Görüş Bildir

Akdoğan: 'Seçime Gidilmesinin Tek Sorumlusu Bahçeli'

Anasayfa > Gündem

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, erken seçime gidilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı suçlayan Bahçeli'ye 'Türkiye'nin seçime gitmesinin tek sorumlusu vardır o da sayın Bahçeli’dir' şeklinde yanıt verdi.

Katıldığı NTV canlı yayınında seçim süreci başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdoğan, Türkiye'nin seçime gitmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı suçlayan MHP liderini eleştirdi.

Akdoğan, 'Türkiye'nin seçime gitmesinin tek sorumlusu vardır o da sayın Bahçeli’dir. HDP’liler bugün kabineye giriyorsa bunun siyasi vebali sayın Bahçeli’ye aittir' diye konuştu.

Geçici kabine için milletvekillerine götürülmesi beklenen teklifle ilgili eleştirilere de değinen Akdoğan, 'Bu ahlaksız değil anayasal teklif' ifadesini kullandı. Akdoğan, anayasaya göre, götürülecek teklife milletvekillerinin olumsuz yanıt vermesi durumunda bağımsız isimlerin belirleneceğini kaydetti.

Akdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

'Anayasal zorunluluk nedeniyle bir hükümet kurulacak. Bu duruma uygun hareket etmeleri gerekiyor. Ama maalesef bu anayasal zorunluluğa uygun düşmeyen açıklamaları var. Bu AK Parti hükümeti olmayacak.

Partiler maalesef burada bu tavrı sergilemedi. Biz bu süreçte yasallığa önem gösterdik. Siyasi ahlakı gözetecek şekilde bir uygulamanın peşindeyiz. MHP'nin ortaya koyduğu bir deklerasyon var.

Bu duruma gelinmemesi için Başbakanımız çok çaba gösterdi. Bugün Başbakanımız tekrar çağrıda bulundu. Lideleri aşıp milletvekillerine teklig götürülmesine ahlaksız teklif dendi. Bu ahlaksız değil anayasal teklif.

Biz üye vermeyeceğimizi açıkladık neden bizim vekillerimize teklif ediliyor deniliyor. Bu teklifi götürmeden anayasal olarak bağımsızlara teklif götüremiyorsunuz. Bahçeli bugün Türkiye'nin seçime gitmesinin tek sorumlusu Erdoğan'dır diyor. Seçime gidilmesinin tek sorumlusu aslında Bahçeli'dir.

Bahçeli'ye suçlama

Bahçeli'yi hepimiz tanıyoruz. Kişilik olarak çok beyefendi birisi ama yazılı metin okuduğunda bir canavara dönüşüyor. Tek adamlıktan bahsediyor kendisi tek adam olmuş. Tek adam mantığıyla MHP'yi uçurumun kenarına getirdi.

HDP kabineye giriyorsa, Türkiye erken seçime gidiyorsa bunun vebali Bahçeli'dir. MHP'nin öne sürdüğü 4 şart müzakere edilmiş değil. MHP ile AK Parti'nin hükümet kurmasına Cumhurbaşkanı'nın karşı olduğunu Bahçeli nereden biliyor.

Cumhurbaşkanı sürecin bir parçası değil. AK Parti'ye bir telkini olmamıştır. Neden siyaset yapıyorsunuz, koalisyon ve hükümet kurmuyorsunuz. Başkasına ev ödevi veriyor, AK Parti ile CHP koalisyon kursun diyorsunuz. Ben hep muhalefet kalacağım tarzı bir siyaset de olmaz. Bütün açıklamalar sayın Cumhurbaşkanı üzerinden dönüyor.

Seçim kabinesine kimler girecek?

Başbakanımız açıkladı, Meclis'ten gelen yazıyı aldıktan sonra partili milletvekillerine teklif götürecek. Kabul edilmezse bağımsızlara teklif götürülecek. Milletvekilleri siyasi sorumlulukla hareket edecek belki. Olumsuz karşılık verirlerse bağımsızlardan isimler belirlenecek.

Şehidin Yarbay Ağabeyinden tepki

Şehit cenazelerinde çok büyük bir acı oluyor. Biz de ağlamak istiyoruz ama terör örgütünü sevindirir diye ağlamıyoruz. İnsanlar farklı şekilde bunu dile getirebilirler. Bu cenaze törenlerini provoke edenler var.

Ben Kırıkkale'de şehit cenazesine katıldım. Hiçbir sorun olmadı. Ama daha sonra birkaç kişi milleti galeyana getirdi. Bunları birbirinden ayırt etmek lazım. Biz acıyı anlıyor ve paylaşıyoruz. Ama burada vakarlı davranmak gerekiyor. O sözler PKK'nın yayın organlarında manşet oldu.

O tablo doğrusu bizi üzdü. Sivil bir insan sağduyu gösterirken üniformalı bir kişinin terörle mücadeleyi bilen birisinin böyle davranmaması gerekirdi.'

Kaynak: NTV

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, erken seçime gidilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı suçlayan Bahçeli'ye 'Türkiye'nin seçime gitmesinin tek sorumlusu vardır o da sayın Bahçeli’dir' şeklinde yanıt verdi.

Katıldığı NTV canlı yayınında seçim süreci başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdoğan, Türkiye'nin seçime gitmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı suçlayan MHP liderini eleştirdi.

Akdoğan, 'Türkiye'nin seçime gitmesinin tek sorumlusu vardır o da sayın Bahçeli’dir. HDP’liler bugün kabineye giriyorsa bunun siyasi vebali sayın Bahçeli’ye aittir' diye konuştu.

Geçici kabine için milletvekillerine götürülmesi beklenen teklifle ilgili eleştirilere de değinen Akdoğan, 'Bu ahlaksız değil anayasal teklif' ifadesini kullandı. Akdoğan, anayasaya göre, götürülecek teklife milletvekillerinin olumsuz yanıt vermesi durumunda bağımsız isimlerin belirleneceğini kaydetti.

Canlı yayında yöneltilen sorular ve Yalçın Akdoğan'ın yanıtları şöyle:

AK Parti’nin koalisyon görüşmelerin görüşmediği tek parti olan HDP ile birlikte hükümet ortaklığı ile seçime götüreceksiniz ülkeyi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye'de ilk kez geçici seçim hükümeti kuruluyor. Yeni bir durum yaşıyoruz. Bu tabii bütün koalisyon görüşmeleri normal akışında bir yere varamadı. 45 gün doldu ve sayın cumhurbaşkanımız ülkeyi seçime götürme kararı aldı. Bu partiler arası bir koalisyon durumu değildir. Biz bir parti ile hükümet ortaklığı yapmıyoruz. Bu tabloya göre belli partilerden Meclis'teki milletvekili sayılarına göre belli oranda bakan alınacak. Bunu partiler arası bir ilişki olarak adlandırmamamız lazım bu bir anayasal zorunluluk. Neticede partiler anlaşamadılar ve Meclis'teki milletvekillerinin bir araya gelmesiyle bu anayasal zorunluluk sebebi ile bir hükümet kurulacak ve seçime götürecek bu hükümet ülkeyi. Burada partilerin bu siyasi sorumlulukla davranmalarıdır. 

'Bu bir AK Parti hükümeti olmayacak'

Partilerden gelen açıklamalar bu anayasal zorunluluğa ve siyasal sorumluluğa çok uygun düşmeyen açıklamalar. Bu AK Parti hükümeti olmayacak. Burada bizde üye veriyoruz. Madem partiler anlaşamadılar Türkiye hükümetsiz kalmasın siyasi sorumluluğu ile hareket etmek gerekiyor. Sayın Başbakanımız herkesle görüştü, herkese elini uzattı ancak bir koalisyon çıkmadı. Partiler burada bu siyasi sorumluluğu sergileyemedi inşallah partililer bu siyasi sorumluluğu sergilerler ve hükümete bakan olarak katılırlar.

Tam o noktada başbakan görevi iade ettiğinde hükümeti kurma süresi dolmamıştı. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi sizin bu yasal ve meşru ve ahlaki hareket ettik ifadenize 'peki Cumhurbaşkanı görevi neden Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermediğinde karşı çıkmadınız' diyerek karşı çıkıyor.

Ama burada çok açık bir deklarasyon yapılıyor özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok açık ortaya koyduğu bir siyasi pozisyon var. Buradan başka bir hükümetin çıkamayacağı anlaşılmıştı.

Denenip yapılamayabilirdi ama hiç denenmedi.

Diyelim siz Cumhuriyet Halk Partisi’ne verdiniz ve bir azınlık hükümeti getirdi, güven oyu alamazsa tekrar 45 gün başlıyor. Türkiye şu anda bunu kaldırabilir mi? Yani olmayacağı biline biline böyle bir şeye gidildiği zaman Türkiye daha büyük bir türbülansa girebilir. Bundan dolayı bir meşruiyet çizgisinden sapıldığı kanaatinde ben değilim. Bu duruma gelinmemesi içinde Başbakanımız çok çalıştı. Koalisyon görüşmeleri sürerken defalarca çağrı yaptı. Görevi iade ettikten sonra yine bir çağrı yaptı. Gelin bir araya gelelim ve hep birlikte seçim kararını alalım ve gerekiyorsa birlikte hükümet kuralım doğal akışında seçime gidelim dedi. Bütün kapılar kapandı ve bir anayasal zorunlulukla karşı karşıyayız. Başbakanımız bugün yine bir çağrıda bulundu ama kapılar sürekli kapanıyor. Biz üye vermeyeceğimizi açıkladık niye bizim milletvekillerimize teklif ediliyor diye soruluyor. Bu mecburen teklif ediliyor. Çünkü onlar bunu reddetmediği taktirde bağımsızlardan bakan alınamıyor. Bağımsız bakan olabilmesi içim bazı milletvekillerinin bunu reddetmesi gerekiyor.

HDP ile yan yana görüntü vererek seçime gitmemek için AK Parti tüm bu yolları deniyor yorumları da var. Bunu bir risk olarak görüyor musunuz?

Biz HDP ile koalisyon yapamayacağımızı gördük daha önce. Hoş karşılasaydık gidip koalisyon kurardık. Şu andaki durum anayasal bir zorunluluk bir tercih değil. Bizim irademiz burada devre dışı. Eğer böyle bir hassasiyeti varsa o partilerin niçin böyle bir duruma ülkeyi getirdiler. Türkiye'nin seçime gitmesinin sorumluluğu sayın Erdoğan’dadır diyor sayın Bahçeli. Türkiye'nin seçime gitmesinin tek sorumlusu vardır o da sayın Bahçeli’dir. O dönemde koalisyona kapıyı kapatan sayın Bahçeli’dir. Açıkça Meclis'e böyle bir erken seçim önerisi getirirseniz biz katılırız ve hayır oyu veririz dedi. Siz bütün kapıları kapatacaksınız ve bütün opsiyonlar tükenecek, seçim hükümeti kurulmasın diye yapılan önerileri de kabul etmeyeceksiniz, sonra HDP ile yan yana oturdunuz diyeceksiniz. O zaman siz AK Parti ile HDP yan yana otursun diye Türkiye'yi bu noktaya getirdiniz. Kapıları bunun için kapattınız. 

'Bahçeli yazılı metin okuduğunda canavara dönüşüyor'

Sayın Bahçeli kişi olarak şahıs olarak çok beyefendi birisi ama yazılı metin okuduğu zaman bir canavara dönüşüyor. Bugünkü konuşması yenilir yutulur laflar değil. Şerefsizler diyor, ahlaksızlar diyor, sayın Cumhurbaşkanı'na devletin başına haysiyetsiz diyor. Burada bir siyasi terbiye sorunu var. Milliyetçi Hareket Partisi’ni esir alan bir genel başkan var. Kendisi tek adam olmuş. Üslup olarak çok yakışıksız buluyorum ve bugün yaşananların HDP’liler bugün kabineye giriyorsa bunun siyasi vebali sayın Bahçeli’ye aittir. Bugün hiç utanmadan yalan söylüyor. AK Parti koalisyon teklifini kabul etmedi. O görüşmede daha bir şey müzakere edilmeden sayın Bahçeli bizim şartlarımız var bunları kabul etmeyeceğinize göre koalisyon zemini yoktur diye kapıyı kapatıyor direk. O şartlar konuşulmuş değil müzakere edilmiş değil. Cumhuriyet Halk Partisi ile anlaşamadığımız konular var ama oturduk konuştuk. Sanki bunları tartıştık kabul etmedik ve bundan dolayı koalisyon kurulmadı diye lanse ediliyor. Bu konular konuşulmuş değildir. Sayın Başbakanımız bütün kapıları kapattınız 4 seçeneği de kabul etmiyorsunuz o zaman özel sohbet edelim diyerek bu konulardaki bizim duruşumuzu söylemiştir. Burada bu maddeler veya başka maddeler müzakere bile edilememiştir.

Vatan

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?