaybolarak karşısına çıktığı insanların yaşamlarını sonsuza dek değiştiriyof ve onları heyecanın, gerilimin bir an eksilmediği sırlarla örülü ortak bir kaderde birleştiriyor.

7. İSTANBUL HATIRASI & AHMET ÜMİT

7. İSTANBUL HATIRASI & AHMET ÜMİT

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi.

8. DEMİR ÖKÇE & JACK LONDON

8. DEMİR ÖKÇE & JACK LONDON

Jack London'ın 1907'de yayımlanan Demir Ökçe adlı eseri, modern karşı-ütopyacı romanların ilki sayılır. Totaliter ve baskıcı sistemdeki toplumu tanımlamak için kullanılan karşı-ütopya kavramı, bu kitapta, ABD'de oligarşik bir tiranlığın yükselişinde yansıyor. George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanına da esin kaynağı olan Demir Ökçe, toplumda ve siyasette gelecekte yer alacak değişiklikleri irdeler. Jack London'ın ileride ABD'de bir çöküş yaşanacağı yolundaki öngörüsü tam anlamıyla gerçekleşmemişse de, yazarın uluslararası gerginliklerle ilgili görüşleri birkaç yıl farkla da olsa gerçek tarihle örtüşür. Demir Ökçe'de 1913'te başlayan bu çatışma, gerçekte 1914'te patlak vermiştir. Dahası, London sadece 1914'te olanları değil, İkinci Dünya Savaşı'na giden olayları da kehanette bulunurcasına öngörmüş.

9. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört & GEORGE ORWELL

9. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört & GEORGE ORWELL

Winston SmithDoğruluk Bakanlığında çalışmakta olup işinden ve halinden memnun biridir. Ta ki Winston’un bir antika dükkânında gördüğü yumuşak yapraklı bir defter ve mürekkepli bir kalemi almasına kadar. Günlük tutmaya karar vermesi ile birlikte artık o düşüncelerini yazmaya cesaret etmiş bir düşünce suçlusudur. Bu durum karşısında en güvendiği iki arkadaşını durumdan haberdar eden Winston, Julia’nın eline sıkıştırdığı bir not ile artık onun da düşünce suçlusu olduğunu iyice anlamıştır. Not içerisinde ‘’seni seviyorum ’ yazmaktadır. Birini sevmek… Bundan sonra gelişen bütün olaylarda devletin üretimi arttırmak için sürekli bir savaş halinde olduğunun anlaşılması ve bu üretimden halkın hiçbir şey alamaması, insanlar üzerinde kurulan totaliter baskı ve sonucunda kitabın kahramanlarının bu düzende neler yaşadıkları anlatılıyor

10. FARELER VE İNSANLAR & JOHN STEİNBECK

10. FARELER VE İNSANLAR & JOHN STEİNBECK

Birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatır. Bu iki zıt karakter çalışıp kendilerine çiftlik satın almak istemektedirler. Yeni çiftlik arayışı içindeki kafadarlar yolda ölü bir fare görürler. Lennie fareyi eline alıp sevmek ister fakat George farenin ona bir faydası olmadığını ve fareyi bırakmasını ister. Lennie’nin sevdiği şeylere dokunma huyu ilerde başlarına yeni işler acacaktır.Şimdiye kadar gittikleri her çiftlikten Lennie yüzünden kovulan George yeni buldukları çiftlikte işe başlamadan önce Lennie’yi uyarmaya karar verir. Fakat işler umdukları gibi gitmez ve bütün uyarılara rağmen Lennie başına yeni işler açar.

11. BİR GÜN & DAVİD NİCHOLLS

11. BİR GÜN & DAVİD NİCHOLLS

Emma ve Dexter mezuniyet gecelerin de tanıştıktan sonra Emma’nın evinde son bulan gecede gelecekten ve ilişkilerinden konuşmaya başlarlar. Dexter ve Emma, yirmi yıl sonrası için birbirlerine senaryolar yazarlar. Gece bu şekilde devam ederken birbirlerine aşık olmayı beceremeyeceklerini anlarlar fakat bu yıllar boyunca sürecek bir dostluğun temelleridir aslında. Acaba bir yıl sonra ne yapıyor olacaklar? Ve böylece her 15 Temmuz günü Emma ve Dexter’ ın neler yaptıklarının anlatıldığı, hayatlarında neler olup bittiğinin anlatıldığı kitap şimdiye kadar ki en güzel aşk kitaplarından biri olarak listemizde ..

12. SİMYACI & PAULO COELHO

12. SİMYACI & PAULO COELHO

Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye'de de çok okundu, çok sevildi, çok övüldü bu kitap. Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlâna'nın ünlü Mesnevî'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir 'klasik' yapıt haline geldi.

Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir 'nasihatnâme'; 'Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?' gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. 

Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.

13. PULU KITALAR ATLASI & İHSAN OKTAY ANAR

13. PULU KITALAR ATLASI & İHSAN OKTAY ANAR

Bir “ilk kitap”, Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar... “Yeniçeriler kapıyı zorlarken” düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: “Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır.” Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve “puslu kıtalar” üzerine bir roman. Hulki Aktunç’un önsözüyle...

14. BÜYÜCÜ & JOHN FOWLES

14. BÜYÜCÜ & JOHN FOWLES

Çağının yarı-entelektüel bunalımlarını geçirmekte olan, Oxford mezunu Nicholas Urfe, İngiltere'nin kasvetinden ve aşktan kaçmak için ücra bir Yunan adasına İngilizce öğretmeni olarak gider. Tek başına sıkıntılı günler geçirdiği, şair olduğuna dair hayallerinin de suya düştüğü bir sırada, gizemli milyoner Conchis ile tanışır...

Büyücü, insan zihninin labirentlerinden dolaşan metafizik bir eğlence trenidir adeta. Bu labirentlerde gerçeklikle sanrı arasındaki gri bölge kahramanımızca ihlal edilir. Birbiri ardına gelişen ürkütücü olayların, aşk ve ihanetin sonucunda Urfe başta kendi akıl sağlığı olmak üzere her şeyden şüphelenir bir duruma gelir.

Mitolojik öğelere ve Shakespeare'in ünlü oyunu Fırtına'ya çeşitli göndermelerin

15. AKLINDAN BİR SAYI TUT & JOHN VERDON

15. AKLINDAN BİR SAYI TUT & JOHN VERDON

Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: 'Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.' Adam öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: 'Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç.' 

'Aldıklarını geri vereceksin 

Vermiş olduklarını aldığın zaman. 

Biliyorum ne düşündüğünü, 

Ne zaman uyuduğunu, 

Nereye gittiğini, 

Nereye gideceğini. 

Seninle bir randevumuz var, 

Bay 658.'

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
1
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?